![]() |
Turgut Uyar Şiirleri
https://i.milliyet.com.tr/MolatikDet...f33003669.Jpeg
Akşamüstü Rüyası Şair: Turgut Uyar Şimdi gemiler geçer uzaklardan Gönlüm güvertede sereserpedir. Işıklı geceler,saz sesleri, peynir ekmek Ne biletim ne param ne dostum var Pır pır eder yüreğim bakındıkça... -Uyan Turgut um, garibim, uyan Bura Terme'dir. Terme köprüsünden kamyonlar geçer, Irgatlar üç orada beş burada konuşurlar Bir gece başlar, yarı siyah, yarı kırmızı Cigaramı yakar evime dönerim... -Gidin gemiler, gidin Vardığınız yerlere selam edin Gün olur bütün kaygılardan uzak Ben de gelirim... |
Cevap: TURGUR UYAR Şiirleri
Aramızdaki
Şair: Turgut Uyar sevgilim sevgilim kuzey sanrısı gibidir geceyi beşe filan böler sonra ayılar hüzünden ölmez sevgilim sevgilim açlıktan ölür onlar işte bundan ötürü hüznü artık bir ayıya bıraktım sevgilim sevgilim bir ayıya ister ormanda kullansın ister buzdağında hayatın kutlu olsun sevgilim ki sana değişe değişe aktım kimi zaman bir japon gibi uykusuz kaldım -uykusuz kalır mı onlar bilmem aslında- sevgilim sevgilim bir orman gibi çoğal aramızda şehirden bir çocuk olarak şurda burda bir sabuntozu markasında köpürerek çınarın tutsaklığını ve menekşenin tutsaklığını ve menekşenin sevincini yaşa sevgilim sevgilim hüzüne yer var hayatımızda |
Cevap: TURGUR UYAR Şiirleri
Baharı Bekleyene
Şair: Turgut Uyar ben kışın güzelliğini söylerim ne gelirse dilime çünkü kış bir hazırlıktır soluğuma kıpkırmızı gülüme nice kırmızı ayaklar gelip geçti o gün katar katar kış günleri sözgelişi ben bir çöp bile almadım elime altı kız bir ay ışığı def çalıp şarkılar söylediler beri yanda ormanlar yanardı, ciğerpareler lime artık su uyur aşk uyanır mendilim kana boyanır bilirim bu baharda da herkes hasetlenir halime ve ellerim batık bir suda akar gözlerim her şeye bakar bahar bir gelsin yeter artık eksikse de bırak elleme su uyur düşman uyumaz suların dibi güllerde altı kız bir oğlan def çalıp şarkılar söylediler baktım birinin kara bir gecesi düşüvermiş mendilime şimdi elimde baston silah, başımda şapka öyle ağzımda kurşun hızında seçtiğim her kelime su. hiç kimse durmazsa her şey yürür, bu aşk demektir her şey kullanılmazsa dirim bir ihanettir ölüme sakiniz elimiz filan temiz baharı filan bekleriz fincanı tastan oyarlar içine bade mi koyarlar biz silah kuşanırız bize bir şey söyleme |
Cevap: TURGUR UYAR Şiirleri
Bir İntihar Akşamı
Şair: Turgut Uyar Kısacık yoğun bir akşam herkesin yüzünün bir anıya karıştığı yoğun bir akşam bana bir memur gibi davrandılar hastanelerde ve bir intihar üstüne söylenti bütün kıyıları dolaştı durdu kısacık bir akşam Kısacık serin bir akşam kelebeklerin atlarla yarıştığı yoğun bir akşam bazı mektuplar damgalandı postanelerde oturuldu bir takım şarkılar söylendi bir adam bir kadının kapısını vurdu kısacık bir akşam Neyi söylesem bir kahramanlıktı içinde azıcık buluştuğumuz bir bulutla bir kağıt peçete arasında kısacık yoğun bir akşam şaşırdım hüznümü nerelere bıraksam bir yanda kasıklarımın sarsılmaz gücü ve kısacık yoğun bir akşam Her şey bir unutkanlıktı arada bir deliler gibi kavuştuğumuz tüfekle vurulmuş bir parsın yarasında kısacık yoğun bir akşam biliyordum bir soğuktu nereye varsam bir yanımda bir el bir yanda vazgeçilmez bir sancı ve kısacık yoğun bir akşam. Kim karıştırdı gerçekliğine yaşadığım sonsuzluğun ve oturuldu bir takım şeyler söylendi imla kurallarıyla mutsuzluk üstüne kısacık bir akşam duraladım ne yapsam Kim karıştırdı gerçekliğine su terazilerindeki ensizliğin ve fotoğraflar çekildi ben çıkmadım herkes eğlendi araba vapurlarıyla denizsizlik üstüne kısacık bir akşam o kadar kısa ki bir akşam yüzümü suyun ardında buldum kıyılar bu yüzdendir öyle dediler kısacık yoğun bir akşam serin bir akşam öyle söylediler... |
Cevap: TURGUR UYAR Şiirleri
Denizi Anlatıyor
Şair: Turgut Uyar adı çok duyulmuş bir ozan değildi Tonyalı balıkçılar arasında -onlar ki her türlü balığı tutarlardı denizden- ama iyi bir ozandı bütün söylentilerin tersine denizde de olabilirdi sandalla uzun geçmişli denizle gün batımında var olan ve gün doğumunda da |
Cevap: TURGUR UYAR Şiirleri
Göğe Bakma Durağı
Şair: Turgut Uyar İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım İnecek var deriz otobüs durur ineriz Bu karanlık böyle iyi aferin tanrıya Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda Beni bırak göğe bakalım Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum Bu senin eski zaman gizlerin yalnız gibi ağaçlar gibi Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor Seni aldım bu sunturlu yere getirdim Sayısız penceren vardı bir bir kapattım Bana dönesin diye bir bir kapattım Şimdi otobüs gelir biner gideriz Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat Durma kendini hatırlat Durma göğe bakalım |
Cevap: TURGUR UYAR Şiirleri
