ForumDenizi.Com

ForumDenizi.Com (https://www.forumdenizi.com/)
-   Aşk - Şiir Dünyası (https://www.forumdenizi.com/ask-siir-dunyasi/)
-   -   Hüseyin Yurttaş Şiirleri (https://www.forumdenizi.com/ask-siir-dunyasi/53511-huseyin-yurttas-siirleri.html)

Jön TüRk 02 June 2020 15:55

Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
https://img.antoloji.com/media/sair_...908_b_5325.jpg

Albümü Kapatırken
Şair: Hüseyin Yurttaş


bir aşk bir aşkı silerse
bir ölüm kapısını çaldırır öteki ölümün

canlar canı canımız gidince
kalır ki yaprağın arasında
acısı iç karartan bencillikler
birer gül kurusu gibi
yalanların son belgesi olarak

bir tanık değilseniz yaşama
resminiz tanık olamaz yaşadığınıza!


Jön TüRk 02 June 2020 15:55

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Anlat
Şair: Hüseyin Yurttaş


kuş ağzıyla anlat o masalları
o masal çocuklarına
sesine imbatı kat
göz göz nilüferler açsın gözlerinde
akşam, sefalar getirsin
ocakta alevden yazılar
gaibi oku!

seni susmak karanlık olur
ihanet kadar puslu
o yürek ansızın soğur
enlemleri boylamlar boyunca
bir çığlık yayılır ki
kutuplardan duyulur

kuş ağzıyla anlat o masalları
o masal çocuklarına
düşleri benzesin yaşamın güzellikleriyle
özlerine özlemler sinsin
bu ıssız geceyi kuşat
şafağı doku

kuş ağzıyla anlat o masalları
o masal çocuklarına

Jön TüRk 02 June 2020 15:56

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Aşk Ehliyiz
Şair: Hüseyin Yurttaş


Aşk ehliyiz
Ölsek de kaynaşır kanımız
En karanlık gecede
Tutkuyla aydınlanır bir yanımız

Kımıldar
Yüreğimizin karıştığı toprak
Ölüm şaşakalır
Bahçede açan çiçekdir canımız

Bilgeler bilemez
Tabipler anlayamaz
Görünmez olduksa
Sonsuzluktur mekanımız

Aşk ehliyiz
Sevmek dedik bismillah
Dilimizde tesbih bu
Gayrısına kapalı lisanımız

Jön TüRk 02 June 2020 15:57

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Aşk Adımları
Şair: Hüseyin Yurttaş


Bilsem adını
yollara düşeceğim
kervankıran yollara!

1.
hangi rüzgarsa yüreğimin yelkenlerinde
sürükler suların ışıklı yolunda beni
iklimden iklime taşır, dönenceden dönenceye

kimdir beni böyle yörüngesine çeken
uzay taşları kadar karanlık ve yalnızken

bilirim, adı konamaz düşlerde yaşayanın
ansızın yerleşir yüreğimize büyülü gizemi
saklı çiçeğidir içten içe süren baharımızın

2.
önce denizler olmalı, ak denizler
kumsallarında koşup oynaşacağımız
çakılların çıtırtıları arasında
güneşin altında, çamların gölgesinde
önce denizler olmalı
ve unutulmuş koyları o denizlerin

teninde damlacıklar domur domur
yosunlara değmeli ayakların
bir ürperti gibi gezinmeliyim tüp diplerinde
birden ufuklar yıkılmalı ki
ötesi yurdu olsun sevgimizin

önce denizler olmalı, ak denizler
sözlerimizde suların yalınlığı
kavuşmalıyız iki ırmak gibi çağıldayarak
yataklarımız değişmeli coşkumuzdan
birbirimiz olmalıyız kimliklerimizden sıyrılarak

3.
ıssız bir köy evinde
ocak başında
türküsü olup gecenin
yeniden yakılalım
alevlerin dilinde

üşüdünse sokul bana
örtün olayım
dünyama sunulmuş biricik meyvem
haramım
seni koruyan kabuğun olayım
üşüdünse sokul bana

ıssız bir köy evinde
yüzlerimizde yalazların yansıması
geçelim çağların ötesine
iki masal kahramanı gibi
anlatılsın öykümüz
dilden dile

4.
yollardayız
eli elimde
fundalıklar arasından yürüyoruz
çiçekler öpüyor eteklerini

yollardayız
sevinci sağıyoruz günün göğsünden
üstümüz başımız çengi ışık
aşkın yolcularıyız

yollardayız
yüreklerimizde nice esinti
çiçek tozlarıyla yüklü
uçuyoruz düşlerin çavlanında

5.
kentin sokakları aydınlanıyor birden
yine yakalanıyoruz bakışların yağmuruna
kıskançlığın kıskacındayım
gir koluma
aç adımlarını
tenhalarda yürüyelim

haydi

yolumuz denizler olsun yoldaşımız martılar
birer çarpıntı gibi geçelim günlerin solgun yüzünden
esriyen yanımızda dalga dalga sevgiler
ardımızda anılarımızın açık sözlü yalınlığı
tenhalarda yürüyelim

haydi

en bildik sözlerle geçelim sevdanın çöllerini
bir ışık yağsın sonra sussun her şey
kanat vuralım yeşillikler arasında
solukları turunç kokan güneyli çocuklar gibi
tenhalarda yürüyelim

haydi

gümüş çizgilerini yoklayalım ufukların
sevginin yıldırımlarıyla yırtılsın içimizin karanlığı
yağmura hazırlanır gibi dolu dolu ve coşkun
tenhalarda yürüyelim

haydi

6.
söyle
hangi denizlerin çocuğusun
görüyorum yüzünde
tirşe mavi yansımalarını dip dalgalarının

bu aşk derinliğindir senin

7.
kaç aşkın günbatımını yaşadım
çekildim yıkıntılarımın içinde
yürüdüm anıların tozlarına bulana bulana
içim boz duman

