Birbirinde arınan iki nehir gibi
Birbirimizden geçerek çıktığımız açıklık
Ruhlarımızı yeniden bölüştürüyordu bedenlerimize
Uçurum içini çekiyordu, orman fısıldıyordu
Kumlarını silkeleyen göçebe bedenin
Yeniden düşüyordu yola
Görünmezin atlarıyla uzaklaşıyordun
Erkekliğin sütünü bıraktığın tuzlu dudaklarım
Ardından bir şiir mıraldanıyordu sana,

Uçurum, orman, ay ve
Bedenindeki bir kaç işaretle
Zamana geçirilen dayanıklı söz, o gece
Ardından mırıldandığım şiir
Şimdi başkalarının dudaklarında göçebe...