![]() |
Enver Gökçe Şiirleri
https://img.antoloji.com/media/sair_.../65_b_6494.jpg 1909 - 1946 Şair: Enver Gökçe ( Saffet Korkut için ) Bir Saffet Hoca vardı dost bağında Hürriyet yoktu sağlığında Gün geldi gitti incecikken Yiğitken, güzelken, gencecikken. Şimdi ne kadar dost varsa arkasında Hasatçı, öğrenci, öğretmen Ne kadar gül varsa toprağımızda: Daldırma gül, ak gül, gonca gül; Ne kadar sevgili varsa arkasında: Tiyatro, iş, kitap, şiir, marş Yanar yanar ağlaşır cümlesi, Çoban ateşi hatırasında. Gavur müslüman demezdi "Kendisi için bir şey istemezdi" Yatak ölümü beklemezdi" Gitti vadesiz, gencecikken Yiğitken, güzelken, incecikken Ölüm, adın kalleş olsun! |
Cevap: Enver Gökçe Şiirleri
Yusuf İle Balaban Destanı
Şair: Enver Gökçe Bu Yusuf'un Dünyaya Bir Hoş Geldiğidir 1. Ay karanlık Gecedir. Anamdır. Yatar Of'ınan. Kıpır kıpır Ağrısı şuracığında, Karnının En yumuşak Yerindedir De gayri Gel kan-revan Türkülerle gel, Ağıtlarla İnce sularla. Yusuf kardaş, Ak kardaş! Bu senin Dünyaya, Hoş gelip Sefalar Getirdiğindir. 2. Bir hışımla Geldi geçti Şu dağları Deldi geçti Kim? Kim? Kim? Kim? Kim olacak? Yusuf Yusuf. 3. Bentleri Yıktı Su; Kısrağı Aştı Aygır at. Yaşamak Değişti Gün oldu. |
Cevap: Enver Gökçe Şiirleri
39 Harbi
Şair: Enver Gökçe Gitsem de gitsem... Bir an için terk-i diyar etsem Biliyorum şu giden yoldur Nehirdir, ordudur Ve insanlara ait bir macera, bir sefer Ama Hicret mi, zafer mi, bozgun mu görsem Görsem Dost dediklerime zincir vuranlar kimdir? Açık ve Türkiyeli avuçlarımı Sıcak sakladım Buz tutmuş Eller içindi, Şimdi sargısız, merhemsiz, çaresiz geliyorum Şarapnel yarası kollar! Şimdi uzaklardan teklifsiz ve senin için geliyorum Kurşun yaralarından haber beklediğim Yabancı değilim yoksa Bir tanışmazlığım vardır Ve unutulmuşluğum. Çıksam, çıksam dağ olsa da yücesine Duyar mıyım, duyar mıyım top seslerini At boynundan aşan yiğidim Şu terkedilmiş toprak Şu yanan köy Şu devrilmiş araba Şu tank altındaki Senin sevdiklerin mi? Kömür işlenirdi, Kalem oynardı, yol döşenirdi, Güneşe selam durulurdu, Her gün başında Varsam görsem Görsem her şey yerli yerinde mi? Sana düşman oldum 939 harbi Beni dostlarımdan ettin, Beni mahzun ettin Sefil ettin Şair ettin! Sana bin teşekkür Büyük ızdırap Bana sevmeyi Bana hakikatı Bana insanları öğrettin. |
Cevap: Enver Gökçe Şiirleri
Ağıt
Şair: Enver Gökçe Teller iletmez haber, direkler devrileli Kara habercidir göklerde kuşlar görüleli. Anam, bacım yok içinde, neremdir yareli? Adapazar! Erzincan oldun, türkülerdesin; Bir bahar akşamında ölün, yüreklerde yasın, Şahan mı vurdu kolun, yaralı turna mısın? Doyulmaz dünyada; insanın çilesi ölüm. Ne çare, geldi türküler yakılası ölüm Ah! böyle mi kahredilir? Yıkılası ölüm. Bu muydu çarşın, mahşer mi kurmuşlar yerine? Yine mi "çağrışak kurtlar ve kuşlar" yerine! Karalar giymişiz kutlu kumaşlar yerine. Gurbette yar vardı, mendili işlenilmemiş, Tarlalar hazandır, tütüne başlanılmamış. Bir mendil ver n'olur, çevresi yaşlanılmamış. Ağlarım; bu yürek sevdaya uyası değil, Türküm var: Harput, Diyarbakır mayası değil. Garibim: İçimde Eğin'in havası değil. Bir yaprak sarmadım yarana yaran çözerim. Bir mısra gülmedim, dosta ağıt düzerim, Uğruna destan yazılası, Adapazarım. |