-oysa sen
beni kaçırdın benden-

türkülendim ansızın
şimdi bütün uçurumların çiçek
ve bu aşk
bu aşk sevgilim
senin kadar gerçek!

Jön TüRk 02 June 2020 15:57

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Aşka Bahar Yetmez
Şair: Hüseyin Yurttaş


kırlarda uçtuğumuz o ilk mevsim
dalgalanan yeşil otlar, ekinler
rüzgâr kaçırıyor seni
ardından koşan kelebeğim
kaç gün ki şu küçük ömrüm
anlıyorum
aşka bahar yetmez

leylaklar öyle usul öyle deli mor
kuytu bahçelerimde yine
bir şarkı fışkırıyor pencerelerden
bir perde benim için aralanıyor
içimdeki küheylan kişnese de adımlarım ürkek
yürüdüğüm yolları dal basmış
oysa biliyorum
aşka bahar yetmez

bülbüller çağırıyor çiyli şafağı
usulca öpüyor gökyüzünü
toprağın nemli dudağı
tomurcuk açımı gülümsüyoruz
bütün güller yediveren olsa da
usulca solduklarını görüyorum
aşka bahar yetmez

ben bir delice şahanım
uçsam, kanatlarım pervane
dönerim bulutların arasında
güneşin kamaştığı yerde
keskindir, aldanmaz gözlerim
uzaktan seçerim yalnızları
yüreğin çoraksa boşuna bekleme
yeşilime koş, karış bana
aşka bahar yetmez

o ırmak kiminle konuşur
eski sevdaların yatağında
uyurken büyük uykusunu
kim dağıtır bulutlarını
kim siler gözlerinin pusunu
can usuldan akan o sudur
bulur bir gün okyanusunu
aşka bahar yetmez

gecikmiş yolcular adına
yana yana geliyorum
tut elimden çek beni
içimin kuytularında açan o çiçek
o çiçek, öldürecek beni
son bir yağmur yağsa da
baharımız uzasa da
güz yelleri kavurur tomurcukları
aşka bahar yetmez

Jön TüRk 02 June 2020 15:57

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Belalı Aşklar Gazeli
Şair: Hüseyin Yurttaş


O masum çocuk bakışlarıyla başlar
Çıkmazlara saplanacak en koyu aşklar

Sevinçle serpilir kuytularda, gözden ırak
Suçlansa da büyür sevgi, gizli ya da aşikar

Boşanır yürekte zincir, kopar kelepçeler
Köpüren sevda selidir, bendleri aşar

Kuşkunun akrebidir, durur taşın altında
İki gövde bir iken, ansızın ordan çıkar

Yüreğe akan zehir, zehiri akıtan iğne
Güneşe çekilen perde, ışığa örülen duvar

O karanlık kapılar, girilen sonsuz dehliz
Bütün yollar kapalı, mevsim kış, her yer kar

Dişler kamaşır tadından o yasak meyvenin
Oysa her büyük günahın sonunda mutlak ölüm var

Cinnetin kıranından geçilir, sokaklar bile kan
Biter mi belası aşkın, nelerle yüklüdür rüzgar

Kim ola uslanan, çılgınsa yaşamın ta kendisi
Akmadan kan, boşalmadan son kılcal damar

Kemikler sürme olmadan, külleri savrulmadan
Unutulmaz o yangın, güze erse de bahar

Jön TüRk 02 June 2020 15:57

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Beyaz Leke
Şair: Hüseyin Yurttaş


-benjamin moloisi'nin idamı dolayısıyla
dünya kalemkıranlarına-

1.
afrika doğurdu seni
güçlü kıldı bunun için
ey yiğit oğlu kara kıtanın
moloisi, genç adam
şimdi adın ırmaklar gibi akıyor afrika dillerinde
biz de türkülerimize katıyoruz seni
süzülerek yükseliyorsun
ortak sesleri arasında dünyanın

asıldığın daracağı
kuruyor kahrından kabuklarını çatlatarak
o topraklarda doğup büyümenin utancıyla

2.
artık ağız değiştiremeszin ey yargıç
kırdın kalemimi çünkü
vurdun boynunu moloisi'nin

şimdi
kimbilir neler anlatır sana ölüm
gecenin derinliklerinde kendine bakarken
bir kanat vuruşu gibi hışırtıyla
usul usul

artık ağız değiştirsen de yararı yok
bütün günlerin bir ölüyle dolu
duruyor sonraki hayatın işte önünde
asılmış kapkara bir gövde olarak

artık ağız değiştiremezsin
koca bir dünyanın yüreği çırpında senin ağacının dallarında
bir bayrağı yırtmış kadar oldun
ölümü bir kez bile sınamadan
karar verirken ölüme

artık ağız değiştirsen de yararı yok
bizim yüreğimize çöken acı
buralardan, ta buralardan
gelip bulacak seni
orda, afrika'nın ucunda
bulacak
ve kavuracak!

