![]() |
Ece Ayhan Şiirleri
https://img.antoloji.com/media/sair_.../61_b_5660.jpg Açık Atlas Şair: Ece Ayhan Hayattan ders veriyor diye öğretmenleri kızdıran Tuzu bir bulmuş çocukları saklamadan güldüren dünyaya Su kaçırmaz bir eşeğin sesine açıktır penceresi Bir sınıfın, batı son dersinde, kuşluk vakti Meşeler yapraklanınca bir tuhaf olurlar işte Koparılmış kürt çiçekleri, hatırlayarak amcalarını Azınlıkta oldukları bir okulda bile, sorarlar soru Neden feriklerin ve eşeklerin memeleri vardır? En arka sırada çift dikişliler, sınavda en öne İntihara ve denizde nasıl boğulmaya çalışırlar Yalnız Orta Doğu'da el altında satılan bir atlas Kim demiş on sekiz yaşından küçükler okuyamaz Bakıldı ki kum saati, ters çevrilmiş, çıt, usul isa asi olmuş İkinci karnede babası yarısını silahıyla dışarda bırakıp Öyle öğretildiği için saygılı, sınıfa giren parmak çocuğun Boş yerine, girilmeyen bir dersin denizi, gelip oturmuş Açık kalmış atlası, deniz taşmıştır, darılmasın Fırat ama Hayatın orta öğretmeni sustu, dondu gülmeleri çocukların Bir cenaze töreninde daha ölümlü karşılamaya götürüleceğiz Efendiler! Eşekler susabilirler Ne yani çocuklar hiç gülmeyecekler mi? |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Akdeniz Pencereleri
Şair: Ece Ayhan Açın pencereleri açın akdeniz'de sabah oluyor küçük harfli musa hep böyle gökyüzünde Kıvanç duyuyorum bu akçalı güneşten çürümüş bankalar borsalar birazdan açılacak yeryüzüne ayaklarımız altında kezlerce deniz çayımızı içerken On beş kuruş uzattı seninki on beş kuruş bir gazete aydınlık yüzlü bir kadn bize sesleniyor birdendire Akdeniz akdeniz'de çay içerken yaratılıyor şu bizim dev dudaklı ve küçük harfli musa için açın pencereleri açın. |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Anahtarlar
Şair: Ece Ayhan Çünkü kapıları götürüyorlar (öyle yanlış ki) Cam kırıkları üzerinde Gülüyor ve Gülen artık çingene değildir Değil mi değil Bilmem şu uzakta odaların Pancurlarını açmışlar Açmışlar mı açmışlar Denize karşı (deniz yoktur ya) İçerdekiler içerlerde Dışardakiler dışarlarda kalmışlar Kalmışlar mı kalmışlar Anahtarları çalan bir çingenedir Bir çingene mi bir çingene bireeE |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Apaş Paşa Şapa Oturdu
Şair: Ece Ayhan Merhaba diyoruz ölü teyzelerimize çocuklar merhaba diyorlar o şiirlerimizin eşikleri Mum tacirlerinin kızları ne temiz porselen yüz çiçeğe yüz ay çıkarırmış bu tabaklar Yüzüklerinde altın parmaklar takılıymış ve çarşılar grevsiz deli olurmuş yalnızlık işte. |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Benaresin Ölünmüş Kadınları
Şair: Ece Ayhan Sanskrite çekilmiş atlar gibi geceleri o geceleri soyutlanmış uykular ağdı durdu parmaklarından estamplara Şarkıları delindiler sokaklarında ve çarşambaları ırmakta boğulup gittiler hep çamaşırların üstünde uzanan bulutlar Şimdi benares'in en eski orospuları gibi bayramlarda birdenbire sanskrit ölümlere çarpıp şarkılara şarkılara düşen kadınlar var şarkılarında. |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Bir Elişi Tanrısı İçin Ağıt
Şair: Ece Ayhan Peki nasıl oldu da hatırladı denizde boğulduğunu nasıl oldu da peki anlatamıyorum biliyorsun Öyle ölüme düşkündü ki biyoloji sıfır bir şarkı yiyor şimdi şapkalarını orospular eksiliyor Ama yok ne olur ağlama böyle ama yok şunun şurasında tramvaysız, çocuk olmak turunç olmak Kantocu peruz sahiden yaşadı mı patron? |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Çapalı Karşı