Cevap: Enver Gökçe Şiirleri
Ah Len Ah
Şair: Enver Gökçe Üşürülmüş Yılan Dilli Bir Hançerdi Kardeşim Yüreğime Göğsüme Kollarıma "Bir Dönüm Mülk Kan Değerdi Bizim Buralarda Kebanda Ezirganda Al Sizin Olsun Helal. Benden" Sırtımda Alacalı Mintan Boynumda Yazma Afilli Kasketim Düşmüş Yere Ayağımda Kara Kabar Ayağımda Soğuk Kuyu Lastiği Boynu Buruk Kalmışım Böyle Ah Len Ah. |
Cevap: Enver Gökçe Şiirleri
And Olsun Şart Olsun
Şair: Enver Gökçe Ben Böyle Taşların Çukurların İçinde Kalmışsam Yalnızsam Hor Görülmüşsem Arkasızsam Ve Böyleyse Bahtı Siyahım Yemin Kasem Olsun Ve And Olsun Şart Olsun Yerde Kalmaz Ahım. |
Cevap: Enver Gökçe Şiirleri
Başlangıç
Şair: Enver Gökçe Zaman akar, zaman geçer, Zaman zindan içinde; Biz mapusta gürül gürül yatardık Yılan çıyan içinde. Getirdiler ite kaka bir yiğit, Ayak çıplak Ak bir mintan içinde. Zaman zaman içinde Işık duman içinde Ve raviyan-i ahbar Ve muhaddisan-i ruzigar Şöyle rivayet Ve hikayet ederler kim: Beni adem zor bezirgan içinde Vardı bir Balaban. |
Cevap: Enver Gökçe Şiirleri
Bir Alıp Bir Satıcı Gönül
Şair: Enver Gökçe Düştüm bir öylesi çekilmez derde, Ne ölümü düşünürdüm, ne yaşamak korkusu, Ne sır aradım herşeyde, ne gariplik var serde, Ne kara sevda, ne sevmek ne sevilmek arzusu Artık her şarkı dokunur bana bu şehirde. Hasret nedir bilmezken o kadar Şimdi, her an, her yerde gurbetteyim. Çünkü daha görmediğim güzellikler var, Öyle bir yürek koymuşlarki içime neyleyim, Her yere gönlümü vermeden geçemem dostlar! Ben deli miyim bilmem mi neler ettigimi. Bir han köşesinde yatmayınan Kerem diyorlar, Ne tuhaf bu insanlar derdini dökmeyinen Çaresiz derde bulunmaz merhem diyorlar, Ah.. bir alıp satıcı gönlüm var gezer çarşı çarşı, Başım güneşe düşmüş yanmayı öğrenir. Nolur böyle duradursun cama güneşe karşı, Gönül her yerde bir kardeşim güzel heryerde bir. |
Cevap: Enver Gökçe Şiirleri
Bir Kalleş Düzenci Geceden
Şair: Enver Gökçe Karlı Dağlar Of Dediler Of Dedi Cilo Of Dedi Munzur Of Dedi Ağrı Ve Keşiş Ve Süphan Dağı Of Dediler Of Dedi Toroslar Ormanlarımız Limanlarımız Şehirlerimiz Ve Bilcümle Nehirlerimiz Of Dediler Bu Terazi Bu Ülker Tanıktırlar Geçtiğinizi Gördüler Hışımla Ve Dolu Dizgin Bir Kalleş Düzenci Geceden Ve Batak Göllere Karanlık Göllere İlle Görkemli Yalnızlığında Gökkubbenin Hey Benim Kara Sevdam Kalleş Kaderim. |
Cevap: Enver Gökçe Şiirleri
Bir Milli Kurtuluş Türküsü
Şair: Enver Gökçe Zalım! Hemi de kötü dinli gavur, Nasıl da bağdaş kurmuş toprağıma Gülümü harmanımı savurur! Kara gözlerini Sevdiğim oğlan, Bize oldu olan Topla Antep'i, Çukurova'yı İzmir'i, Urfa'yı, Konya'yı, Haydi ha! Ne durursun Munzur! Engini de deli gönül engini Kutluyalım şol kurtuluş cengini Hayını, Kompradoru, pezevengini, Vur Kara yeğenim vur! |