Kıyıdaki Elmaya Bir Ses
Şair: Turgut Uyar ey canımın güftesi, eylülün ikinci haftasıydı o sıra bana gülümseyerek getirdiğin bir bardak suydu o sıra hatırla denize hiç bakmadık çünkü kıyısındaydık bir elma kendi kendine büyür dururdu o sıra bir kıyı ikindisiyle bir elma öyle kendiliğinden büyürler bir öfkenin ya da bir dağın yanısıra bir kıyının beslerliği bir elmadan ayrılmaz gibi ama elma soğuk bir kış akşamında bile yenir ısıra ısıra bir öfkeyi diriler durmadan elma, ovadan gelir elbet küfelerle sandıklarla hüzünlerle ardısıra ey geçmişten gelen konuk, sonsuz düğmelerimi tut yerlerini yadırgayan sonsuz iliklerin adına ey canımın güftesi, denize hiç bakmadık, hatırla tek pencereli bir odada elma yedik ısıra ısıra elmanın topraktan süzdüğü, gemilerin denizlerde gezdiği bir tatildi, bir geçiştirmeydi, yalnızlıktı bir kusura neydi, ne doğruydu, nerden vardık yakışmıyor konuşmak bize öyle barışlar okuyup yalnızlığı yaşamak kara kara ey canımın güftesi, ey penceresi bütün sıkıntılarımızın bizim babalarımız neden ölürlerdi hatırla sıra sıra bu söylediğim iyi bir şarkıdır elle bile hatırlanır yani şu, ateş ve deniz buluşurlar bir limanda arasıra yani şu, elma yenir ve balık durmaz kaçar ama yenilmezler artık buluştukları sıra |
Cevap: TURGUR UYAR Şiirleri
Tut Ki Ben
Şair: Turgut Uyar tut ki sen bir şiiri çok iyi yazsan ya da çok iyi bir şiir yazsan bir saatin aralıksız işleyişi bir çocuğun bir sokak kedisini sevişi bilmem ki sanki güzel bir akşam gibi onun için her akşamı iyi yaşamalıyım yani kıskanılan onu demek istediğim hepsi |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
Kimsede Görmediğim
Şair: Turgut Uyar Kimsede görmediğim bir şiir yüzü al ve akşamı aşıyor Eski bir tanrı gibi kendi dininde Uzun süren bir dönemi düşlüyor olmalı İçindeki bir içkinin sıcaklığında Suskunluğu bir başkaldırı olmalı Elleri ayakları sinemalara bulaşmış Romanlara bulaşmış Genel helalara bulaşmış Dağları iyi bilmediğinden Denizleri anımsamış olmalı Gözleri o yüzden çırpıntılı Kara başlıklı geçmiş, Sonsuz gelecek Şimdi burda vakit gece ya Bir yerlerde ey gözleri maden Gündüz olmalı Taşın içinde bir gündüz Demirin,, ağacın. |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
Biliyor Musun
Şair: Turgut Uyar biliyor musun aşk şiiri yazmaktan bıktım bir gün şöyle bir baktım yazdığım bütün şiirler öyle bir sarsılma, nedir bu bir otuz aşk şiiri daha kendimi hiç suçlamadım peki o zaman ben neden dereceler sokayım koltuğumun altına ateşim varsa zaten ey gözleri maden çünkü aşk bir suçlamadır sonuna kadar yaşanmamışsa bir bardak birada yeni bir deniz ve yağmur eski bir denizde yeni bir ada yaşanmamışsa sözgelimi Galata'dan Afrika'ya gidiyordum korsanları kralları ve bazı ülkeleri ve bütün madenleri ve kendi sonumu iyi görmüyordum sonunda her türlü madeni elimde bir sürü kağıtla hazırladım kendimi |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
Binlerce
Şair: Turgut Uyar binlerce pazartesi geçti ömrümde hangisiydi o çıkaramıyorum bir kiraz yediğimi hatırlıyorum kurtluydu demek oldukça eski bir de saçma sapan şeyler bir kızın diz altını örneğin bir adamın çirkin sigara içişini nasıl yaşanıyor bu vesayetli dünyada hangi çılgınlar nasıl dayanıyor buna kimsenin soyunu sopunu bulmak görevim değil kendi öykümü düzenlemek yetiyor bana güzel bir öğle vakti eski güzel bir aksamı hatırlayarak sonra dopdolu şeyler damacanalar gibi içim kabarıyor sonu olsun diyorum neyin sonu ama hiç değilse bu taş basamakların |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
Birgün Sabah Sabah
Şair: Turgut Uyar Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam, Uykudan uyandırsam seni: Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç'ten. Vapur düdükleri ötmededir. Etraf alacakaranlık, Köprü açıktır henüz. Bir gün sabah sabah kapıyı çalsam... Yolculuğum uzun sürmüş oldukça Gece demir köprülerden geçmiştir tren. Dağ başında beş on haneli köyler, Telgraf direkleri yollar boyunca Koşuşup durmuş bizle beraber. Şarkılar söylemişim pencereden, Uyanıp uyanıp yine dalmışım. Biletim üçüncü mevki, Fakirlik hali. Lületaşından gerdanlığa gücüm yetmemiş, Sana Sapanca'dan bir sepet elma almışım.. Ver elini Haydarpaşa demişiz, Vapur rıhtımdadır pırıl pırıl, Hava hafiften soğuk, Deniz katran ve balık kokulu Köprüden kayıkla geçmişim karşıya, Bir nefeste çıkmışım bizim yokuşu... Bir gün sabah sabah kapıyı vursam, -Kim o ? dersin uykulu sesinle içerden. Saçların dağınıktır, mahmursundur. Kimbilir ne güzel görünürsün sevgilim, Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam, Uykudan uyandırsam seni, Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç'ten. Fabrika düdükleri ötmededir. |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
Bıktım Böyle
