Forum Logo  

Anasayfa Kimler Online Forum Duyuruları Yönetim İletişim Reklam Ver
Geri Git   ForumDenizi.Com > Eğitim - Öğretim > Dersler > Tarih - İnkılap Tarihi

Etiket Listesi

  
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 26 Temmuz 2018   #1
Forumdan Uzaklaştırıldı
Avatar Yok

Üyelik tarihi: 19 Temmuz 2018
Cinsiyet: Bay
Mesajlar: 3,793
Konular: 885
Rep Gücü: 0
Puanları: 13
Rep Grafiği: Üç Tuğ is on a distinguished road
Alınan Beğeni: 353
Verilen Beğeni: 753
İlişki Durumu: Yok
Burç: Koc
Takım: Turkiye
Standart II. MAHMÛD ve dönemi

II. MAHMÛD ve dönemi

II. MAHMÛD ve dönemi


Otuzuncu Osmanlý sultaný. Ýslâm halîfelerinin doksan beþincisidir. Osmanlý sultanlarýndan Birinci Abdülhamîd Hanýn Nakþ-i Dil Sultandan olan oðlu olup, Ýstanbul’da 20 temmuz 1786 târihinde doðdu. Þehzâdeliðinde iyi bir eðitim ve öðretim gördü. Yüksek din ve fen ilimlerini, devrin kýymetli âlimlerinden öðrendi. Amcasý Üçüncü Selim Han onun yetiþmesine çok îtinâ göstererek, modern askerî ve teknik bilgileri ve devlet idâresini iyi bir þekilde öðrenmesini saðladý. Selim Han tahttan indirildikten sonra da yeðeni Mahmûd’la sýk sýk görüþerek, ona tavsiyelerde bulundu ve tahta çýktýðý zaman dikkat etmesi gereken hususlarý bildirdi. 28 Temmuz 1808’de Alemdâr Mustafa Paþanýn Selim Haný tekrar baþa geçirmek üzere saraya girdiði sýrada sâbýk hâkânýn âsîler tarafýndan þehit edilmesi üzerine Sultan Mahmûd, Osmanlý tahtýna çýktý.
Ýkinci Mahmûd Han, Alemdâr Mustafa Paþayý, vezîriâzam tâyin edip, Kabakçý isyânýndan sonra ülkede pekçok hâdise çýkaran zorbalarý yola getirmekle vazifelendirdi. Kabakçý Mustafa isyânýnda rol oynamýþ bulunan âsîler cezâlandýrýldý. Fesat çýkaranlar Ýstanbul dýþýnda ikâmete mecbur tutuldu. Ýstanbul’da otorite saðlamaya çalýþýlýrken, Rumeli ve Anadolu’nun birçok yerinde ve bilhassa Halep ve Baðdât’ta vâlilerin çýkardýðý karýþýklýklar devâm ediyordu. Cezâyir’in idâresini dayýlar ele geçirmiþti. Vehhâbîler Haremeyn’i zaptederek, hutbelerden pâdiþâhýn adýný kaldýrmýþlardý. Bu kötü gidiþe, dur demek isteyen Sultan Mahmûd, Anadolu ve Rumeli vâlilerini Ýstanbul’a dâvet etti. Bu vâlilerin yeni Sultan’a baðlýlýklarýný bildirmeleri istendi. Vâliler Ýstanbul’a gelip, Sultan Mahmûd Hana baðlýlýklarýný arz ettiler ve muhtemel âsîlere karþý ittifak senedi imzâladýlar. Diðer taraftan isyânlar neticesinde iyice bozulan yeniçeri ocaðýný yola getirmek için tâlim ve terbiye usûllerinin tekrar tatbik edilmesi istendiyse de, yeniçeriler bu icrââttan memnun olmadýlar. 14 Ekim 1808’de Sekbân-ý Cedîd adýyla modern bir ordu kurulmaya baþlandý. Sekbân-ý Cedîd askeri, yeniçeriler ve taraftarlarý tarafýndan Nizâm-ý Cedîd’in ihyâsý olarak kabûl edildi. Vezîriâzam Alemdâr Mustafa Paþanýn devlet adamlarýna ve askerlere karþý tâvizsiz icrââtlarý, yeniçerileri harekete sevk etti. 14-15 Kasým gecesi meydana gelen büyük isyan sýrasýnda Alemdâr Mustafa Paþa öldürüldü. Mahmûd Han, yenilikleri durdurmak zorunda kaldý.
