![]() |
Cevap: Murathan Mungan Şiirleri
Bir Yılın Son Günleri
Şair: Murathan Mungan I. bir yıl daha bitiyor İşte bu kadar duru,bu kadar yalın bu kadar el değmemiş sıradan bir gerçeği daha kolları bağlı hayatımızın bir şiire nasıl dahil edilir bir yılın son günleri her sonda her başlangıçta ve her defasında alır gibi bir başkasını karşımıza perdeler çekip,ışıklar söndürüp oturup yatağın içine bir başımıza sorgulamak kendimizi öğrenmek ikizin anadilini,ikinci belleğimizi öğrenmek kendimizle hesaplaşmanın buzul ilişkilerini bu aynaların dehlizlerinde gezinirken görürüz karanlık günlerimizin kenar süslerini biterken bir yılın son günleri biliyoruz takvimler belirlemez değişimin mevsimlerini gençlik ikindilerini kargınmış bir çocuktuk büyüdüğümüzden beri II. bir yıl daha bitiyor düşlerim,tasarılarım,yarım kalmış onca şey her yıl biraz daha kısalıyor öncekinden bana mı öyle geliyor yoksa daha mı hızlı ilerliyor zaman insan yaşlanırken? III. kırdım mı incittim mi birilerin kimleri kazandım,yitirdiklerim kimler? kendimi yineledim mi yazdıklarımda? yeniden düşünmeliyim dostluklarımı,ilişkilerimi dağınık yatağım,mutsuz yatağım çoğalttın mı eksiklerimi gözlerim çocukluk fotoğraflarında mı kaldı yitirdim mi yoksa masumiyetimi? borçlarımı ödedim mi? doğru seçtim mi soruların fiillerini? tırnaklarım kesilmiş,dişlerim fırçalanmış,saçlarım taranmış, giysilerim ütülü,odam düzenli mi? ödünç aldığım kitapları geri verdim mi? geri verdim mi aldıklarımı: aşkları,dostlukları,sevgileri,güvenleri,bağları kitaplara,sayfalara,satırlara borcumu ödedim mi? yokladım mı duygularımı hala sevebiliyor muyum insanları? ovmalı gümüşlerimi,bakırlarımı,cila geçmeli ahşaplarıma ovmalı umutları saklı tutumalı gelecek inancını,yarınları,eksik etmemeli ağzımızdan hançer kıvamındaki karamizah tadını şimdi oturup uzun bir hasretlik mektubu yazmalıyım Yavuz'a sonra köşe başından bir demet çiçek alıp öyle başlamalıyım akşama yeni bir yıla ama nedense her şeyin tadı dağılıyor ağzımda bir sap çiçek mi taşısam yoksa ağzımın kıyısında aydınlık rengi vursun diye gözlerimdeki buluta |
Cevap: Murathan Mungan Şiirleri
Bis
Şair: Murathan Mungan Maske ölmek isteğidir sevgilim takma yüzlerle yaşamak kendi tarihimizi büyük kopmalar gerekiyor büyük hayatlar için Kötülük her çağda din değiştiriyor unutmanın borçları ödeniyor ruhun imkanları adına Kundakçı laser yakıyor jeneriği Şairler gibi sözcüklere tapıyoruz bu dilsiz dünyada anlam ve kelimelerin içinde bulunduğu koma prova ediyor başka yüzyılların aynalarında her kip kullanım hattında buruşuyor aşk yoksa ölüm de yok boşlukta kenetlenen ilk buluşma çekimine girdiğimiz tarihin parçalayamadığı çekirdek Hiçbir oyun sonuna kadar masum kalmaz bunca reel yaşanırken cinnetin enkazı Metropoller hem İhtilal hem Devlet el değmeden ayıklanmış ruhun bütün kanalları yayına hazır oysa dehşet yatıyor derinliklerimizde dans bittiğinde birimiz ölecek Gümüş Kurşun hangisine sıkılmalı? geniş tut bu dansın adımlarını içimdeki demir kelebek başkalarının gözlerini kamaştıran savaş boyalarıdır imgenin dolaşımında bulmaca kayıtlarına Siyah Kare hikayeler kendi yasalarının içinden geçtikçe kramp içindesiniz yaygın vahşet günlük ölüm over dose |
Cevap: Murathan Mungan Şiirleri
Bozgunlar
Şair: Murathan Mungan bozgunlarla sağlamlaşır Ütopya Kalesi dağılmış parçaları bütünler yeni zamanlar gümrüğünde yol ayrımını doğru bilenler hiçbir aşk ve macera tanrısı yola çıktığı gibi dönmez geriye kabuk bağlar yüzümüzdeki gölgeler unutarak ve vedalaşarak geçilen durakların birinde inmemiz gerekir bindiğimiz düşlerden hayat belki başka biri yapar bizi bir melodram öğesi olarak umudun da, umutsuzluğun da aşıldığı o altın dengede biliriz içimizdeki avdan yorgun dönen akşamlar ne kadar bütünlese de parçalar |
Cevap: Murathan Mungan Şiirleri
Bu Ne Biçim Hayat
Şair: Murathan Mungan Bu ne biçim Postacı Üç defa çalıyor kapıyı Bu ne biçim kel Hem merhemi var Hem sürmüyor başına Bu ne biçim biçimler İstediğiniz kadar çoğaltılabilir Memleket çok müsait buna Örneğin yeni bir komşu taşındı karşıya Bir baktım Fahriye Abla! Kırk yıllık bir rötar yapmış Erzincan Treni Ben gelmişim şu yaşıma O ise şiirdeki yaşından gün almamış daha Benimki ne biçim hayat Uymuyor ne gördüklerime ne duyduklarıma ne okuduklarıma Ben ne biçim benim Ne kendime benziyorum Ne başkalarına |