Şair: Turgut Uyar Üç yıl sonra mıydı bilmiyorum ama ekimin onbeşiydi biliyorum ekimin onbeşiydi ama ekimin onbeşinde ne oldu bilmiyorum herkesin sular gibi dağıldığı ama herkesin bir sur önünde miydik bir yolda mı semtini bilmediğim bir karakolda mı sonra topluca bir bahçede durduk bıktım böyle sayrılıklardan ateşim çıksa neyse ne neyi bıraksam aklımdan bir suya karışıyor bir büyük savaşda Kıbrıs kıyılarında vurulan ve ölen bir askerin çelik miğferi gibi dipde ışıltısını görüyorum yalnız elimi eteğimi çekiyorum bahçeden sazlıklara vuruyorum belleğimi zalim bir ilk yazdı ama yaşadığımız işte bunu unutmamalı unutmamalı bir ölüm nefes alırken bir dudakta öbür bütün şeyleri nasıl anlatmalı miğferin paslandığını usul usul bir yangının söndüğünü ve suların pırıl pırıl kaldığını bir otobüs Mersin’den Mardin’e giderken o zaman aşkınla dol kalbim nerden ne kadar derlediysen o kadar senin kendine seçtiğin alamet-i farika uzun bir gece görünümünde geçerli hala |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
Çokluk Senindir
Şair: Turgut Uyar özenle soyduğum şu elma söyle şimdi kimindir özenle ne yapıyorsam bilirsin artık senindir suya giden bir adam mesela omzunu eğri tutsa güneş, su ve adamın omzundaki eğrilik senindir ayağa kalkarsın, adına uygunsun ve haklısın kararan dünya bildiğin gibi sık sık senindir kararan dünya yeni bir güle bir ateş parçasıdır bir ateş parçasından arta kalan soylu karanlık senindir bir deneyli geçmişi aldın geldin yeniyi güzel boyadın ben bilirim sen de bil ilk aydınlık senindir benim sevdiğim su senin suyunun öz kardeşidir senin suyunun bıraktığı güçler artık senindir çünkü bir silah gibi tutarsın tuttuğun her şeyi her yeri bir uyarma diye tutan ıslık senindir senindir ey sonsuzveren ne varsa hayat gibi tutma soluğunu, genişle, öz ve kabuk senindir ey en güzel görüntüsü çiçeklere dökülen bir çavlanın aşkım, sonsuzum, bu dünyada ne var ne yok senindir |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
Denge
Şair: Turgut Uyar Sizin alınız al inandım Sizin morunuz mor inandım Tanrınız büyük amenna Şiiriniz adamakıllı şiir Dumanı da caba Bütün ağaçlarla uyuşmuşum Kalabalık ha olmuş ha olmamış Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum Ama sokaklar şöyleymiş Ağaçlar böyleymiş Ama sizin adınız ne Benim dengemi bozmayınız Aşkım da değişebilir gerçeklerim de Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı Yangelmişim diz boyu sulara Hepinize iyiniyetle gülümsüyorum Hiçbirinizle dövüşemem Benim bir gizli bildiğim var Sizin alınız al inandım Morunuz mor inandım Ben tam kendime göre Ben tam dünyaya göre Ama sizin adınız ne Benim dengemi bozmayınız |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
Federico Garcia Lorca İçin Üç Şiir
Şair: Turgut Uyar Ah işte her şey orda... Ben severim omuzlarımı bir gün Sırmaları, apoletleri olmasa da. Ben severim omuzlarımı bir gün Göçen bir maden direğinin altında Su akar kendir tarlalarından Ah her şeyim...Ben severim omuzlarımı bir gün Savaşta bir başka omuzun yanı başında Yatakta bir ince omuzun yanı başında Yol uzun, hava sıcak Kırbaçlarım atımı varırım Kurtuba ya... İndiğini görürsem bir gün sığırcıkların ve sürüler halinde,ovaya İnsanların dünyayı bölüştüklerini hatırlarım Bir gün daha... Sevişirim ölürüm, savaşırım, ölürüm Doldururum çantama kara ekmek ve peynir Varırım Kurtuba ya... 'saat beşte akşamleyin' Ah ellerim ve kalbim Her şey orada kaldı. Keçeler keçeler ve portakallar Kireç döktüler yere. Kara gözlüm, kalbim, Halkımın fakir akşamlarıdır, biliyorum Kanlı bir mendil diye bağlanan gözlerime Kireç döktüler yere, Bir duvarın dibinde Bir deppoyun önünde Kiraz ağaçlarına ve sığırcıklara karşı ....... Bir halkın gösterişsiz, sessiz cömertliğinde Ölüm nasıl söylenirse öyle İspanyol dilinde ve her dilde... obra completas Artık kat’iyen biliyoruz; Halk adına dökülen kan Sapı gül dalı güzelliğinde bir bıçaktır. Dişlerin arasında... İspanya’da ve her yerde... |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
Geyikli Gece
Şair: Turgut Uyar Halbuki korkulacak hiçbir şey yoktu ortalıkta Herşey naylondandı o kadar Ve ölünce beş on bin birden ölüyorduk güneşe karşı Ama geyikli geceyi bulmadan önce Hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk. Geyikli geceyi hep bilmelisiniz Yeşil ve yabani uzak ormanlarda Güneşin asfalt sonlarında batmasıyla ağırdan Hepimizi vakitten kurtaracak Bir yandan toprağı sürdük Bir yandan kaybolduk Gladyatörlerden ve dişlilerden Ve büyük şehirlerden Gizleyerek yahut dövüşerek Geyikli geceyi kurtardık Evet kimsesizdik ama umudumuz vardı Üç ev görsek bir şehir sanıyorduk Üç güvercin görsek Meksika geliyordu aklımıza Caddelerde gezmekten hoşlanıyorduk akşamları Kadınların kocalarını aramasını seviyorduk Sonra şarap içiyorduk kırmızı yahut beyaz Bilir bilmez geyikli gece yüzünden 'Geyikli gecenin arkası ağaç Ayağının