Ýstanbul’daki hâdiselerin yatýþtýrýlmasýndan sonra diðer iç ve dýþ meselelerin halline bakýldý. Arabistan’daki Vehhâbîler, Osmanlý Devletine ve Ehl-i sünnet Müslümanlara karþý siyâsî faâliyetlerden katliamlara varan tecâvüzlerde bulunuyorlardý. Bu arada Vehhabîlerin reisi Sü’ûd bin Abdülazîz, Hicaz’ý istilâya teþebbüs etti. Hac mevsiminde hacýlarýn yollarýný kesip, Müslümanlara iþkenceleri ve Ýslâm dînine olan hakâretleri, dayanýlmaz bir hâl aldýðýndan, Halîfe Ýkinci Mahmûd Han, Mýsýr vâlisi Mehmed Ali Paþaya ferman gönderip, Vehhâbîleri cezâlandýrmasýný emretti. Mehmed Ali Paþa bir dizi harpten sonra mübârek beldeleri Vehhâbîlerden temizledi. Zafer haberine çok sevinen Mahmûd Han, Mýsýr vâlisi Mehmed Ali Paþaya ihsanlarda bulundu.
Öte yandan Balkanlarda, Avrupa devletlerinin Osmanlý Devletinin birlik ve bütünlüðünü parçalamak gâyesiyle yaptýrdýklarý bölücü ve yýkýcý faaliyetler çok artmýþtý. Sýrplar Bükreþ Antlaþmasý ile (28 Mayýs 1812) muhtâriyet kazanmalarýna raðmen rahat durmuyorlardý. Osmanlý Devletine ödeyecekleri senelik vergiyi kestiler. Tam istiklal propagandalarý ile kalelerdeki Osmanlý askerlerine saldýrmaya baþladýlar.
1813 yýlýnda, Sýrplýlarý yola getirmek için Hurþid Paþa seraskerliðinde sefer açýldý. Hurþid Paþa Belgrad’a gelip, âsîleri yola getirdi. Âsî Sýrp lideri Kara Yorgi, esir düþmekten kurtulmak için, Avusturya’ya kaçtý. Belgrad ve Semendire kaleleri Osmanlýlara tâbi oldu. Serasker Hurþid Paþanýn umûmî af îlân etmesiyle, Sýrplýlarýn silahlarý toplatýldý. Kara Yorgi’den sonra Sýrplýlarýn baþýna Miloþ Obrenoviç geçti. Osmanlý Devletine sadâkatle hizmete devâm eden Miloþ Obrenoviç, 1818’de Avusturya’dan dönen rakibi Kara Yorgi’yi öldürdü. 1829 yýlýnda Sýrbistan’a muhtâriyet verilmesine raðmen, yýllýk vergi vermeyi ve dýþ iþlerinde Osmanlýlara baðlýlýðýný devâm ettirdi.Arnavutluk’ta ise Tepedelenli Ali Paþanýn nüfuzu sebebiyle Rumlar, Rusya’nýn bütün teþvik ve yardýmlarýna raðmen isyana cesâret edemiyorlardý. Ancak Fenerli Rumlarla eskiden beri sýký münâsebetlerde ve Ýngilizlerle gizli muhâberelerde bulunan Hâlet Efendinin hâince faâliyetleri ve özellikle Tepedelenli Ali Paþayý bertaraf etmesi Yunanlýlara ayaklanma fýrsatý verdi.
Etniki Eterya ve Fener’deki Rum Patrikhânesinin hedef tâyin ettiði isyan, 1820 yýlýnda baþlatýldý. 12 Þubat 1821’de Mora Yarýmadasýna yayýldý. Rum âsîler, yüzyýllardýr hâkimiyeti altýnda yaþayýp, komþuluk hakkýný dahi çiðneyerek, Müslüman ahâliye karþý katliamlara giriþtiler. Ýsyan Atina, Tesalya ve Adalara da yayýldý. Katliamlarda 1500 Müslüman þehit edildi. Rus Çarýnýn yâveri ve Etniki Eterya lideri Aleksandra Ýpsilanti, 6 Mart 1821’de Eflak’ta isyan çýkardý. Ýsyan bastýrýldý. Ýkinci Mahmûd Han, âsîlere karþý yerinde ve zamanýnda tedbir aldý. Bölge ahâlisine silâh daðýttýrdý. Bölgede isyanlarla alâkasý görülenler cezâlandýrýldý. Ýstanbul’daki Rum Patriði ve birkaç metropolit, isyanla alâkasý görülerek asýldýlar. Osmanlý Devletinin iç durumu ve Avrupa devletlerinin âsîlere devamlý yardým ve müdâhaleleri, isyânýn bütünüyle bastýrýlamamasýna sebep oldu. Mora’daki isyan büyüyerek Adalara ve Selanik’e kadar yayýldý. Bu durum üzerine Sultan Mahmûd Mýsýr vâlisi Mehmed Ali Paþayý isyaný bastýrmaya memur etti. Nitekim Kavalalý Mehmed Ali Paþanýn oðlu Ýbrahim Paþa kumandasýnda gönderdiði küçük, fakat disiplinli ve modern ordu, isyâný kýsa sürede bastýrmaya muvaffak oldu (1825).
