ForumDenizi.Com
  • Sayfa 2 Toplam 3 Sayfadan
  • 1
  • 2
  • 3

ForumDenizi.Com (https://www.forumdenizi.com/)
-   Aşk - Şiir Dünyası (https://www.forumdenizi.com/ask-siir-dunyasi/)
-   -   Pablo Neruda Şiirleri (https://www.forumdenizi.com/ask-siir-dunyasi/53640-pablo-neruda-siirleri.html)

Jön TüRk 04 June 2020 16:33

Cevap: Pablo Neruda Şiirleri
 
Güz Çeçeklerinden Çelenk
Şair: Pablo Neruda


Niçin öldün Nazım?
Ne yaparız şimdi biz
Şarkılarından yoksun?
Nerde buluruz başka bir pınar ki
Onda bizi karşıladığın gülümseme olsun?
Seninki gibi ateşle su karışık
Acıyla sevinç dolu,
Gerçeğe çağıran bakışı nerde bulalım?

Kardeşim,
Öyle derin duygular, düşünceler yarattın ki bende,
Denizden esen acı rüzgar
Kapacak olsa bunları
Bulut gibi, yaprak gibi sürüklenir,
Yaşarken seçtiğin
Ve ölümden sonra sana barınak olan
Oraya, uzak toprağa düşerler.

Al sana bir demet Şili kasımpatılarından,
Al güney denizleri üstündeki ayın soğuk parlaklığını,
Halkların savaşını, kendi dövüşümü
Ve yurdumun kederli davullarının boğuk gürültüsünü
Kardeşim benim, dünyada nasıl yalnızım sensiz,
Çiçek açmış kiraz ağacının altınına benzeyen yüzüne hasret,
Benim için ekmek olan, susuzluğumu gideren, kanıma güç
Veren dostluğundan yoksun.

Hapisten çıktığında karşılaşmıştık seninle,
Zorbalık ve acı kuyusu gibi loş hapisten,
Zulmün izlerini görmüştüm ellerinde,
Kinin oklarını aramıştım gözlerinde,
Ama parlak bir yüreğin vardı,
Yara ve ışık dolu bir yürek.

Ne yapayım ben simdi?
Tasarlanabilir mi dünya
Her yana ektiğin çiçekler olmadan?
Nasıl yaşamalı seni örnek almadan,
Senin halk zekanı, ozanlık gücünü duymadan?
Böyle olduğun için teşekkürler,
Teşekkürler türkülerinle yaktığın ateş için.

Jön TüRk 04 June 2020 16:33

Cevap: Pablo Neruda Şiirleri
 
Güz Çiçeklerinden Nâzıma Bir Çelenk
Şair: Pablo Neruda


Niçin öldün Nazım?
ne yaparız şimdi biz
şarkılarından yoksun?

Nerde buluruz başka bir pınar ki
orda bizi karşıladığın gülümseme olsun?

Seninki gibi ateşle su karışık
acıyla sevinç dolu
gerçeğe çağıran bakışı nerde
bulalım?

Kardeşim,
öyle yeni duygular, düşünceler yarattın ki
bende,
denizden esen acı rüzgâr
kapacak olsa bunları
bulut gibi, yaprak gibi sürüklenir
yaşarken seçtiğin
ve ölümünden sonra sana barınak olan
oraya, uzak toprağa düşerler.

Al sana bir demet Şili kasımpatıları
al güney denizleri üstündeki ayın soğuk parlaklığını,
halkların savaşını, kendi dövüşümü
ve yurdumun kederli davullarının boğuk
gürültüsünü
kardeşim benim, dünyada nasıl yalnızım sensiz,
çiçek açmış kiraz ağacının altınına benzeyen
yüzüne hasret,
benim için ekmek olan, susuzluğumu gideren, kanıma
güç veren
dostluğundan yoksun.

Hapisten çıktığında karşılaşmıştık seninle,
zorbalık ve acı kuyusu gibi loş hapisten,
zulmün izlerini görmüştüm ellerinde,
kinin oklarını aramıştım gözlerinde,
ama parlak bir yüreğin vardı,
yara ve ışık dolu bir yürek.

Ne yapayım ben şimdi?
Tasarlanabilir mi dünya
her yanına ektiğin çiçekler olmadan
Nasıl yaşamalı seni örnek almadan,
senin halk zekanı, ozanlık gücünü duymadan?
Böyle olduğun için teşekkürler,
teşekkürler türkülerinle yaktığın ateş için.