suya değdiği yerde bir gökyüzü Çatal boynuzlarında soğuk ay ışığı' İster istemez aşkları hatırlatır Eskiden güzel kadınlar ve aşklar olmuş Şimdi de var biliyorum Bir seviniyorum düşündükçe bilseniz Dağlarda geyikli gecelerin en güzeli... Hiçbir şey umurumda değil diyorum Aşktan ve umuttan başka Bir anda üç kadeh ve üç yeni şarkı Belleğimde tüylü tüylü geyikli gece duruyor. Biliyorum gemiler götüremez Neonlar teoriler ışıtamaz yanını yöresini Örneğin manastırda oturur içerdik iki kişi Ya da yatakta sevişirdik bir kadın bir erkek Öpüşlerimiz gitgide ısınırdı Koltuk altlarımız gitgide tatlı gelirdi Geyikli gecenin karanlığında.. Aldatıldığımız önemli değildi yoksa Herkesin unuttuğunu biz hatırlamasak Gümüş semaverleri ve eski şeyleri Salt yadsımak için sevmiyorduk Kötüydük de ondan mı diyeceksiniz Ne iyiydik ne kötüydük Durumumuz başta ve sonda ayrı ayrıysa Başta ve sonda ayrı olduğumuzdandı... Ama ne varsa geyikli gecede idi Bir bilseniz avuçlarınız terlerdi heyecandan Bir bakıyorduk akşam oluyordu kaldırımlarda Kesme avizelerde ve çıplak kadın omuzlarında Büyük otellerin önünde garipsiyorduk Çaresizliğimiz böylesine kolaydı işte Hüznümüzü büyük şeylerden sanırsanız yanılırsınız Örneğin üç bardak şarap içsek kurtulurduk Yahut bir adam bıçaklasak Yahut sokaklara tükürsek Ama en iyisi çeker giderdik Gider geyikli gecede uyurduk 'Geyiğin gözleri pırıl pırıl gecede İmdat ateşleri gibi ürkek telaşlı Sultan hançerleri gibi ay ışığında Bir yanında üstüste üstüste kayalar Öbür yanında ben Ama siz zavallısınız ben de zavallıyım Domino taşları ve soğuk ikindiler Çiçekli elbiseleriyle yabancı kalabalık Gölgemiz tortop ayak ucumuzda Sevinsek de sonunu biliyoruz Borçları kefilleri bonoları unutuyorum İkramiyeler bensiz çekiliyor dünyada Daha ilk oturumda suçsuz çıkıyorum Oturup esmer bir kadını kendim için yıkıyorum İyice kurulamıyorum saçlarını Bir bardak şarabı kendim için içiyorum 'Halbuki geyikli gece ormanda Keskin mavi ve hışırtılı Geyikli geceye geçiyorum' Uzanıp kendi yanaklarımdan öpüyorum. |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
Hızla Gelişecek Kalbimiz
Şair: Turgut Uyar hızla gelişecek kalbimiz kalbimiz hızla. sürgünlerin umutsuzluğunda kırık kalpler, yaralılar, onulmazlar farksız çarpanların umutsuzluğunda ve köprü başlarının umutsuzluğunda ve köprü başlarının umudunda. sular bitse bile, çiçekler atılırken oralara temiz bir ilişkinin bulutsuzluğunda ve eski dağlarda, eski dağlarda kış kovalarken ülkesini hızla gelişecek kalbimiz. kendi öz hüznümüzün öz tarlasında bozkır dayanıklılığımızın tarlasında kalbimiz ellerimiz ayaklarımız arasında ve kimsenin bölemediği şarkıyı güllerin, buğdayların ve acının şarkısını bir haziran uygulayacak sesimize. sütçünün sesiyle birlikte erkenci işçilerin sesiyle birlikte şoförün sesiyle birlikte sabaha başlamış sarhoşların sesiyle birlikte yaman sarhoşların sesiyle birlikte ve yeni uyanışların ve yeni doğmuşların ve herkesin ve herkesin sesleriyle birlikte bir haziran uygulayacak kimse bölemeyecek ve kalbimiz hızla gelişecek. yıkıntılara karışan eski bir bahar büyük olmaya elverişli bir bahar eskiden yaşanılmış ve her şeye rağmen insanlara göre bir bahar suların kana kestiği yahut suların kana kestiği bir bahar. hızla gelişecek kalbimiz bir mavilik kalıbında bir odada, en olagel bir odada en sade, en insanca bir odada bir kadınla bir erkeğin olduğu bir odada bir kadın bir erkeğin bir kadınla bir erkek olduğu ellerin ve omuz başlarının birbirini bulduğu. birden gerçekliğini algılayarak saat çalınca ve görünce güneşi birden vazgeçilmezliğini algılayarak önemli ve gerekli buluşunu kendini birden hatırlayarak geleceğe hazırlayınca olanca göğüslerini ve her şeye ve ölüme kalbimiz hızla gelişecek çağımıza pek uygun bir hızla gelişecek kalbimiz kalbimiz yerin ve göğün alt edilmez bir dirilikte olduğu tutkumuz, direnmemiz, ellerimiz, kalbimiz. kalbimiz kalbimiz hızla gelişecek. SİTE GENEL Yeni Şiirler (RSS) DOST SİTELER Sevgi Sözleri Aşk Sözleri Aşk Şiirleri Sevgi Sitesi Aşk Hikayeleri Seni Seviyorum |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
Kan Uyku
Şair: Turgut Uyar Bir biz varız güzel öbürleri hep çirkin Birde bu terli karanlık Sonra bir şey daha var muhakkak ama adını bilmiyorum Nereden başlasam sonunda o ışıkla karşılaşıyorum Yarı çıplak utanmaz bir kadın resmini aydınlatıyor Akşam oluyor ya bir türlü inanamıyorum Oturmuş iri yapılı adamlar esrar çekiyorlar Daha bir aydınlık olsun diye içtikleri su Sarı toprakdan testileri güneşte pişiriyorlar Bir korkuyorum yanlız kalmaktan bir korkuyorum Gündüzleri delice çalışıyorum geceleri kadınlarla yatıyorum Sonra birden büyümüş görüyorum ağaçları Kısrakları birden yavrulamış Havaları birden güneşli Kadınlarla yattığım yetse ya Birde kadınlarla yattığıma inanmam gerekiyor Hoşlanmıyorum |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