Şair: Ece Ayhan Kollarında eski balık dövmeleri teodor kasap perhiz ahali içmez ey türkçe rakı çıkmıştır kapalı ve geniş muhlis sabahattin'den ayşe opereti ne güzel bir hiç Üç yıllar var ki minyatürlere mahkum teodor'un o eski balık dövmeleri ay osmanlılaşmış abi tüfekçi olmuş ve korkunç taş gülmekler muhlis'te gibi merdivenli bir sokaklar uzatmış çiçek bahçelerine kaçabilsin ayşe atlı tramvaylarla ne güzel bir hiç İşte o biçim gecelerde kucaklamış getirir enflasyon arkadaşlarını kova abdülhamit akşam gazeteleri dağlar gibi yalnızlık ne güzel bir hiç. |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Denizin Altındaki Bandolar
Şair: Ece Ayhan İşte ölüm şu derin taçlı şiirdir bak Duman adamları maskeli katanalarıyla geçiyor Çalan bir bandonun eşliğinde Şimdiye dek ölünmeyen kentimizin üzerinden Hiç değilse sokaklarında - Sayın padişahım muhbir Denizin altındaki bandolar da çalıyor muydu? Parmak çocuk sorusu karşılığını da içinde taşır - Ama şurasını unutuyorsun hep Boğuldukları zamanki yaşlarıyladır çalgıcılar Herhalde böyle bir şiire başlayan onu bütünler. |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Fayton
Şair: Ece Ayhan O sahibinin sesi gramofonlarda çalınan şey incecik melankolisiymiş yalnızlığının intihar karası bir faytona binmiş geçerken ablam caddelerinden ölümler aşkı pera'nın Esrikmiş herhal bahçe bahçe çiçekleri olan ablam çiçeksiz bir çiçekçi dükkanının önünde durmuş tüllere sarılmış mor bir karadağ tabancasıyla zakkum fotoğrafları varmış cezayir menekşeleri camekânda Ben ki son üç gecedir intihar etmedim hiç, bilemem intihar karası bir faytonun ağışı göğe atlarıyla birlikte cezayir menekşelerini seçip satın alışından olabilir mi ablamın |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Gökyüzünde Bir Cenaze Töreni
Şair: Ece Ayhan Düşmemiş Hezarfen Efendi'yle karşılaşır mı acaba? Bir bakmışım baloncusu uçmuş kan mavisi balonlar Kuşların vurulduğu mevsim Üsküdar iskele alanında Bir bakmışım gökyüzünde gömülmez bir cenaze töreni Ve aşağıda, yıkanmış balonlar demetinin başında Kurşun ayaklı bir parmak çocuk, kırılır ağlamaz Ölümü ustaca oyalayan babam öldürülmüş ben satarım Kopmuş bir kocakarının da eteklerinde azat kuşları Oğlum öldürülmüş ben satarım Üsküdar iskele alanında |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Kapalı Çarşı
Şair: Ece Ayhan Kollarında eski balık dövmeleri teodor kasap perhiz ahali içmez ay türkçe rakı çıkmıştır kapalı ve geniş muhlis sabahattin'den ayşe opereti ne güzel bir hiç Üç yıllar var ki minyatürlere mahkûm teodor'un o eski balık dövmeleri ay osmanlılaşmış abi tüfekçi olmuş ve korkunç taş gülmekler muhlis'te gibi merdivenli bir sokaklar uzatmış çiçek bahçelerine kaçabilsin ayşe atlı tramvaylarla ne güzel bir hiç İşte o biçim gecelerde kucaklamış getirir enflasyon arkadaşlarını kova abdülhamit akşam gazeteleri dağlar gibi yalnızlık ne güzel bir hiç. |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Kudüs Fareleri
Şair: Ece Ayhan Dördüncü konuşmamızda (ben neredeyim?) isa'dan önce bu kentte bir karınca taciri Günahkar bir hayalet için (biraz ölüm) uyluk kemiğiyle acı çekecek saraylarında Beşinci konuşmamızda (anlatmak diye bir şey yoktur burada) arsenik götüren bir uşak efendisine Vebalı gecelerden (makasla kesilmiş sarı bir ay) kurtulacaklarına inanırlardı Biz vaktinde ölmüş olduğumuz için (satranç taşları gibi) kireçlerden korkmuyorduk bir de kudüs fareleri bir de kudüs fareleri Bir öyle fareler bir öyle fareler |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Kınar Hanımın Denizleri