Yunan isyâný sýrasýnda yeniçeri ve sipâhîlerin daha fazla bozulduðunu gören Sultan Mahmûd Han, bu fesât yuvalarýný ortadan kaldýrmaya karar verdi. Yeniçerilerin artan tecâvüz ve zorbalýklarý kamuoyunu da aleyhlerine çevirmiþti. Pâdiþâh, Yunan isyânýnýn bastýrýlmasýyla kavuþulan sulh devresinde önce, orduyu ýslâha giriþti. Ancak askerî tâlim ve terbiyeye karþý çýkan yeniçeriler, isyân mânâsýnda kazan kaldýrdýlar. Buna karþýlýk Sultan Mahmûd Han da sadrâzam, þeyhülislâm ve devlet erkânýný toplayarak yeniçerilerin artýk hýyânette bulunduklarýný, bu sebeple tedbir alýnmasýný belirtti. Âlimler, din ve devletin bekâsý için bu fesat yuvasýnýn ortadan kaldýrýlmasý gerektiðini bildirdiler. Þeyhülislâmýn fetvâsý ile sancak-ý þerîf çýkarýlarak, dînine ve pâdiþâhýna baðlý olanlarýn onun altýna gelmesi ve mücâdeleye giriþmesi istendi. Böylece eþine ilk defâ rastlanan bir olayla pâdiþâha baðlý birlikler halkla bütünleþerek fitne ve fesat yuvasý yeniçeri ve sipâhî ocaklarýný ortadan kaldýrdýlar. Ýstanbul’da âsî, ahlâksýz, serseri temizliði yapýlarak, yirmi binden ziyâdesi cezâlandýrýldý. Yeniçeri ocaðýnýn kaldýrýlmasý hayýrlý bir hâdise kabûl edilerek Vak’a-i Hayriyye denildi. Kendilerini Bektâþî kabûl eden yeniçerilerin ortadan kaldýrýlmasýyla, hurûfî olan sahte Bektâþî tekkeleri kapatýlýp, babalarý baþka yerlere gönderildi. Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye adlý asker ocaðý kurularak, devrin ihtiyâçlarýna göre tâlim ve terbiye edilmesi, silâh verilmesi ve özel kýyâfet giydirilmesi kararlaþtýrýldý. Topçu, humbaracý ve laðýmcý ocaklarý ýslâh edildi. Mekteb-i Bahriye açýldý. Eðitim ve öðretimi en üst seviyeye çýkarmak için Avrupa’dan hocalar getirildi.
Osmanlý Devletindeki bu süratli ve olumlu geliþme, Avrupa devletlerini harekete geçirdi. Ýngiliz ve Fransýzlar, Osmanlý Devleti içerisindeki Mustafa Reþid Paþa gibi adamlarýný yardým vâdiyle kullanarak Rusya ile harbe sebebiyet verdirdikleri gibi, Mýsýr vâlisi Mehmed Ali Paþayý da devletine karþý kýþkýrttýlar. Mýsýr’da Mehmed Ali Paþanýn hâkim olacaðý bir devleti tanýyacaðýný bildiren Ýngiliz ve Fransýzlar, onun güçlü ve disiplinli kuvvetlerini Osmanlýlara karþý çevirmeyi baþardýlar. Mehmed Ali Paþa, oðlu Ýbrâhim Paþa kumandasýnda, daha ordusu bütünüyle yeniden teþekkül etmemiþ Osmanlý Devletinin Suriye eyâleti üzerine asker sevk etti. 1831-1832 yýlýndaki muhârebelerde, Mýsýr askeri, çokluðu ve intizamlý olmasý sebebi ile gâlip gelince, Osmanlýlar Rusya’dan yardým istediler. Bu durum, Ýngiltere ve Fransa’yý telâþa düþürdü. Fransa’nýn aracýlýðýyla 8 Nisan 1833 Kütahya Antlaþmasý imzâlandý. Antlaþmaya göre, Mehmed Ali Paþaya Mýsýr vâliliðine ilâveten Suriye, oðlu Ýbrâhim Paþaya da Adana eyâleti muhassýllýk olarak verildi. 8 Temmuz 1833’te Rusya ile savunma ve yardým esâsýna dayanan Hünkâr Ýskelesi Antlaþmasý imzâlandý. 1839’da Mýsýr üzerine ordu sevk edildiyse de neticesi gelmeden ÝkinciMahmûd Han Ýstanbul’da vefât etti ve Çemberlitaþ’daki türbesine defnedildi.