Yılgın
Şair: Turgut Uyar Bir sargın umut yakaladım onu kuşandım Serin mavi bir gökyüzü buldum onu kuşandım Denize doğru sokaklar gördüm onları da kuşandım Üstlerine üstlük seni kuşandım Tedirgindim namussuzdum deli deliydim Uslandım. Üç dilim kavun kestim birini ben yedim Kavundan üç dilim kestim birini yedim. Birini sana ayırdım kadın al birini sen ye Sabah olsun sabah olsun ilk işim bu Öbürünü götürüp civcivlere vereceğim. Senin bir yönün var orada durur yaşarım Bir de acun var ben içindeyim Ben içindeyim tüm itlikler sahanda yumurtalar onun içinde Orospular içinde Hurşit Bey içinde sen içindesin Üç dilim kavun kestim birini sen ye Kabuğunu at Hurşit Bey'i at itlikleri at Durup durup sana sesleniyorum. |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
İslak Çeltik
Şair: Turgut Uyar benim bir sevincim var yüzün artık akşam bir çocuğun gülüşünü görüyorsun nereye baksam kıyımız uzak ve kuytuda ellerimiz sanki yok ellerimiz yok ama senin ellerini bir tutsam bazı çocuklar doğar bilirim bazı çocuklar doğmaz doğmayan çocuklar için bilmem ne yapsam ey Çavlan. bitmeyen temmuz güneşi. ey aslan silkin. sakla harmanını. çocuğunu sakla ey aslan. suya kaptır kendini ellerin sanki yok bir güzel günde mızıkalarla bir alanda dursam sen yoksun gazeteler yok geçmişin razı değil bilmem ki doğmayan çocukları ben mi doğsam |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
İlkin
Şair: Turgut Uyar Bunu kimse söylemedi belki düşündü çünkü vardır insanın yaşamasında uyku ve öfke gibi vardır kimse söylemedi tuzunu çoğaltan bir denizde nasıl batarsa güneş öyle bende kaçırdım ki gözüm bütün gün boyu lekelerde kaçırdım ama şöyle de söylenebilir şiirin bütün geçmişinin dışında önceden açıklanan her şeyin dışında örneğin en sıcak ülkelerin yazında en soğukların kışında yanarım üşürüm berbat olurum hiç bir şeye yaramam ama yine de seni severim o zaman sen de beni sev evet. |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
Yenilgi Günlüğü
Şair: Turgut Uyar Pazartesi benim adımı bağışla ......... "sabah uyandırıldığında pazartesiydi bunu iyice bildi, ağzı çirişli yersiz, ürkek, yeni yaratılmış gibi .... yenilmenin tohumunu taşır her pazartesi çünkü yoktur dağların ve yaratılışın öncesi insan uzatır ellerini bir perdeyi çeker ve pazarsızlık kişiyi şaşkın eder siner buğular gibi düşüncemize her şeyin en haklısı en incesi beklemek bir tepenin mutluluğunu bir acının yakıp geçmesini beklemek..." benim adımı bağışla ben iklimler coğrafyasının ta kendisi sanırım suyum başkalarınca ısıtılır pazartesi (...) aldım pazartesi akşamı bir okka sucuk öncesiz ve beceriksiz geldim odama. Salı birden karışmış gördüm -karışmış olduğunu gördüm- otobüs duraklarıyla reklam levhalarının tutunduğum bir sarmaşık değildi bir kayıştı otobüste (...) vakit akşamdı. ikinci gün vakit akşamdı. birden bazı yerlerde ışıklar yandı ayrıldım. eve döndüm evi buldum. Çarşamba ... hiçbir şeye hazırlıklı değildik oyunlar oynandı, gökler kapandı, yenildik ... O zaman şehre çıktım bir elimde fırça ... kim varsa gelsin artık yeniden oynayalım hızım bir araba dolusu aşk gibidir gölün rengiyle asfaltı karıştırıp kızım, ne varsa hep yeniden boyayalım. ... üçüncü gün. yorgun ev aklımda. gitmeyi unuttum. Perşembe ... yersiz bir hamaratlı, bir görev duygusu bir sarı lale kadar makbulse akşamüstü bir kadına sunulan ... çaresizlik değil yenilgi. (sonradan övülecek) herkesin içinde yürekle buluştuğu bir yerdi ... durduk ve yenilgiden umutlandık başkaları başka şeyleri seçtiler seçsinler ... çarşamba günü sanki her şeyimiz tamdı motorlar sirenler gidip gelişler koyduğunu koyduğun yerde buluşlar belki güzel bir takım şeyler ama artık vakit akşamdı. ... perşembe. bir uzun ses bekledim. oturmadım ... sabahı bekledim. cumayı Cuma ne söylenebilir! tam çağıydı, olağandık sabahlarda süzgündük, ancak akşamlarda vardık ... ne söylenebilir! her şey düzeliyor sandık odalarda çok geniş alanlarda dardık ... ne söylenebilir! tam çağıydı. belki aldandık otlarla yeşerdik, güllerle sarardık gücüm tazelenmedi, suratım eski. yırtık. her şeyleri bıraktım, geniş kıyılara dadandım. aik diye geceleri çözümledim. aldandım. ... Cumartesi yarın pazar yarınki pazarların sessizliği Pazartesi ... kanatır akışını akarsuların çıplak şimdiki başarılmamış bir geçmişten arta kalan şaşkınlık şimdiki çıplak. yarı aydınlanmış bir duvardaki. bir yenilgiden çıkarılmış bir deney. bir yaşlılık soluğunu ağartırdı bir altın damlanın ... seven, saygı duyan, yaslanan sana mermerden yanılan, pelikülden, insan onurundan mermere yenilen, peliküle, insan onuruna seçim sandıklarından otuzüç dönülü plaklara yenile yenile şaşkın, şimdiki çıplak bir yaşlılık ağartır soluğunu bir altın damarının yenile yenile şaşkın arta arta kendi diline aktardığı sıkıntısına ... "kutsal yenilgi!.. şimdiki. o'na bağımsızlığını hatırlatıyorsun şimdi her şeye yeniden başlamanın kanattıkça" |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
