Forum Logo  

Anasayfa Kimler Online Forum Duyuruları Yönetim İletişim Reklam Ver
Geri Git   ForumDenizi.Com > Eğitim - Öğretim > Kişisel Gelişim

Kişisel Gelişim Kişisel gelişim hakkındaki tüm güncel bilgilerin ve paylaşımların bulunduğu bölüm.

Etiket Listesi

  
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 25 Ocak 2019   #1

Üyelik tarihi: 24 Ocak 2019
Cinsiyet: Bay
Mesajlar: 327
Konular: 321
Rep Gücü: 11
Puanları: 1006
Rep Grafiği: DeepSilence has much to be proud ofDeepSilence has much to be proud ofDeepSilence has much to be proud ofDeepSilence has much to be proud ofDeepSilence has much to be proud ofDeepSilence has much to be proud ofDeepSilence has much to be proud ofDeepSilence has much to be proud of
Alınan Beğeni: 16
Verilen Beğeni: 14
İlişki Durumu: Yok
Burç: Koc
Takım: Besiktas
Standart Günümüzün En Büyük Sermayesi Yaratıcılıktır

Günümüzün En Büyük Sermayesi Yaratıcılıktır

1968 Meksika Olimpiyat Oyunları'na kadar yüksek atlamacılar, yüzleri çıtaya dönük olarak çıtayı geçmeye çalışıyorlardı. Pek tanınmamış bir atlet 1968 yılında kimsenin yapmadığı bir şey yaptı. Stili çok farklıydı, havalandıktan sonra tüm atletlerin aksine çıtaya sırtını dönerek atlamıştı.

Yüksek atlamaya o güne kadar kimsenin düşünmemiş olduğu bir yaratıcılık getirmişti. Atletin adı Dick Fosbury’di. Hiç tanınmamış bu atlet, 2.24 metrelik atlayışıyla sadece yeni dünya rekorunun değil, yepyeni bir yüksek atlayış tekniğinin de mucidi olmuştu. Bugün yüksek atlamada herkes Fosbury tekniğini kullanıyor.

Fosbury hiç kimsenin gitmediği bir yoldan giderek bu zarif teknikle, yüksek atlama tarihinde bir dönüm noktası yarattı.
Günümüzde yaratıcılık, nörobiyolojiden psikolojiye, sosyolojiden ekonomiye kadar pek çok bilim dalının ortak araştırma alanı haline geldi. Bugün markaların, şirketlerin, kentlerin ya da ülkelerin sürdürülebilir bir rekabet gücüne sahip olmaları yaratıcılıklarıyla doğrudan ilişkilidir. Günümüzün en büyük sermayesi yaratıcılıktır.

Yeni zaman bilgesi Osho “Yaratıcılık varoluştaki en büyük isyandır.” der. Osho’ya göre yaratıcı kişi daha önce ayak basılmış yolları izlemez . Sürüden ayrılmak, yalnız yürümek zorundadır.

Dick Fosbury, yüksek atlamada bu aykırı yolu izlediği için adını tarihine yazdırmıştır.

Yaratıcı düşünce statükoları sarsar, yerleşik yapıları sorgular, kemikleşmiş inançlara meydan okur, problemleri fırsata dönüştürür.


Yaratıcılık, sıra dışı bir algılama, düşünce ve eylem süreciyle oluşur. Freud yaratıcılığın kökeninin bilinç dışında olduğunu söyler. Freud’a göre sanatçıların yapı olarak içe dönük ve nevroza yakın olmaları bundandır. Ona göre sanatçı, güçlü içgüdüsel gereksinimlerini doyuramadığı için gerçeklikten uzaklaşarak tüm ilgisini ve libidosunu bir fantezi dünyasına aktarır. Bu nedenle de yaratıcılık sanki bir tur “işlev bozukluğu” gibi dışa vurur. Yaratıcı insanların hafif “tuhaf” görünmeleri bundandır.

Daha iyi bir yarını kuracak insanlar da herkesin gitmediği yoldan gitmeye cesaret eden insanlar olacaktır. Hiç Gidilmemiş Yoldan Gitmek

Yaratıcılık “başkalarıyla aynı yere bakmak ama farklı bir şeyler görebilmek” yeteneğidir.

Yaratıcılık dâhiyane bir özellik ama ben en çok sıradan insanların içindeki yaratıcılığı ortaya çıkaracak koşulları ve iklimi yaratmayı “dahice” buluyorum. Yaratıcılık hepimizin içinde bir yerlerde saklı olarak duruyor. Ortaya çıkacağı uygun ortamı ve kıvılcımı bekliyor. Hepimiz aslında sandığımızdan çok daha yaratıcıyız. Yaptığımız bütün işlere çok daha üstün bir yaratıcılık aktarabiliriz.



Bugünün liderlerinin kendi organizasyonlarına yapacakları en büyük katkı, çok sayıda insanın yaratıcılık göstereceği ortamı yaratmaktır. Bugün markaların, şirketlerin, kentlerin ve toplumların yaratıcılık düzeyleri ile zenginlik düzeyleri arasında güçlü bir ilişki var.