Cevap: Enver Gökçe Şiirleri
Bir İhtiyar
Şair: Enver Gökçe Gidiyorlar! Atları, terkileri, Göğüslerinde gümüş köstekleri yoktur. Gidiyorlar! Baş açık, yalın ayak, ardı arkasına Ümitten gayri ekmekleri yoktur Sen Vermişsin de sırtını meşeye Koca ihtiyar! Yolların, yolcuların Akşamla değişen şeylerin haricindesin. Hatıralarınla yaşıyorsun : İşte yine Getirdiler bohçasını önüne İşliği, çakmağı, tabakası, Çorabı, çakısı, ayakkabısı Ve Zonguldak treni, Zonguldak madeni, kömür havzası, Çakmağı, işliği, ayakkabısı. Ötede insanlar gidiyorlar. İşte yine getirdiler bohçasını önüne : Sarsan bir cigara daha Vursalar orta telden Emrah'ı Yüreğin tutar mı söylemeğe Başa gelen halleri? Bir buçuk ay gezdin dağları Avutmadı gönlünü Toprak kokusu, keklik kokusu, çiğdem, çiçekler. Keklikler konardı Bir o taşa bir bu taşa Ha deyip de çekemediğim tetiği. Kınasını oynatamadığın Düğününde oynayamadığın Körpe kuzu düştü yadına, İndin bahçeye : Dayadın sırtını duta. Domatesler kızarmıştı, Yılı değildi bal armudunun, Adam boyunu geçmemişti tınaz Sonra malum... Şimdi toprağa bakamıyorsun. Çifte salsan kara öküzü Gözlerine bakamıyorsun. Bütün gözler onun gözleri Bütün çalışanların emeği, Onun emeği, Sonra malum... Zonguldak treni Kömür dağları, kömür madeni .......... İnsanlar gidiyorlar Gurbete, Şehire, Kara, Sen bir efkar gelmiş de ağlıyorsun. |
Cevap: Enver Gökçe Şiirleri
Bu Balabanın Dünyadan Göçtüğüdür
Şair: Enver Gökçe Aklı karalı seçilirken su, Aklı karalı seçilirken ova, Aklı karalı seçilirken dağ Çakal, kurt, kuş, yılan ve tosbağa Ve ışırken ıpıl ıpıl üzümler Işırken orman Yusuf kuytuda otururdu Gözünü kekitmeden Eline filinta tüfek... Karşıdan gelirdi Balaban Ak yelek, gümüş köstek Atı zorlayı zorlayı. Yusuf bağırttı barutu Yalağın kenarından : "Al" dedi "lan" Düştü Balaban Karnı şorlayı şorlayı |
Cevap: Enver Gökçe Şiirleri
Böğürtlen Köklerinden Yarpuzlardan
Şair: Enver Gökçe Böğürtlen Köklerinden Yayla Çiçeklerinden Ve de Yarpuzlardan Pırıl Pırıl Cam Gibi Serin Sulardan Doğar Çemişgezek Suyu. İçinde Gezer Üçbuçuk Dört Kiloluğu Alabalığın Alabalık Kılçıksız Lop Bir Ettir Ve Tadına Doyum Olmaz Ve Serin Suyu Sever Gazel Dökümü Başladı Tümcek Yaylıma Çıktılar Kızartılı Pullarıyla. Ve Yalarlar Taşları Yosunları. |
Cevap: Enver Gökçe Şiirleri
Cevahir Yürekliler
Şair: Enver Gökçe Zulüm Bayraklarına Küffetiğimiz Çağdı Fırat Akardı Munzur İnlerdi Ciğerparem Ve Cevahir Yürekliler Daha Sağdı Ve Malatya Dağlarında Keban Deresinde Yaban Keçileriyle Seğirttim Kurda Kuşa Yem Oldum Ben Halkın Ulusuydum Yani Doğdum Yeniden Şimdi Mor Işıklı Ağulu Bir Kenger Dikeni Oldum Ve Yılan Kemiği Boğazlara... Döner Ha Dönerim Şimdi Alıcılar Gibi Düşmanın İman Tahtasına... |
Cevap: Enver Gökçe Şiirleri
Dost
