![]() |
Ali Püsküllüoğlu Şiirleri
https://upload.wikimedia.org/wikiped...Co%C4%9Flu.jpg Arkadaş Şair: Ali Püsküllüoğlu Arkadaş, iyi bir günü Sakla kötü günlere İyi dostu da öyle Güleç bir yüzü de sakla Sakla yiğitliği korkaklığı sevgiyi Kini sakın saklama Ağaç dik, sula çiçekleri Çocukları görünce gülsün gözlerinin içi Üç günlük dünya De, bağışla herkesi Söz götüreni, söz getireni Kalleşi hayını sakın bağışlama Arkadaş, ezberle ya da yaz bir yana Otogarlarda, istasyonlarda Ayrılık sözlerini Hastanelerde, mapusanelerde Söylenen türküleri Ezberle ve sakın unutma |
Cevap: Ali Püsküllüoğlu Şiirleri
Şiir Tanrısına Yakarış
Şair: Ali Püsküllüoğlu Bağışla unutmuşsam, unuttum sanma yine de; Yalnız ve kimsesiz bir salkımsöğüt bozkırda ve solgun suları durgun bir deniz gibiyim şimdi; saçlarımı dağıtmakta şafağın tatlı eli. Haydi çöz şu kelepçeyi, bu dağı bilirim ben: Pınarlar akar, sessizce; tanırım bu ormanı, bilirim keçiyollarını her otu, her ağacı, her dereyi; duyulan, kuş sesleridir; bırak da dalıp gideyim sonsuz kıra yaşlı ruhum, gövdemle. Ya da çöz dilimin bağını duysun çığlığımı dünya! |
Cevap: Ali Püsküllüoğlu Şiirleri
Aşktır Geride Kalan
Şair: Ali Püsküllüoğlu İnkâr etmem aşkı Ağzı bir elma tadı ağzımda Sevdiği oyuncaklar En güzeli mızıka Derken geçer gider birdenbire Güzelim yaz Eylülle hüzün Türkülerde yağmur Uykusuz geceler ki Çoktaaan unutulmuştur Severdi her şeyi Yollar uzun yürüse Küçük çakıl taşları, birkaç sümüklüböcek Bir serçe |
Cevap: Ali Püsküllüoğlu Şiirleri
Behçet'e Ağıt
Şair: Ali Püsküllüoğlu Herkes bir şey söylüyor Kimi aşk diyor kimi ilkyaz Böyle yapar insanı, Ama hiçbiri bilmiyor biraz Dön kendi kendine Dön kendi kendine, başım! Kaç Samanyolu fışkırır düşlerinden Kim bilir kaç dağ çiçeklenir Kaç deniz ölür kaç ozan yanar Bükülür boynun senin, ey şiir! Kal kendi kendine Kal kendi kendine, düşüm! Çavdarların biçildiği tarlalarda Gece, Ay daha güzeldi Ve gölgeleri ağaçların Daha bir uzar giderdi Ak kendi kendine Ak kendi kendine, yaşım! |
Cevap: Ali Püsküllüoğlu Şiirleri
Eskidikçe
Şair: Ali Püsküllüoğlu Güneşi karşılıyoruz mutlu çığlıklarla öperek, Dağı, ovayı Yüzyılların uykusunu Otu, börtü böceği, Bir kanat vuruşta uçan kartalı, Ağır akan ırmağı, Ağzında dünyayı taşıyan leyleği, Korkunç bir yalnızlık duyan karacayı. Yaşamak süsler eklemektir sonsuz gerçeğe Derin bir soluk almak gibi Pencereden dışarı bakmak gibi gökyüzüne, Bir kırlangıç uçmak gibi Kök salmak gibi toprağa; Ölümse, açılan bir eski zaman sandığı. Zaman diyorsun, bir çingene gibi karşıma çıkıyorsun o zaman, O zaman zaman kaçıyor; Kim tutabilir şimdiyi dünü eskiyi Ölümlerden ölüm beğeni Kırk katırı kırk satırı? Saçlarında güller, karanfiller, dünyanın en güzel kırları, Saçında gelincikler, sabah çiyi ve tarlakuşları Çizmeli kedi Yedi derya geçen şehzade En güzel sırma tel