Yavaşça Oluyor Ellerime
Şair: Turgut Uyar Susuz bir aklık başlayınca aramızdan yavaşça oluyor ellerime bulaşması, bir eksiyle yüklü minüskül H harfinden bir meydan çarpmasından, beni hatırlamakların Bunlar bizim kızlarımızdır Kara güller önlerinde kara saçları çılgınca ikiye ayrılmış, - hiçbir şey eski açıklığında değil ki - yavaşça oluyor ellerime bulaşması, bir ot sesinden bir at akşamından, tam şehir içinde, otobüs durağında, birden ulaşılmaz gençlikleri herşeyin.. Yapmayın.. Nasıl inanırım eşitliğine! . Heryerde gençtir o Büyük Su. Kıyıdadır, boyalı sandallar ve sabah çocuğu kıyısındadır Kırları ve ormanı geçince hemen, şehir bitince yani çok kolay yani lokantalar bitince sayın örtüleriyle, kuzuların danaların kıyma yapıldığı kasaplardan sonra elmalardan karpuzlardan biraz ötede yani uzakta.. - hiçbir şey artık eski açıklığında değil ki - yani kiliseden bozma camilerde yani askeriye deposu yapılmış, yani burda, orta yerde, ışıkta ve parada zaman zaman gökyüzü gecesi aralığında. ..... Bir denizin yanında nedir ki bıyıklı ve saçları dökülmüş bir adam, kötü bir alışkanlıktan başka nedir bir adam... |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
Uzak Kaderler İçin
Şair: Turgut Uyar Birgün, bir yağmurla garip garip -Çoluğu çocuğu terk edeceğim.- Bir sevgiyle doymayacak kalbim,anladım Alıp başımı gideceğim. Asır yirminci asırdır,amenna Bir yanımda sevgilerim, bir yanımda sancım Neon lambaları büsbütün karartır gecemizi Uzaklar daha uzaklaşır Bir define çıkarır gibi kayalardan, Ademden beri Sımsıcak sevgilere muhtacım. Bir gün alıp başımı gideceğim -Yıldızlar ışısın, yollar üşüsün, yollar...- Belimi bir ılık şal sarsın, mavi Hüzünlü bir serencamın ardından, şarkısız Rüyalarım unutulmuş bir handa pes desin Görmüş geçirmiş bir çift duygulu dudak karşısında. Kendi kendine çekilmez oluyor ömrüm Her insanın ayrı ayrı yaşayabilsem kaderinde Diyarı gurbette kanlı bir aşk Bahtsız bir çocukluk uzak köylerin birinde En uzak beyazlar, En yakın ikindilerde, duygulu Ve bir sahil meyhanesinde bir akşam İçip içip ağlasam... Nasıl kısa kesmeli bilmiyorum? Herkesin derdinden pay isterken. Uzak kaderlerin suları çağlar şimdi Yıldızlar dökülür sonsuza içimizden. Birgün, bir parkta otururken, biliyorum Bir el yağmurla dokunacak omuzuma Bir çift göz,bir davet, bir kalp Çoluğu çocuğu terk edeceğim. Yapraklar dökülecek, çiçekler solacak Bir sonbahar, bir sabah ve bir yağmur olacak Toprak ve insan kokularıyla, Uğultulu bir sarhoşluk içinde, yıllar için Başımı alıp gideceğim. |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
Tut Ki Ben
Şair: Turgut Uyar tut ki sen bir şiiri çok iyi yazsan ya da çok iyi bir şiir yazsan bir saatin aralıksız işleyişi bir çocuğun bir sokak kedisini sevişi bilmem ki sanki güzel bir akşam gibi onun için her akşamı iyi yaşamalıyım yani kıskanılan onu demek istediğim hepsi |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
Terziler Geldiler
Şair: Turgut Uyar Terziler geldiler. Kırılmış büyük şeylere benzeyen şeylerle daha çok koyu renklere ve daha çok ilişkilere Bir kenti korkutan ve utandıran şeylerle. Kumaşlar bulundu ve uyuyan kediler okşandı. Sonra sonsuz çalgısı sevinçsizliğin. Çay içmeye gidenler vardı akşamüstü, parklara gidenler de Duruma uymak kısaltıyordu günlerini artamayan eksilmeyen bir hüzünle... Yorgun ve solgundular, kumaşları buldular, kenti doldurdular O çelenk onbin yıllıktı, taşıyıp getirdiler Ölülerini gömmüşlerdi, kalabalıktılar, tozlarını silkmediler Bütün caddeler boşaldı, herkes yol verdi, 'Tanrıtanır kadınlar ve cumhuriyetçiler piyangocular, çiçek satın alanlar, balıkçılar ağlarını, paraketelerini, ırıplarını, oltalarını zokalarını, çevirmelerini ve kepçelerini topladılar. Sigaralarını yere atıp söndürdüler sigara içenler.' Bir şey vardı ısınmaz kalın kumaşların altında, kesip biçtiler Patron çıkardılar, karşılaştırdılar, Katlanılmaz bir uykunun sonunu kesip biçtiler Şarkılara başladılar ölmüş bir at için Makaslarını bırakmadılar Bekleniyorlardı. 'Ey artık ölmüş olan at! -dediler- Ne güzeldi senin çılgınlığın, ne ulaşılırdı! Sen açardın, Otuzüçbin at türünün tek kaynağıydın sen! Tüylerin karaparlaktı. Koşumların, -kokulu yağlarla ovulup parlatılan- nasıl yakışırdı sağrılarına ve göke. Göke bir ululuk katardı sonsuz biçimin, at! Toynaklarını liflerle ovardık Senin karaya boyanırdı koşuşun Uyandırırdı bütün karaları ve denizleri. Çılgın kişnemeni duyardık sonsuzun yanıbaşından Ne güzel gözlerin vardı Kara at! Binlerce kişi, -çocuklar, kadınlar, erkekler görkemli yahut darmadağın giysileriyle herkes körler ve cüzzamlılar, bütün kutsal kitaplar kalabalığı, ermişler, kargışlılar ve günahlılar gebe kadınlar, vâz edenler ve dondurmacılar ve at cambazları ve tecimenler ve kıralcılar ve gemicilerle Tanrıtanımazlar ve tefeciler ve yalvaçlar...