![]() |
Cevap: Ahmet Ada Şiirleri
Usuldan Türkü
Şair: Ahmet Ada Yürüdüm usuldan bir sonbahar hüznüyle Çocukların her akşamüstü ayrıldığı yere Sararan yaprakların savrulduğu yere Bir türlü buluşamadığımız o lacivert yere Şuramda bir çiçek ordusuydu sevdan Yürüdüm ağaçlı yoldan bir başıma Bütün kuşlarını gökyüzüne uçuran Ağaçlar düş kurmayı unutmuştu çoktan Bir öndeyiş gibi okudum uçurumları Denizi dağları bozkırı sevgilim Ne de olsa ben buldum son kuşları Kuş sürülerinden örülmüş bir kıyıda Ey akşamsefasının tazelenen vakti Bırakıp bir kitap gibi pencere önünde seni Yürüdüm usuldan uyanmış yollarda İçimde serseri ilişkilerin son izi Suçlu bir eylül bozup gitti Kimsesizliğimi acemiliğimi Saçlarımı kestiler asi sesimi Sesim bir suçsuzun sesinde şimdi |
Cevap: Ahmet Ada Şiirleri
Veda ...
Şair: Ahmet Ada içimdeki kırık dökük camdan kule yıkıldı, sokak aralarında kar tozuttu, geçtim bir daha bu yollardan yüreğim kederle dolu ah! elimde olsa toplardım yine içimdeki cam kulenin parçalarını yeniden kurardım özleyerek incelik taşıyan sözcükleri geçti, ah geçti aşk duraklardan suya kar taneleri düşüyordu ben bir otobüsteydim camlar buğulanıp üşüyordu |
Cevap: Ahmet Ada Şiirleri
Yaksana Bir Sigara
Şair: Ahmet Ada Malta kahvesinde akşam oldu İstanbul koktu çay, simit, mor menekşe Yaksana bir sigara, aşksızlık öldürür adamı Yaz nedir ki yoksa, yaralı bir aşk belki Salınarak yürüyen öfkeli bir karanfil Sevda belki yeşeren saksıdaki Sokaklar gül yası, çocuklar ağlamaklı Bir yağmur yağsa dağılır elbet bu sıkıntı İşçi kahvesinde rüzgârsız akşam oldu Yaksana bir sigara, işsizlik öldürür adamı Çocuklar çiçekler vapur saatleri Ayın kandili güzelim kardeşim Ekmeğin buğusu suyun öyküsü Aşka benziyordu aşka benziyordu İşsiz umarsız birine akşam oldu Aşklar bitti atlar denize indi Deniz ki açıldık ay saatleriydi Paylaşmak için balıkçıların mutsuzluğunu Yaksana bir sigara, düzelirse aşkla düzelir dünya Yalnız aşkla, paylaşılınca güzel olan |
Cevap: Ahmet Ada Şiirleri
Yaz Başlangıcı İçin Bir Aşk Ezgisi
Şair: Ahmet Ada Her şey bir başlangıçtı başaklar bile Kırlar dağlar deniz kenarları Denize inen sokakların kuşları. Durup baktım yapraklar başlangıçtı Sonra evler pencerelerinden fesleğen sarkıtan Akşamüstünün buğusu, bugünün sonu Kırgın bir kuşun denize doğru uçuşu Başlangıçtı sevgimize biliyor musun Vakit yoktu aşka nasıl bulmuştuk Ertelenmiş bir başlangıçtı efsane kıldık Leylak kokusu sızdıran evleri, sokakları Geçip gitmiştik bir gülümseme bırakarak Vakit yoktu açık denizleri özlemeye Fesleğen sulamaya pencere önünde Bir tenhalığı yaşamaktan bakışmaya bile Şaşırdım doğrusu nasıl bulmuştuk aşkı Her şey her zaman bir çığlıktı Tenha bir istasyonda okuduğun Bir suç işler gibi okuduğun öğlesonu Her şey bir başlangıçtı sevgimize Çılgın yaz çiçeklerine, yediveren güllere, Kalbinin hızla akışı bile sevgilim. Ah bir sevdaydı şurada çınlayan sesin Geceyarıları beni umarsız bekleyişin, Sanki bir çiçek sergisiydi karanlıkta gözlerin |
Cevap: Ahmet Ada Şiirleri
Yazıt . .
Şair: Ahmet Ada sen ey yeniden çiçek açan ağaç... gökyüzünün mavisini dağıtan rüzgâr.. bunlar senin gözlerin ey yıkıcı sevgili sen ey yırtıcı sevgili, ey yetinmezlik gökyüzüne alıştık, suyu işledik sevinmelik gönderdiler dünyayı geçtik sen ey buğday denizi gözlü sevgili güz öğlelerinden geçtik elimizdeki file bağ-bahçe sevinci sen ey dirim sabahları, yoksul kuşluk sarımsak kokulu sokaklardan geçtik kalktı korulardan yüzlerce üveyik sen ey serzenişleri derin eski sevgili eski ırmakları geçtik kucağımızda bir güzel geyik sen ey yüzyıldan arta kalan üzgün güzellik sulara düşen nergis, gül ilahisi kırık dökük ömrümüzü taşa işledik |
Cevap: Ahmet Ada Şiirleri
Ülke.. .