Jön TüRk 04 June 2020 16:33

Cevap: Pablo Neruda Şiirleri
 
Güzde Unutulmuş
Şair: Pablo Neruda


Saat yedi buçuğuydu güzün
Ve ben bekliyordum
Kimi beklediğim önemli değil.
Günler, saatler, dakikalar
Bıktılar benle olmaktan
Çekip gittiler azar azar
Kaldım ortada, tek başıma

Kala kala kumla kaldım
Günlerin kumuyla, suyla
Bir haftanın artıklarıyla kaldım
Vurulmuş ve hüzünlü

Ne var, dediler bana Paris'in yaprakları
Kimi bekliyorsun?
Kaç kez burun kıvırdılar bana
Önce ışık, çekip giden
Sonra kediler, köpekler, jandarmalar

Kalakaldım tek başıma
Yalnız bir at gibi
Otların üstünde ne gece, ne gündüz
Sadece kışın tuzu

Öyle kimsesiz kaldım ki
Öyle bomboş
Yapraklar ağladılar bana
Sonra, tıpkı bir gözyaşı gibi
Düştüler son yapraklar
Ne önceleri, ne de sonra
Hiç böyle yalnız kalmamıştım
Bu kadar
Ve kimi beklerken olmuştu
Hiç mi hiç hatırlamam.

Saçma ama bu böyle
Bir çırpıda oldu bunlar
Apansız bir yalnızlık
Belirip yolda kaybolan
Ve ansızın kendi gölgesi gibi
Sonsuz bayrağına doğru koşan.

Çekip gittim, durmadım
Bu çılgın sokağın kıyısından
Usul usul, basarak ayak uçlarıma
Sanki geceden kaçıyor gibiydim
Ya da karanlık, kükreyen taşlardan

Bu anlattıklarım hiçbir şey değil
Ama başıma geldi bütün bunlar
Birini beklerken, bilmediğim
Bir zamanlar.

Jön TüRk 04 June 2020 16:34

Cevap: Pablo Neruda Şiirleri
 
İşliklerde Gece
Şair: Pablo Neruda


Dinlenen kara demir, gözenekleri acı
çığlıklarıyla inleyen kara demir.

İçler acısı toprakta hâlâ kızıl kül,
bronzun acısını erittiği döküm.

Hangi acı ülkesinden gelir acılı ve bitmez
gecede gak gak öten kuşlar?

Çığlık kasılır içimde düğümlenen bir sinir gibi
ya da kırık bir teli gibi bir kemanın.

Her makine bir gözbebeği saklar
bakmak için bana.

Duvarlara asılmıştır soru işaretleri,
bronzun ruhu açılıp saçılır örs üstünde,
ıssız bürolarda titrediği duyulur ayak seslerinin.

Ve karanlıkta koşar -umutsuz-
ölü işçilerin hıçkıran ruhları.

Jön TüRk 04 June 2020 16:34

Cevap: Pablo Neruda Şiirleri
 
Helene Yeni Sone
Şair: Pablo Neruda


Yaşlandığında (dediği gibi Ronsard'ın)
yazdığım bu dizeleri anımsayacaksın.
Memelerin hüzün duyacak çocuklarını emzirmekten
yaşamının, boşluğunun bu son dip sürgünleri.

Öyle uzakta olacağım ki balmumundan iki elin
çıplak kalıntılarımla işleyecekler belleğini.
Bazen ilkbaharda kar yağdığını anlayacaksın
ve ilkbahar karının en acımasız kar olduğunu.

Öyle uzakta olacağım ki yaşamına
dolu bir testi gibi boşalttığım aşk ve acının
ellerimde ölmekten başka yazgısı olmayacak...

Bitkin! çok geç, gençlik elden gitmiş olacak,
çok geç olacak çünkü çiçekler tek bir koku verir
ve çağırdığında çok uzakta olacağım...

Jön TüRk 04 June 2020 16:34

Cevap: Pablo Neruda Şiirleri
 
Keder
Şair: Pablo Neruda


Ilea fenerindeki adam yanıp sönen fenerler altında uyuyor; göğün enginliğini
itip kakıyor deniz, artıyor yankılar kaçarken batıya, düşen çiylerin inşa
edilen hangarına bakıyorum yukarıda. Bir kır bitkisi büyüyor elimde ve ben
Mele?yi düşünüyorum, fener bekçisinin kızını, ne kadar severdim onu.
Diyebilirim ki varlığını her seferinde yanımda bulurdum, bu kıyıda bulunan
midye kabukları gibi. Yine burada gece, çukurların korkunçluğu, şafağın
kuluçkasına yatmış ve bütün ağların balıkları. Gözlerinden ağzına kadarki
uzaklık iki öpücüğün uzaklığı, sıkarken dudaklarını, fazla yaklaştırırken
kırılgan porselen üzerine. Duvar saatlerinin solgunluğu vardı, o da, zavallı
Mele, ve ay çıkardı ellerinden, sıcacık, bir an tutsak bir kuş gibi. Kara
sular konuşuyor, yoklaşıyor ve yuvarlanıyor, uzaktaki duvarlar da üzülüyor
karanlık konsere, güneyin geceleri acı veriyor uyanık nöbetçilere ve büyük
mavi sıçramalarla deviniyor, karıştırıp duruyor göğün takılarını. Gözümde
canlanıyor o, görüyorum; doğan günü parçalamamak için yalınayak gelirdi ve
denizin kabarması unuturdu geri çekilmeyi gözlerinde. Kuşlar uzaklaştılar
ölümünden uzaklaşır gibi kışlardan ve metallerden.

