![]() |
Ahmet Uysal Şiirleri
https://admin.biyografya.com/_docs/p...ab0e8d865d.jpg 68 Kışıydı Ankara'da Şair: Ahmet Uysal seni öptüğüm sokakta mı kaldı o yağmur, o rüzgar duvarların ardı karanlıktı üşütürdü soluğumuzla ısıtırdık ıssızlığı ve biz aşıktık o yüzden aşkla katılırdık işçilerin direnişine ahmed arif'i arardık ulus'ta hasan hüseyin içerdeydi bulvarda şiir okur, sokaklara sığınırdık parklara usulca kar yağardı aklımızdan geçmezdi kırılan bir dal, susuz kalan bir ağaç olmak bir gün ölecektik iki güzel kırmızı gül açacaktı toprağımızda seni öptüğüm sokakta ne o yağmur kaldı, ne o rüzgar |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
Dörtlükler..
Şair: Ahmet Uysal Geceyi aldattım suç ortağı arıyorum kendime Geçen ömrümü aldattım aşklar kapatmadı yaramı Bir çocuk ağlıyordu içimde yaz yağmuru sandım Ah, yaşlanarak mı silsem onun ıslak yanağını Uzun koşu bitti yarısını bile geçemedim çölümün Deli dikenli kaktüsün tutamadım yasak yemişini Yenildim bu kuşatmada da uzun mızrağım kırıldı Yere düşürdüm aşk burcundan simgesini üçgenimin |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
Evvel Zaman Şairleri
Şair: Ahmet Uysal NECATİGİL Sokaktan eve taşırdı İncecik kırgın bir aşkı EDİP CANSEVER Mendilinde kan sesleri De bıraktı Edip Abi TURGUT UYAR En güzel ona uyardı Büyük Saat, erken durdu Kayayı Delen İncir'in Yurduydu onun da yurdu CEMAL SÜREYYA Çiçek dolu şapkasıyla Hep güvertede oturdu Ölümünden sonra bile Cıgarası yandı durdu CAHİT KÜLEBİ Mavi bir türkü söyledi Bergüzâr oldu Külebi NÂZIM Yeryüzüne bir kez gelir Adı Nâzım olan şiir |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
Gece Sözleri
Şair: Ahmet Uysal Geceyle dinlemeli genişleyen Bir ağacın gövdesini Üzerine yıldız sererken Su vermeli gülün toprağına Şiir geceyi sever çünkü Aşk geceyle açıklar kimliğini Eski bir ırmak yatağında Yeni bir serüvendir gece Ve bir kadın sevilmeyi bekler Gecenin en ince yerinde |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
Gece Tanımları/ 2
Şair: Ahmet Uysal bir kadın tenidir gece ay ışığında soyunan benim için mi gizlice gelir denizin koynundan suyla rüzgârla öpüşür onun ıslak ürpertisi açık kalsa üstü üşür kayınca şiir örtüsü |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
Güz Gömleği
Şair: Ahmet Uysal Güz gömleği giydi şiir Hüzün sanıyor görenler Açık kalmış bir düğmesi Ki rüzgâr girsin diyedir Cebinde yağmur kokusu Bir tutam kurutulmuş ot Yeni bir imge arıyor Onunla, ince akan su Bir kadın eli değmiştir Belki de yıllar öncesi Saklar durur unutamaz O gömleği giydi şiir |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
Güz Sonu Şiirleri
Şair: Ahmet Uysal Her şey hazır belki yarın giderim Yağmurun sesini de alırım yanıma Gömleğimin cebindedir kuruyan otlar Eski yerinde kalır gene bozkır kokusu Herşey hazır kesin yarın giderim Kırgın güz sokağı uğurlar beni Benim için rüzgâra bürünür evler Kapısını açık bırakırım ıssız avlumun Her şey hazır olamaz hayal bunlar Şehrini bulamaz bulanık akan nehir Savrulur derin vadilerden düşer köpüğü Kırık bir dal ucuna döner kırgın şiirler |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
Güzaltı Şiirleri
Şair: Ahmet Uysal -hüseyin'e, hidayet'e- artık gizlisi kalmadı arka bahçemin ele verdim saklı orman yolumu yaşlı kadınlara dağıttım kurutulmuş otlarımı da genç şairlere gönderdim, kırk yıldır biriktirdiğim rüzgârları seksen öncesi, sonrası, ben hep bir kırgınlığı yazdım nasıl olsa bilirdi büyük ustalar, yalnızca gül alıp satmadığını bir şairin |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
Hayal / Şiir İçin Eskizler
