![]() |
Cevap: Aydın Hatipoğlu Şiirleri
Nuri İyem İn Kadınları
Şair: Aydın Hatipoğlu Sarı sarmış başına Oyaları belirsiz Karanlığa bulanan yüzünde izi Acılar ırmağında çimmiş hasreti Bir gözü yalnızlık bir gözü umut Güneşe durmuş gülüşü Pembe urba yad zamanlardan kalma Güz çiçekleri gibi bakar hüzn ile İkinci kız doğuranda anası Al bastı dedilerdi başında al kurdele Kıştı kızıl şerbet içemedi Yemenisi sallanıyor rüzgârda Uzatmış da ellerini bulutlara tutunur Yüzü kavruk içi yangın başı kül Kuşağına kuş işlemiş kızlığında muştuluk Gün yüzü görmeden yanmış güneşte Üç kadın birbirine bakıyor Biri ergen biri avrat biri dul Yazması kara işlemesi pul Gözleri haktan sürmeli kaşları rastık Mavi bağlayanı iki canlı bir gelin Ak güvercin pus eyliyor elinde Ak örtüsü gölge etmiş yüzüne Kim görecek ellerini durur hüzn ile |
Cevap: Aydın Hatipoğlu Şiirleri
Park...
Şair: Aydın Hatipoğlu Avare ağaçlar ülkesinde Sağır duyarlıklar ırgalanıyor /Sağır duyarlıklar avare ağaçlar ülkesinde/ İhtiyar bir güneş yıkanıyor kendi aydınlığında /Yıkanıyor yar/ Gizli hapisanecisi zamanın Yorgun kadınlar denizinde Ebruli akşamları taşıyor iyonyalı gemiciler Ambarlarında yıllanmış hüzün Gamdan ve kandan dokunmuş yelkenleri Yorgun kadınlar denizinin gemicileri Çaparisinde boncuk gibi sevdalar dizili /Sevdalar dizili yar/ Kahır yüzlü bilge balıkçılar Hırsız gecenin sundurmasında Bir yalnızlık gibi ay Mağrur ateşçiçeklerinden saklıyor sakallarını Hülyalı bir sehere /Hülyalı bir sehere yar/ Bırakıyor sarhoşluğunu Mor salkımlar sallanıyor rüzgârda Mor çiçekli mor gülüşlü dul analı çocuklar Bir pamuk şekercisi Suskusunu boyuyor /Suskusunu gülüm boyuyor yar/ Bir çocuğun kaçıp giden balonu Göğün laciverde dönen derinliğinde Yılgınlığın kıyısında hüzne yoldaş oluyor /Hüzne yoldaş oluyor yar/ Bir çocuğun balonu Eskimiş korkular kanırtıyor geceyi Emekli bir deniz soluk soluğa /Çırpınıyor gülüm çırpınıyor yar/ Tükenirken delikanlı zamanlar Aynı kandan türküler yankılanıyor uzak /Aynı kandan türküler aynı kandan ah/ Umutsuzluk yasak |
Cevap: Aydın Hatipoğlu Şiirleri
Son Değil
Şair: Aydın Hatipoğlu Yatıyor boylu boyunca Ne yanıyor ateşler içinde başı Ne buz kesiyor ayakları Yürümüyor damarlarında kanı Canı yanmıyor Uyanmıyor -ne kadar uyandırmak isteseniz- Yarı aralık gözleri görmüyor Sarmış kara bir kefen gibi Karanlık her yanını Ağır Suskun Sağır Gülmüyor ağlamıyor Sevinmiyor üzülmüyor Bağırmıyor Ne sevgi ne nefret Ne korku ne acı ne umut ne karamsarlık Onu ilgilendirmiyor artık Sessiz Tepkisiz Ölü Ölüm sonu değildir hayatın Hayat sürüyor Hayat gözyaşlarında Hayat gülüşlerinde Çocukların |
Cevap: Aydın Hatipoğlu Şiirleri
Yüzler
Şair: Aydın Hatipoğlu Yüzlerinizde izliyorum yaşamın yansımasını Acısı susulmuş rengi içe atılmış Yüzleriniz aynasıdır yüreğinizin Yanmış kavrulmuş yüzleriniz ... Kiminiz gün görmüş hep gün görmüş hep Şeftalibaharı tenli bakışları tafralı Kiminiz hin kiminiz cin kiminiz hiç bakışlı Çiçekbozuğu kiminiz şark çıbanlı urfalı Avurtları kemirilmiş duruşu hüzzam Sarı kara göz akları göz altları mor Yanakları pörsümüş örselenmiş saçları Limonküfü doyumsuzluk derin çizgilerinde Kimi candan dudağında gülüşü Kimi içten pazarlıklı hınzır sakallı kimi Kiminin çeyiz umutlarında allanmış yanakları Bir iz yaşanmışlıktan bir iz yaşanamamış Siz yüzünde yaşamın çeliği parıldayan Sıkılmış dişleri çene kemikleri sağlam Sen gözleri derin kuyular gibi duran Elmacık kemikleri solgun adam Benzi onur kırığı ufku deniz Ey su damlasındaki giz Yaşamın şehvetindeki yüz Ölürüm sizi yazmasam |