Şair: Ece Ayhan Bir çakıl taşları gülümseyişi ağlarmış karafaki rakısıyla şimdi dipsiz kuyulara su olan kınar hanım'dan düz saçlarıyla ne yapsın şehzadebaşı tiyatrolarında şapkalarını tüketemezmiş hiç İşte kel hasan bu kel hasan karanlığı süpürürmüş ters yakılmış güldürmemek için serkldoryan sigaralarıyla işte masallara da girermiş bir polis o zamanlardan beri sürme kirpiklerini aralayarak insanları çocukların Ve içinde birikmiş ut çalan kadın elleri olurmuş hep gibi bir üzünç sökün edermiş akşamları ağlarken kuyulara kınar hanım'ın denizlerinden. |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Meçhul Öğrenci Anıtı
Şair: Ece Ayhan Buraya bakın, burada, bu kara mermerin altında Bir teneffüs daha yaşasaydı, Tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür Devlet dersinde öldürülmüştür. Devletin ve tabiatın ortak ve yanlış sorusu şuydu: - Maveraünnehir nereye dökülür? En arka sırada bir parmağın tek ve doğru karşılığı: - Solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbine!dir. Bu ölümü de bastırmak için boynuna mekik oyalı mor Bir yazma bağlayan eski eskici babası yazmıştır: Yani ki onu oyuncakları olduğuna inandırmıştım O günden böyle asker kaputu giyip gizli bir geyik Yavrusunu emziren gece çamaşırcısı anası yazmıştır: Ah ki oğlumun emeğini eline verdiler Arkadaşları zakkumlarla örmüşlerdir şu şiiri: Aldırma 128! İntiharın parasız yatılı küçük zabit okullarında Her çocuğun kalbinde kendinden büyük bir çocuk vardır Bütün sınıf sana çocuk bayramlarında zarfsız kuşlar gönderecek |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Şiirin Deniz Kıyısındaki Sesi
Şair: Ece Ayhan Denize atılmış şiirdir bence Yurtsayan, yurdu bilinmeyen bir yıldız Şiirin deniz kıyısındaki sesine bırakılmış ölümdür yanacak sarayların kestiği bir, yarım ay. |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Mektup Nadajlıdır Dom !
Şair: Ece Ayhan 1. Diyorlar, korkutarak karaşın kıldığımız sarı 'Dağlar gibi gençler âlemde perişan oldular' 2. Giyinmiştir bir mitrak, baba, bir göl ve kıyamet 3. Bir sultan daha yere oturur, biz oturtuyoruz Kadife istemezmiş, taht istemez saf bir ipek 4. Anladık ki yüreklilik belirli bir sillenin rengi Külbastısız sayfaları karıştırırken serüven 5. Nadaj'ın alınmayışını dört yüzyıl sonra İskele'de duyduk; 'Sen insanoğlunu öperek mi ele verirsin? 'i de 6. Biz bir şairi şiir yazsın için ölümle korkuturuz dom! |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Mor Külhani
Şair: Ece Ayhan 1. Şiirimiz karadır abiler Kendi kendine çalan bir davul zurna Sesini duyunca kendi kendine güreşmeye başlayan Taşınır mal helalarında kara kamunun Şeye dar pantolonlu kostak delikanlıların şiiridir Aşk örgütlenmektir bir düşünün abiler 2. Şiirimiz her işi yapar abiler Valde Atik'te Eski Şair Çıkmazı'nda oturur Saçları bir sözle örülür bir sözle çözülür Kötü caddeye düşmüş bir tazenin yakın mezarlıkta Saatlerini çıkarmış yedi dala gerilmesinin şiiridir Dirim kısa ölüm uzundur cehennemde herhal abiler 3. Şiirimiz gül kurutur abiler Dönüşmeye başlamış Beşiktaşlı kuşçu bir babanın Taşınmaz kum taşır manavlarla Karabiga'ya kaçan Gamze şeyli pek hoş benli son oğlunu Suriye hamamında sabuna boğmasının şiiridir Oğullar oğulluktan sessizce çekilmesini bilmelidir abiler. 4. Şiirimiz erkek emzirir abiler İlerde kim bilir göz okullarına gitmek ister Yanık karamelalar satar aşağısı kesik kör bir çocuğun Kinleri henüz tüfek biçimini bulamamış olmakla Tabanlarına tükürerek atış yapmasının şiiridir. Böylesi haftalık resimler görür ve bacaklanır abiler 5. Şiirimiz mor külhanidir abiler Topağacından apartmanlarda odası bulunamaz Yarısı silinmiş bir ejderhanın düzüşüm üzre eylemde Kiralık bir kentin giriş kapılarına kara kireçle Şairlerin ümüğüne çökerken işaretlenmesinin şiiridir. Ayıptır söylemesi vakitsiz Üsküdarlıyız abiler 6. Şiirimiz kentten içeridir abiler Takvimler değiştirilirken bir gün yitirilir Bir kent ölümünün denizine kayar dragomanlarıyla Düzayak çivit badanalı bir kent nasıl kurulur abiler? |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Mısrayim
