Forum Logo  

Anasayfa Kimler Online Forum Duyuruları Yönetim İletişim Reklam Ver
Geri Git   ForumDenizi.Com > Dinler ve Kültürleri > İslamiyet > Tasavvuf

Etiket Listesi

Like Tree1Beğeniler
  • 1 Post By Asrevya

  
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 28 Temmuz 2018   #1
Çavlanca B/Akış
 
Asrevya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Üyelik tarihi: 13 Temmuz 2018
Cinsiyet: Bayan
Mesajlar: 6,969
Konular: 3397
Rep Gücü: 11
Puanları: 342
Rep Grafiği: Asrevya is a jewel in the roughAsrevya is a jewel in the roughAsrevya is a jewel in the roughAsrevya is a jewel in the rough
Alınan Beğeni: 2620
Verilen Beğeni: 3357
İlişki Durumu: Yok
Burç: Akrep
Takım: Besiktas
Standart Tasavvufî Düşüncenin Ahlâkî Boyutu

Tasavvufî Düşüncenin Ahlâkî Boyutu

İnsan, gerçek kimliğini ancak, huyu, seciyesi ve tabiatıyla ortaya koyar. İnsanlar ne kadar farklı görünürlerse görünsünler, huyları ve karakterleri onları mutlaka ele verir. Tasavvufun en sağlam ölçüsü, güzel ahlaktır.

Tasavvufi düşüncede olağanüstü haller, baş döndüren makamlar, güzel ahlak ile beraber olmadıkları zaman hiçbir kıymet ifade etmezler.

Ahlak, en genel manasıyla Kur’an’la temsil edilir. Bir anlamda Kur'an, ahlakın evrensel kaynağıdır. Peygamber Efendimiz de bunun en güzel örneğini temsil etmektedir.
O, yaşamı boyunca hep Kur’an’ın belirlediği ahlaki çizgide davranışlarını gerçekleştirmiştir.

Nitekim Peygamber Efendimizin ahlakına dair Hz. Aişe’ye yöneltilen bir soruda o;
"Kur'ân okumuyor musunuz? O'nun ahlakı Kur'ân'dır" şeklinde cevap vermiştir. Ayrıca bizzat Kur'ân, bu hakikati desteklemektedir (Kalem Suresi, 4. ayet).

Tarihteki uygulamalara bakıldığında gerçekten Peygamber Efendimizin ahlakının, kendisine inanmayanlarca dahi hayranlık ve takdirle karşılandığı görülür.
Kur’anın öngördüğü ve Hz. Muhammed’in bizzat yaşayarak örnek olduğu güzel ahlak ilkeleri mutasavışar tarafından uygulanmaya çalışılmıştır.

Mutasavvıflar,tasavvufî yaşamda, ibadet ve zikrin yanında ahlakî faaliyet ve faziletlerin de önemli olduğunu belirtmişlerdir.
Nitekim Ebu'l-Hasan en Nuri'ye göre "Tasavvuf ne birtakım merasimler ne de bir bilgi yığınıdır; aksine tasavvuf yalnızca ahlaktır."
Aynı sûfî tasavvufun; hürriyet, fütüvvet, dünya dertlerinden sıyrılmak ve cömertlik erdemlerinden ibaret olduğunu belirtmiştir.

Tasavvufu kısaca "hüsnü'l-huluk"(ahlak güzelliği) veya "el-ahlaku'r-radiye"(razı olunan, sevilen ahlak) şeklinde tarif edenler de olmuştur.
Hasan-i Basri takva ehlinin; doğru sözlülük, ahde vefa, sıla-i rahim (akraba ziyareti),yoksullara merhamet, gurur ve kibirden arınmışlık, insanlarla iyi geçinme, güzel huy gibi ahlakî faziletlerle tanınabileceğini belirtmiştir.

Tasavvufun ileri gelenlerine göre, hem dinin hem de aklın reddettiği bütün kötü huyların ve çirkin davranışların kaynağı nefistir. Tasavvufî ahlakta çoğunlukla insanın manevî benliğinin yüksek tarafını temsil eden ruh, meleğe; nefis ise şeytana benzetilir.

Bu yüzden ahlakî fenalıklar ancak zikir ve sakınma ile uzaklaştırılır, nefsin kötü eğilimlerini kırmak ve onu kötü huylarından arındırmak suretiyle önlenebilir. Tasavvufî ahlakta nefse karşı verilmesi öngörülen bu savaş, bir nevi iradeyi hür kılma, insanın ahlakî mükemmelliğe ulaşmasını ve Allah'a yakınlaşmasını önleyen bedenî ve dünyevî tutkuların bağımlılığından kurtulma mücadelesidir. Bu açıdan tasavvuf ahlakında hürriyetin büyük bir önemi bulunmaktadır. Mutasavvıflar, Allah'tan başka insanın şuurunu meşgul eden her şeyin hürriyeti kısıtladığı ilkesinden hareketle cennet nimetlerini arzulamayı bile gerçek hürriyete aykırı görmüşlerdir.

Kuşeyri'ye göre “hürriyet, kulun üzerinde Allah'tan başka hiçbir şeyin etkili olmamasıdır. Gerçek hürriyet tam kulluktur.”

Hicri II. yy’dan itibaren başta Ebu Zer’i Gıfâri gibi zühd ve takva sahibi sahabeler kendilerini toplumsal hayattan çekmiş, ahiret hayatıyla, zikirle ilgilenmeye başlamışlardı.
Onların dünyaya önem vermeyen ve imanı benimseyen yapıları örnek alınarak tasavvuf düşüncesi ve ahlakı oluşmaya başladı. Fakat zaman zaman tasavvufun bu dünyaya değer vermeyen ve nefsi terbiye etmeye çalışan tavrı yanlış yorumlanıp miskinlik gibi dinin tasvip etmediği bir davranış şeklini almıştır.
Tasavvuf ahlakında nefse karşı verilmesi gereken savaş bir nevi iradeyi hür kılma,insanın ahlaki mükemmelliğe ulaşmasını önleyen bedeni ve dünyevi tutkuların bağımlılığından kurtulma mücadelesidir.

Sadullah Sarı
Üç Tuğ bunu beğendi.


To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.


To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Asrevya isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Sosyal Ağlarda Paylaş

Etiketler
ahlâkî, boyutu, düşüncenin, tasavvufi


Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 misafir)
 
Seçenekler
Stil

Gönderme Kuralları
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB kodu Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Dini Tasavvufi Halk Edebiyatı Nymphe Türkçe - Edebiyat 1 24 Ocak 2018 22:48
Büyücüler ve tarihsel boyutu Nymphe Kültür - Sanat - Tarih 0 23 Ocak 2018 21:50
Daha İyi Bir İletisim İcin -Beş Varoluş Boyutu Anka Kişisel Gelişim 0 19 Aralık 2017 17:02


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 03:03.