Suya yakın durduğum zamanları düşünüyorum... mavi... oraları böyle değil... ayağına taş batarsa canın yanıyor... böyle lafla sözle değil... insanın insana ettiği. ah!


Söylenmeyenleri değilde söylenenleri tutuyoruz... sanki lafın ömrü varmış gibi... tutamıyorum. bir ah! anı.

Yol'un öğrettiği insanın yalnızlığı ve bütün ömürler güzel bir iki'ye tamamlanmak için yaşanır gibi... ya da bir hayal kırıklığını onarmak en yeni heveslerle...

Kalabalıklar güzelleştiriyor, karanfil mevzuubahis... elden ele.

Kapanan fallar suya dökülüyor, bir düş daha güzel yorulabilirmiş gibi... istemsiz ama güdüsel...

Kulağımda bir ses.

'Hiçbir şey umurumda değil' diye başlayan cümleler fısıldıyor...