Cevap: Murathan Mungan Şiirleri
Bıçak
Şair: Murathan Mungan Yere düşürülen bir bıçak sesi Kristali tuzla buz olmuş gözlerinin biliyorum ay kanatıyor ne zaman susak geceyi Kendini benim yerime koy Oğul öksüzü babalar yerine Susmayalım. Bıçak uyuyor kelimelerin kalbinde Kanlı bir şerbet gibi akar dururdu İpeği ikiye bölen kılıçların ağzı Bir biz inmedik suya Kaç mevsimin yağmuru buruştu elimizde Örtülü çarşılarda ölümü tebdil ettik uzak durduk kabzasına çağıran intikamdan Bir biz inmedik suya Kendini benim yerime koy Oğul öksüzü babalar yerine Susuyorum. Ölülerim uyuyor kalbimde |
Cevap: Murathan Mungan Şiirleri
Cam Yaz
Şair: Murathan Mungan Adını arayan rumuz Eylüllerden yaz yap bana Bir dönümlük bir dünyada Şiirim mıntıka temizliği Cam şişelere koyduğum Eylüllerden yaz yap bana Bir dönümlük bir çocukluk gökkuşağı uçurtma mayın mantar ütopya yalancı mücevherler gibi birbirine benzemeyen şiirler yazdım okyanusa karşı ağladım sonra Bak ay karışıyor akşama Acemi mevsimlerdi Aşk adı altında yıllarca tek kale top oynadım Cam üfledi şiirlerimi Batık gökkuşağı, patlamış mayın yırtık uçurtma Eylül gelmeden bavulumda ütopya Kendime trenlerden ayrılık aldım bak ay karışıyor alnıma Adını arayan rumuz bu mantar sende kalsın Yırt at bu şiiri okuduktan sonra |
Cevap: Murathan Mungan Şiirleri
Çıplak
Şair: Murathan Mungan iki çıplak yara iki çıplak düşman şimdi karşı karşıya artık herşey olabilir artık bütün dünya karanlık imkan geç geçebilirsen ruhum bir daha buralardan aşktaki düşmanlık değil düşmanlıktaki aşk onları şimdi birbirinden ayıran ruh ölür, beden unutur av kurtulur kendine kurduğu mazinin tuzağından kendinin sonuna geldi mi yeniden görür insan çıplak hüküm, acı özgürlük! kana karışan aşk zamana intikamla sızar bilirim, çok geçtim buralardan benim zaferim ayrıldıktan sonra başlar aşkta zafer olmadığını anlayana kadar |
Cevap: Murathan Mungan Şiirleri
Çöl ve Duvar
Şair: Murathan Mungan Hanlarda uğuldayan çılgın hayaletler çölün zamansız epopesinden gündeliğin sefertasına daralan günler çimentonun aktığı oluklarda harflerdeki kehribar tekrarlanarak kaybettirilen yollardan gecece vardığımız dünyaya kapatılmış kapılar çimento akıyor harfler soluyor başkalaşmış bir benliği kendimizle değiştiriyoruz her seferinde çıkmıyor gönlümüzden hiç kimse her yer çöl her yer duvar |
Cevap: Murathan Mungan Şiirleri
Divan
Şair: Murathan Mungan Hakikatim, mağfiretim yadigarım. Kalbini bende sınamışlar için, adadığım divanım.. Ömrümü hayat yapan bütün erkeklere, Bir kere olsun, Unutmak için, , , Nafile bin kelime...... |
Cevap: Murathan Mungan Şiirleri
Diyalektik Mutsuzluklar
Şair: Murathan Mungan bir uzak sabah denizidir gittiğin kapı ellerinde rüzgarın taşınmaz çamurları var köpürmüş soylarımı toplarken çürüyen yanlarımdan inan batmış şehirler gibi onarılmaz anılar gözlerinde unuttuğum o eski aciz miras almaya gelsem soluğumda dalgın yosun kokusu biliyorum artık hiçbir gemi beni taşımaz ve yeniden büyür içimde mağrur bir zakkum gibi terkedilmek korkusu susarsın bir silahsızlanma akşamı susarsın dudaklarında ıslıklar kanar öpülmez dudakların ıslık yarası mavzerdir dokunmalarım kirvem bilirsin öpemem, öpersem tekmil bir aşiret tragedyası hüznünü ver bana yeter, gizli hüznünü kolları bağlı hüzün olsun dört yanım ırağına vurma beni kirvem, ağlarım, delirirsin sonra derler haklıdır sevdası geç olur ki artık onarmaz rakılar geç olur bir yaraya rakının dağılması sen şehre sırtını dönen uykusuz dağlı gemiler nerde (ki çoğu hüviyetidir melankolinin) nerde aykırı mavzerler (onlara sığdıramazsın ki öfkelerini) barut esmeri tenine sevdalarımı sürdüğüm nasıl taşıdın bunca yıl delirmiş saçlarında o eski şark yelini biliyorum dokunsam parmaklarım kırılır dokunmasam eşkıya uykusuzluğu çetin silahlar gibi |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:34. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.