Şair: Ece Ayhan Kaçtığı bilinmeyen bir ülkesinde cinler padişahının, bir yeniyetme. Değiştirmiştir adını, saçlarını kazıtmıştır. Soğuk bir tabanca yastığının altında, uyuyabilir ancak. Bir yelek giymiştir dimi; kuşbilime çalışır, omuzunda simruğ kuşu, eskiden ötermiş. Bir tehlikeye yaslanmıştır; uçurtma uçurur, yüzlüğü düşmüş. Yakalanır ming izleyicilere, bileği incecik. Bir kılıçla keserler kirpiklerini uzun. Kırarlar eklemlerini, pantolonunu sıyırıp gümüş bir şamdana oturturlar, ziftle boğarlar teknede, damgalarlar. Uçsuz bucaksız kucağındadır barbar anasının, bir yeniyetme. Büyük bir alınla karşılar ölümü de, alkışlayarak karşılar; unutbeni mavisinden bir yelkenliye binmiştir. Hamsin yelleri eser Mısrâyim'den, kırk gün. Saçlarını uzatmıştır, yalnızlığı sever. |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Orta İkiden Ayrılan Çocuklar İçin Şiirler
Şair: Ece Ayhan Sivil ölümden konuşuyoruz dağılan neftilikler arkadaşlar Makedonyalı kalın usta marangozlar. Kapaklanır bir adam daha kaçıncı, aktığımızı görünce ters çevrilmiş kente karşı işte onun denizlerine delikanlı kostaklarımızı çıkarmış ve ırmaktır. Erkek ölümden konuşuyoruz yeni ormanlardan dahi "dikeni seven gülüne katlanır bir kadın"dan. Haramiler ki kırkın üstünde artık sayıları bir küçük tabut tabakada gezdirirler ölüleri fakfon burunları çekmek üzre, ince çağrışımlıdır. Ey orta ikiden ölerek ayrılan çocuklar! aslında başlayan askerler tabiatta hâlâ tramvaydan Sirkeci'de mi inerler? süsüne kaçılmamış bir cenaze törenine gitmek için. |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Sadrazam Alayı
Şair: Ece Ayhan 1. Bir sadrazam ölmüş; faytonu yokuş aşağı Sirkeci’ye götürülüyor eller üzerinde. Kara bir gemiyle Eyüp Sultan’a gömülecektir. 2. Yerine atanan bir istimbot da rıhtıma yanaşmış sarı şeritli ak. Yukarı hükümete iktidara çıkıyor. 3. İki alay karşılaşır yol ortasında. Bir gelgit. Ağır ve sert bakarlar birbirlerine durmak eylemi. |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Sonraları Sanskiritçe
Şair: Ece Ayhan Sanskritçeye çekilmiş atlar gibi geceleri o geceleri soyutlanmış uykular ağıyor parmaklarından Ve ıtır çiçekleri tükenirlerdi çivit rengi sokaklarında şarkıları delinirler çarşambaları ırmakta boğulurlardı Sonraları benares'in tüm eski orospuları gibi bayramlarda sanskritçe ölümlere çarpıp şarkılara şarkılara düşerlerdi. |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Usta İşi
Şair: Ece Ayhan Kollarında eski balık dövmeleri teodor kasap perhiz ahali içmez ay türkçe rakı çıkmıştır kapalı ve geniş muhlis sabahattin'den ayşe opereti ne güzel bir hiç Üç yıllar var ki minyatürlere mahkûm teodor'un o eski balık dövmeleri ay osmanlılaşmış abi tüfekçi olmuş ve korkunç taş gülmekler muhlis'te gibi merdivenli bir sokaklar uzatmış çiçek bahçelerine kaçabilsin ayşe atlı tramvaylarla ne güzel bir hiç İşte o biçim gecelerde kucaklamış getirir enflasyon arkadaşlarını kova abdülhamit akşam gazeteleri dağlar gibi yalnızlık ne güzel bir hiç. |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Ut..