3.
orda bir beyaz leke
geceler mi gündüz
gündüzler mi gece
afrika karanlığında

orda bir beyaz leke
utancın gönderlerinde
afrika karanlığında

orda bir beyaz leke
insanlığın alnında
afrika karanlığında

Jön TüRk 02 June 2020 15:58

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Bursa Düşleri
Şair: Hüseyin Yurttaş


1.
gözlerimin derin karanlığında
birden senin aydınlığın
birden bursa şehri
bursa şehrinde yeşil
kuytusunda aşkımızın büyüdüğü bahçe
rüzgârın salladığı beşik
havada çiçek tozları

denizler gibi karşılıyor seni
uçsuz bucaksız göğsüm
rüzgâra karışıyor terimiz
yüreklerimiz ifil ifil

ölümü unutturan bir çağrı
nilüferlerin ışıltısında
içime ağan gökkuşağı
bir taç oluyor başında

boynunda o ince fiyonk: aşk bağı

2.
bursa'yı döşesem aşkımıza
çayır çimen yeşerir
uludağ peydahlanır birden
kıskanç, eskil bir tanrı gibi
şimşeklerini salar üstümüze
yıldırımlar yağdırır
bir kaya gibi
bir ağaç kovuğu
kundağımız olur

kumru sesleri arasından
sarı safran bir ışıkla sızan
geçmişin o hüzün demeti
belki bir mektup
ürkek satırlarla seslenir
imza yerinde dudak izi

oyalı perdenin ardında
bir çift ürkek göz
kaldırımlarda ayak sesim
usulca süzüldüğüm kapı aralığı
göğsümde çırpınan deli kuş
köpürüp taşan tenin

3.
aynaların arka yüzünde
karlı geceler
güneşli sabahlar gibi geride bıraktığımız
gençliğimiz

lodosla savrulan biz miyiz
yani ikimiz
ve gölgeli aydınlığı
kırılgan yüreklerimizin

kuşların yere indiği bu kış günü
tophane'de
sıcak bakışlı iki pencere
öyle dursa
belki yalnızlığımızı silip atar
"bursa'da zaman"
ve bursa

ellerimizin sıcak buluşmasında
o acemi telaş
yine de kar düşer düşüncemize
hüzün sızar
ne kadar gün vursa

yamaçlara tutunan sis
neyi örtüyorsa
işte o
yaşanmış öyküler tüllerin ardında
mor kâküllü akşam
ince buğulu sabahsa

dingin bir sessizliğin üstüne kapanmış kubbeler
çocuk yüzlü ihtiyar evlerden
duman duman yükselen
mutluluk kadar
kahırsa

4.
kapalıçarşı'ya sinmiş doğu'nun gizemi
bir dantel ayrıntısı
çatılarda ötüşe öpüşe yaşayan güvercinler
görmüş geçirmiş bir şehirden
geleceğe bırakılan bir güldür
inkaya çınarının dallarında savrulan

sana dokunsam
elimde ipek izi

5.
bizansli bir duvar
osmanlı bir çınar
dağların etekleri tutuşmuş
yanar ha yanar

sebillerde su
ocaklarda kül
say ki bir yürektir
yarası derin
kanar ha kanar

6.
senin esintinle esriyorum
yüzümde yağmur izleri
içdenizlerim dalgalanıyor
düşlerim tamyol ileri

uykunu bölen dokunuşlarımda
tenini tutuşturan kıvılcım
nazında ürkek bir yalnızlık
üstümüzde karanlığın gözleri

dağılsın bungun bulutlar
güneş konuşsun gök kamaşsın
dursun iç çekişi damlaların
mavi yollar bulalım aşkımıza

Jön TüRk 02 June 2020 15:58

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Buz Mavisi
Şair: Hüseyin Yurttaş


sisleri geçtim, geliyorum
hüznü sil, ebruli günü ağart
yere göğün öpüştüğü
buz mavisine yaz beni

kurusun kirpiğindeki son damla
dinlensin yorgun gözlerin
kış yolları bitti, yönüm sanadır
ucu görünen aydınlık
siliyor dağlarımın karanlığını
yanan yüzüne değen
kuzey serinliğiyim

o uzak gecelerde özlediğin
uzak sesim kapının önünde işte
atılsan var ya, kollarım birden deniz
birden göğsümde çılgın dalgalar
artık seninleyim

ateşlerden atladım, sulardan sektim
savrulan kül söylesin yangınımı
buzullarda uzayan gölgem
sana uzanan elimdi benim

geçmise dönmek yok artık
adlarımızı bile değiştirelim
sevgiyle yoğrulsun sevincimiz
gökkusağıdır önümüzde açılan
hadi, altından geçelim

Jön TüRk 02 June 2020 15:58

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Çağrı..
Şair: Hüseyin Yurttaş


küçük, tombul bir çocuğun sevinci
nasıl sönerse
öyle çekilir hayat yüzümden
sen gidince

gelsen
şu kışkırtan bahar sıcağına uysam
sana soyunsam

bilirsin hiçbir yürek yaşlı değildir
aşk için
en büyük kuraklıklarda bile
çatlatabilir onun tohumunu

hadi, bana açıl
boş bir kağıt gibi bembeyaz
çağır beni
sana birikeyim.

