Forum Logo  

Anasayfa Kimler Online Forum Duyuruları Yönetim İletişim Reklam Ver
Geri Git   ForumDenizi.Com > Eğitim - Öğretim > Psikoloji

Psikoloji Psikoloji alanındaki paylaşımlara ulaşabilirsiniz.

Etiket Listesi

  
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 20 Temmuz 2019   #1
 
Anka - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Üyelik tarihi: 09 Aralık 2017
Cinsiyet: Bayan
Mesajlar: 18,340
Konular: 9427
Rep Gücü: 20
Puanları: 94
Rep Grafiği: Anka will become famous soon enough
Alınan Beğeni: 1386
Verilen Beğeni: 865
Nereden: ᴛᴙ
İlişki Durumu: Yok
Burç: Basak
Takım: Besiktas
Kalpps Açgözlülük Kalbin Bir Sorunudur

Açgözlülük Kalbin Bir Sorunudur

Açgözlülük, yani tamahkarlık, bencil ve cimri olma, her şeyi kendiniz için ayırma eğilimi demektir. Açgözlü birisi, gerektiğinden ya da hak ettiklerinden fazlasına sahip olmak ister. Özellikle de para, zenginlik yemek ya da başka türden bir şey söz konusu olduğunda. Açgözlülük, tamahkarlık olarak da bilinir.

Tamahkarlık, pek çok dini inançta en büyük günahlardan biri sayılır (çünkü Tanrı’yı memnun etmek yerine insanın maddi kazanç ve eşyalarla kendini tatmin etmesi anlamına gelir). Ayrıca Budizm’de ‘arzu’, aydınlanmanın önündeki temel engellerden biridir. Maddi şeyleri elde etme arzusuyla, mutluluk arayışına çıkamazsınız.

“Zengin olmak mı istiyorsunuz? Zenginliğinizi artırmaya uğraşmayın. Bunun yerine açgözlülüğünüzü yok etmeye çalışın.”

– Epicure


Kalpteki açgözlülük, insanın kendini yok etmesinin sırrıdır
Açgözlülük, yeterince şeye sahip olmama şeklindeki temel korkudan kaynaklanır. Dolayısıyla, açgözlülüğümüz arttığında farkında bile olmadan kendimizi yok etmeye, yıkmaya başlarız. İçimizdeki boşluğu maddi şeylerle doldurmak sorunu kötüleştirmekten başka işe yaramaz ve kişinin kendisi ve çevresi hakkında kötü hissetmesine neden olur. Açgözlülük, mahrum kalma duygusundan, eksik olan ya da bizim için mevcut olmayan bir şeye ihtiyaç duygusundan kaynaklanır.

Bu eksiklik hissi, (özellikle duygusal bakımdan) bilhassa güçlüdür. Kişi ‘ihtiyaç’ duyduğu şeyleri aramayı takıntı hâline getirir. Bütün bu zaman süresince kalplerinde kök salmış acı boşluk hissini yok edecek potansiyel eşya ve varlıklar ararlar.



Ama kişinin ne aldığı ya da edindiği zenginlik önemli değildir çünkü anlık bir rahatlama yaşasalar bile bu sadece geçici bir durumdur. İyileşmek için başka türden dikkat gerektiren o duygusal boşluğu tekrar yaşayacaklardır.
Açgözlü bir insan; para, seks, güç, gıda, başkalarına dikkat göstermek, bilgi vs. konusunda açgözlü olabilir. Hemen her konuda açgözlü olabilirsiniz. Somut ya da soyut, gerçek ya da sembolik bir şey olabilir.

Ama kişinin açgözlülük duyduğu şey, daima kişinin takıntı hâline getirdiği bir şey olacaktır. Bu yaşandığında, hayat işkence hâline gelir çünkü belli bir şeyi mümkün olduğunca çok elde etmek çevresinde döner durur.

Açgözlülük faydalı olabilir
Richard F. Taflinger’ın “The Sociological Foundation of Avarice”’daki bir çalışmasına göre açgözlülük ayakta kalmamıza yardımcı olan bir şey olabilir. Çünkü arzu, duygusal boşluk hislerini gömmek isteyen takıntılı bir şey olmadıkça kötü bir şey olması gerekmez. Richard F Taflinger’ın dediği gibi hepimizin yemek almaya, kiramızı ödemek için paraya, üzerimizi örtmek için giysiye ihtiyacımız vardır.