Şair: Enver Gökçe Ben berceste mısraı buldum Hey ömrümce söylerim Gözden, gezden, arpacıktan olsun Hey ömrümce söylerim! Bizsiz Ilgaz'ın çam ormanları güzel değildir. Hayda günlerim hayda Sırtını düşmana verdikçe Murat dagları güzel değildir, Dost dost ille kavga! Biz olmasak gökyüzü, biz olmasak üzüm, Biz olmasak üzüm göz, kömür göz, ela göz; Biz olmasak göz ile kaş, öpücük, nar içi dudak; Biz olmasak ray, dönen tekerlek, yıkanan buğday, Ayın onbeşi; Biz olmasak Taşova'nın tütünü, Kütahya'nın çinisi, Yani bizsiz Anne dizi, kardeş dizi, yar dizi Güzel değildir. Gel günlerim gel de dol Gel Aydınlım İzmirlim, Gel aslanım Mamak'tan Erzincan'dan Kemah'tan Düşmanlar selam ister Gözden, gezden, arpacıktan! Adana'nın pamuğu dokumada; Diyarbakır, Afyon, Kütahya fabrikada Ümit işkencede mahzun Tenim, ayaklarım uryan Ekmek işkencede mahzun Ve Divrik'in demiri arabada İşçi-köylü ve işçi birarada Söyle türküler yadigarı kardeş Söyle ağrılar yadigarı kardeş Neden alınterleri Nimetler, haklar haram oldu sana Gel gunlerim gel de dol Gel Aydınlım İzmirlim Gel aslanım Mamak'tan Erzincan'dan, Kemah'tan Düşmanlar selam ister Gözden, gezden, arpacıktan Sana selam olsun Hürriyetlerin meçhul olduğu dünya Canım Türkiye, Memleketimiz! Calısşn halklarıyla ümmi Calışan halklarıyla garip, Irgadı, esnafı, madencisi, iptidai aletleri Kadınları, erkekleri, hapishaneleri; Başı boş suları, dumanlı vadileri, yoz topraklarıyla, İşşizleri, realist şairleri, mücahitleri, Sokak şarkısı, keten helvası, Akşam Haberleri satanlarıyla memleketim Sana selam olsun Sürgünler, mahkumlar, hastalar Alacağın olsun Seni İstanbul seni Seni Bursa, Çankırı, Malatya, Sizlere selam olsun üniversiteler! Öğretmenleri alınmış kürsüler, Öğretmenler Sizlere selam olsun Hürriyeti yazan eller, dizen eller Sizlere selam olsun makineler Entertipler, rotatifler, bobinler Bu gülünç, aşağılık, Namussuz şeyler dışında, Sana selam olsun Zincirin zulmün kar etmediği, Kırbacın kar etmediği Büyük tahammül! Gel günlerim gel de dol! Gel Aydınlım, İzmirlim, Gel aslanım Mamak'tan Erzincan'dan, Kemah'tan Düşmanlar selam ister Gözden, gezden, arpacıktan |
Cevap: Enver Gökçe Şiirleri
Gelmeyen Bahar
Şair: Enver Gökçe Gel kardeşim, gel beri Hey kurt hey kuş hey börtü böcek Ah gidenler gelir mi geri Açar mı bugun dört bahardır kanayan çicek Demek Daha bizim yaşımızda İnsanlar ölecek. |
Cevap: Enver Gökçe Şiirleri
Görüş Günü
Şair: Enver Gökçe Bugün görüş günümüz Dost kardeş bir arada Telden tele Mendil salla el salla Merhaba ! İzin olsun hapisane içinde Seni Senden sormalara doyamam Yarım döner cıgaranın ateşi Gitme dayanamam |
Cevap: Enver Gökçe Şiirleri
Gözüm Başım Üstüne
Şair: Enver Gökçe Şu Dünyada Ayrılık Var Ölüm Var İlle de Zulüm Var Gözüm Başım Üstüne Hangi Kitap Yazıyor Kardaş Ben Calışam Eller Ala... |
Cevap: Enver Gökçe Şiirleri
Memleketimin Şarkıları
