![]() |
Gülten Akın Şiirleri
Ağıt.. Şair: Gülten Akın İlk bu sabah İlk bu sabah göğü görmedim İlk bu sabah kayısı çiçeklerini Hüzün ilk kez konuk gibi gelmedi Efendim, ev sahabım Karacamı suya indiremedim Şahanım uçurdum döndüremedim Dağlar Enikli kapılar kitlendi Taş avlular sustu İlk kez bekledim ölümü Dostu bekler gibi bekledim Dağlar Benim acım acıların beyidir Canıma bir doru kısrakla gelir Öfkeyi sabırda eritir Umut yer Suyunu gözümden içer bir zaman Dağlar of dağlar |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Alar Ho Şair: Gülten Akın Haddeden geçirip altını İpek teline sararlar Kalptan olur Altın yaldızı vururlar Ak gümüş üstüne ince elleri Barışta ağıtlar gibi yumuşak Çağ gelir kavga kurulur Silahı sim kemerinde Al kanat küheylan olur Demen beylere beylere Alar ho Romalı Dakyustan bu yana Kaç hayın kaç zalım görmüştür Kaç kıya kaç yıkım görmüştür Çekilir sabır mağarasına Yedi uyurlardan olur Demen beylere beylere Alar ho Zorla hele hile ile Toprağına girildiğinde Satıldığında gavura Yöneticileri Verir savaşını kahraman olur Demen beylere beylere Alar ho |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Ayrılanlar Gemisi Şair: Gülten Akın Bunlar en mutlu günleri ayrılığımızın Yanaşmadan özleminin limanlarına Bir uzun hava içinde kendimiz kendimizin Uzasın dönmenin saçları, çagırma uzasın |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Ayrıntılar İlahisi Şair: Gülten Akın Ben neyi kimden aldım, nerden aldım Her şeyi bir yerden aldım Yorgunum, yorganım uzakta dışarda Sabrımı bolca verdiler içerden aldım Sözler gelip geçsin diyedir, öfke sen bekle Örselendin ağrıdın oyuldun, henüz değil ölüm Ten bekle Bağırmalıyım,çığlığım kıştan ilkyaza değmeli 'A' yasak, 'hayır' korkulu, 'evet'den usandım Mecnun masaldan atılmış -Tele şov- Milyonla kopyeye bölünmüş leyli Suretler ne gülümseyiş ne sır ne şaka Sandım ki gülümser maskeleri Suretler sandım Durur muydum, bu gömütlükte neyim var Tuhaf dedi, çılgınca tuhaf Ayrıntılar, paslı sürgüler, yosunlu taşlar Ya altındakiler ardındakiler Gültene kandım |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Bir Güneydoğu Ağıdı Şair: Gülten Akın İlk bu sabah İlk bu sabah göğü görmedim İlk bu sabah kaysı çiçeklerini Hüzün ilk kez konuk gibi gelmedi Efendim, ev sahabım Karacamı suya indiremedim Şahanım uçurdum döndüremedim Dağlar Enikli kapılar kitlendi Taş avlular sustu, ben sustum İlk kez bekledim ölümü Dostu bekler gibi bekledim Dağlar Benim acım acıların beyidir Canıma bir doru kısrakla gelir Öfkeyi sabırda eritir Umut yer Suyunu gözümden içer bir zaman Dağlar of dağlar |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Bir Kayığa Biner Geceleri Şair: Gülten Akın Tadını, yağmura duygulanmanın Paylaşır kuşlarla biri gizlice Gülmesini tutamamış bir sincap Sallanır utanç bahçelerinde Yalnız atlar yıkılır düzlerde suya özlemlerinden Bir ben miyim yalnızlığa yenilen, sen, sen, sen Uzun sokakların ucunda evleri İlk denemelerden geri dönülmüştür İtildikçe içe, durduğu bilinen Bazı dostları yitirmeye gidilir Yalnız atlar yıkılır düzlerde suya özlemlerinden Bir ben miyim yalnızlığa yenilen, sen, sen, sen Bir kayığa biner geceleri Sığlıkta o kadın tek başına Dua biçiminde inceltir korkuyu Sunar içtenliksiz, tanrısına Yalnız atlar yıkılır düzlerde suya özlemlerinden Bir ben miyim yalnızlığa yenilen, sen, sen, sen |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Çağrı Şair: Gülten Akın Evler büyük dedikçe büyük Ben