Jön TüRk 02 June 2020 15:58

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Dar Sokağın Aşığı
Şair: Hüseyin Yurttaş


İnce minareye eğilen ay
Düşme sakın dar sokağa
Orda ben varım
Elim, eline uzanmış onun
Aşkı fısıldayan gecede
Duyuldu duyulacak
Yüreğimin vuruşu
O bir şiir gibi
İç geçiriyor pencerede

Yağmuru unutsak da içimiz ıslak
Her sözcükte ayrı bir özleyiş
Bilmem ki bu nasıl konuşmak
Yaseminlerden geceye savrulan
O uysal düş yalnızlığı
Gözlerimizi kapasak

İnce minareye eğilen ay
Düşme sakın dar sokağa
Karanlık korusun beni
Kötü gözlerden
Rüzgarımı sen kolla
Çelimsiz gölgem çekilsin
Düşlerin sığınağına

Haykırasım geliyor bu aşkı
GİZLEMEK ZORUNDAYIM AMA

Jön TüRk 02 June 2020 15:58

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Dörtlük.
Şair: Hüseyin Yurttaş


Geldin ve içimin ormanlarına yağdın
Pencereme vuran yağmurdu sesin
Issızlığıma düşen gölge, unutulmuş söz
Beni sevgiye kilitleyen sensin

Jön TüRk 02 June 2020 15:58

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Ebruli
Şair: Hüseyin Yurttaş


sen geçtin
duruldu şiirim
şimdi hasretin ince yeli
ölümseyen yüzünde o solgun
ırmağın

sönmüş kır ateşleri
savrulan kül, neyi söyler
zaman, kırgın düşlerle yaralı
aşkın kayıp baharında
kış izleri

önünden geçtiğimiz aynalar
gizlese de karanlığımızı
yollarımız karla kaplı
sessizlik sınır tanımıyor

mavi bir damar
usulca mora eğiliyor

sonra her şey ebruli

Jön TüRk 02 June 2020 15:59

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Erken Ölüye Mektup
Şair: Hüseyin Yurttaş


silinmiş izlerin geçtiğin bütün yollardan
ardından bıraktığın anılar gittikçe flu
ne güneşin görünüyor ortalıkta ne yağmur kokusu havada
şimdi her şey gecede sinsi yağan karla örtülü

bizi sorma soğudu birden içimizin kuytuları
ağzımızda kaldı ağıtlarımızın tortusu
bırakıp denizleri çekildik kış karanlıklarına
ıssızlığımıza düşen hep o bir damla su

yanılgılarımız yanık izleri gibi bedenlerimizde
bir bir kayıyor avuçlarımızdan sevgi yumağı yürekler
dünle yarın farklı elbet, ama bugün hep aynı
erişemediğimiz uçurumlarda soldu çiçekler

bir muska gibi gizli gizli taşıyoruz seni
tenimizin sıcaklığına karışmış öyle saklısın
bu dünya bildiğin gibi değil bizi de öldürecek
erken ölmekte galiba çok haklısın

Jön TüRk 02 June 2020 15:59

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Gecede Kanat Sesleri
Şair: Hüseyin Yurttaş


-I-

bir kanat sesidir
ay düşmüş ormanlarda
yankısı yıldızları çağırır
yalayıp geçer dorukları
ıslık gibi duyulur ufkun ardından

bir kanat sesidir
taşır kuzey ovalarının serinliğini
yağmurlarını karadeniz'in
safran buğdaylarını içanadolu'nun
bakar maviye çalan gözleriyle ege'nin
gülümser sevinçler yüklü beyazlığıyla akdeniz'in

-II-

gecede kanat sesleri var
akan kuşların çığlıklarıdır
kar ıssızlığında kışlar bırakarak
düzler yokuşlar bırakarak
düşmüşler işte kara afrika yollarına

gecede kanat sesleri var
geçiyorlar terkedilmiş köyleri
yıkılmış kentleri, yok olmuş uygarlıkları
dualar gibi gizem dolu fısıltılarla
karışıyorlar bulutlara

nasılsa birden katılıyorum onlara
yükseliyorum bir damla su gibi
toprağımın kokusunu taşıyarak
elsiz ayaksız
kolsuz kanatsız
uçmaya çalışarak

ülkem
yağmurlar emmiş bir tombul çocuk gibi
denizler koynunda
derin, soluksuz bir uykuda
yollarında, ırmaklarında, köprülerinde
damar damar akışan sevinç
dal dal uzanan öfke
yaprak yaprak dökülüyor hışmıyla gecenin

ülkem
belasını baştacı ettiğim toprağım
deli divane eyliyor beni yücelerde
dönüp duruyorum işte
kanat sesleri arasında