Sultan Ýkinci Mahmûd Han, Osmanlý Devletinin ilerlemesini, teknik ve sanâyide devrin seviyesine ulaþýlmasýný isteyen tedbirli, gayretli bir pâdiþâhtý. Devrindeki büyük hâdiseler karþýsýnda aslâ ümidsizlik ve gevþeklik göstermedi. Gayreti sâyesinde devlet, Avrupa tarzýnda sistemli orduya sâhip oldu.
Avrupa’ya askerlik ve yeni silâhlarýn kullanýlmasýný öðrenmek için, talebe gönderdi. Askerî Týbbiye ve Harbiye mekteplerini kurdu. Bu iki müessesenin eðitim ve öðretimini en üst seviyeye çýkarmak için Avrupa’dan hocalar ve mütehassýslar getirdi. Askerî Týbbiye, Harbiye ve sivil yüksek okullarýn öðrenci ihtiyâcýný karþýlamak için medrese ve mekteplere ilâveten sýbyan mekteplerinin üstünde Rüþdiyeler (ortaokul), devlet memurlarýnýn yetiþtirilmesi için de Mekteb-i Maârif-i Adlî kuruldu. Ülkenin ihtiyâçlarýný karþýlamak, çeþitli sâhalarda mütehassýs eleman yetiþtirmek içinAvrupa’ya çok sayýda öðrenci gönderildi. Eðitim ve öðretim parasýz olup, ilk tahsil mecbûrî hâle getirildi. Açýlan okullarýn seviyesini yükseltmek için ve lüzumlu fen ve teknik kitaplarýn tercümesi için batý dillerinde tercüme bürosu kuruldu. Tekrar Avrupa devletlerinin þehirlerine konsolos gönderilmeye baþlandý. 1 Ekim 1831 târihinde Takvim-i Vekâyi adlý gazete, Osmanlý Türkçesi ile ülke içinde çýkarýlmaya baþlandý. Fransýzcasý da dýþ ülkelere gönderildi. Avrupa ülkelerine gönderilen gazeteler ile Türkiye’nin propagandasý yapýlarak hâdiseler ve ýslâhâtlar dünyâ kamuoyunda deðerlendirmeye tâbi tutuldu. Avrupa basýnýnda, Türkiye ve Sultan Mahmûd Hakkýnda neþredilen yayýnlar tâkib edildi.
Ýkinci Mahmûd Han, hükûmet teþkilâtý usülleri, kýyâfet nizamýnda yenilikler yaptý. Osmanlý Devlet teþkilâtýndaki önceki müesseselerin yerine, Sadrazama Baþ Vekil (Baþbakan); Defterdara Mâliye Nâzýrý (Mâliye Bakaný); Reisü’l-küttâba Hâriciye Nâzýrý (Dýþiþleri Bakaný); Sadrâzam Kethüdâsýna Dâhiliye Nâzýrý (Ýçiþleri Bakaný) denilmeye baþlanýldý. Osmanlý Devletinde büyük bir yekün tutan vakýflar için Evkaf Nezâreti kuruldu. Hükûmet ve ahâlinin önemli meselelerinin görüþüldüðü Meclis-i Vâlâ-yý Ahkâm-ý Adliye; askerî iþlerin görülüp, kararlaþtýrýldýðý Dâr-ý Þûrâ-yý Askerî müessesesi kuruldu. Memurlar iç ve dýþ iþlerde olmak üzere ikiye ayrýlýp, maaþlarý, rütbe ve derecelerine göre baðlanarak, verilmeye baþlanýldý. 1827’de Osmanlý Týp Fakültesi kuruldu. 1838’de Karantina usûlünü vücûda getirdi. Posta müessesesini kurdu. Posta yollarýnýn kurulmasýna çalýþtý. Üsküdar’dan Ýzmit’e kadar bir posta yolu yaptýrdý. 1831 yýlýnda kýsmî nüfus sayýmý yapýldý. Arabistan’dan asker alýnmadýðý için sayýmdan hâriç tutuldu. Nüfus sayýmýnda insan ve servet durumu ölçülmüþ oldu. Dört milyon Hýristiyana karþýlýk sekiz milyon Müslüman ahâlinin sayýmý yapýldý. Bölgelerdeki Hýristiyanlarýn sayýsý, devlete verilen cizye miktârýný da ortaya çýkarmýþ oldu.