Şair: Ece Ayhan Üner Birkan'a Rakı içilir mi hiç çiçeksiz çiçeksiz ölürüm dükkanları hem kim olsa ölür ispatinin ebesi zulmü ilan edilmiş sokağa çıkar yalnızlığının ut sesi bir fonograf tanzimat fermanında unutulmuş hacivat gelip kahkahalar tarafından iğne ister Yalnız belki çocuklar için atlı gülen tramvayı ölümün cumhuriyete enflasyonu sekiz memeli bir zenne o çirkinim tasviri efkar bir zindan vakitlere açıktır kepengi aşkı memnu ölü teyzesine yazlığa giden kim çocuk pire kasketini deve kimler giyer acaba zehir dükkanları çiçek çiçekçi pera'da Benim ut teyzem de öldü galiba hacivat şimdi şu rakıdan ne diye vergi alırlar sanki. |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Vedhaların Birinde
Şair: Ece Ayhan -Kumarcı Musa Vedha'lardan birinde Musa kumar oynuyor Peygamberlik bir meslek oldu Bozuk radyo ne demişti ağustosta (Ben karımın fotoğrafını isterim sizden) Dördüncü duvarda ben bulunuyorum Vedha'lardan birinde bir küçük tanrı Küçük işler için (Ben görmemiş olayım) Nasılsa tanımadığım bir toprakta öleceğim Burada sakal uzatıp Taranmış saçlarıyla (Siz kendinizin kaçıncı peygamber olduğunu sanıyorsunuz) Hangi rejim için (O kadar çabuk değişiyorlar ki) Birinci katları dinamitlenmiş evlere benzer yıkılıveririz Sokak başlarında görür ve fotoğraflarını çekeriz (Vedha sana ne dedi) (Dedi ki) II- Amatörler ve Profesyoneller (Kaçıncı Vedha'da vardı bu) Bir ay vardı Ay çıkınca gitmeliydim oysa Gidin unutun diyorlardı Vrangel'in orduları bile unutuldu masaların başında Viski bize bir profesyonel orospu kadar pahalı geliyor Sokakta şapkalarımı çıkarıp selam veriyordum (Numarasını bilmediğim Vedha'lardan birinde) Artık kendilerini bir eşya ile karıştırmaya başlayan orospular Çok iğreti duruyorlardı düşecek gibi oluyordum Bunlar da bizim Vedha'larımız Vedha belki hiç doğmamıştı Ne denebilir belki hiç doğmamıştı III- Got'lar ve Genç Vedha Bir Got sürüsü için Genç Vedha anlamsız bir Vedha'ydı Vizigot Kralı Alerik - takma adıyla - Ayıların ayısı tütün sarar (Çağının en kötü tütün saran kralı) IV- Duba'dan Laternacı Hiç bakmasa bu kadar dikkatli Laternacı geçiyor azınlıklardan arta kalanı Çaldığı havayı ne tanır ne sever benim gibi Adamlar geldi denizden ölmüş Kimin şansı yoksa bırakmış ellerini dubadan İşe yaramayanların felsefesi bunlar Bir uşak üçüncü katın balkonundan aşağı attı kendini (Çocukluğumu saklasaydım benim de ellerim olurdu dubada) V- Ayşe Dolley'in Bulunmadığı Bölge Kim bu adamlar ayakları üzerinde duruyorlar Başlangıçta dinleniyorlardı Sonraları hiç yorulmadılar (Vedha çok gençti) Deniz tuzu kokan saçlarını yıka sararıyorlar Bir takım unutulmuş yüzler gibi Sigara içiyorlar çok ve ölümü kullanıyorlar Artık onları ben bile tanımıyorum Romanyalı pembe gözlü şeytan - Yahudi soyundandır biraz - Harita bilmeyen bir Vedha'yı Bir ağacı yakıp içer gibi öpüyordu