insanların en garibi Uzağı ilk defa kavradım Görür yahut dokunur gibi Eski bir saçakta kuşlarla Yele yağmura karşı oturdum İç içe daireler çiziyor İçine adımı yazıyorum Gün uzun türküsünü bitirdi Karlı dallara yürüdü karanlık Yalnızlık çekilmez bu vakit Delirdi denizde yosun çayda balık Gel artık |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Deli Kızın Türküsü Şair: Gülten Akın Sana büyük caddelerin birinde rastlasam Elimi uzatsan tutsam götürsem Gözlerine baksam gözlerine, konuşmasak Anlasan Elimi uzatsam tutamasam Olanca sevgimi yalnızlığımı düşünsem-hayır düşünmesem Senin hiç haberin olmasa Senin hiç haberin olmaz ki Başlar biter kendi kendine o türkü Yağmur yağar akasyalar ıslanır Bulutlar uçuşur geceleyin Ben yağmura deli buluta deli Bir büyük oyun yaşamak dediğin Beni ya sevmeli ya öldürmeli Yitirmeli büyük yolların birinde ne varsa Böcekler gibi başlamalı yeniden Bu Allahsız bu yağmur işlemez karanlıkta Yan garipliğine yürek yan Gitti giden |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Gülerken Yüzün Şair: Gülten Akın Gülerken yüzün Dem çeken bir güvercinin sesini İçin için büyüyen çimenleri Baharda lunaparkı, bayramyerini Ve alışkanlıklar dışında her şeyi Gülerken yüzün Aşıyor geçmişin acılarını Kendini yarına değiştiriyor Gülerken yüzün Sanki çarmıhını kırmışsın Senin ve ardından geleceklerin Aylası alnına düşmüş gecenin Oturmuş ağlıyor kendisi Bunu öyle candan öyle yürekten Öyle bir tutkuyla istiyorum ki Aklımda hep öyle kalmalısın |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Güz .. Şair: Gülten Akın "Güz geldi. Gözlerim karmakarışık. Körüm ben Güz geldi. Bunu saçlarımın döküldüğünden. derler ki yaylada doğmuşum, denizin ardında iniştir, yokuştur, geçer dizlerimden." Gazel düştü Derelere ay Yarim Kavga bitti. silahını duvara as başladı Ocağın krallığı, Ormana git baltanı al köşeden, Çocuklarımızı öp. "Uçurtma salıvermiş göğe aşağıdakiler, havasıdır." Çocuklar aşağıdakileri okuyor. ben körüm ne güzel kokuyor Gazeteleri Kitapları insem bir koklasam kendileri nasıl" ben burda bağlıyım ay Yarim Körüm ve yaşlıyım otuz yaşında Çocukları al, in aşağıya dileğimdir, onlar görsünler "Güz geldi, açıksın Yarim Yarim ben neyse. ben körüm. Dereden öteyi bilmedim ama bilirim bir koca yaz çabaladığımız Patatesin sana bir parça şayak etmediğini" Sor bakalım, adam diye Kaydımız var mı? ben körüm, biz eski, Çocukları yazdır Patatesi alıcıya götür ver yirmi beşe eşeğine bin türkü söyle dönüşte dünyalık şeylere dünyanın parası gerek Oysa topraktan çıkardın yirmi beş liracık Kefenimizi al. sabunu lifini unutma bir cennet ayırt Hoca parasıyla birlikte "Bu güz öleceğim. bütün işlerimi bitirdim Derede yıkandım, cevize tırmandım. kuş ürküttüm Kaçırdılar on iki Çocuk doğurdum. bekledim gözlerim Oğlan everdim. kız yetirdim. otuzuma vardım" "Ağlama kız, deme incirim Yar Yar ben ağlamam dağlar taşlar ağlasın Körüm, çelimsizim, göğnüğüm, hastayım. sebeb olanları nerde bulayım adamdan içerli kuşlar ağlasın |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Gölde Şair: Gülten Akın Dayanıksız şeyler durgun alışlarda Ezilir ipek, küflenir tevrat, çalınır inci Doğu çarşısının yoksul yahudisi Bir dost esintiyi yineler- Hüzün - Geçtikçe incelir, geçtikçe silinir Mutluluk dapları Bir kalır yerleri ve gökleri bir kalır İnce elemeye, sık dokumaya Ey mutsuz tanrı, senin gözlerin O tek eski gövdesiyle göl kıyılarında Yetkin bir gevşekliği sürdürsün bıkmadan O tek kendine katlasın