-III-

- burdan ötesi
gidilmez bir yolun, varılmaz durağıdır ki
aktığım mı, yürüdüğüm mü, uçtuğum mu

bilemediğim
kara afrika yollarında gece yolcusuyum
yoldaşım kuşlar tutmuş elimden
kanatları sırça, 'gagaları gümüş' kuşlar
karlı sonsuzlukların
tozutan tipilerin tekizlemeleriyle
kanat vuruyoruz

burdan ötesi
gidilmez bir yolun varılmaz durağı da olsa
tutkum benim
orda küçük kulübelerdeki zenci çocuklarına
bataklık kuşlarına
geyiklerin seğirttikleri yamaçlara
bir selam gibi varmak
bir akdeniz rüzgarı gibi onları okşamak

varsın bitmesin yolları! -

kaç yüzyılın demir hevenklerinin sallandığı
şu uygarlık bağından
göçüp giden
bir yavru kuş olayım ben

- ki bundan ötesi
uçulmaz uçurumlar da olsa
verip kendimi boşluklara
sıradan bir ölümün çok ötelerinde
ağmak sonsuza doğru
varmak dünya halklarının
haramiler önündeki sofrasına
bir pençeyle alıp çalınmışı
güldürmek afrika çocuklarını
dünyayı ışıtan o bembeyaz dişleriyle! -

gecede kanat sesleri var
ben ordayım

ne bitkinim ne yorgun
esrimiş esiyorum
yıldızlar bahçesinde

Jön TüRk 02 June 2020 15:59

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Geldim..
Şair: Hüseyin Yurttaş


karanlık kapılardan geçtim
kendimi ışığa vurdum da geldim
kamaşan gözlerimdi aldanan
kimbilir neyi gördüm de geldim

insandım, onmaz yanımı onardım
o ayrıksı yalnızlığa erdim
kovdum kirli karayı, sevdikçe arındım
sevmenin erdemine vardım da geldim

kötü öyküler dinledim, romanlar yaşadım
kanayan yaramı sardım da geldim
elçi, istemez aşk, saklı sözüö sanadır
yürekte zinciri kırdım da geldim

Jön TüRk 02 June 2020 15:59

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Hoşgeldin Aşk
Şair: Hüseyin Yurttaş


aşk, ey aşk
boşuna saklanma
gördüm seni

sobe!

Jön TüRk 02 June 2020 16:05

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Öpüldünüz Efendim
Şair: Hüseyin Yurttaş


Buzul günlerinin çözüldüğü mevsimdi
Şiirler gibi akıyordu ırmaklar
Çekildi iğreti yollar ayaklarımızın altından
Saat izmir sularıydı, öpüldünüz efendim

Herkes bir başınaydı, nedense biz ikimizdik
Sokaklar yalın ışıklarla yıkanıyordu
Özlemin kabarmış köpüğü yüreklerimizde
Saat izmir sularıydı, öpüldünüz efendim

Söcükler nereye kaçmışlardı öyle
Neden susmalarla doluydu o uzun yürüyüşümüz
Şehir mi ıssızdı, biz mi kimsesizdik
Saat izmir sularıydı, öpüldünüz efendim

Kanlı yaşantıları tanımıştık, sınanmıştı sevgimiz
Eksik değildi yine de içimizden bulutları
Kendi dallarımızı savurup kıran fırtınaların
Saat izmir sularıydı, öpüldünüz efendim

Kırgındı ömürlerimiz hiçbir şeyi değiştiremediğimizden
İçten içe yaşadığımız pişmanlıklarla
Kaç baharın gülü solmuştu yüreklerimizde
Saat izmir sularıydı, öpüldünüz efendim

Jön TüRk 02 June 2020 16:06

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Hoşgeldin..
Şair: Hüseyin Yurttaş

Su sandım içtim sesini
İnce gölgeni gördüm
Bir yamacın başında
Sarışın günlere yürüdüm

Sözcükler buldun bana
Gizem kapılarını açan sözcükler
Yüzümde gülücükler göğerdi
Şarkılara büründüm

Kara kışların ardından geldin
Avucumda çiçek oldun
Kuşlugum da kuş sesi
Yeşilinle örtündüm aşkın eski çağlarından
Önüme açılan söylence
Hoş geldin

Jön TüRk 02 June 2020 16:06

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Kaçış
Şair: Hüseyin Yurttaş


kimliğini gizle
gece gölgelerinden sakın

gelecegim
beni bekle

ölüm mü dedin
ağzından yel alsın

sırdaş karanlık
korur bizi

çeker gideriz buralardan
kimse görmeden
el ele

Jön TüRk 02 June 2020 16:06

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Nostalgıa
Şair: Hüseyin Yurttaş


hangi serüvendi uçsuz bucaksız yaşadığımız
genç ışıkları altında bahar güneşlerinin
sonsuz bir ormanı geçmekti baştan başa
kentleri çölleri ve buzulları aşmaktı
ansızın trenlerden inmekti, gemilerle açılmak
geçmiş bozgunların toz bulutlarını dağıtarak

altından geçilecek bir gökkuşağıydı yaşamak!

sevinç kahkahalarıyla kelebekler yağardı gökten
şen şakrak yağmur yanılıp kara dönünce
kırağılar aklardı yüzünü küskün kuşların
çocukların ceplerinde çağların çerezi: yaşama sevinci
duaları sığmazdı küçümen avuçlarına
göğe açılırdı o boncuk elleri

altından geçilecek bir gökkuşağıydı yaşamak!

