![]() |
Cevap: Sabahattin Ali Şiirleri
KIYAMADIĞIM
Hey bir zaman bakıp bakıp Seyrine doyamadığım! Şimdi gurbette bırakıp Sesini duyamadığım! Evde kapanıp kaldın mı? Seyrana çıkıp güldün mü? Başkalarının oldun mu? 'Benimsin!' diyemediğim! Akıtıp gözüm yaşını Hatırlarım gülüşünü; Kıvırcık saçlı başını Göğsüme koyamadiğım! Dik yamaçların selisin, Sen benden daha delisin, Şimdi kimlerin kulusun? Başını eğemediğim! Nasıl vurgunum bilirdin, Niçin benden yüz çevirdin? Kimlerin koynuna girdin? Öpmeğe kıyamadığım! |
Cevap: Sabahattin Ali Şiirleri
MELANKOLİ
Beni en güzel günümde Sebepsiz bir keder alır. Bütün ömrümün beynimde Acı bir tortusu kalır. Anlıyamam kederimi, Bir ateş yakar derimi, İçim dar bulur yerimi, Gönlüm dağlarda bunalır. Ne kış, ne yazı isterim, Ne bir dost yüzü isterim, Hafif bir sızı isterim, Ağrılar, sancılar gelir. Yanıma düşer kollarım, Görünmez olur yollarım, En sevgili emellerim Önüme ölü serilir... Ne bir dost, ne bir sevgili, Dünyadan uzak bir deli... Beni sarar melankoli: Kafamın içersi ölür. |
Cevap: Sabahattin Ali Şiirleri
ÖYLE GÜNLER GÖRDÜM Kİ
Öyle günler gördüm ki, aydın gökler kararıp Bahtım bir bulut gibi üstüme çöker oldu, Her gözümü yumunca tanıdık yüzler görüp, Hayaller alev alev beynimi yakar oldu. Ümitsizlik, gariplik dört tarafımı sarıp Yüzüm sırıtsa bile, içim yaş döker oldu. Her sabah ilk ışiklar gözlerimi oyardı, Uyanan taş duvarlar iniltimi duyardı. Öyle günler gördum ki, duvarlar gelir dile, Gözumde canlanırdı eşkiya masalları. Varlığımı sarardı, hain bir isteyişle Görmediğim yumuşak bir düşmanın elleri Kafada çelik gibi fikirler dursa bile Kalplerin eksik olmaz böyle zayıf halleri: Bazen kendi kendimin elinden kurtulurdum, Kalbimi bir çamurda çırpınırken bulurdum. Öyle günler gördüm ki, dost dediğim insanlar Ben yanına varınca dudağını kıvırdı. Bir zamanlar yanımda ağız açmayanlar Sırtımı sıvazladı, bana oğüt savurdu. Silahsız gördüğüne saldıran kahramanlar En alçak tekmelerle beni yere devirdi. Ruhum bir heykel gibi düşüp parcalanırdı. Bu sesleri duyanlar gülüyorum sanırdı. Öyle günler gördüm ki, tabanca sakağımda Tasarladım aydınlık dünyayı bırakmayı Gönlüm acıklı buldu, en ateşli çağımda Sönük bir yıldız gibi boşluklara akmayı Tabancanın namlusu ısındı yanagımda, Parmagım istemedi tetiğini çekmeyi Bir sonbahar yağmuru gibi içim ağlardı Bir şeyler fakat beni yaşamağa bağlardı. Ey bir tane sevgilim, ben bugün yaşıyorsam Sanma ki hayat tatlı, insanlar hoş olmustur, Dağ başında bir kaya gibiyim şöyle dursam Etrafım eskisinden daha bomboş olmuştur Yalnız sana borçluyum bugün dünyada varsam: Seni her andığımda gözlerim yaş olmuştur Yaşlar ki bir ırmaktır, dertleri sürür gider, Gözyaşları içinde seneler yürür gider. Yok olmak isteğiyle kalbim attığı zaman, Bana: Yaşa der gibi gülen senin yüzündü. Dizlerim bir batakta yorgun yattığı zaman Bacaklarıma kuvvet veren senin hızındı. Yaşaran gözlerimde, güneş battığı zaman Sıcak bir yuva gibi tüten senin dizindi. Sen aklıma gelince her şey gülümserdi. Ağaçlar sarkı söyler, rüzgar tatlı eserdi. Ey sevgilim, bilirsin benim ne çektiğimi: Garip başimın derdi bir yürek taşıyorum. Anlarsın niçin uzak yerlere baktığımı: İçinde yaşanmaz bir dünyada yaşıyorum. Görünce gülme sakın çırpınıp aktıgımı: Ilık ve aydınlık bir denize koşuyorum. Sen benim sevgilimsin, sevsen de, sevmesen de, Aradığım yerlere benzeyiş buldum sende. |