Şair: Ahmet Uysal hep yakın gibi görünüyor o büyük 'hayal / şiir' dilime, ansızın uyansam geceleyin eriyor, eriyor, eriyor çok uzak sözcükler ağzımda küllenmiş bir aşkın şiiri yakıp duruyor dudağımı, avuçlarım kızılalev kor, üfürüyor bir rüzgârla biriken tozunu günlerin hey zeus'un oğlu, ida'nın ıssız kumu, böğürtlen moru! bu yüzden dar geliyor olmalı sana, sığındığın bozkırda hititlerin eski toprağı sen de mi "gül/ten'e kandın", otlar kuruttun, sular çürüttün, ankara'da, konur sokak'ta, dil nehrine dalıp çıktın, hâlâ aramaktasın o şiiri |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
Kalıt
Şair: Ahmet Uysal cemal süreya'nın öldüğü yaşı da geçtim öldü sevdiğim şairlerin çoğu yağmura indirgediğim söz ve bir ince rüzgâr kaldı bana onlardan |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
Kırgın Günler Göçebesi
Şair: Ahmet Uysal Yurdun neresiydi senin Ey rüzgâra bürünen göçebe Tükettin işte barındığın Kırgın günleri de Biriktirdin ve çürüdün Eski taş oyuklarında Çimlendi gizlediğin tohum Islak bir çizgiydin Kuşların geceye çizdiği Acı sularında çığlıklar Kırk yıl eğirdin ipliğini Kırkıncı şiirinin Önünde duruyor şimdi Yangınlar atlası temmuz Kül üreten kent günleri Geçit vermeyen köprü Çıkrıkta bekleyen iplik Çıkıp gidecek gibisin Kendine çizdiğin eğriden Bursa günleri kentine Şiiri ilk bulduğun Su günlerine yeniden Yeniden kuşatıyor seni Korku ve kuşku günleri İçindeki taş tanrı Ağır basıyor yeniden Uzun süren o yıkımlar yılı Yurdun neresiydi senin Ey rüzgâra bürünen göçebe |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
O Temmuzlar
Şair: Ahmet Uysal Nereye gitsem karşıma çıkıyor ansızın O temmuzlar, gözlerine benzeyen bir kızın O temmuzlardı karanlığı sevdiren bana Parlarken uzaklarda ışığı bir yıldızın Otlarla, böceklerle uyuduğum günlerdi Simgesiydim sonsuz bozkırlarda yalnızlığın Şimdi unuttum bütün adları ve yüzleri Yüreğimde yangınları kaldı temmuzların Solumak, bir daha solumak o temmuzları Güzelliğine vararak çok eski yazların |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
Sana Ne Söylesem Ömrüm
Şair: Ahmet Uysal Güz geldi ah, güle ne söylesem Sana ne söylesem ömrüm Sen ki şiirler düşürürdün Uzun uğultularla akan sulara Toprağın tuzu, taşın izi olurdum Ayışığı toplardın güllerden Gecenin ürpertisinden çocukluğumuza Kırgın kadınlarımıza yazılarda Oradan oraya savurduğumuz Sarılan sarılan yalnızlığa Şimdi nasıl koysam yerine Kırılan dalı, örselenen çiçeği Okşasam usulca, öpsem öpsem Bulutlarla düşlesem, kuşlarla düşünsem, Şiirle sağaltsam sayrı yüreğimi Sana ne söylesem ömrüm sana Sen ki gümüş pullar düşürürdün Bulanık karanlığına hüznümüzün Yeniden yeniden kazanırdık umudu Unutulurdu yenilgi, susardı ölüm Güz geldi ah, güle ne söylesem Sana ne söylesem ömrüm Toparlan, kanınla katıl haydi Kalan ömrünle, kanayan yanınla Bir yoğunluğa koy günlerini |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
Sisli Şehirlerde Kalan
Şair: Ahmet Uysal Sisli şehirler bıraktın bana Erken ölümünü kuşların Ay ışığı da görünmez oldu Çiçeksiz, yarım balkonumda Uçuşan eteğini bulamadım Kalbimi acıtıyor tenimin yarası Her gece amansız bir sorgulama Elimde kalan kırık dal ucu Yırtıyor dokunduğu yeri Kanlı bir hançer yatağımda O kırgın yağmur sokağı da İşte kaybetti ince yağmurunu Silindi penceremdeki ıslak gölge Yakıcı öpüşlerin sıcaklığı Tuzun eski tadı unutuldu Sivri bir hançer bıraktın bana |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
Son Durakta
Şair: Ahmet Uysal Bir düşteydin bunca yıl Boynunda şiir ilmeği İnce olsun istedin hep İnce olsun şiirin ipliği Bir sürgünden bir sürgüne Her zaman şiirden beklemeli Eski bir çıkrık olsan da Gülle dokudun ipeğini Şimdi son duraktasın işte Cemal'in indiği durak İnmek istediği Metin'imizin Sana bir şiir yazımı uzak |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
