![]() |
Cevap: Melih Cevdet Anday Şiirleri
Döneceğim
Şair: Melih Cevdet Anday Dağıtır saçlarını ve yalvarıp uzaktan Mavi bir iklim gibi çağırır beni sesin, Tertemiz göklerinde dal dal erguvan açan Rüyalarıma ışık ve özlem serpmektesin. Bir mayıs sabahını yaşayacak böcekler Çılgın karanfillerle dolacak yeşil saksın, Ve sen bir fidan gibi yeşermiş olacaksın, Serin, çakıl yollarda kuşlar birikeceklere. |
Cevap: Melih Cevdet Anday Şiirleri
Düzenli Dünya
Şair: Melih Cevdet Anday Bayılırım şu düzenli dünyaya Kışı, yazı, baharı, güzü, gecesi gündüzü sırayla Ağaçların kökü içerde Dalların başı yukarda İnsanların aklı başında Beş parmak yerli yerinde Baş, işaret, orta, yüzük ve serçe Diyelimki kalksada serçe, orta parmağa doğru yürüse Ne haddine Yahut akasyanın biri başını toprağa daldırdığı gibi bir gezintiye çıksa Merhaba kestane merhaba çam Esselamunaleyküm ve aleykümselam Kimsin nesin nerelisin derken Laf açılırmı bizim akasyanın kökünden Bir uğultudur başlar rüzgarda Kökü dışarda, Kökü dışarda Bayılırım şu düzenli dünyaya Kışı, yazı, baharı.güzü.gecesi, gündüzü sırayla Ağaçların kökü içerde Dalların başı yukarda İnsanların aklı başında Altta ölüler Üstte diriler Gel keyfim gel |
Cevap: Melih Cevdet Anday Şiirleri
Fotoğraf
Şair: Melih Cevdet Anday Dört kişi parkta çektirmişiz, Ben, Orhan, Oktay, bir de Şinasi... Anlaşılan sonbahar Kimimiz paltolu, kimimiz ceketli Yapraksız arkamızdaki ağaçlar... Babası daha ölmemiş Oktay'ın, Ben bıyıksızım, Orhan, Süleyman efendiyi tanımamış. Ama ben hiç böyle mahzun olmadım; Ölümü hatırlatan ne var bu resimde? Oysa hayattayız hepimiz. |
Cevap: Melih Cevdet Anday Şiirleri
Gelinlik Kızın Ölümü
Şair: Melih Cevdet Anday sela verilirken kalktık kahveden , cumaydı,yılın en beklemiş günü, yemeni gibi üstünde tabutun, gölge veren ağaçsız bir gökyüzü. kızın babası yanımızda,boyu nuzun, zayıf,ağzında mırıltılar, on köylü,iki subay bir tezkereci er, sıralandık ahşap mescidin avlusunda, namaz kılmadı adam,ağlamıyordu da, alnı bir uzun sabrın kabaran gelgiti, sürgün duvarı bekleyişin, dünyaya çok yakın bir gece gibi, aldık cenazeyi sarsmadan,iğreti ve hafif,gözlerimiz yerde, kayıp bir tayın izini süreriz sanki, kapılarda başları çatkılı kadınlar, sallanıyorlardı sisli giysilerinde, yüklüğe saklanmış çevreler gibi soluk, bölünmüş gibi yılın en katı ekmeği, imece sofrasında hıçkırığın, kim bilir kaç ölümden kalma saçı gibi, susmuştu çekirgelerin kabuğu, toprak kumruları güneşin, ve köpeklerin yediği kemiksiz sabah, susmuştu göğün sarnıcı,boş, cemaat yürüyordu kablumbağa gibi, mezalığa doğru yüzyılda, sarı sabırların yanından,acelesiz, ayrık otu yolmaya gidiyor sanırsın, davul vurmaya,ay tutulmuş, tarladaki yarılmış toprağı görmeye, susuzluğun kirli rengini,ayıbını, dağa taşa vurmuş açlığı, dayanan dayanır,yağsız bulgular ve ahlat, gençleri alır ölüm ilk ağızda, sabah yıldızının uğrağı, böğürtlensiz mezarlığa vardığımızda, bir melek lale sümbül dikiyordu, lalelerden birini aldı adam, girdi kızının mezarına, sarıldı,öptü,bıraktı laleyi sonra, kefenin üstüne,uykusuz. yedi çocuğu gömülüymüş,söylediler, bizi aç bırakan bu toprak açlıktan ölenlerle beslenir dediler, dönüşün bir kişi omuzladı tabutu, toz toprak içinde vardık kahveye, yaşlı adam doğru çeşmeye gitti, elini yüzünü yıkadı konuşarak kendi kendine duasız,bir tanrı gibi. |