Sabahın yedisi ve ıssız göl Ve güneşin hiçbir şeyi Güvercinlerin çığlığı! Yüz çocuk ırmağa koşuyor Bin çocuk daha Ve yanıyor ayakları kumlarda Tozda ve küllerde ve saçında. Anılar eskidikçe, insan yaşlandıkça Kavağın gölgesi suya düştükçe Rüzgârın sesi ve sis, odaya dolar Ve dağlar uzakta çok uzakta Şimdi, şu sabah gibi güzel oldukça Kırıldıkça kırağı. Uçuşunu görmek güvercinlerin gökte Beni bir çocukluk anısı gibi duygulandırıyor; Görmüyor güneşi akşam ezanı köyde. Yalnız sular mı uykuya varacak dağlar kayalar mı şimdi? İşte çam çıraları da bitti Haydi sen de var uykuya: Çöksün üstüne gecenin karanlığı! |
Cevap: Ali Püsküllüoğlu Şiirleri
Çobanıl
Şair: Ali Püsküllüoğlu Ey tarlakuşlarının titreşip durduğu masmavi geniş alan, Güz geldi mi çiylerle ıslanan kırlar, Ey kül renkli ve iyi niyetli gökyüzü! Bulutlarını yola çıkar Ve kurşuni bir sessizliğe boğ toprağı. Yine de Ve yalnızca İpince Bir yolda, uzak bir çavlanın sesiyle gürle. Bir adam soruyor bana: Ata binmeyi unutmadın ya? Bir dağ doruğu gibiydi, karlı Ve çığ salacak, Sonsuz, diri fırtınalarla yüklü Tepelerde, otların üstünde ilk kar Ve sevdiğim şıvgacık fidan, yolun üstünde. Güz yeliyle savrulup duruyor Ve toprağa İyice Yaslanıyor, dökülüyor yaprakları, güzle. Bir adam soruyor bana: Ata binmeyi unutmadın ya? Kim bilebilir, bir tek ağaç bile olmazsa O eski, sonsuz ormanı? Sular Oluklardan teknelere dökülse de. Atlar Yeni bir koşu tuttursa da. Kim durdurabilir düşleri, ey gece Gözler Açık olsa da? İşte yanıtım: Ey tarlakuşlarının titreşip durduğu masmavi geniş alan |
Cevap: Ali Püsküllüoğlu Şiirleri
Günün Herhangi Bir Saati
Şair: Ali Püsküllüoğlu Bir yıldız, bir karanlık düştü şavkı suya. Çok değil burda artık (ülkem için) gözyaşı azıcık, birkaç damla. İşte bir gün daha bitti çocuğun gözleri doldu. Kuyunun suyu çekildi, gidip geliyor (gölgem) her zaman hiçbir zaman arasında. Nerde haziranlar nerde temmuzlar açan her gül? Bir düş solar (saati yürür) çünkü, inceden, acıyla. Çekilmiş olsam da bir köşeye gözlerimi yummuyorum hiçbir şeye, (hayır, diyorum) hayır yüz kez, bin kez ve daha. Yok olmaz, biliyorum söylenmemiş bir söz bile. Gün ışığı mı yitecek gece karanlığı mı (diyorum) bilinmez ama. Bir yıldız, bir karanlık işte bir gün daha bitti, çok kalmadı sabaha. Saati yürüyor günün her zamanla hiçbir zaman arasında. |
Cevap: Ali Püsküllüoğlu Şiirleri
Yaşlanmış Bir Gemici Gibi
Şair: Ali Püsküllüoğlu Ben bir korsan gemisinde doğup büyüyen Denizciye benzerim, Kalbim kavgalara ve fırtınalara alışık; Tayfalar gibi canım sıkılır karada Bir hasta gibi eririm. O dalgalar ki açık denizlerde Korkunç yolculuklarımda benimle birlikteydi; Her çığlıkta martılar selamlardı beni Günlerce yemsiz kalmış martılar. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:03. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.