Para kazanmak, açgözlülük anlamına mı gelir? Oysa parasız yaşayamayız. Bu sosyal unsur, iki farklı şekilde algılanabilir: zenginlik sembolü ya da ayakta kalmak için gerekli kaynakların sembolü.

Ne kadar çok paranız olursa, alacağınız eşyaların kalitesi de o kadar yüksek olur. Satın alma imkanlarımızı iyileştirmek, nasıl açgözlülüğe dönüşebilir? Sınırı nerede çizmeliyiz? Sınır, yalnızca duygusal ya da varlıksal bir boşluğu doldurmak için bir şey istemektir.

Açgözlülük ve sağlığımız için bir şey elde etme arasındaki farkı belirleyen şey, korkudur. Eksiklik korkusu, ‘mutlu’ olmamız için zaruri olan o şeyden yeterince olmaması korkusu, bizi mutlu edecek o şeyin yeterli miktarda olmaması korkusu. Bu sürekli korku yüzünden kişi, ihtiyacı olduğunu düşündüğü şeyleri kompülsif bir şekilde arzulamaya başlar ve bu nedenle, aşırı derece rekabetçi ve açgözlü olurlar.

“Bir kişi, gerekli ruhsal temele sahipse teknolojik cazibelere ve sahip olma çılgınlığına kapılmazlar. Fazla şey istemeden doğru dengeyi nasıl bulacaklarını bilirler. Sürekli tehlike, en azılı düşmanlarımızdan olan açgözlülüğe kapıyı açmakta yatar ve ruhun asıl işi işte buradadır.”

– Dalai Lama


Açgözlülüğü anlamak ve durdurmak
Açgözlülük, insanın içinde büyüdükçe ona daha çok zarar veren zehirli bir tavırdır. Kendimizi iyi hissetmek için başarıyı ölçtüğümüz rekabetçi bir toplumda yaşıyoruz. Başkalarını ‘yenmek’ ve insanlar olarak gelişmek için başarılı olmak istiyoruz. Bu toplum, pahalı arabaları olan, yeni moda kıyafetler giyen ya da en büyük eve sahip kişileri putlaştırır. Açgözlü olun ya da olmayın, günümüz toplumu, ruhu hasta eden korkunç bir bağımlılık edinmenize neden oluyor.

Bu duygusal yarayı iyileştirmek için açgözlülüğümüze bir neden bulmalıyız ve cömertliğin değerini maddi mutluluk üzerinde tutarak artırmalıyız. Cömert insanlar hayatta daha fazla tatmin duymalıdır çünkü paylaşmak, almaktan daima daha güzeldir.

Sevgi veren ve bunu zorunluluktan değil gönüllü yapan cömert insanlar, açgözlülüklerini büyüten insanların asla yeterince şeye sahip olmama özelliğini sergilediğini anlamıştır. Bu insanlar köpek balıklarına benzer, tüm hayatlarını avlamak ve tüketmekle harcar. Dünyadaki bütün okyanuslar bile açlıklarını gideremez.


To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Güzel günler yakın.
Anka isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Alt 20 Temmuz 2019   #2
 
HaDeS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Üyelik tarihi: 06 Temmuz 2019
Cinsiyet: Bay
Mesajlar: 3,277
Konular: 1078
Rep Gücü: 4
Puanları: 40
Rep Grafiği: HaDeS is on a distinguished road
Alınan Beğeni: 343
Verilen Beğeni: 0
Nereden: Manisa
Burç: Boga
Takım: Besiktas
Standart Cevap: Açgözlülük Kalbin Bir Sorunudur

Çağımızın en büyük hastalıklarından zannımca.
HaDeS isimli Üye şuanda  online konumundadır  

Sosyal Ağlarda Paylaş

Etiketler
açgözlülük, bir, kalbin, sorunudur


Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 misafir)
 
Seçenekler
Stil

Gönderme Kuralları
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB kodu Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Bir Kalbin Hikayesi Asrevya Aşk - Şiir Dünyası 0 20 Ağustos 2018 23:44
Kalbin Kıyısında Hüzün Asrevya Aşk - Şiir Dünyası 0 28 Temmuz 2018 02:13
Kalbin Gizli İpuçları Renksiz Sağlık Köşesi 0 23 Temmuz 2018 20:08
Kalbin Yapısı BlackdeviL Biyoloji 0 17 Ocak 2018 21:34
Kalbin mi-Mantığın mı? Nymphe Kadınca Genel 1 24 Aralık 2017 02:38


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:50.