zamanı -sus, sus, sus- -Ölüdür seslenmeyin. |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Kadın Olanın Türküsü Şair: Gülten Akın Git oldu can, sürgün geldi dayandı Sürgün yine geldi dayandı Kitapları topladım, çocukları giydirdim Hadi de doğrulalım Dranazın karına Biz nereye düşeriz, halk fakir fıkara Her bahar, her yaz gurbette Sılaya dönmesi olur velakin Ne sılamız belli, ne gurbetimiz Çiğdemi Ardahan yaylalarında Nergisi Sinopta Vanda koparmışsak sarı gülü Portakal kokusu Kumlucadan gelir Karıştırdık sıla nere, gurbet hangisi Bizim gibi gurbetçi görülmemiştir Git oldu can, sürgün geldi dayandı Diktiğin fidanlar sen olmayanda Yel vura ırgalana, gün vura duldalana büyüyecek Yasa şu ki ekinler yürüyecek Bebek dillenecek, güçsüz hallanacak Sis kalkacak İsfendiyar başından Selam olsun bizden önce geçene Selam olsun dosta, hasa, çile çekene Selam olsun dayanana, düşene Yüreğim yürektir, bakma gözüm yaşına Git oldu can, sürgün geldi dayandı Sorulmasın vatanımız ilimiz. |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Kestim Kara Saçlarımı Şair: Gülten Akın Uzaktı dön yakındı dön çevreyi dön Yasaktı yasaydı töreydi dön İçinde dışında yanında değilim İçim ayıp dışım geçim sol yanım sevgi Bu nasıl yaşamaydı dön. Onlarsız olmazdı taşımam gerekti kullanmam gerekti Tutsak ve kibirli -ne gülünç öfke be- Gözleri gittikçe iri gittikçe çekilmez İçimde gittikçe bunaltı gittikçe bunaltı Gittim geldim kara saçlarımı öyle buldum. Kestim kara saçlarımı -n'olacak şimdi- Bir şeycik olmadı deneyin lütfen Aydınlığım deliyim rüzgarlıyım Günaydın kaysıyı sallayan yele Kurtulan dirilen kişiye günaydın Şimdi şaşıyorum bir toplu iğneyi Bir yaşantı ile karşılayanlara Gittim geldim kara saçlarımdan kurtuldum. |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Korkak Kadınlar Şiiri Şair: Gülten Akın Onlar için pazarlar, erkekler sevda ile sıkıntı arasında bir gider bir gelirler gencömrü aşmak, bir dağı aşmak sırtta çocuklar sonra da genç sanmaları kendilerini ol sebeptendir. saati sormadan korkuları vardır yitirmek tek yılgı sevdikleri sevmedikleri de olmuşsa zamanla şakırlar sevdiklerini de ötekini nevroza dönüştürüp saklarlar. |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Küçük Kızın Türküsü Şair: Gülten Akın Küçük, küçücük bir kızken Unutacak mısın yüreğim Bir kurdele bir pabuç yüzünden Unutacak mısın yüreğim Şimdi de onulmaz korkundur Evde ekmeğin tükenmesi Un biter, ekmek biter, gelsin ödünçler Unutacak mısın yüreğim Başın dönerdi sabahları Her atılan bomba bir parça Yiyecek alır giderdi İkinci Dünya Savaşı sırtından geçti Unutacak mısın yüreğim Birçokları kahraman oldular Büyük oldu adları Kara binitleri sırtından geçti Unutacak mısın yüreğim Birçokları kahraman oldular Büyük oldu adları Kara binitleri sırtından geçti Unutacak mısın yüreğim Şimdi çocukları doyurup giydirdikçe Parklara, çarşılara götürdüğünde Kendini, kendi çocukluğunu Unutacak mısın yüreğim Dünya uçurtmayla balonken Kırmızı ve mavi tayfın bütün renkleri Sana zehir zindan edenleri Bağışlayacak mısın Sen, senin adına bağışlayabilirsin O zaman Ottan ve açlıktan ve bilcümle haşereden Cümle dertten hastalıktan Ölenler ve kalanlar seni bağışlamayacaklar Duyuyor musun yüreğim Unutma sakın unutma Bağışlama sakın Sakın düşmanını sevme, sakın susma Bekle büyük kavgayı bekle Anlıyor musun yüreğim. |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Kıyamet Şair: Gülten Akın Elyazını yaktım, dürüsttü ve aşınmamış