ıssız uçurumlarda usanmaz gecekuşları
sabahı çekerlerdi derin deryaların dibinden
bundandı seslerinin karanlıkta yankılanıp durması
bundandı kınalar yakınması gökyüzünün
şafağın utanır gibi usul usul ağarması bundan

altından geçilecek bir gökkuşağıydı yaşamak!

çiyler öperdi yüzünü ilk ışıklarda
gövermiş dünya bahçesinin
bir sözcük açardı gizem kapılarını ansızın
özlediğimiz yaşantılar dökülürdü masal odalarından
o balkan yüzler, göçmen geçen yüzyıllar
gülümserdi o uzak topraklardan

altından geçilecek bir gökkuşağıydı yaşamak!

Resmini göğsümüzde taşıdığımız biri vardı.
ağaç gövdelerine adını kazıdığımız
kırık bir ok kaldı geriye şimdi o sevdadan
yüzler güzlere soyundu, dindi ince ağrısı yüreklerin
artık ulu ağaçların uğultusu anlatıyor
yılların yılkıya saldığı anıları

oysa
altından geçilecek bir gökkuşağıydı yaşamak!

Jön TüRk 02 June 2020 16:06

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
O Kuytu Liman
Şair: Hüseyin Yurttaş


su uzak ve derindi sevgim
gölgesi gizlice geçerdi yollarından
seni sorardı kuş kanatlarına
usul uzak ve derindi sevgim
sana sunulan taçtı, taç yapraklarımdan

o suskun saatin kumuydu akan ince ince
beni öğüten zamanın değirmenlerinde
koca gençlik gidip gün kocalığa dönünce
seslere salınan o çığlık, o yitik sesti
nice kalıntıya can veren, sevda örenlerinde

saklı düşüm, can icre sancım, utangaç gülüşüm
her şey için çok geç, sözcüklerim dağılabilir artık
sana söylenecek ne'm kaldı
bir şiir bile etmiyor dudaklarımdaki kırık dökük
heceler
usul uzak ve derin
o kuytu liman, o mavilik
ufkuma gerilen gözlerin

Jön TüRk 02 June 2020 16:06

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Paradoks
Şair: Hüseyin Yurttaş


beni yağmura bırak
sen çekil
iğreti bir cama yazıl
susar gibi bak
akşama bulaşan o son koku
o zencefil
sen ol
göğsümde tüt

gözlerimdeki buğu ben isem
onu sil
beni yağmura bırak
sen çekil

Jön TüRk 02 June 2020 16:07

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Senden Sonra
Şair: Hüseyin Yurttaş


Senden sonradır
Bu benim
Düş evlerine girdiğim
Uçmaklara vardığım

Senden sonradır
Bu benim
Sevgi köprüsün geçtiğim
Ölüm asrı uçtuğum

Senden sonradır
Bu benim
Öz varlığım gördüğüm
Sonsuzluğa erdiğim

Jön TüRk 02 June 2020 16:07

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Rüzgara Kapılma
Şair: Hüseyin Yurttaş


Bir daha rüzgara kapılma
Öyle uçusmasın eteklerin
Küllerim savrulur birden
Sonra seni de tutuşturur alevlerim

Bir daha rüzgara kapılma
Öyle toprak gibi dirilmesin tenin
Tohum olup serpilirim
Bulutları da indirme
Bütün filmleri yakan o bembeyaz tenine
Önce ben eririm

Söyle güneşe
Çekilsin kirpiklerinden
Sataşmasin kulaklarının altındaki sarı tüylere
Her hal-ü karda
Dövüşebilirim senin için

Jön TüRk 02 June 2020 16:08

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Sevgi Baştan
Şair: Hüseyin Yurttaş


açık kapıları ardında bırak, dalgalarla yürü
bir kuzey rüzgarı ol, serinliğinle gel
susmak bilmeyen koca deniz anlatsın
bütün kuşaklara o yitik efsaneyi
orfe, orfe! sevgi baştan!

şafakta sessizliğe salınan o ezgi
mahmur özlemleri büyütsün usul usul
uzak dağların havası, akarsuların büyüsü
tütsülerin ağır yüküyle çöksün iç duvarlarına
bütün toyluğunla uykuların bölünsün, gecelerin uzansın
uzanıp uzanıp kopar gibi güç kavuşalım sabahlara
düşlerime baskın ver, adını değil yüzünü istiyorum
ilk ışıklarla koşalım çılgın yamaçlara
ırmak boylarına, otların yumuşacık koruganına
orfe, orfe! sevgi baştan!

o şehri yeniden kuralım
o şehri ve büyük aşıkların tarihine gömülmüş sevda şehirlerini

yeniden roman olmak, şiire dökülmek için
alanlarda anıtlara karşı öpüşelim
tenha gecenin koynunda düşelim o büyük boşluğa
yıldızlar ansızın peydahlanıp büyüsünler, gözlerimiz kamaşsın

orfe, orfe! sevgi baştan!

ölü demirlerle örülmüş sınırları geçelim bir bir
toprağın buğulu yüzü gülsün gönensin
sıcak merhabalarla sıkalım ellerini cümle aşıkların
bahar köpürsün kuytulardan, o uğultu duyulsun
taşkın yeşil, gümrah su
orfe, orfe! sevgi baştan!