Cevap: Aydın Hatipoğlu Şiirleri
Susku
Şair: Aydın Hatipoğlu Sis susuyor Dallarına şeytan uçurtması takılan ağaç Örtüyor sisin sessizliğini Hüzünlerle ıslanan uzun bir es Sürüklenen bir kuş ölüsü kaldırımda Kadın susuyor Sabah Gün suskuya bulanıyor Tek başına karşılıyor kurumuş bir hayatı Ah o çocuk ağlaması dolduruyor sokağı İhanet /bir de sevda/ susmuyor İyi ki susmuyor iyi ki İyi ki tırmalıyor kanatıyor parçalıyor Karanlık susuyor Ölüme ulanan kızıl sarmaşıklar Dallarına seytan uçurtması takılan ağaç Bir de ağlayan çocuk Durgun sulara sarkıtıyor yalnızlığımı Kör kuyulara Susku yürüyor kente |
Cevap: Aydın Hatipoğlu Şiirleri
Suskun..
Şair: Aydın Hatipoğlu Kayık yüzdürüyor çocuklar Çamur gölünde Kâğıttan kayıklar Mutluluk rüzgârlarını doldurup Yelken açıyorlar özgürlüğe Islanıncaya dek Kısacık bir suskunluk Islaklığın peşi sıra Sonra yeni bir kayık Bir kayık daha Çamur gölü yutuyor durmadan Umudun küçük teknelerini Ardından upuzun bir suskunluk Ağlamayı unutmuş çocuklar Alışık |
Cevap: Aydın Hatipoğlu Şiirleri
Sürgünüm Yalnızlığa
Şair: Aydın Hatipoğlu Karanlıktan korkan çocuk Boğulmuş çığlıklara koşuyor Boş tenekeler takılıyor ayaklarıma Soluğumu tıkıyor sokaklardan akan çiğfe Bir papatya beyazı çiğneniyor Kirli agorasında başkentin (Ve ormanlar yanıyor) Haramiler tanrı tacirleri bezirgânlar Ölüm alıp ölüm satan/lar Bir bebek gülücüğünü pazarlıyorlar haraç mezat (Ve ne kadar soylu şey varsa insana ait) Faili meçhul bir kayıptır yüreğim Dar kapılarda sıkışan tuzaklara açılan coşku (Ve camları kıran bahar ) Ciğerhun anaların bağrında Yırtık fotoğraflar gibi kanayan yurdum (Yalnızlığa sürgünüm) |
Cevap: Aydın Hatipoğlu Şiirleri
Tan Ağartısı
Şair: Aydın Hatipoğlu Uyuyorsun uyuyor su Ten sesinle ağarıyor sesim Dal dala yaprak yaprağa değiyor Ürperiyor nefesim incecik nefesinle Diken gülü gül dikeni sınıyor Semaha duruyor canlar yavaştan Rüzgârla yarışan kuşlar dönüyor Bir kedi bakıyor kuşkulu kuytulardan Düm tek vuruyor tef ve kudüm avlusu taştan Ten yanıyor tin yanıyor tennenni tenenen Can ve nefes ten ve kafes ney yanıyor aşktan Eriyen ruhlarımızdır lavlar gibi akan Ve kavuran hüznün doyumsuz gülünü Sevdanın ağır vadilerinde korlar gibi her an |
Cevap: Aydın Hatipoğlu Şiirleri
Uzun Hava
Şair: Aydın Hatipoğlu Dağların şarkısını söylüyorum Günlerden sabah Ülkelerden yalnızlık Elimde acemi bir karanfil Sıcak özlemlere bastırıyorum Ölümün ikindisine uçuşan güvercinler Tutuşturuyor çobançiçeği sevdalarını Saçların şarap kokuyor ellerim tütün Avuç avuç alıç topluyor karanlık gözlerin Sessiz suskun yorgun Bu kimin duvarları bu kimin Penceresiz ışıksız soluksuz Bu bağrımıza çöken çeki taşı Bu balçık karası bu korku bu bizi ezen Ben bu dilin oğluyum bu köylü dilin Toprağın üstüne oturmuşum Hayat deli yağmurlarda taşkın sularda Yıkımlarda yeşeriyor gibi Sırtımı bir ağaca dayıyorum Ağaç kıpır kıpır toprak coşkulu Ben hüzünlü bir şarkı söylüyorum Hüzünlü |
Cevap: Aydın Hatipoğlu Şiirleri
Vapur...
