Forum Logo  

Anasayfa Kimler Online Forum Duyuruları Yönetim İletişim Reklam Ver
Geri Git   ForumDenizi.Com > Yaşam ve Eğlence > Aşk - Şiir Dünyası

Aşk - Şiir Dünyası Aşk ve şiir ile ilgili her şeyin paylaşıldığı, resimli ve yazılı şiirlere ulaşabileceğiniz bölüm.

Etiket Listesi

  
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 20 Ağustos 2018   #1
Çavlanca B/Akış
 
Asrevya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Üyelik tarihi: 13 Temmuz 2018
Cinsiyet: Bayan
Mesajlar: 6,967
Konular: 3396
Rep Gücü: 11
Puanları: 344
Rep Grafiği: Asrevya is a jewel in the roughAsrevya is a jewel in the roughAsrevya is a jewel in the roughAsrevya is a jewel in the rough
Alınan Beğeni: 2636
Verilen Beğeni: 3357
İlişki Durumu: Yok
Burç: Akrep
Takım: Besiktas
Standart Bir Aşk Kaç Biz Eder? - Züleyha Çay

Bir Aşk Kaç Biz Eder? - Züleyha Çay


G/izini sürdüm…
Saçları dökülmüş ayrılığın, gözleri haki.
Seni görmek istediğimi bilmiyorum, uyu/yorum yüreğimin üstü açık. Yine sancım var dilimden yukarı. Belki, annen seni bana doğuruyor.

Yetim feryat…
Bir tas su vereni yok hasretin. İmbikten aşk sızarken lehçem lâl-ü ebkem . Açım, açığım, üstüme bürü aheste aheste halvetimi. Al bir şal, al bir şal titremesin gözünün nazlı benekleri.
Güneşli günler getirdim, bakmayı bilmeyişimin ar’ından sığınırken gözlerine inen ince belli yağmuruna sağanak sağanak. Susmaktı en akıllıcası belki, çünkü bir aşk ancak bu kadar anlatılamazdı.

''Dalgalar çoğaldı mı?''
Sol avucumu soğuk terletiyor Firdevs kıyısından yazgıma döşediğin deniz taşları. Kumdan kaleydi bekli de visalimiz, bizse bir kumdan kalenin ömrünü gözde büyütecek kadar çocuk! Hadi bana ellerini ver, hadi seni saçlarımdan geç. En yeşili tuttum ölümlerden, sahi Nil karası gözlerin kaç boğumluk?

Mavi kıyım…
Sana bakmak bir bahar temaşası. Tenindeki izlerin, annesinin ellerini düşüren bir çocuk Eyüp mezarlık yokuşunda. Bense hayat kadar beceriksiz, al beni hüznüne vur!
Dur! Bir aşk kaç biz eder? Bir kent kaç kere aşk? Bir aşk kaç kere ölüm? …
Sen bir meleksin ve ben öldüm… Bildim, bahara elçi tek bir papatyaymış. Ve deniz, tenine ilk değen yağmuruna beste yaparmış. Yanındayım hadi omzuma dayan. Dayan! Az sonra martı sesleri kısılacak. Sukutun perdelerini iğneleyecek gece toplayıp tüm çaresizliğimizi. Uyu/ma! Geliyorum rüyana…

“Ölümlerden ölüm beğen benim için,
sana en fiyakalı yenilgimi sakladım”


Gözlerimi alıyor kız kulesinin işvesi yanağının kenarından. Evet, evet şu karşıda süzülen karabatak! Etrafta herkes çok, kimse yokken, öptürme yüreğinden. Ah bu deli ıslık, armağan olsun mu Salacağa bizden? Sahi, son kuruşunu aşka vermişken sen, iskeleye tünemiş bir martı olsaydı cesedim, hani öylesi belil, hani baran yemiş az biraz önce, hani a’bad, üstüme hulleti örter miydin? Vasf-ı halim ayan, zulalim. Şifa olsam da havz-ı kevseri bekler miydin?

“Abdest alıyorum deniz suyundan…
Üç kere ağza ,
üç kere burna
ve kalbe binlerce kez…”

İki sücut daha gerekti gözlerin için, ömrüm, az bekler misin? Yirmi yedi yıl çehrene nazar eyleyen efsunu gözünün beyazına iliştir. Eksik öpücük izlerini düşür çocukluğundan. Gamzelerindeki ten perdesini sıyır! Gök mü ağladı saçlarının kucağına, alnımın narına değdir. Tevafuk, ayrı kentlerin dolunayıydı işte, aynı yüreğin ortasına vehleten çömelen. Sen bana ‘mor menevşem’ de, ben tüm kır çiçeklerini geçireyim aklımdan. Hadi beni öl biraz, yaşam adına! Aklım yok ki benim, bak, niçin özlediğimi unuttum. Ah, yoksa sen mi şikâyet ettin gurbeti ay ışığına kanı deli çocuk? Bundan mıdır nicedir şu’le gök/yüzünün yanağı?

Musa gibi Nil’e mi bıraktılar seni eyy?
“Kıyındayım al yürüt.
Kıyımdayım al büyüt…
Al!
Sen et beni!”

Kadife gül katresi…
Benekli yeşil…
Taş fırın kokulu peksimet…
Bir düş asıldı sağ bileğimden yukarı, iki ben arana. Afedersiniz, burası cennetin şubesi mi Kirâmen Kâtibîn? Ayakucuma gölgesi düşen bu eşrefi mahlûkatta kim?
Anımsamak gensemde?
üç, hanginiz unuttunuz bu mahfî huzuru Daha dün öldüm melek, şimdi soluğumun terkini bir şükür öteye ekler misin? Yani diyorum ki, bir eshar-ı bahar hani, az ötemde bekler misin?

''Burası son durak,
çift bilet bas kabristana!''

Sen yolunu şaşırdın çocuk. Oysa ben kaç kervansaray bekledim gözüm yaslı. Az kaldım, ferim iki fütun çekmiş elalığımın mal-i hülyasına. Eyvah eyvah bir deli güzare mi koydu ismini ‘elfirak’!
Öyleyse gelme ölesim var!
Öyleyse bittim ben, canımdan başla silmeye.

"Gel sür perçemini alnıma, baktığım her yerde bir sen varsın.
Çok şükür imtihan üstü imtihansın."

Züleyha Çay


To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.


To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Asrevya isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Sosyal Ağlarda Paylaş

Etiketler
aşk, bir, biz, Çay, eder, kaç, züleyha


Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 misafir)
 
Seçenekler
Stil

Gönderme Kuralları
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB kodu Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Saraydan Zindana Mektup Var - Züleyha Çay Asrevya Aşk - Şiir Dünyası 4 20 Ağustos 2018 01:23
Altı Üstü Aşk'tı - Züleyha Çay Asrevya Aşk - Şiir Dünyası 0 13 Ağustos 2018 22:27
Herkes yediğini ikram eder|Osmanlı hikayeleri Nymphe Genel Kültür 2 10 Ağustos 2018 10:52
Eğer Göndermeseydi Üç Tuğ Dini Hikayeler 0 27 Temmuz 2018 06:46
Kur’ân Kur’ân'ı nasıl tavsif eder? BlackdeviL Kur'an-ı Kerim 0 06 Aralık 2017 11:40


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:07.