Eski takvimleri seve seve kullanır Ben ikinci gözümü bir kurşunla değiştim Ne denebilir benim gözüm maviydi VI- Vedha Vedha Vedha Denizden uzaklaşmaksızın birbuçuk ama değişen birbuçuk İnançlarını nerede bırakmıştın sen Aradığın şehirleri taşıdı trenler Pabucumun bir teki ırmağa düşmüştü Göğün ta kendisi o zaman geldi Gel biz gidelim buralardan yalınayak (Vedha'm gitmiş) Vedha Vedha Vedha ne diyordu (diyordu ki) . |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Vişneçürüğü Şiirler
Şair: Ece Ayhan 1. Kapkaragümrüklü ölçüsüz ayaksız Ali çocuklar Asılmak bilirsiniz kesin tehlikeli ve yasaktır Edirnekapı - Bahçekapı sarı kamu tramvaylarına Haramiler Durağı'ndan Beyoğlanları öne alır Ve delip geçer yedi kenti saatlerin en köründe Halk kipiyle voyvooo! Ölüm! - Ölüm! tramvayları Ardınca siz vişneçürüğü şiirlerimi bırakmıştır 2. Duyduk duymadık demeyin ha altıparmak çocuklar Tam da kalfalığa giderken lekelenir çıraklar Uyurlarken dahi o parmaklarındadır yüksükleri Parça başı dikişler çıkabilir diye düşlerde Kim bilir kaç şiirdir kamburu göğsünde bir çocuk Bir silkinecek ve bütün askeri okullara girecek Karartma benizli bir roman çocuğu arkadaşı da Demirkapı dolaylarında asker - sivil terzisi olur 3. Ali Korna kağıdına basılmış parlak çocuklar ise İstanbul padişahlarına çıkartırlar beş numara - iyi mi? |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Yalınayak Şiirdir
Şair: Ece Ayhan 1. Biz tüzüklerle çarpışarak büyüdük kardeşim Emrazı Zühreviye Hastanesi'ne kapatıldı anamız Adıyla çalışan ermiş Sirkeci kadınlarındandır Şeker atar hâlâ mazgallardan Cankurtaran'da Acı Bacı'nın acı bilmez uçurtma çocuklarına Yıl sonu müsamerelerine kimler çıkarılmaz? 2. Velhasıl onlar vurdu biz büyüdük kardeşim Babamız dövüldü güllabici odunlarla tımarhanede Acaba halk nedir diye düşünür arada işittiği Dudullu'dan tâ Salacak'a koşarak alkışlayalım Fazla babalarıyla dondurma yiyen çocukları Hangi çocukların neye imrenmesi yalınayak şiirdir? |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Üç Gencin Kalbi
Şair: Ece Ayhan Bir gemici tanırım Kalbini bir limanda bırakmış Ya kaybolursa? Ağlar çocukluğundaki gibi Kalbini almaya gidecek hâlâ Bir oğlan tanırım Derin yeşil gözlü Gönlü güney denizlerinin dibi Kalbi ise yerinde Birine vermeye gidecek Bir gemi arar durur Bulutlardan. Bir şair tanırım Onunki içler acısı Kalbini asla vermemiş Çalmışlar Kalbi eski bir efsanede saklı. |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Zambaklı Padişah
Şair: Ece Ayhan Ne zaman elleri zambaklı padişah olursam Sana uzun heceli bir kent vereceğim Girilince kapıları yitecek ve boş! Azizim, güzel atlar da güzel şiirler gibidirler Öldükten sonra da tersine yarışırlar, vesselam! |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 05:18. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.