![]() |
|
Cevap: Küçük İskender Şiirleri
Gece Kuklaları
Şair: Küçük İskender çelişkili kuvvete dönen yapışkan bir ölü var korkulan otobanın ortasında viraj yaratan. bir dedektif hissiyle yaklaşırken dünyaya ay toprak tutarken elini cetvelle çizilmiş suyun gözlerini düşürmüş bir genç kız gibi mağrur ve diken diken; arabanın bagajında bir ölü var direksiyondaki cesetle hayatı tartışan. |
Cevap: Küçük İskender Şiirleri
Gülten
Şair: Küçük İskender de gülüm! De ki: ela bir günde geleceğim istanbul darmadağın olacak, saçlarım darmadağın. Hepsi, darmadağın! üzülme gülüm! Toparlanacağız, birlikte, ayağa da kalkacağız, yürüyeceğiz de gülüm hem de çelikten toprağını dele dele hayatın! de gülüm! De ki: bitmiştir umut, bitmiştir sevgi, bitmiştir güven! güven bana gülüm! sana bitmemişliği öğretecek, tattıracaktır hasretten-hakikaten-ten değiştiren yüzüm! göreceksin gülüm! Bekle! hırslarımız, acılarımız gitgide ihanetlere hainlere, ezilmelere alışacak.. göreceksin-sevinçten ağlayacaksın gülüm-ki işte o vakit bana-doğrudur!- şair olmak, seni sevmek pek çok yakışacak! bak! şiirler var, mektuplar var, çocuklar var, sokaklar var, kediler! inan bana gülüm, ölüm yok bir tek! ölüm yok bize! ölüm inananlar için sessizce kara kapli kitaplardan çıkartılacak.. göreceksin gülüm! Bekle! Göreceksin! artık hiçbir insan, hiçbir kavga ve hiçbirimiz bu dünyada, yapayalnız, umarsız kalmayacak! |
Cevap: Küçük İskender Şiirleri
Molekül Buketi
Şair: Küçük İskender el kararı bir ruhla öperken seni nesnenin tanrıyla atıştığı uzun gözlere ait urlarda, bilemem rolümüzdü bilgi; el kararı bir ruhla öperken seni cismin hacimle seviştiği ani panikatak şovlarında, bilemem neredeydi yüzümüzdeki bitkinin kökü. öğrendim, ki veda ve kıymettir ergeç birbiriyle vuruşacak olan, bilirim renkler arasında adı onun da anılsın diye. üstünkörü! |
Cevap: Küçük İskender Şiirleri
Son Sen
Şair: Küçük İskender şiddetle ihtiyacım var beni öpmene dudakların dudaklarımı hacize gelsin dokun! dokun! dokun etime, etimle süslensin ardıç gözlerin akşam olup da delikanlılar siyah giydiler mi (dışavurumcu zifir ve seni seviyorum) turuncu soyundu mu (***) bir şelale çalarım en yakın vitrin camını kırıp ceplerimde bahar şiirleri ve ilkokul öğretmenleri en güzel sesleri çizip anahtarımın kenarıyla ağlarım! ağlarım ulan sana ne, sen soyun - mumları söndür - yatağına uzan! süte aşkı üfle!(*) bıyıklarımı kestim, kravatımı taktım, suyumu içtim gittim (**) gidiyorum (***) (*) sevda kafiyeleri arasındaki kıvamlı stoplazmik uzantılar değil miydi saçlarını kızartıp da seni gövdeni boşaltıp çekip uzaklaşmaya mecbur eden çekiç uğultusu ve kıl buketleri - ki benim şahmerdanım senin çocuk karanlığında yaşlı bir alice'di ve harikalar diyarında iskambil adamlara poker borcum, sen, nasıl, fakat (**) yağmur kadardın, (***) kan emdi mesut yaşayan meşhur yalnızlar ve meddah kronolojiler. Ağzında kanarya lekesi. (***) muradım yanıyor. Sen oyna hayatımı ey Robert De Niro. Sen söyle şarkımı ey hüzün: Newyork! Newyork! |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:54. |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.