Sevgi sözcüklerini yaktım, hoyrattır onlar Sıcaklığı saklı akarsuyu anlamazlar Sorular, kurutur incitir sorarlar Elyazını yaktım Adresini yaktım Yakmak gibiydi biraz da dünyayı herşeyi Bastığımız düşümüzde gördüğümüz Özlediğimiz yaklaştığımız Hayatım özlemdi ansımaydı düştü Yaktım adresini şimdi özlem oldu hayatım Resimleri yaktım birini saklasam dedim En çok onu yaktım onu yaktım Kış göğünü yaktım, bir kavak büyüttüm balkonumdan Akşam desem değil, yangın desem değil Dışarda apansız bir kıyameti yaktım Sevgidir kendimi bildiğim, onunla başladım Elyazın mı, adresin mi, resimlerin mi Sen mi ömrün mü Çıkardım onları şimdi sakladığım yerden Kıyameti göğü kışı akşam sözlerini Sevgiyi yaktım |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Orda Kaldım Şair: Gülten Akın giden gitti (yiten zaman) açtığın kapıdan girdim, adımı söyledim işte orda kaldım herkes nerde? (gibi yanlarında durdum) yiten zaman (onlar öyle sandı) hiç ayrılmadım ki (aklım) ben orda kaldım senden bana hiç durmadan akan neyse olsan olmasan yansıladım (yüreğim, ben) sen yoksan da iki olduk gidenlerle gittim (gibi) dünya (zaman) ben orda kaldım |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Rüzgar Saati Şair: Gülten Akın Adam senin böyle ilk gündüzden Sulayıp biçtiğin çayır çimen Üç güne kalmaz tazelenir Adam senin böyle kuşluk vakti Ürküttüğün serçeler -iş olsun- Akşama kalmaz unutur Benim bir nokta kırılmışlığım Gözlerimin ardında büyür durur Aklım ıslıklarla türkülerle Rüzgar saatleri evde tutamam Essin esmesin yollardadır Rüzgar saatleri evde tutamam Serseriler gibi anılarımı Sokaklar doldurur Tepeden tırnağa bir usanmışlık Anı ne bellek ne Bu şehirden bu parktan uzakta Neresi olsa olur Yorgun çayırlar serçeler, yorgunum Nasıl taşısam ellerimi şimdi Damda saçakta bacada bir mavi Sallana sallana uyur Adam senin sulayıp biçtiğin Çayır çimen değil bir başka O makasında suyunda Oturup kalktığın düşündüğünde -Öleyim fal değil bilmişlik değil Gün gibi ortalıkta- Allahın şeytanın odur |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Yeniden Şair: Gülten Akın Karanlık bastı mı gelirsin Pencerem dibinde durursun Oyuncaklar kabartma harfler gibi Elle tutulur garipliğin Elişi kağıtlardan çicekler yaparsın Yeni şekiller görülmedik renkler ışıklar yaparsın Dünya güzelse daha güzel olur Bir şarkı sıcak yayılır ansızın Uzanır ellerin gözlerimi örter Bütün düzenim bozulur Karanlık bastımı seninle gelir Nasıl döner durur ortalarda Çağrışımlardan kopmuş bir sürü Tedirgin kuşlar gibi kelime Elinde aynaların binbir yanlısı Ne yandan baksan ölüm Kurtul dersin kurtul kendinden Unut yitiklerini Seni yargılayacak kim Karanlık bastı mı gelirsin Penceremin dibinde durursun Oyuncaklar kabartma harfler gibi Elle tutulur garipliğin |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Şu Giden Atlıya Türkü Şair: Gülten Akın Ben demedim mi Hazırlandılar Onların yüz bin kolları var Kırbaçları sert, yamçıları sağlam, atları kavi Yeğin git kese sür atınla birleş Ben demedim mi Ben demedim mi Tekin değil koyaklar, dağ yamaçları Yağmur yağar ki sis basar ki kurt iner ki Ay bulanığında gümüş rengi çakallar Ben demedim mi Yalnız gitme demedim mi Çiğdeme sor, çeşmeye sor Tek açan menevşeye sor Ayrılık getirir ayrılıklar Birleş demedim mi Ben demedim mi |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Üşümekten Değil Korku Şair: Gülten Akın Yorgun savaşçılarız, yengiler eskitti bizi Utanırız tadına varmaktan içkilerimizin