Ýkinci Mahmûd Hanýn ilmi fazla olup, dînî, fennî, teknik, askerî, idârî ve sanat sahalarýnda kendisini çok iyi yetiþtirmiþti. Dindar, akýllý, zekî, çalýþkan olup, gayret ve azim sâhibiydi. Þâirdi. Adlî mahlasýyla þiir yazardý. Ýlim, sanat adamlarýna ve eserlerine çok alâka gösterirdi. Onlara kýymet verip, himâye ederdi.
Ülkenin îmârýna, ilim, sanat, hayýr ve sosyal müesseselerine önem veren Ýkinci Mahmûd Han, pekçok eser yaptýrdý. Bâyezîd Yangýn Kulesini; Unkapaný ile Azapkapý arasýndaki þimdi Unkapaný Köprüsü denilen Mahmûdiye Köprüsünü; Beylerbeyi ve Çýraðan saraylarýný; Tophâne’de Nusratiye, Bahçekapý’da Hidâyet, Üsküdar’da Adliye, Arnavutköy sâhilinde Tevfikiye câmilerini yaptýrdý. Hazret-i Hâlid’in türbesini mükemmel tâmir ettirip, iyi bir hattat olduðundan sandukasý pûþîdesi üzerindeki yazýyý kendi el yazýlarý ile yazdý. Yine güzel bir hüsnü hatla yazdýðý Lefkoþe’de Selimiye Câmiinde asýlýdýr. Tophâne’de Kâdirî Câmii ve tekkesini tâmir ettirdi. Ýkinci Mahmûd Han, 1820 senesinde Hücre-i saâdete hediye ettiði þamdanla birlikte gönderdiði aþaðýdaki yazý, Osmanlý Sultanlarýnýn Resûlullah’a olan hürmet ve muhabbetlerinin bir vesîkasýdýr:
Þamdan ihdâya eyledim cüret yâ Resûlallah!
Murâdým der-i ulyâya hizmet, yâ Resûlallah!
Deðildir ravdaya þâyeste, destâviz-i nâçizim,
Kabûlünle kýl ihsân u inâyet, yâ Resûlallah!
Kimim var hazretinden gayrý, hâlim eyleyem i’lam,
Cenâbýndandýr ihsân u mürüvvet, yâ Resûlallah!
Dahîlek, el-emân, sad el-emân, dergâhýna düþdüm,
Terahhüm kýl, bana eyle þefâ’at yâ Resûlallah!
Dü-âlemde kýl istishâb bu Han Mahmûd-i Adlîyi,
Senindir evvel ü âhýrda devlet yâ Resûlallah!
Mýsýr, Yanya ve Mora gibi vilâyetlerin isyâný ve yeniçerilerin kazan kaldýrmalarý, yok edilmeleri ve Rus ordularýnýn saldýrmalarý sýrasýnda Sultan Mahmûd Han, Mekke ve Medîne’yi ancak tamir edebilmiþ, kendisinden sonra oðlu Abdülmecîd Han, bunlarý tezyîn için þaþýlacak bir himmet ve gayret göstermiþtir.






.
Üç Tuğ isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Sosyal Ağlarda Paylaş

Etiketler
dönemi, mahmÛd


Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 misafir)
 
Seçenekler
Stil

Gönderme Kuralları
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB kodu Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
III. SELİM ve dönemi Üç Tuğ Tarih - İnkılap Tarihi 0 26 Temmuz 2018 05:45
IV. MURÂD HAN ve Dönemi Üç Tuğ Tarih - İnkılap Tarihi 0 26 Temmuz 2018 05:40
II. SELîM ve dönemi Üç Tuğ Tarih - İnkılap Tarihi 0 26 Temmuz 2018 05:36
I. Murad (dönemi) Üç Tuğ Tarih - İnkılap Tarihi 0 26 Temmuz 2018 03:21
Hz. Muhammed (S.A.V.) Dönemi Smoker Kültür - Sanat - Tarih 0 30 Ocak 2018 16:02


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:19.