Bu özel bağlantı nedeniyle günümüzde insanların yaratıcılığını besleyen fiziksel, sosyal, kültürel ve ekonomik koşulları yaratacak liderlerin önemi her geçen gün daha da artıyor.


Richard Florida’nın da vurguladığı gibi yaratıcı endüstrilerin dünya ticareti içindeki payı giderek artıyor. Bu endüstriler Amerika Birleşik Devletlerinin Silikon Vadisi gibi yaratıcılığın bölgesel olarak desteklendiği yerlerde gelişiyor.

Bugün bireylerin ve markaların yaratıcılık kapasitelerini arttıracak yönetim modellerine her zamankinden daha çok ihtiyaç var. Yaratıcılık bir devlet ve şirket politikası olmalı. Bu sebeple her birimiz kendimizin, birlikte çalıştığımız takımların ve markalarımızın yaratıcılığını geliştirmeliyiz.

Yöneticilikle liderlik arasındaki en temel ayrımlardan biri bu bakış açısında gizlidir. Yönetici istikrar ve düzen peşindeyken; lider değişim ve yaratıcılık talep eder. Bu nedenle liderlerin yaratıcı beyinlere ihtiyaçları vardır.

Yeninin eskiyi kovması yaratıcılığın özünde vardır. Schumpeter’in dediği gibi toplumsal gelişmeler sonucu yeni firmaların eski firmaları; yeni ürünlerin eski ürünleri; yeni teknolojilerin eski teknolojileri piyasadan kovması “yaratıcı yıkım” sürecinin örnekleridir. Yaratıcı yıkım, toplumsal gelişmenin motorudur.

Dünden Kurtulmak

Peter Drucker, hiç beklemediğimiz zamanlarda karşımıza çıkan belirsizliğin yaratıcılığı kışkırtan en önemli etken olduğunu söyler. Günlük hayatımızdaki koşulların ani bir şekilde değişmesinin, belirsizlik durumunun ortaya çıkmasının en olumlu yanı, yeni duruma uyum göstermek için geliştirdiğimiz yaratıcı güçtür. Yeni ortama ayak uydurmak bireyleri, şirketleri, ulusları ileriye götürür.



Bugün işyerlerinde çoğunluk mevcut koşullarda yaratıcı olmaya zaman ve fırsat olmadığından şikayet eder. İnsanlar işlerini “yangın söndürme” yöntemiyle yaptıklarını ve “kaçmaktan,kovalamaya fırsat bulamadıklarından” yaratıcı yaklaşımlar geliştirememekten yakınırlar.

Hâlbuki yaratıcı olmak için daha çok zamana, kaynağa ya da rahat bir ortama ihtiyaç yoktur. Tam tersi kısıtlar, yoksunluklar, zorluklar ve çelişkiler her zaman yaratıcılığın ortaya çıkacağı koşulları doğurur. Tarihteki en büyük yaratıcı zıplamaların savaş dönemlerinde olması bu nedenledir. Zorluklar çözüm yollarını da beraberinde getirir.

Ancak buradan yaratıcılığın kendiliğinden gelişeceği gibi bir sonuca varmak da doğru olmaz. Yaratıcılık, yeşerebileceği uygun bir ortam kadar pozitif “disiplin” de ister. Yaratıcılığı teşvik edecek çok sesli, çok renkli, adrenalini yüksek; ancak korku ve gerginliği düşük ortamlar yaratmak gerekir. Liderin sorumluluğu bu ortamı yaratmak ve beslemektir. Savaş zamanlarında insanların kaybedecekleri hiç bir şeyleri olmaması onları daha kısa zamanda, daha disiplinli ve özgür denemeler yaparak yeni çözüm yolları bulmalarını sağlamıştır.

Hepimizin içinde yaratıcı bir güç var. Liderler, uygun ortamlar oluşturarak insanların içindeki yaratıcılığı ortaya çıkaran kişilerdir.


Alıntı
Yazan : Temel Aksoy
DeepSilence isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Sosyal Ağlarda Paylaş

Etiketler
bıyık, günümüzün, sermayesi, yaratıcılıktır


Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 misafir)
 
Seçenekler
Stil

Gönderme Kuralları
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB kodu Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Büyük Taarruz Asrevya Tarih - İnkılap Tarihi 1 09 Ocak 2019 15:14
Büyük İsveç Dağ Köpeği Renksiz Hayvanlar Alemi 0 21 Temmuz 2018 15:53
Büyük Şairlerden Seçmeler Nymphe Aşka Dair Her Şey 1 29 Ocak 2018 23:05
Karma ve Büyük Özgürlük Nymphe Felsefe - Sosyoloji 0 15 Ocak 2018 22:58
Büyük Hun İmparatorluğu Anka Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi 0 10 Ocak 2018 00:53


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 16:11.