![]() |
Cevap: Behçet Aysan Şiirleri
Bir Kiraz Dalı
Şair: Behçet Aysan bahar mührünü vurmuş leylaklar açmış, uzansam bir kiraz dalı içimde koşup duruyor bir maral gelincik tarlaları çığlık çığlığa oralardan geldim baş eğmeden gecelerin kımıldayıp sonlandığı ışık ışığa mor kanatlı kelebeği küflü duvarları bilirim voltaları suskun küflü duvarları kan sıçramış çakıyla takvimler kazınan, günler saatler, dakkalar- bitmeyen zaman ağarmış kireç oyuklarında soluk renkli sözcükleri. |
Cevap: Behçet Aysan Şiirleri
Çiçekçi Kız
Şair: Behçet Aysan yalova termal yolunda çiçek satan çiçekçi kız saçlarına papatyalar takmış şarkılar söylüyor bir yandan. kederli şarkılar haydi çiçeklerim var. bunlar küpe çiçeği boynu bükük ülkem gibi. bunlar mor beyaz kartopu çiçekleri karayazılı erguvan üzerlerine bulaşmış abilerimim kanı. bunlar zebra çiçeği bayım, hiç görmediniz mi taşır aynı gökyüzünde hem umutlu ayçayı hem karanlık bir güneşi ama sizin gökyüzünüz var mı ki. çiçeklerim var çiçeklerim ya küsmüş sardunyalardan almaz mısınız pembe açar pembe düşler için düşleriniz var mı ki. yalova termal yolunda çiçek satan çiçekçi kız saçlarına papatyalar takmış şarkılar söylüyor, tehlikeli. |
Cevap: Behçet Aysan Şiirleri
Örüp İnce Bir Tığla
Şair: Behçet Aysan duvarda, solgun ışıklarla oynaşmada bir örümcek ve düşüncelerim ince bir tığla örüyor ağını, sessizce gün batıyor. kara battaniyeli bir ölü yürüyor sonra kireç döküntüleri ne kadar da benziyor ona, öldürülmüş bir arkadaşının fenerini tutuyor, içli bir madenci şarkısıyla geçerken şehrin dikenli telleri arasından. limanda yük boşaltıyordu kardeşi dünya geniş pergeliyle yer açıyordu, onunla koşanların kalbinde ve bir gül ağacının tomurcuğunda yeniden açıyordu. sessizce gün batıyor, bir aşk bitiyordu bir aşk dağılmış bir gerdanlık gibi. sakallarım uzuyor, bir yara bir yara durmadan ıslıyordu kendini ben de çekiyordum derin ağlardan çekiyordum gölgemi. sevmiyordum artık ne sis çanını ne dağ lalesini günlerim değiyordu ateşten bir dolunaya. |
Cevap: Behçet Aysan Şiirleri
Dağılan Gül
Şair: Behçet Aysan ne söylersen söyle bu aşk ikimizindi ikimizindi bir zamanlar aynı gökyüzü bir samanın tutuşması gibi olan şey biraz erzurumdu biraz rize biraz mardin geniş, dingin, sürekli bir yurt gibi ne söylersen söyle rüzgardır duyan düşleri çağıran iri siyah gözleriyle ve yanıbaşımızda mutlu kalan ne var ki belki bir kuş akşamın ölü ağzındaki sadece güldür dağılmış ayaklanmaya ne söylersen söyle ruhum bağırıyor acı içinde bağırıyor giden her şeye uzak kapıların ses verip çağırmadığı mutsuzluk değil mi biraz da şarkıdır üzgün, kırık, iri bir gül gibi kanayan ne söylersen söyle bir gün yiteceğiz çam seli halinde kalabalık bir orman alıp götürecek bizi kuytu ölümlere yaşamanın anlamını sorsam da söyleme konuştukça bir gemi açılıyor kıyıdan. |
Cevap: Behçet Aysan Şiirleri
Dışarda Kar
Şair: Behçet Aysan kar yağıyor dışarda sokak lambasına düşüyor ve serçeler üşüyor kenarları hafifçe yanmış sayfalarına kan sıçramış bir kitapta nâzım hikmet okuyorum. dışarda kar yağıyor ve dağ lokantasına gidiyor zengin kasabalılar. kar yağıyor dışarda mektubun yeni gelmiş istanbul kokuyor. dışarda kar yağıyor seni seviyorum. |
Cevap: Behçet Aysan Şiirleri
Düello !..
Şair: Behçet Aysan parçalanmış bir aynada nakışları esmer bir yüz yansısını görüyorum perçemleri akdenizli bakışları simli sündüs parçalanmış bir aynada. ah! benim bu deliliğim ıssız bir ada arıyor yanaşıp çıkınca, şaşkın dolaşmış çok önceleri yabanıl ayak izleri ah! yazık orda binlerce. titrek bir mum ışığında yeniden sarsak yüreğim asla anmayacak aşkı bir kez daha yapmayacak yine çarpıp kayalara su almakta, su almakta batmaktadır köhne kalyon yıldızları sönmüş gece. bir yaz günü oldu bunlar gri yağmurlar yağıyordu çekildi bütün kılıçlar ben bir yanda rakip hayat denizse köpürdüyordu ve şarkılar söylüyordu alabildiğince bir siren ölmemi istemiyordu. ne parçalanmış bir ayna ne mum ışığı kalacak birazdan gün ağaracak her gece yeni bir düello her sabah yeni bir ölüm hepsi bu şiire sığacak. |
Cevap: Behçet Aysan Şiirleri
Forsa
Şair: Behçet Aysan gurbeti hançer yapıp gezinir kendi zincirine vurgun forsa. devrilen turuncu bir ayın şavkında aras gözyaşı akar hemşeri göçmen kuşa. horasan'dan yeni kalkan bir tren nasıl saplanmışsa kara ve acıya. sensin, yüküyle batmış mavna kurt ağızlı gecenin ortasına. |
Cevap: Behçet Aysan Şiirleri
Güvercinleri Sevindirin
Şair: Behçet Aysan her sabah uyandığımda, gördüğüm düşü hayra yorarım açmasına açarım da göğsümün altın kafesini korkarım ya bu gece güvercinler yüreğimden başka bir ülkeye göç etmişlerse. çünkü, ben ilyas hasköy'lü - kör ilyas, şu koca istanbul şehrinde yenicami önünde sanki dünyanın bütün açlarını doyuruyormuş gibi gururlanan bir sevinçle darı satarım savrulması için güvercinlere. |
Cevap: Behçet Aysan Şiirleri
Kader Atlası
Şair: Behçet Aysan nilüferler niçin suya eğilir ve niçin kavruk otlar gibi tutuşur o ilk sevdalar söyleyin bana ey kitaplar. bana söyleyin kim var aramızda biraz ölmeden bir türkü tutturmuş giden. ya kırmızı şapkalı gelincik, senin için göz açıp kapayıncaya yiter şu bahar hemen ölüm gelir yükselince sular. söyleyin bana ey kitaplar var mı kederin atlasında tarçın kokulu bir şehir inmemiş olsun damlarına gözyaşından yıldızböcekleri ve tarçın kokulu bir aşk hiç ölmeyen. |
Cevap: Behçet Aysan Şiirleri
Kanaviçe
Şair: Behçet Aysan el değmemiş ormanlarında gezinen kan işleyen kanaviçesi ömrümün sarı sarmaşıkların ışıklı gölgesi ve sensin hüznün yüzgörümlüğü rüzgarların beyazdan yelesi sen. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:47. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.