![]() |
Susmaya da Konuşmaya da
Susmaya da Konuşmaya da
suskunum becerebilirsem cesaretim yok omuzlayabilirsem sırtlayabilirsem yenir bir tanesini daha elimde oynayacak bir kart dahi kalmamış sanki yitirmişim tahsilimi küçük bir kumarda bu sabah adınla uyandım varlığın uzaklardan sesleniyordu şiir mısralarıyla deniz aşırı sulardan ölesiye uzaklardan gelen bir dağ çığlığıyla bir tek benim duyabildiğim o da usulca diplerinde seni sakındığım sığınağımın kuytu köşelerinde insanlardan fakirim şu günlerde bedevi yaşıyorum hasretinle mutluluk fakirliği en can acıtıcı olanı öfkeliyim şu günlerde sana bana geçmişimize öfke en ağır olanı küfrediyorum şu günlerde sustuklarıma söylediklerime söyleyemediklerime anlatamadıklarıma küfretmek en ayıbı bomba olmuş içimde yaşadıklarım o da en ölümcül olanı gün günsüz aydı bu sabah yatağımda kendimden kuşkulu gözlerim tavana bakmaktaydı çıplaktı bedenim gecesi utangaçlığıyla sabahı haklıydı oysaki utangaçlığı çıplak olan yalnız beden değildi ruhum da çıplaklaşmıştı bütün gece çırpınmış yırtıp atmıştı kendini, soyunmuştu bedenim ise anladığında gitmişti utangaçlığı kalan sadece kuşkulu gözlerdi tavanı seyreden mısraların dökülüyordu tükenmeyen kalemimden zihnimin yine bir sitemdi kelimelerin hala bir kahırdı adını koyamadığımız ne diyordu savurduğun dağ çığlığı deniz aşırı sulardan gelen? çağıran mıydı gönlüne yoksa kovan mı gönlünden? öyle ya suskunum becerebilirsem bu sabah adınla uyanmışım gözler tavanda girdaba sürüklenmişim deniz aşırı sulardan gelen ama işte ne var ki küfrediyorum şu günlerde susmaya da konuşmaya da... |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:02. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.