- ormanlardan ve kıyılardan ve kıraç yerlerden gelmiş senin mutlu ovanı doldurup haykırırlardı. Büyük sesler içinde sen, geçerdin...' Terziler geldiler. Bu güneşler odaların dışındaydı artık. Herkes titrek ve sabırsız, titrek ve sabırsız evlerinde Gazeteler yazmadı, dükkânlar dönemindeydik Yüzlerce odalarda yüzlerce terziler, pencerelerini kapadılar Parmakları uzun, kurusolgun yüzleri sararmış, eskimiş durmaktan Yitik saat köstekleri, titrek ve sabırsız yorgun bacakları Her şeylerine yön veren durmuşluğa olur dediler Beğenip gülümsediler. 'Ey artık ölmüş olan at! -dediler- Senin eyerin ne güzeldi. Dişi keçi derisinden, ofir altınıyla süslü Nasıl yaraşırdı belinin soylu çukurluğuna Seninle öteleri ansırdık. Öteler, baklanın ve pancarın duyarlığı Kedinin varlığı erişilmez kişilik Güneşli bir damda İçimizden gemiler kaldırırdın, Suyunu büyük şölenlerle tazelerdik Bayramımızdın. Kuburlukların bütün kişniş ve badem doluydu. Simdi dar dünya Ölümün büyük hızı kesildi.' Terziler geldiler. Ateş ve kan getirmediler. Hüzünleri kan ve ateşti ama. Uğultulu bir şey Ekspresler garlarda kaldı, ilâçlar çıldırdılar Kenti bir bastan bir basa dolaştım, tıs yok Bütün odalara dağıldılar. Sürahiler tozlu, pabuçlar kurumuş yerlerde kırpıntılar, 'oyulmuş yakalar, kolevlerinden arta kalanlar vatka pamukları, verevine şeritler, kopçalar, düğmeler, ilikler iplik döküntüleri, kumaş parçaları, karanlık akşamüstleri ve sabahlar, dükkân tabelâları, kartvizitler...' kasıklarına kadar çıkmış, en ufak bir ölüm bile yok. Tarafsız bir aşk çağlıyordu onların solgunluğunda Mutfaklarını kilitlediler, büyük atsı giysiler kestiler, 'Ey artık ölmüş olan at! -dediler- Koşuşun büyütürdü dünyayı senin! Sen nasıl da koşardın. Biz güneyde yatardık, sen koşardın Hangi at güzelse ondan da güzeldin Kuyruğun parlak savruluşuyla bölerdi bir karaya göğü ve yüceltirdi, ince bezekli kuskununu. Gemin güzel sesler çıkarırdı güzel ağzında, herkesi sevinçle haykırtan. Başın yaraşırdı düşüncemize ve gözlerine saygıyla bakardık...' Terziler geldiler. Durgunluktu o dökük saçık giyindikleri Yarım kalmışlardı. Tamamlanmadılar. Toplu odalarını sevdiler. Ölümü hüzünle geçmişlerdi, ateşe tapardılar. Kent eşiklerindeydi, ağlayışını duydular Kestiler, biçtiler, dikmediler ve gitmediler, iğnelerine iplik geçirip beklediler; 'Ey artık ölmüş olan at! -dediler- En güzeli oydu iste, yüzünün savaşla ilişkisi. Boydanboya bir karşıkoyma, denge ve istekli bir azalma. Onu bilirdik. O ağaç senin kanınla beslenirdi, hepimizi besleyen. Bir ülkeyi yeniden yaratırdı şaşkınlığımız senin karşında, alışverişin, alfabenin, iplik döküntülerinin ve her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği...' |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
Tel Cambazlarının Tel Üstündeki Durumu
Şair: Turgut Uyar Sizin alınız al inandım Morunuz mor inandım Tanrınız büyük amenna Şiiriniz adamakıllı şiir Dumanı da caba Ama sizin adınız ne Benim dengemi bozmayınız Bütün ağaçlarla uyuşmuşum Kalabalık ha olmuş ha olmamış Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum Ama ağaçlar şöyleymiş Ama sokaklar böyleymiş Ama sizin adınız ne Benim dengemi bozmayınız Aşkım da değişebilir gerçeklerim de Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı Yan gelmişim diz boyu sulara Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum Hiçbirinizle dövüşemem Siz ne derseniz deyiniz Benim bir gizli bildiğim var Sizin alınız al inandım Sizin morunuz mor inandım Ben tam dünyaya göre Ben tam kendime göre Ama sizin adınız ne Benim dengemi bozmayınız. |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
Susuzluk'a
Şair: Turgut Uyar sen beni hazırlama sakın sen de bana gel ölmüş ölü olmuş hüseyne hasana gel elleri koku dağıtırdı nasıl bir koku suya gel kana gel bir yeni hasana gel o öldü çünkü bir gülü tutmuştu bilmeden sen istersen her gün gel her sene gel gel beyazlıkları elle türlü kokuları biç günler karardığında davran hep sana gel ne yap yap hazırla kendini anladın mı ne yap yap meselâ ısıtıp dökündüğün sularla bile bana gel hatırlanmış bir gül ben de hatırlarım kolaydır ölmüş mü ölmemiş mi hüseyne hasana gel hüseyin de öldü ölür hasan da öldü ölür ölen ve dirilen o bitmez insana gel |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
Sulardan Ürkü
Şair: Turgut Uyar suların çoğaltığı seslerden ürküyorum yorgunluk veriyor ürkü¹ alacakaranlık gibi anlamsız bir şey bir çoban kepeneği gibi ya da gelip çakılıyor aklıma sonra hiç bir şeye benzemiyor bir saat iki saat üç saat gibi şeyler oluyor ama hiç bir şeye benzemiyor tutturduğum türkü nedendir bilmem Edip le söylediğimiz zaman oluyordu halbuki ---------------------------- ¹ türkü ye kafiye aradığımı sandınız,yanıldınız! |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