Şiire Yetmeyen Zaman
Şair: Ahmet Uysal Şiire yetmeyen zaman Nasıl da yanılttı seni Sen ki daha bir çocuktun Bir yaşamı alıp gitti Şiire yetmeyen zaman Sararan ot, yiten gölge Öyle birden gelen ölüm Doğrusu aklında yoktu Yaklaşıyor her geçen gün Sararan ot, yiten gölge Soluk soluğa bir güzel Yaşadın ya sen ona bak Ardında kalan şiirler Adını fısıldayacak Soluk soluğa bir güzel |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
Sonsuz
Şair: Ahmet Uysal yaz geçer günlerin tortusu şiirden sorulur hesabını versen de uzak iklimlerin şiirin sonu hep sorgudur şair, kuruyan otlarla özetliyorsun o büyük aşkını halbuki her şey senin elinle aşk olur yıktın yükünü ıssız ormana, sesinde ırmakların akışı duyulur işte sen de anladın sonunda bunu yaşam ki şiirle sonsuzdur |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
Sonsuz ve Büyülü
Şair: Ahmet Uysal Sisli şehirler bıraktın bana Erken ölümünü kuşların Ay ışığı da görünmez oldu Çiçeksiz, yarım balkonumda Uçuşan eteğini bulamadım Kalbimi acıtıyor tenimin yarası Her gece amansız bir sorgulama Elimde kalan kırık dal ucu Yırtıyor dokunduğu yeri Kanlı bir hançer yatağımda O kırgın yağmur sokağı da İşte kaybetti ince yağmurunu Silindi penceremdeki ıslak gölge Yakıcı öpüşlerin sıcaklığı Tuzun eski tadı unutuldu Sivri bir hançer bıraktın bana |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
Sözdüşü Metinler
Şair: Ahmet Uysal Sen ki bir sözdüşüydün Ulaşan en eski aşklara Kırık testimde biriken su İlk yazılı taşı söylencemin Sendin bulduğum büyü Bozkır buğulu bedenimle Tuzuna inandığım çöl kumu Kuşlar uçurtan susuzluk Yollar ayrımı yüreğim Zaman dokuyan çıkrıktı Dönen ışık hızıyla Boşluğa düşen sarmal Aşk ki bir sözdüşüdür Çıkar en eski yazmalara |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
Ne güzel şiirleri varmış
|
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
Sözlük
Şair: Ahmet Uysal leylâk: yağmurlu günlerde mora boyar gecenin örtüsünü poetika: yağmur sözlüğüyle yazılır burada rüzgârların şiiri rüzgâr: küçük orospu çiçeklerinin kokusunu sürükler gizli bohçasında gece: güz ırmağına düşürür tülünü, koynuma girmeden önce |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
Unutulmuş Bir Mektuptur Aşk
Şair: Ahmet Uysal kırılgan günler edinmişsem altmışından sonra. bir çiçeği koklar gibi tutacaksınız demektir bu tutarken saydam ellerimi aşkın önüne geçen şiirler beklemesin artık benden sevdiğim kadınlar ve bütün güzel kadınlar,beni öper gibi öpsünler yaz ırmaklarını sevgilim olan, kızım olan, ıssız ormanım olan ülkemin o kadınları ölümü ardına almış,çağcıl soluğumdur yarışır durur hala atlarla ben yalnızca bir tanımı arıyorum belki de, büyülü yorumlar yorumunu diyelim ki:aşk bir mektuptur bir şairin göndermeyi unuttuğu ey ülkemin en güzel şair kadınları bana bir mektup yazın ve unutun onu |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
Uzanışı İnceydi Ülkemin
Şair: Ahmet Uysal Sisli şehirler bıraktın bana Erken ölümünü kuşların Ay ışığı da görünmez oldu Çiçeksiz, yarım balkonumda Uçuşan eteğini bulamadım Kalbimi acıtıyor tenimin yarası Her gece amansız bir sorgulama Elimde kalan kırık dal ucu Yırtıyor dokunduğu yeri Kanlı bir hançer yatağımda O kırgın yağmur sokağı da İşte kaybetti ince yağmurunu Silindi penceremdeki ıslak gölge Yakıcı öpüşlerin sıcaklığı Tuzun eski tadı unutuldu |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
Yalnızlık Şiirleri