Cevap: Sabahattin Ali Şiirleri
RUHUMUN DALGALARI
Ruhumun dalgaları, koşup kabarmayınız. Her damlanız tutuşan göğsüme birer bıçak. Kalbim bir kayadır ki, nerdeyse yıkılacak, Hayalden köpüklerle kalbimi sarmayınız. Dümdüz olsam diyorum, ve kumlu bir sahili Yalayan sular gibi siz de yavaşlasanız. Bilmediğim yeni bir masala başlasanız, Çekilse kulağımdan hatıraların dili. Ey eski günler artık bana yaklaşmayınız, Ey hayaller, vurmayın kalbimin sert taşına. Bütün bir hayat bile değmez bir göz yaşına, Ruhumun dalgaları, köpürüp taşmayınız. |
Cevap: Sabahattin Ali Şiirleri
ÇOCUKLAR GİBİ
Bende hiç tükenmez bir hayat vardı Kırlara yayılan ilkbahar gibi Kalbim hiç durmadan hızla çarpardı Göğsümün içinde ateş var gibi Bazı nur içinde, bazı sisteyim Bazı beni seven bir göğüsteyim Kah el üstündeydim, kah hapisteydim Her yere sokulan bir rüzgar gibi Aşkım iki günlük iptilalardı Hayatım tükenmez maceralardı İçimde binlerce istekler vardı Bir şair, yahut bir hükümdar gibi Hissedince sana vurulduğumu Anladım ne kadar yorulduğumu Sakinleştiğimi, durulduğumu Denize dökülen bir pınar gibi Şimdi şiir bence senin yüzündür Şimdi benim tahtım senin dizindir Sevgilim, saadet ikimizindir Göklerden gelen bir yadigar gibi Sözün şiirlerin mükemmelidir Senden başkasını seven delidir Yüzün çiçeklerin en güzelidir Gözlerin bilinmez bir diyar gibi Başını göğsüme sakla sevgilim Güzel saçlarında dolaşsın elim Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim Sevişen yaramaz çocuklar gibi.. |
Cevap: Sabahattin Ali Şiirleri
ÇAKIR
Altın saçlarını sıkıca tarar, Sonra iki örgü yana bırakır; Ayağında pembe dallı mor şalvar, Taze gelin gibi süzülür Çakır... Beyaz ellerine kına yaraşır, Mavi gözleriyle bir içim sudur. Efeler onu el üstünde taşır; Köyün bir tanecik orospusudur. Çakır'sız olamaz hiç bir eğlence Herkesingönlünü kaplar çünkü sis... Bazan mal olsa da iki üç gence, Yine Çakır'ını ister her meclis... Geniş meydanlarda yakılır çıra, Çakır nazlı nazlı dokunur 'def'e... Süt gibi rakıyı sunar Çakır'a Gür bıyıklı, ateş gözlü bir efe... gitgide açılır sırma cepkenler; Kıllı göğüslerinden süzülür rakı. Bazan birisinin bağrına girer, Elma soymak için alınan çakı... Çakır yılan gibi döner, kıvrılır -Sırma saçlarında fildişi tarak- Tabanca çekilir, bıçak sıyrılır, O döner elini şıkırdatarak... Yalnız bazı kere taze gelinler, 'Bize kocamızı ver! ...diye inler... O zaman Çakır'ın gözü doludur... O zaman gözünün önüne gelen Cepheden şehitlik alıp yükselen İncecik bıyıklı bir yavukludur... |
Cevap: Sabahattin Ali Şiirleri
Ne görsem, öte
göklerde kartal gibiydim kanatlarımdan vuruldum mor çiçekli dal gibiydim bahar vaktinde kırıldım yar olmadı bana devir her günüm bir başka zehir hapishanelerde demir parmaklıklara sarıldım coşkundum pınarlar gibi sarhoştum rüzgarlar gibi ihtiyar çınarlar gibi bir gün içinde devrildim ekmeğim bahtımdan katı bahtım düşmanımdan kötü böyle kepaze hayatı sürüklemekten yoruldum kimseye soramadığım doyunca saramadığım görmesem duramadığım nazlı yarimden ayrıldım Sabahattin Ali |