Şair: Ahmet Ada Akdeniz mavisi saklı koynunda Ey gül yanığı güller ülkesi Yoldaşlık etsem kanlı gömleğinin acılarına Küllerle savrulan ay ışığında Kanadı gümüş bir kuş olup da Yaz kış demeden dolaşsam dereboylarını Kırmızı bulutları, sulara dökülen Gazel yaprağına yazsam çığlığını Umut hilesiz karanfilse sorguda Tutuklanmayı bekler kimimiz geceleri Ey türküleri çiçek döken ülke Yurtseverlerin, yiğit şairlerin nerde Ey seher karanlığında açan çiçek İnce ince yağışı yağmurun köklerine Başını dik tut rüzgara karşı Dayan diyedir düşmanın zincirine O nazlı nilüferler yoksa da sularında Ceylanlar iner göllerinin aynasına Ne güne durursun seyirt haydi Patlayan bahardır dal uçlarında |
Cevap: Ahmet Ada Şiirleri
İyimser Bir Aşk Türküsü
Şair: Ahmet Ada Bağlardan inen patikalardayım Cebimde mis gibi şiirler, kuş cıvıltıları Sokağınızdan geçiyorum öğle üstü Sokağınızda sararan yaprakların kokusu Şuramda ince bir sızı, serseri bir acı Senden öncesi olmayan bir acı Yalnız senin mecnunun olan bir acı Her pazar geçtiğin yollarında bir yaprak Yeşeriyor kuşanmış bütün cesaretini Göğsünün içinde yaşatmak için aşkı Bir yaprak da senin konuşkan elinde Sevecen becerikli çalışkan elinde Her zaman biraz olsun gecikirsin Aşka yalnızlığa sevdaya Yine de özlenirsin güzelim sevgilim Bir çiçek de böyle özlenir Su dolu bir testinin yanındaki bir çiçek Desem öyle alaycı gülümser yürürsün Sessizce yağan yağmur altında Aşkı kendine anlata anlata Yine akşam oldu sevgilim sensiz Bırakıp gidiyorum içim aşkla dolduğu zaman Durakları buğulu otobüs camlarını Yağmur çiseleyen kirli sokakları Gide gide hüzünlü bir türkü gibi dokunan Yağmurun sesini ne çok seviyorum Seni ne kadar çok seviyorum İpek bir mendil diye Ayrılığı katlayıp koyuyorum çiçekle masama Bir de senin için yazdığım sevda şiirlerini Kendi anlamlarını aşıp giden Tozlu yollar sıra dağlar patikalar boyunca Ey sevgili senin sımsıcak bakışlarını Katlayıp koyuyorum çiçekli masama Seni ne kadar çok seviyorum Bir türkü solgunluğunu silip götürdüğü zaman |
Cevap: Ahmet Ada Şiirleri
Özlenirsin Sevgilim
Şair: Ahmet Ada Ne kaldı, ne kaldı son güzden geriye Sevgilim, beklemesini bilenim benim Kar yağdı kirpiklerine Kar sesi kuşattı çevremizi Umutlar gibi birikti kar Özlemler gibi birikti Biliyor musun acılardan örülü Sözcükler kaldı aramızda Acıları tersyüz ettik Yenildik, evet düpedüz yenildik İçimize bıraktık kar sesini Yeni bir ezgi üretecek olan Çığlıklardan, kurumuş gözyaşlarından Biliyor musun gülün kokması gecikecek Bir kuş sesi gömleğine işlenecek Çok eski bir gökyüzüyle birlikte Orda burda söylenecek Huma kuşunun göğsünde dinlendiği Üşümüş, yorgun ama umutsuz değil Canımın yongası, sevgilim, bir tanem Ne kaldı, ne kaldı geriye acılardan Eski alınteri, aşksız kaldı birçokları Çocuklar kutup mavisi ağladı Kimse artık hüzünleri anlatmasın Ne vakti, ne yeri, ne bir anlamı kaldı Güzelim, bir tanem, canımın yongası Bir karanfilin suya eğilimi gibisin Öylesin, özlenirsin, gel artık kar yağdı Bize paylaşacak aldanmalar kaldı SİTE GENEL Yeni Şiirler (RSS) DOST SİTELER Sevgi Sözleri Aşk Sözleri Aşk Şiirleri Sevgi Sitesi Aşk Hikayeleri Seni Seviyorum |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:52. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.