Biri bütün güneşleri toplar, vermeye bekletir Üşümekden değil korku, ısınır olmaktan Yorgun savaşçılarız, sevgiler ürküttü bizi Tutulmuş dağ yolları oklar ve tuzaklar Biri dostluk adına bağışlar çirkinliğimizi Düz yollara düşeriz yeniden oksuz ve tavşansız Yılgın savaşçılarız, sevgiler ürküttü bizi. |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Yıldızlar ve Boşluktaki Adam Şair: Gülten Akın Hep ondan çoğalır kâğıtlarda Hep o Meryemsi duruşundan Döker el kadar Avrupalı yüzünü Paylaşır milyonla aç adam Masal ister milyonla aç adam Soylu ister kral ister -Değildir kendi- Ve gelsin bir kral kral pazarından Ve gelsin üç prens kral pazarından -İlginç olur masalları soylu kişilerin- Bir ergen odanın kolay köşesinde Acıkmaz usanmaz umutsuzlanmaz Yoncasının dört yaprağı vardır Binlerce gözüyle boşluktaki adam Uzanır düşsel bir incelikten Onu kendi gecesine alır |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Yorgun Sevi Şair: Gülten Akın Susarak,iki komşu gibi güne değerek Asıl söyleneceklerin üstünden aşarak Sevdiğim Ayrı ayrı uzakta,yanyana Birbirimizi derinden gözlediğimiz yazlarda Ve üstün körü baktığımız kentlerde Güllerin güllerimiz Hüzünlerimse hüzünlerimiz değil Bir deli kuzgun gibiyim yaşlı teleğimle Göğü siliyorum duraksamadan Yorgunluktan değil,öyel sanıyorum Yalnızlıktandır Hızla dökülüyor tüyüm teleğim Orda öyle aramızda soluyor işte Ayrı ayrı uzakta,yan yana Hangi yangın hangi deprem becerebilir? |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
İlkyaz.. Şair: Gülten Akın Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya Kalın fırçalarını kullanarak geçiyorlar Evler çocuklar mezarlar çizerek dünyaya Yitenler olduğu görülüyor bir türküyü açtılar mı Bakıp kapatıyorlar Geceye giriyor türküler ve ince şeyler “Memelerinde biraz irin, biraz balık ve biraz gözyaşı Bir dev oluyorsun deniz deniz deniz Sisin dere ağızlarından sokulup akşamları Fındıklarımızı basıyor Neyleriz kararan tomurcukları Çocuklarımıza yalvarıyoruz: Aç durun biraz Tecimenlere yalvarıyoruz: Bir 'Hotel' bir gizli evlenme az çiziniz Bir banka az çiziniz bir yalvarma Bizden size ve sizden dışardakilere Karılarımızı yolluyoruz tırnaklarını kesmeye ve demeye -Evet efendim- Çocuklarımızı yolluyoruz dilenmeye Bizler gidiyoruz yatağımız tanrıya emanet Yazların motorlu çingeneleri Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya Baba evleri, ilk kez girilen ırmağa dönüş Toprağa tutku, kendinden dolayı Kulaklarımızı tıkıyoruz: Para para para Kulaklarımızı açıyoruz: Kavga kavga kavga Sorar belki biri: Kavga ama neden kavga Komşumuza sonsuz balta, karımıza yumruklar içinde -Bilmiyoruz neden kavga. Sonra kasabamızın cezaevinde Silgimizi göz önüne yerleştiriyoruz Günlerimizi iterek genişletiyoruz Yer açıyoruz karılarımızı düşünmeye Bizsiz geçen menevşeyi düşünmeye Durup ince şeyleri anlamaya Kimselerin vakti olmasa da Okulların kadın öğretmencikleri Tatil günlerini çoğaltsalar da Kutsal nemiz varsa onun adına Gözlerimiz için bağlar dokusalar da Birikimler ve çizgiler gitgide gitgide Açmaya ilk yaz çiçekleri Bir gün birileri de öte gecelerden Islık çalarlar yanıt veririz” |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Seni Sevdim ! Şair: Gülten Akın Seni sevdim, Seni birdenbire değil usul usul sevdim. 