Jön TüRk 02 June 2020 16:08

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Sözüm Var
Şair: Hüseyin Yurttaş


bırakın dünyayı dolaşsın sesim
ışığın hükmüne ersin
yoklasın bütün yollarını kara parçalarının

bırakın dünyayı dolaşsın hırçın sesim
dayansın kulaklarına
kara gözlerinden karanlıklar fışkıran adamladın

sözüm var benim de
dünya dolusu sözler içinde
sözüm var
halkın mor inancı deli kırmızısı
ırmaklar gibi ırılarken
sözüm var
dünyaya karşı
SİTE

Jön TüRk 02 June 2020 16:08

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Uyan Ey Kız
Şair: Hüseyin Yurttaş


uzun boylu o genç adam
o uzak şehre indiği zaman
seni düşündü ilk olarak
gece tenhalığında

şiirlere bulandı
uyku ve duman yüklü
bir sabahçı kahvesinde
sokaklara vurdu kendini
ardında kol gezen bir yalnızlıkla

uzaktın
uyku sularındaydın sen
yumuşaktı döşeğin
bulutlar gibi
nerden bilirdin ki
iki uykusuz gözün
senin için nemlendiğini?

okuduğu şiirdin
söylediği şarkı
nasıl yoğun yaşıyordu seni
bir bilsen

evet, ah bilsen
sıyrılıp çıkardın yatağından
yalın bir bıçak gibi
ince uzun
alev dili gövden
odalara dağıtırdı sıcaklığını
üşürdün
ve özlerdin onu

o uzun boylu çocuk
o şehrin en yalnız adamı şimdi
be kız
sen uyku sularındasın hala
uyan artık!

Jön TüRk 02 June 2020 16:10

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Yağmur Kuşları
Şair: Hüseyin Yurttaş


Bahardı
Göğerdi dallarımız
Irmak boylarına yürüdük
İçimizde parıltılı güneşler
Önümüzde düşlerimiz
Adlarımızın ilk harfleri
Agaç kabuklarında

Bir yağmur başladı ansızın
Kaçmak ne mümkün
Suçlusu bizdik bu baskının
Gökte çılgın bulutlar
Sırılsıklam yürüdüğümüz yollarda
Telaşlı ayak izlerimiz

Yüzünde damlacıklar
Büyülü bir düşle aralanmış kirpiklerin
Bir agaç kovuğunda
Tüte tüte sokulduğun göğsüm
Nasılda çocuk bu ilk yangınında

Bulanan sularla geliyor ırmak
Yalnızlığımızın üstüne
Köprüleri aştı aşacak

Islak saçların yapışmış tenine
Öpsem yangınım bulaşacak

Bu “delikanlı bahar”
Anlıyor bizi
Ve gökleri kırbaçlıyor
Yağsın diye bu yağmur
Sonsuza kadar

Jön TüRk 02 June 2020 16:10

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
İki Sarmal
Şair: Hüseyin Yurttaş


gökler kanıyordu ıssızlığın bozgununda
seğiren sulardı tenimizi ürperten
can içre sancıyan sanrılarda
bulduk kendimizi yeniden
yeniden ayrılıp kavuşmalarda

deniz karanlığına sığındığımız zamandı

köpükleri kıvılcım yüklü dalgalar
saçıp savurarak bizi bizden ötelere
bir kıyıyı arıyorlardı, kıyıda bir kulübeyi
dingin bir sağnağı emiyordu göğsü denizin

gülüşen ışıkların kaynaştığı o uzak limandı

ikili sarmaldık akıl almaz bir boşlukta
seslerimiz sevişiyordu sevincin ağızlarıyla
parmak uçlarımızda kıvıl kıvıl kumların kıpırtısı
gök bulut yığılı, inadına çoğalan bir öfkeyle

iki ömrün sığdığı küçücük bir andı

bir düş seli miydi sürükleyen bizi
gerçeklerin kıskacında döne döne
birden bulup birden yitirdiğimiz
geldiğimiz ve gidecek olduğumuz o yöne

bilmem ki hangisi doğru, hangisi yalandı?

Jön TüRk 02 June 2020 16:10

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Yıldız Baskını
Şair: Hüseyin Yurttaş


yıldız baskınıdır bu
beni birden yörüngemden çıkaran
bu kalabalık gökyüzü
göğsümden taşan sevinç
gözleri çiçek çocuklar gibi
sesimde kelebekler

yıldız baskınıdır bu
saat sıfırı vurunca
beni uzayın koynuna bırakın
hangi soyaçekim
hangi kardeşçe düzen
yıldızları bu denli birbirine benzeten

bire hey aklımı alacak
oralarda neler var
oralarda neler var
durdurun beni
durdurun düşeceğim
ey eli silahlı dünyalılar

Jön TüRk 02 June 2020 16:10

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
İzmir İçin Kenar Süsleri
Şair: Hüseyin Yurttaş

1.
imbatı dök yazıya
şiir olur
söz renk değişir serin mavi
izmir olur

2.
saçlarına ilişmiş imbat
gözlerinde akdeniz
yalnızlığın buğusu sabah ağızlarında
işte asfalta vuran kartal gölgeleri
bıçkın bıçakların bilekleri doğradığı
kan tüten geceler

bu kent bir kadındır say ki kadındır
her gün kanama geçiren

3.
sabahsa sonsuz güllerle gelir
belkahve üstlerinden
akın akın bulutlar
hınzır bir rüzgarın önünde
ışıkların öpücükleriyle uyanır dağlar denizler
düşlerin derin uçurumları görünür birden
toprağın nemli ağzında deli filizler
göğerir gök tereke şenlenir kıraçlar
o yorgun süvari sağrısını yine kırbaçlar
başlayan bu kaç milyarıncı günün
okunur altı çizilmiş satırları
insanla başlayan o uzun öykünün