Cevap: Melih Cevdet Anday Şiirleri
Güneşte
Şair: Melih Cevdet Anday Çünkü saatler dardır, her şeyi almaz Güneşte çözülür ve kayarlar bir yana. Mısırlar güçlükle büyürken yağmursuzluk Kaygılandırır dilsiz bahçıvanı. Sessiz kuşlar, bir keçi, ağır iğde ağaçları. Bir araba geçti incelmiş yoldan El salladı biri, belki tanıdık, Belki değil, süreksizliğin eşanlamı. Ve denizin yorgun çağındaydı çocuklar Çığlıkları titretir balkondaki sarmaşığı, Çünkü dardır saatler, sığmaz biraraya Dalgınlık, deniz ve sardunya. Rüzgâr alıp götürdü balıkçı teknelerini Uzaktaki kılıçlara, ki bilemeyiz Hangi derinlikte dölleyerek denizi Gidiyorlar öyle ağırbaşlı, doğuya. Ve ocaktan çorbanın kokusu geldi demin Burun deliğine kedinin ve köpeğin. Rafta kitaplar, mavi bir şişe ve gül Donmuş kalmışlar tek başlarına. Duvarda bir resim, resimde kalabalık Köy alanı, çocuklar, çember ve zaman. Breughel nasıl da toplamış bunca Ortaklığı ve uyumu biraraya, Çünkü saatler dardır, sığdırılmaz. Güneşte her şey çözülür gider bir yana. |
Cevap: Melih Cevdet Anday Şiirleri
Görünü
Şair: Melih Cevdet Anday Şaşırdım, dümdüzdü görünü, Cansız bir kağıdın üstünde gibi, Ardı yok, ne pürtük, ne oylum, Ağaç değil mi bu, duvar, yağmur değil mi? Ters yüz ettim, başaşağı getirdim, Elimle dokundum sonra, bilmiyorum ki, Hem yaşıyordum, hem yaşamıyordum, Yeşil gibi, dikey gibi, ses gibi. |
Cevap: Melih Cevdet Anday Şiirleri
Hazineler İçindesin
Şair: Melih Cevdet Anday Mehmet Hazineler içindesin Bu toprağın altında ne var ne yok Kömür bakır altın demir Hepsi senin, hepsi senindir Çıkar çıkarabildiğin kadar Ne çıkarırsan Hepsi benimdir. |
Cevap: Melih Cevdet Anday Şiirleri
Her Gece Böyle Değilim
Şair: Melih Cevdet Anday Benim de öyle akşamlarım vardır. Kapıdan girince anama sarıldığım, Çocuklara karamela ve çekirdek getirdiğim, Meyhaneye uğramadan çakır keyif, Düşmanım yok, Gündeliğim cebimde, Küfretmeden Öyle tasasız döndüğüm akşamlar.. Benim de öyle akşamlarım vardır. Her gece böyle değilim. |
Cevap: Melih Cevdet Anday Şiirleri
Kediler
Şair: Melih Cevdet Anday Çocuklar uyanır geceleyin Bir şey ararlar karanlıkta Uyanır kadınlar geceleyin Yüzük takarlar karanlıkta Geceleyin kediler uyanır Bize bakarlar karanlıkta |
Cevap: Melih Cevdet Anday Şiirleri
Lirism
Şair: Melih Cevdet Anday Lirism her şeyden önce lirism Maddeden tarihten İsa’da önce Soldan önce, sağdan önce Aç karnına bolca lirism Lirism kaş göz Lirism sağduyu Kimi yerde istakoz Kimi yerde fasulyenin suyu Ne ilahi şeydir o lirism Kimine cepken cepken cepken Kimine kimine kimine yelek Ah ben lirismi pek severim Mesela şu çorbanın Tuzu biberi iyi Yağı ala çok ala Peki hani lirismi Lirism Sulukule Lirism Büyükada Lirism sudan ucuz Lirism aslan ağzında |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:54. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.