Cevap: Sabahattin Ali Şiirleri
SON MEKTUP
Ey yar, bu mektubu aldığın demde Kara topraklara verdim kendimi... Herşey bana engel oldu alemde, Bir coşkun nehirdim, yıktım bendimi. Benim gönlüm doğusundan deliydi; Başka dünyaların şaşkın seliydi... Bunun böyle olacağı belliydi... Her şey biter sel yerine döndü mü... Dünya durmaz, bahar olur, kış olur, Belki senin gözün yaş olur, Ben garibim, benim gönlüm hoş olur, Sevdiklerim ayda yılda andı mı... Yıldız olur sana ışık tutarım, Bülbül olur pencerende öterim. Yer altında belki rahat yatarım Yer üstünde çektiklerim dindi mi... Şimdi yaşamayı tatlı bulursun, Koşarsın, gülersin, tez yorulursun, Bir gün olur yine bana gelirsin Deli gönlün yaşamağa kandı mı... Sabahattin ALİ |
Cevap: Sabahattin Ali Şiirleri
Kara yazı
geçmedi yare sözümüz yollarda kaldı gözümüz yere sürüldü yüzümüz böyleymiş karayazımız. çiçekler açılmaz oldu pınarlar içilmez oldu yar bize gülmez oldu böyleymiş kara yazımız. yalnız ona yar demiştik onda bir şey var demiştik o bizi anlar demiştik böyleymiş kara yazımız. hey gönül gene bu gece kederim geceden yüce gel susalım beraberce böyleymiş kara yazımız. . Sabahattin Ali . |
Cevap: Sabahattin Ali Şiirleri
Yat ve Uyu! ..
Bu karanlık, bu uzun kış gecelerinde... Soğuk, buzdan bir perdeyle süslerken camı, Dolaşırken birçok siyah gölge odamı, Damarımda kurşunlaşıp donarken kanım; Yine seni düşünmekle geçer zamanım... Bu kimsesiz... Bu mahzun kış gecelerinde... Serpilirken pencereme avuç avuç kar... İçerimde hicranlardan bir nehir akar... Karların da lambam gibi rengi sarıdır... Onlar yırtık bir mektubun parçalarıdır: Rüzgar, sana yazdığımı geri getirdi... Pencereden dondurucu bir nefes girdi... Rüzgar yaptı her çatıda ayrı bir makam... Yine senin hayalini gördüm bu akşam... Hançeremden alev gibi çıktı bu çığlık: -Git istemem! .. Git istemem! .. Çık odamdan çık! .. Ah! .. Ne dedim? . Hayır gitme.. Hayır gitme... Gel! .. Ben git dedim, dedim ama sen işitme... Gel! .. Sensin beni en onulmaz yerimden vuran, Fakat sensin yine boş ömrü dolduran... Bu çılgının senden başka muini var mı? .. Gitme... Beni senden başka kimse anlar mı? .. Gözlerimi sen ki başka bir ufka açtın... Nerdesin ya? .. Nerdesin ya? .. Ah neden kaçtın? .. Yapyalnızım... Etrafımda yok senden bir iz... Odam sessiz... Dışarda yağan kar sessiz... Bu geceler dayanılır gibi değil ki... Ey şimdi bu satırları okuyan bil ki: Istıraplar yüz katlı kış gecelerinde... Fakat kızgın yanardağlar çıksa bağrımda, Senin için ben her derde katlanırım da Derim ki: 'Bu gecelerin ızdırabiyle, Ben ağlasam, harap olsam, çıldırsam bile; Sen ateşli vücudunla ısınan rahat, Yatağında bir rahibe saffetiyle yat... Yat ve uyu! .. Bu tatlı kış gecelerinde...' (1928) . Sabahattin Ali |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:39. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.