Şair: Aydın Hatipoğlu Seherdir Sokaklarda kendine şaşan tek tük ayak sesleri Kimi kez tarlalar sürer gibi Dalıp gider çizgisine cıgara dumanının Bir vapur kalkar istanbuldan Her yanı istanbul olan bir vapur Döner çark Döner çıkrık Canavar düdükleri Polis düdükleri Ve vapur Uzak Buruk Kanar yüreğinde yanık bir sevda türküsü Yüreği Kırık Sanki yenicamide bir güvercin vurulur O saat venedikte güvercinler Elleri ne kadar güvercin Birbirine bağlanıyor Gözleri özgür Bıyıkları gür Çığlık çığlığa martılar Çark çark Çıkrık çıkrık Çark çıkrık Çıkrık çark Bir vapur köpük köpük rıhtımdan ayrılıyor Bir vapur telaş telaş Tırnaklarım avucumu deliyor Cıgaramı çiğniyorum apacı Dönen dünyadır bu gıcırtıda Duyulur Kara vagonlarda hiçlenen bir serserinin Bütün bunaltısını yüklediği bir vapur Bir vapur Bir kelepçe Bir abdülhamit Dönüp bakmıyor yedi on yolcuları elleri simit Seherdir Kendine şaşan tek tük ayak sesleri Doldurur sokakları Kuşlar daha karışmamıştır şehrin gürültüsüne Ağaçlar daha bir ağaçtır bu saatlerde Uzak uzak yankılanır su sesleri Uzak uzak kurbağalar Seherdir Yiğitlere su vermekten döner kızlar Bir kadın uykudadır Bir kadın uyanık Bütün bardakları sevgiyle doldurup Yüreklerine akıtıyorlar Sonra bütün yüreklerini sevgiyle doldurup Hayır diyorlar Pişman değiliz Vapura telaş telaş bindiriliyorlar Vapur baştan başa istanbul Bir vapur Bir kelepçe Bir istanbul Döner çark Döner çıkrık Çark çark Çıkrık çıkrık Çark çıkrık Çıkrık çark Bir kadın Yüreği kırık Gözleri özgür ya bu çok önemli Başka hiçbir durumda bir insanın gözleri Böyle özgür olamaz Ve başka hiçbir durumda bir insanın gözleri Bir selamı böyle sıcak alamaz Gün doğar Kimseleri şaşırtmadan yeşerir kavga Bir umut Bir çığlık Bir yenilgi Bir kadın bir çocuğu büyütür usulca Nasıl büyütür kimseler bilmez Nasıl sarar sevgilerle Nasıl besler umutlarla Kimseler bilmez Bir yokluğu bir yokluğa katarak Höllüğünü ince eler büyütür Bir vapur Ayırır anayı yavrusundan Bir vapur bir tel örgü bir istanbul Canavar düdükleri havada vızıldar Bir ananın süt damarı sızılar Yavrum yavrum Başörtüsünde ömürlük çilelerin dokuması Bir kahramanlıktır analık Bir mermeri yontar gibi sabırla Değişen dünyadır yeşeren kavgada |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:18. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.