'Uyandım bir sabah' gibi değil, Öyle değil nasıl yürür özsu dal uçlarına Ve gün ışığı sislerden düşsel ovalara... Seni sevdim... Artık tek mümkünüm sensin. |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Sevda Kalıcıdır Şair: Gülten Akın Kayboldum Bir köpeğin çocuğu beklediği gibi Hasterle kamaşık yüreği Kayboldum Bağırırlar,seslerini yankısı dönmez geri Dönemez bir türlü Kayboldum Herkesin adı okunur,düşmüştür onunki Kayboldum Yıllarca beraber uyumak uyanmak Suya ve ekmeğe uzanmak birlikte Tartışmak,küsüşmek,sevişmek Ama sevda nerde sevda nerde Kayboldum Kimilere göre hüzündü kimlire nostalji Kimler tutkun idi kimler unuttu Siz hepiniz ölüleri ve mezarları seversiniz Çoğa sürmez bir gün bende beklerim |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Siyah-beyaz Şair: Gülten Akın Beni dünyadan ötelere götürdün Kollarımı bağladın dur dedin Tuz kokan geceler dur dedi Durdum bekliyorum, gelme Ay aydınlık gece kara Gözlerimin ardında karanlık ölesiye Canlı ve cansız ne varsa sımsıkı Bu saat daha yakın daha el ele Şimdi yalnızlığımdan utanıyorum Durdum bekliyorum, gelme Bunu ta başından biliyordun Bir gün buralarda sonuncu kalışım olacaktı Ellerinin bir anlık şeklini tutacağım Bozkırdan günün son treni geçecek Ben her şeye ardından bakacağım Bunu ta başından biliyorum Durdum bekliyorum, gelme Artık ne sen konuşmalısın ne başkası Yaşamak adına geçtik bütün değerleri Beyazın en orta yerinde duydu yürek Bu rüzgar tutmaz insanı uzun boylu Bu rüzgar serseri Şimdi kavramların ve cümle rüzgarların dışında Durdum bekliyorum, gelme. |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Susanlar İçin İlahi Şair: Gülten Akın Ağudan halk'olmuş bunların hepsi Alınlarında yatay üç çift elif Dudakları kanadını koyvermiş kırlangıç gibi Hangi dar'da kalmışlar açılmamış Yabancım değiller, ansıyorum Ohri'de bir eski manastırda Miroslav ustayı dinlerken görüyordum Duvardaydılar İsa kanlı çarmıhıyla ortalarında Bir de devrimlerin, savaşların Suçlayan fotoğraflarında Korkan, kendi korkusundan korkan Korkudan isyana geçecek insanın hali Ağudan halk'olmuş bunların hepsi Gül insana nece nece yakışırken Ve ılık ebrusunu bağışlarken nisan O tarihsel yükü yıkıp bazı çocuklarının omzuna Kamu susuyorken Hepsi hepsi birkaç ağaç birkaç çingene Dar o dar Gibi gelir amma Öyle mi acaba Onlar, ağuyla kardaş olanlar Hep öyle Hep alınlarında üç çifte elif Ağızlarında o kötürüm kırlangıç la mı kalacaklar la mı kalacaklar la mı kalacaklar |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Sığda Şair: Gülten Akın Sokağı beğendim mi bir bakıp pencereden Çıkıp gitmek olmalı özelliğim bu benim Senin durman, küçük sevinçleri yaşadığımızın Ey yağmur, ey sevdiğim Durgunsa kahvelerin masalarında hava Kuşsuz kalmışsa ağzım gözlerim gülmemekten Dostumdan, gökyüzüne sürmeye kuş isterim Uzaktan en uygun ballı yemişleriyle Tutup öpmeye ceylan, barınmaya kulübe Küçük şeyler ormanına bir güven bir güven Böyle yanılma hiç görmedim Ürküt kara martılarını kıyımızın Yankılan, mutlu kayığımı sığda kurtar Ey ses, ey yakın geçmişe ağzımla verdiğim. |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Sıklamen İlahi Şair: Gülten Akın İttim kapıyı girdim içeri cesurca ya da aptalca O ve çocuklardı dünya Yalnızlığım yitti Karşılığında Bir saksı beyaz siklamen Siyah güderi eldiven, renkli camlar Acıdan bir ayla ortasında Açmaya korkulan mutluluklar, gizli keyifler Girdi hayatıma Sıcak bir bakış bir yadsıma Salim bir öfke girdi hayatıma Hatalarım kesinleşti yüzüme vurulduğunda Savunmadım kendimi artık çok geç Şen elmalar gibi yuvarlandı ortalığa Titizce sakladıklarım Durdum Lekeli bereli güneşin tam ortasında |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Telezaman Şair: Gülten Akın Deniz uzaklaşıyor gitgide Ufuk çekiliyor Kumsal genişliyor Kısalıyor adımlarımızsa Kumlar mı? Makina ölüleri, füze artıkları, sakat uydularla Barbar medya, gazeteler, zor söylemleri Bilimsiz karmaşa Yaz oysa En güzel orda yazlardı Kabuklaşabilir akrep kendi hızında Yılanların derileri demirden Düşlerimiz kırılıp ufalanıp Gelincikler soluyor dokunmadan Deniz uzaklaşıyor Deniz uzaklaşıyor gitgide Uçurumlar akan ırmak o deli Yok şimdi Yalnızlığın damarını besliyor Kirli yoğun kandırılmış suyla Biz mi? Biz değiliz, önceki dün bugün başka Dokumuzu değiştiriyorlar hızlı vuruşlarla Tutunamıyoruz ilgilerimize, sevgilerimize Ve aşka Deniz uzaklaşıyor |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Telörgüde Sarı Çiğdem Şair: Gülten Akın Dağlarda gördüm onları yollarda gördüm Bir yokuşu çıkıyordu tilki oğlu tilki Kediler bütün gün ağaçlarda Nedir yelle ilintisi kaplumbağanın Domuzlar gerinip güne karşı Gergedan inişte Zındancıbaşılar zındancıbaşılar Bağlamışlar tayları Ceylanlar bukağıda Bir bayırda apansız Yollarımı kesen sarı çiğdem Alsam koğuşlara götürsem Götürsem götüremem Ellerim telörgüde Telörgüde boynu bükük Bir sarı bir küçük bir serin çiğdem Canımın parçası öte gecede Bedeninde yarı ışık yarı gölge Beton avlulardan duvarlardan doğru Gün vurur gözümün gözümün içine Bir o beni görür bir ben onu görürüm Alırım sesini sesini sesini Düşürürüm ardıma Bahar sellerinden geçiririm Yolaksız dağlardan aşırırım Zındancılarbaşı zındancılarbaşı Gelimli gidimli dünya İlle de ölümlü dünya Senin gücün yetse yetse bana yeter Suya çavmış güz güneşi Ah demem çün bilirim Ne gelir ardından gecelerin Çözülür, çözülmez sandığın kördüğüm Unufak olur bukağı Ah demem Ah demez canımın parçası |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Uzun Yağmurlardan Sonra Şair: Gülten Akın v |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Yağmur Yağmur Şair: Gülten Akın Yağmur, yağmur…... Bu neyi anlatır? Bunca siste bunca ıslak serçe Hüznü bir köşesinden tutup kaldırmıştır Yağmur, yağmur…... Bu neyi anlatır? Son yaz derlenmiş, son ateş sönmüş Düz yollara inen son kaçkın, son eşkiya Hüznü bir köşesinden tutup kaldırmıştır. Yağmur, yağmur…... Bu neyi anlatır? Oyun biter, o kesin güz çizgileri Sergi, bir de ölümle örselenmiş Aklı bir köşesinden tutup kaldırmıştır. |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
Yapı Şair: Gülten Akın ötekini yıkarlar, eskiden gecelerdi şimdi açık açığa gündüzün sağ eller silahta, ele güne karşı yasa çatılıyor yenisi kimi yapılar bizimdi kaldık içinde bir baktık var bir baktık hayal yıkılsa yıkılsa dediydik ömrümüzce öteki kimi yapılardı, uzun sürdü uzun sürdü |
Cevap: Gülten Akın Şiirleri
İğneli Dost Şair: Gülten Akın İster ki herkes ölsün Neler besleyip büyütmüş Gömmüştür neleri gizli gizli Belleği sıra İster ki herkes ölsün Şarap olacakken sirkeye dönmüş Üzüm suyu şaşkınlığında Gidişi kelebek, gelişi beygir Kişnemesi çöplük sanrılarıyla Yollarda ipekler halılar, çağırır evine Eli dili soylu kırmanç güzelliğinde Tarih düşersiniz artık İsa doğmuştur Dostluktan önce, dostluktan sonra Arınmıştır kirlerinden insan ve dünya Belli belirsiz bir siziyla Dönüşte eliniz varırsa sırtınıza Kocaman paslı bir iğne Onların Çimen bitmez bastıkları yerde Sevgi buruşur |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 16:32. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.