4.
teninde nice hoyrat elin okşantısı
bir çocuk gibi gülümsüyor
kentim benim, ince kızım, cerenim
ağlayıp ağlayıp açılmış gibi
sabahlara nazlanıyor

yüzünde eski masalların izleri

5.
güneşle evlidir gizliden ayla sevişir
yıldızlar söylesin dillere destan sevdalarını
haşarı bir yürektir vurur ha vurur
karanlıkta ışıklı bir salıncak gibi
kendi rüzgarıyla savrulur

6.
dalgalar kırık fenerler sönüktür
demir tarar gecenin ışıkları
imgeleminde dip sularının
yakamozlarla söner gizemi
bir imparator sanılsa da körfezin divanında
o yalnız ve uzak gemi
bir çocuktur
düşlerin beşiğinde sallanan

gecedir
ve göz kamaşır kendi aydınlığından!

7.
ay açar karanlıklar kapısını
altın tozlarıyla kuşatır gökyüzünü
dingin yer çöker ağırlığından

adı izmir olsun
hıdırellez ateşlerinden atlayan
o haşarı çocuğun

Jön TüRk 02 June 2020 16:11

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Ölüler Şehri
Şair: Hüseyin Yurttaş


o şehri nerde bıraktık biz
hangi yitik zamanda, hangi görünmez günde
el ele yürüdüğümüz o güleç kaldırımlar
ansızın sevgiyi vuran meydan saatleri
neresinde kaldık ölüme yürüdüğümüz tenhalığın
o şehri nerde bıraktık biz
sevgimiz ağlarken ağaç kabuklarında
düşen yapraklara, yosun kokan eski parklara
inceden sokulan rüzgarımız
hangi kuytulara sığındı şimdi

oradan, o uzak ufuklardan bak
bahçede inadına açmış o mor menekşe
inadına uzanmış asmanın kolları
ayışığında öpülen dudakların izi gecede
son vapur yanaşıyor kıyıya, ışıklar alesta
son vapur yanaşıyor kıyıya, ışıklar alesta
yıldızlar hep birden mi kayıyorlar
suyun sesi büyüyor gölgesi ağırlaşan kameriyede
yasemin kokuları savruluyor iğreti avlularda

sürdük sınırlarını kentin, kırlara bayırlara sürdük
caddeler genişledikçe bun çöktü varoşlara
bir tanrıya yürüdü artık incir bitmeyen duvarlar
göğün gözleri kanlandı, ufuklar silindi kıyılardan
dağları yitirdik, ağaçlar kuş öldü, ibret cana dayandı
sürdük sınırlarını kentin
yeni mezarlıklar kurduk ölülerimizi sıraya sokup
gömdük geçmişimizi servi diplerine
anılar uğulduyorsa, ürkek bir nostaljiyi büyütüyorsak, aldırma
yüreklerimizde güne yetişme kaygısı, gerisi ütopya
sürgit kendimizi aradığımız bu sonsuz kovalamacada

sevgiyi koymuştuk bir yerlere, duruyor mu orda
dokunsak tozlu bir vazo gibi elimizin altında sanki
nedense sönmüş bütün şamdanlar, perdeler ağır ve uykulu
ocakta usul usul o ateş, kim yaktıysa yana yana ağlıyor
o içli güz dinginliği kapı aralıklarında
rengarenk masallar iniyor bağladı tavanlardan
sahi, neyi nereye koymuştuk biz, duruyor mu orda?

sürüp çıkardık o şehri şehrimizden
anılarımız yeni kenar semtlerde öksüz birer çocuk
leylek yuvaları kapanan her fabrikanın bacasında
üstelik leylekler de küs artık ve afrika'ya yeminli
tezgahta ve gergefte o inatçı eller, gül ağacı, gül oya
mahzun bir çocuğun görüntüsü asfaltın serabında

hiç kimse bulamıyor kendi şehrini, yok artık
kayboldu gülüşü gökyüzünün, dokunuşu rüzgarın
eski sokaklarda yeniyetme güneş cesetleri
yenildik bu en büyük meydan savaşında
gölde gülümseyen nilüfer uzaklığında gençliğimiz

ölümü hiç ıskalamıyor bu şehir

Jön TüRk 02 June 2020 16:11

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Öptüm Çocukluğumu
Şair: Hüseyin Yurttaş


Öptüm çocukluğumu
Yorgun bir saatinde gecenin
Bir sesin ışıkları önünde
Öptüm çocukluğumu

Şimdi dönüp geriye bakmalıyım
Silkeleyip ayaklarımın tozunu
Güzün eğri yolu önümde iste
Şimdi dönüp geriye bakmalıyım

Hazır olmalıyım kötü güne
Çünkü yağmur yürüyecek damarlarıma
Yoksul gecelerimin soğuğuyla
Hazır olmalıyım kötü güne

Ama hep yürümeliyim
Şiirin bayrağı altında


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:30.

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.