Şair: Ahmet Uysal yaz uzun bacaklı bir kadındır yaz gizlice uzanan yalnızlığıma güznihal zaman alevidir, geçmez yine bir güznihal daha bırakır ardında elveda dudağımda uzun öpme imleriyle söylüyorum son sözlerimi yalnızlığa yaz öğlesi yosunlu kayalar dibinde, saydam bir yaz öğlesidir yalnızlığım hayal sözler dilimin altındaki hayal sözlerdir yalnızlığımın şiirleri |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
Yarım Kaldı Son Serüven
Şair: Ahmet Uysal Sen öyle düş içindeyken Silindi suda sureti Yarım kaldı son serüven Döndü durdu rus ruleti Söz eskidi su bulandı Nasıl bulmalı yeniden Ki birbirine karıştı Bilinenle bilinmeyen Sendin o yaz parıltısı Yörüngesiz bir gezegen Yalnız, umarsız, bulutsu Karanlık sularda yüzen Bitti mi o mahur faslı Ay ışığında söylenen Ateşin suyla dansıydı Yarım kaldı son serüven |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
Yaz Öpüşleri
Şair: Ahmet Uysal yaz geceleri daha sık öpmeliyiz sevdiğimiz kadınları, ay vakti yüzlerinden öpüş izlerine benzer, yosunlar üzerinde kalan izleri, yaz yağmurunun yaz ırmağının rüzgârla öpüştüğü gece, tülünü düşürerek gelir ay temmuzda öpmek istesem sevgilimi, yanık izleri kalır dudağımda |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
İnce Bir Hançer
Şair: Ahmet Uysal Issız bozkırda usul esen yaz yelidir hançer Bütün eski kalıtların yanılmaz belleğidir hançer Ayrı kalınca kınından yitik gümüş kabzasıyla Zaman içinde çürüyüp gidecek eğri demirdir hançer Yıkım günlerinde odur öfkeli imgesi şairlerin Pul pul döker pasını birden umutla devinir hançer Ay ışığını sever ne de olsa gecenin dostudur En çok bir kadın koynundaysa sevinir hançer Islak bir parıltı ya da kan izi bırakır ardında Yasak sevişmelerin ölümcül bedelidir hançer Ne zaman kaygan bir kın içinde düşünsem onu Şiirin ipeksi dokusuyla kendine bilenir hançer |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
İssız Gidilir Kumsala
Şair: Ahmet Uysal uzun gidilir öteki ucuna kumsalın, martı izlerine basmayınız lütfen çocukların arasından geçerken, çakıl taşı toplamak iyi gelir ömrünüze gece içilen son şaraptan sonra, başlar orada sevgililer zamanı devrilirse kaçamak öpüşlerle aşkınızın kum masası, şaşırmayınız unutulmuştur masallarınız, belki de paslı izler kalmıştır bellekte ıssız gidilir sonsuza, ölüm için giyininiz artık, sonsuzluk giysinizi |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
Ölçümler Sözlüğü
Şair: Ahmet Uysal hüzün/ölçer rüzgâr: hüzün ölçeridir eylülün, ürpertir geceyi öptüğü yerden acı/ölçer şiir:acı ölçeri kanlı yüzyılın yaralı bir temmuz atlasında aşk/ölçer hançer:ah, onunla ölçülür bütün ölümcül, yasak aşkları ülkemin güz/ölçer şair:güz ölçümüyle yazan şiirini uyaklar düşüren uzak rüzgârlara |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
Öpüş Tadında
Şair: Ahmet Uysal Bir şiir Tek bir şiir yazmalıyım Uyağı rüzgar olan Yağmura bürünmüş soluğu Bir gün Tek bir gün kalmalı Benden kalacaksa geriye Bir öpüş tadı dudağımda Ve bir öpüş tadında Olmalı o şiir de |
Cevap: Ahmet Uysal Şiirleri
Şehirlerdir Acıtan Kalbimi
Şair: Ahmet Uysal Şehrini arayan bir nehirdim Arar gibi eski bir sevgiliyi Her yanım toprak, tuz ve kum Köpüğü dağılmış bozkırda Çoktan unutmuş çıktığı vadiyi Kadınlar da görmüş yalnızlıkta Gözleri kırık bir söğüt dalı Kan mıydı sızan gözyaşı mı Uzak bir yıldız gibi kaymış Elinden, nehrimin suları Nasıl akar giderdim oradan Sürüklenen bir nehirsem de Savrulan birkaç su damlası Kalsın isterdim kirpiklerinde İşte öyle bir sevgi anısı Suya değen ince otlara Uzanırdım, ah bir tutunsam Ama, bir nehirdim ben Akıp giden kırgın göçebe Bin yıldır batık şehrini arayan Şehrini arayan bir nehirdim Gözü tutmayan hiçbir şehri Ayaklarına dolanan köprülerin Birinden ötekine geçip gitsem de Şehirlerdir acıtan kalbini |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:42. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.