Forum Logo  

Anasayfa Kimler Online Forum Duyuruları Yönetim İletişim Reklam Ver
Geri Git   ForumDenizi.Com > Eğitim - Öğretim > Psikoloji

Psikoloji Psikoloji alanındaki paylaşımlara ulaşabilirsiniz.

Etiket Listesi

  
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 06 Eylül 2018   #1

Üyelik tarihi: 04 Aralık 2017
Cinsiyet: Bay
Mesajlar: 6,669
Konular: 2741
Rep Gücü: 8
Puanları: 51
Rep Grafiği: BlackdeviL will become famous soon enough
Alınan Beğeni: 1548
Verilen Beğeni: 2104
Nereden: İstanbul
İlişki Durumu: Evli
Burç: Kova
Takım: Galatasaray
Standart Bilinç, Bilinçaltı ve Bilinçdışı

Bilinç, Bilinçaltı ve Bilinçdışı

Bilinç
Algı ve bilgilerin beyinde oluşma ve eyleme yol gösterme yetkisi. Zihinsel bir süreç olduğu kadar toplumsal kaynaklıdır ve dille doğrudan bağıntılıdır.

Psikolojide bilinç, kişinin, ruhsal enerjisiyle etkinliklerini, çevresiyle arasındaki ilişkiyi ayırt edişi, duyuşu olarak zihinsel, dilsel, toplumsal olduğu kadar bireysel planda ruhsal bir süreci de dile getirir. Bu anlamda bilinç, belirli bir toplumda yaşayan ve büyük ölçüde o toplumun egemen değer yargılarına göre biçimlenen bir duyuş ve davranış örüntüsüdür.Bir başka deyişle, insanın ruhsal enerjisinin ya da iç dünyanın, temelde düzgün ve tutarlı, toplumun egemen değer yargılarıyla uyumlu bir biçimde dışa vurulmasıdır.

Psikolojide bilinçten ayrı olarak insanda bir bilinçaltı ve bilinçdışı olduğu kabul edilir.

Bilinçaltı
Psikolojide kişinin iç dünyasının bilinçdışı olarak adlandırılan süreçleri arasında varolduğu kabul edilen bölgedir. Bu bölge, bir yandan, kişinin hayvansı doğasından devraldığı ama toplumsal evrim süreci içinde uygarlığa geçişle birlikte denetim altına soktuğu birtakım “kaynak”; öte yandan, unutulmuş uyarıların, algıların ve toplumda geçerli genel değer yargılarına ters düştüğü için kişinin açığa vurmayı göze alamayıp bastırdığı, bilincinin dışına attığı arzu ve anıların biriktiği bir “depo” işlevi görür.

Bilinçaltında yatan bu güdüler, arzular, anılar, düşünceler, çoğu zaman bilince çıkmazlar, çıkarmazlar. Çünkü algılanmışlarsa da uyarı-algı-bilinç süreci içinde “gereksiz ayrıntı” sayılarak unutulmuşlar ve belleğin bir köşesine atılmışlardır; bu anlamda bellekte unutulmuş uyarıların, algıların bulunduğu bölüm ile bilinçaltı çakışır. Ancak çok güçlü bir uyan üzerine bellekten/bilinçaltından çıkıp apansız akla gelirler. Ya da kişi, bu güdüleri, arzulan, anıları, düşünceleri benimsediği, dışa vurmak üzere büyük bir istek duyduğu halde çevresiyle ters düşeceği kaygısı içinde sansür eder, bastırır, eş deyişle bilinçaltına atar.

Bastırmayı gerçekleştirmek için harcanan ruhsal enerji ağır basmıştır. Ama bilinçaltının derinliklerinde yatanlar onlara kişinin duyduğu istek ölçüsünde bilince çıkmakta direnirler ve çoğu zaman “bilinç eşiği “ni aşamasalar da eşdeyişle bilinçli bir eylem, davranış biçimi olarak boy gösteremeseler de rüyalarda, dil sürçmelerinde, nevrozlarda kendilerini gösterirler.

Bilinçaltının incelenmesi demek olan ruh çözümlemesinde (psikanaliz) rüyalara, dile, anlatıma verilen özel önem bundan ötürüdür. Kimi düşünceci filozoflar, bilinçaltını “bilinmesi olanaksız” olarak nitelerler. Gerçekte Freud ile birlikte bilinçaltının keşfi yönünde büyük bir adım atıldı ve bilincin bugünkü düzeyinde bilinçaltı tam anlamıyla aydınlatılabilmiş değilse de psikanaliz birçok ruhsal hastalıkların tedavisinde olumlu bir rol oynayabilmektedir.


Bilinçdışı

Psikolojide kişinin içgüdüsel olarak, alışkanlık ve refleks sonucu yaptığı ve bilincin yönetmediği eylem ve etkinlikleri belirleyen süreç, kişinin iç dünyasında bilinç ve bilinçaltından ayrı ve daha geniş yer tutan bölge. Bilinçdışı eylemler iki kümede toplanabilir;

1) “Organik alışkanlıklar” (soluk alma, kalp atışı vb), “edinilmiş alışkanlıklar” (yürüme vb) ve refleksler (korunma refleksi vb) gibi otomatça olanlar;

2) Normalde bilinçle yapılabilecek oldukları halde doğal ya da yapay olarak bilincin ortadan kalkması sırasında (uyku, sarhoşluk, hipnotizma, uyurgezerlik) oluşanlar.

Bu ikinci tür eylemlerin gerisinde yatanlar, aslında kimi zaman “bilinçaltı” olarak adlandırılan bölgede bastırılmış olarak yer alırlar. Bir başka deyişle, kişinin bilinçaltında sakladığı gizli arzular, niyetler bazen uykuda sayıklama ya da sarhoşluk sırasında taşkınlıklar biçiminde bilinçdışı eylemler olarak açığa çıkarlar.

Bu anlamda bilinçdışı ile bilinçaltı birbirleriyle çok yakından ilintilidir (hatta bazı batı dillerinde günlük kullanımda halk arasında “bilinçdışı” sözcüğü (inconscient, inconscious) “bilinçaltı” sözcüğünün (subconscient, subconscious) yerini almıştır. Ancak bilinçaltı ruhsal bir süreci dile getirirken bilinçdışı sinirsel ve fizyolojik süreçleri içerir. Davranışçılık, Varoluşçuluk gibi felsefe akımları ise bilinçdışı’nın varlığını yadsıyarak bunun yalnızca bir varsayım olduğunu, yalnızca-bilinç alanının tanınabileceğini savunurlar.



To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
BlackdeviL isimli Üye şuanda  online konumundadır  

Sosyal Ağlarda Paylaş

Etiketler
bilinç, bilinçaltı, bilinçdışı


Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 misafir)
 
Seçenekler
Stil

Gönderme Kuralları
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB kodu Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Şiddetin Altında Yatan Bilinç BlackdeviL Sağlık Köşesi 1 27 Temmuz 2018 15:15
Bilinç Denizi Asrevya Kendi Kaleminizden 6 21 Temmuz 2018 08:29
Üst Beyin ve Bilinçaltı BlackdeviL Rüya Tabirleri 0 19 Temmuz 2018 13:33
Rüya ve Bilinçaltı BlackdeviL Rüya Tabirleri 0 19 Temmuz 2018 13:31
Rüya ve Bilinçaltı BlackdeviL Rüya Tabirleri 0 16 Temmuz 2018 16:44


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 05:18.