Sonnet
Şair: Turgut Uyar Çekemezsin bir yere sineden başka. Biliyorum günler hep böyle geçecek. Ne akşamleyin komşu, ne bir akraba, Ne bir dost, oturup karşılıklı içecek.. Yalnızlık sade şurda burda değil, Düşüncede, hatırada ve dilekte. Hangi taşı kaldırsan, nerde 'of! ' çeksen, Bir dudağı yerde, bir dudağı gökte.. Bilmem rengi nasıldır, boyu ne kadar. Biçen her kimse yıllardır yanlış biçiyor. Bir elbise ki, alabildiğine dar.. Nedir bir türlü sırrını anlamadık, Kimdir bizimle böyle şaka ediyor, Hangi cebini karıştırsan yalnızlık.. |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
Sibernetik
Şair: Turgut Uyar üç kere üç dokuz eder bilirsin birin karesi birdir kare kökü de bilirsin 'mutlu aşk yoktur' bilirsin ama baharda ya da dışarda sonsuz göğün altında aşkın aşkla çarpımı nedendir bilinmez garip bir biçimde hep sonsuzdur |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
Ses
Şair: Turgut Uyar seni sonsuz biçimde buldum o biçimi almıştın sandviçlerle, kötü şehirle, terle başbaşa kalmıştın yürüdü üstüne herkesin neonu, herkesin babaannesi herkesin en eski olan kökü, en eski hanesi yeşili bozup suya çevirdin, akşamı sonsuz uzattın ne buldunsa o akşama uygun, ne buldunsa ona kattın sen bir atmacanın en uzun çığlığısın, her türlü gökte göğü büyüttün, otobüsleri aldın, şehirleri ufalttın seversin diye söylerim her şeyi, sana uygun olsun çünkü her şeyin birbirine uygununu sen bulursun gel ellerini ver en güzel ellerini öyle ruhum, ateş yüreğim, kokum birlikte öyle... |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
Senfoni
Şair: Turgut Uyar Önce sesin gelir aklıma Çaresiz kaldıkça hep seni düşünürüm Güzel olan, dolgun başaklardaki sarışın sevinçli Sonra cumartesi günleri gelir Sonra gökyüzü gelir hemen kurtulurum Bir yağmur yağsa da, beraber ıslansak. Kırk kere söyledim bir daha söylerim Savaşta ve barışta, karada ve denizde, Düşkünlükte ve esenlikte Zamanımız apayrı bize göre Yanyana olduk mu elele Aç kalsak ağlamayız biliyorum. İçim güvercinleri okşamış gibi rahat Sen yanımdayken ister istemez Geniş meydanlarda akşam üstleri Üstüste üç kere deniz, üç kere çınarlar. Sen yanımdayken ister istemez Uzak ırmakları hatırlıyorum. Arasıra düşmüyor değil aklıma Yabancı kadınların sıcaklığı Ama Allah bilir ya, ne saklıyayım Yanında ihtiyarlamak istiyorum... |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
Kıyıdaki Elmaya Bir Ses
Şair: Turgut Uyar ey canımın güftesi, eylülün ikinci haftasıydı o sıra bana gülümseyerek getirdiğin bir bardak suydu o sıra hatırla denize hiç bakmadık çünkü kıyısındaydık bir elma kendi kendine büyür dururdu o sıra bir kıyı ikindisiyle bir elma öyle kendiliğinden büyürler bir öfkenin ya da bir dağın yanısıra bir kıyının beslerliği bir elmadan ayrılmaz gibi ama elma soğuk bir kış akşamında bile yenir ısıra ısıra bir öfkeyi diriler durmadan elma, ovadan gelir elbet küfelerle sandıklarla hüzünlerle ardısıra ey geçmişten gelen konuk, sonsuz düğmelerimi tut yerlerini yadırgayan sonsuz iliklerin adına ey canımın güftesi, denize hiç bakmadık, hatırla tek pencereli bir odada elma yedik ısıra ısıra elmanın topraktan süzdüğü, gemilerin denizlerde gezdiği bir tatildi, bir geçiştirmeydi, yalnızlıktı bir kusura neydi, ne doğruydu, nerden vardık yakışmıyor konuşmak bize öyle barışlar okuyup yalnızlığı yaşamak kara kara ey canımın güftesi, ey penceresi bütün sıkıntılarımızın bizim babalarımız neden ölürlerdi hatırla sıra sıra bu söylediğim iyi bir şarkıdır elle bile hatırlanır yani şu, ateş ve deniz buluşurlar bir limanda arasıra yani şu, elma yenir ve balık durmaz kaçar ama yenilmezler artık buluştukları sıra |
Cevap: TURGUT UYAR Şiirleri
Kurtarmak Bütün Kaygıları
Şair: Turgut Uyar Sularsa akmak birgün birgün birgün Birgün dağlara çıkmak birer birer dağlara çıkmak birgün Çıkmak çıkmak birer birer birgün dağlara dağlara birgün Birgün birer birer dağlara Ah nasıl dağlara birgün Ey birgün Çiçek açmak birgün Dağlara dağlara birer birer dağlara Otları büyütmek birgün Birgün köyler kentler yıkanık damlar geri dönmek birgün Birgün yeni dönmek Birgün dağlara çıkmak birer birer çıkmak çıkmak Su yürümek güneş bilmek Yeniden orda otlarda orda yeniden orda orda Bitkin birgül bulmak ve geri dönenler birgün Ey yorgun atlar, sayı bilmiyen çocuklar Ey bütün hazır elbiseciler ey, Birgün olmak, küskün keşişlerden olmamak birgün Dağlara dağlara çıkmak sular köprüler sular birgün çıkmak Eski kaba arabalardan inip birgün çıkmak Dağlara dağlara dağlara başka hiç Birgün dağlara. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 05:30. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.