Şair: Enver Gökçe Ben, bizden olan bütün insanların dostu; Adı, haritalarda bile bulunmayan Bir köyündenim Anadolu'nun. Güzel şeylere hasrettir memleketim, Güzel şeylere hasret bu dünya. Yıllardır, kanda ve ateşte mısralarım Yanan şehirlerin, Ağır tankların tekerlekleri arasında. Biliyorum, Yaylım ateşlere girilmiştir gönlümüzce Pasifik kıyılarından Volga'ya kadar. Benim arzumanım kaldı Hürriyet boylarında tank oynatanlarda. Bütün kıtalarda Tulu arzda, islam içinde, küffar içinde Mülhit, mümin ve vatanseverim. Fakir, cefacı topraklarım içinde Mendil tutanım, diz vuranım, baş çekenim Zeybekte, halayda, tamzarada... Ben küçük Yusuf'um Çit köyünde Çapak çapak ela gözlerim; Kıl keçim kısır, annemin memesi yara. Benim saçlarım belik belik, Bıyıklarım burma burma Gözlerim kara kıyma renginde, ama Erzincan oynamış ağlamışım Irgatlık etmişim el kapısında. Dolu vurmuş bahçelerimi, Çekirge inmiş tarlarıma. Ben bir yolcuyum hemşeri Manisa bağlarından geçtim Aydın incir tarlalarından. Çığlıklar getirdim Üzümleriyle beraber çürür gibi düşen İnsanlarımdan. Sıcak tuzsuz gevreklerinizi yemişim Alaca karanlıkta... Buca'lı işçilerim. Unutur muyum seni Derdini, ekmeğini bölüştüğüm Türküleriyle bizi ağlatan memleketlim. Karadeniz'in Rumelikarı tütünü, Bende türküler oldu ağlamaklı, Bende türküler oldu dizim dizim. Doldurdum sineme, ciğerlerime, Doldurdum derdi mihneti Pamuk tozunu, kömür tozunu; Memleketimin şarkıları kadar acı çektim. Ben Ahmet Çavuş'um "Attığım kurşunlar gitmezdi boşuna "Şimdi kuzgunlar iner taze leşime". "İki kere kesemden everdiğim" Dost dediğim kıydı bana. Ben Kürtoğluyum derim ki "Yiğitlik kadim" Ben Nazif'im "Urfa'ya karşı vurdular beni" Ağlasın Urfa. Ben şairim Halkların emrinde, kolunda, safında. Satırlarım vardır kahraman, Satırlarım vardır cılız, cesur ve sıtmalı. Ahdim var : Terli atlet fanilalı göğüslerden Püfür püfür geçeceğim. Bir de aşıkım, kanlıbıçaklı Yar için serden geçeceğim. İnan ki ciğerparem, inan ki sevgilim Bu hususta : "Üçten, beşten, senden geride kalan değilim" |
Cevap: Enver Gökçe Şiirleri
Uy Kirpi Kız Kirpi
Şair: Enver Gökçe Kırmızı ve parıltılı ve narin Bir kiraz dalı Irgalandı Has bahçenin içinde Döktü çiçeğini bir bir Ve gazaba geldi Eğinli Bekir : "Yıkılsın İstanbul, dedi Yıkılsın İzmir Lan hani benim ekmeğim, Bu ne bok kader Toprağım yok, tarlam yok. Ne kadar Toprak var dünyada oysa Ömrübillah herkese yeter" Irmağın üstünden Bir sürü geçti allı pullu Herhal meri keklik Gider öyle gider. Havada bulut Havada alaca karga Karganın ağzı var dili yok Bekir'in arkası yok. Dedi karga: yok Ahmed'in de yok. Demiri eriten kömür Yiğidi eriten kahır Ölem desem ölemezsin ki Dünya dediğin de ne ki Bir alabalçık sökemezsin ki Dünyanın halısı kilimi çok Bekir'in tarlası yok Bir kirpi açıldı dikeninden Gelincik yüzlü! Uy kirpi kız kirpi Bekir'in tarlası yok Dedi kirpi : yok Mehmed'in de yok. Munzur'un başı kar ile duman Bu belalı başınan Kime gidem yavri Avuçta yok elde yok Bir çekirge atladı Eğri bacağıynan Çekirgenin ağzı var dili yok Bekir'in tarlası yok Dedi çekirge : yok Zeyneb'in de yok. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:54. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.