Jön TüRk 04 June 2020 16:34

Cevap: Pablo Neruda Şiirleri
 
Macchu-picchunun Dorukları
Şair: Pablo Neruda


(XI)
(Seçme)

Karman çorman tantananın,
Taş gecenin ortasına,bırak;
Bırak daldırayım, ellerimi.
Bırak.
Unutulmuşun koca yüreği:
Bir kuş gibi çırpınsın bende,
Bir kuş gibi,
Bin yıldır tutsak!
Ko, bugün unutayım,
Bu bahtiyarlığı;
Bu, denizden daha engin olan,
Çünkü:
Denizden ve adalardan da
Engindir insan.
Çünkü:
Bir kuyuya düşer gibi,
Düşmek gerek ona,
İnsana;
Batık gerçeklere,
Sırlı bir su dalına tutunarak,
Çıkmak için:
Uçurumdan.


(XII)

Çık kardeş,
Benimle doğmaya gel.

Ver elini,
Yayılmış ağrının,
En derin yerinden.
Kaya diplerinden,
Dönecek değilsin,
Ve yeraltı çağlarından;
Geri dönmeyecek,
Taş kesilmiş sesin;
Ve gözlerin, oyuk gözlerin.
Yerin dibinden bak bana:
Sen çiftçi, dokumacı,
Garip çoban sen;
Sen, eğitmen
Guanako'lar (*) eğitmeni
Sen duvarcı,
İskelesine güvenemeyen;
Sen, And dağlarından,
Gözyaşı getiren;
Sen,
Ezik parmaklı mücevherci;
Sen köylü,
Ekininin üstüne titreyen;
Sen,
Taşının hamuruyla yoğrulmuş
Çömlekçi;
Boşaltın,
Bu yeni hayatın kadehine,
Eski gömülmüş acılarınızı;
Kanınızı gösterin bana,
Saban izinizi bana.

Burasıydı,
İşkenceye tutulduğum yer,
Işık vermiyor diye mücevher;
Deyin bana.
Deyin bana,
Taşın ve tanenin,
Vaktinde verdiğini.
Taşı gösterin bana,
Gömüldüğünüz.
Ağacı gösterin,
Çarmıha gerildiğiniz.
Çakın,
Eski çakmak taşlarını;
Yakın,
Eski lambaları bana;
Kırbaçları gösterin,
Kırbaçları;
Yüzyıllarca,
Yaralara işlemiş;
Ve pırıl pırıl,
Kanlı baltaları bana.
Ölü ağzınızla,
Konuşmaya geldim.
Derleyip toparlayın,
Tümcek;
Dil vermez dudaklarınızı,
Toprağın kıyıcığında.
Anlatın,
Bu bitmez geceyi bir bir.
Nasıl,
Sizlerle bağlanmıştım ben:
Zincir zincir,
Halka halka, adım adım,
Anlatın ne varsa anlatın.
Bileyin,
Saklı bıçaklarınızı;
Saplayın ellerime,
Göğsüme saplayın;
Sarı ışıklı bir nehir gibi,
Kaplanların gömüldüğü,
Bir nehir gibi.
Koyun ki ağlayayım, koyun,
Koyun ki saatlerce,
Günlerce, yıllar yılı;
Koyun ki kör çağlarca,
Yıldız yüzyıllarınca.

Sükun verin bana,
Su verin, ümit verin.

Kavga verin bana,
Demir verin, volkanları verin.

Sarmaş dolaş olun benimle,
Sevdalılar gibi.

Damarlarıma seğirtin,
Koşun ağzıma.

Dilimle konuşun, kanımla.

(*) Guanako: Güney Amerika laması.

Jön TüRk 04 June 2020 16:34

Cevap: Pablo Neruda Şiirleri
 
Maruri Bir Sokağındaki Pansiyon
Şair: Pablo Neruda


Maruri bir sokak

Karşı karşıya değildi evler, sevmezlerdi birbirlerini,
yine de yan yanaydılar.
duvar duvara, fakat
pencereleri
bakmazdı sokağa, konuşmazdı,
öyle sessizdiler.

Bir kâğıt uçuruyor havalanır gibi ağaçtan
kışın kirli bir yaprak.

Akşam ortalığı tutuşturuyor, kaygı içinde
yok oluveren bir ateş boşaltıyor gök.

Kara sis balkonları örtüyor.

Açıyorum kitabımı. Yazıyorum
bir maden ocağının
çukurunda sanıp kendimi,
bir ıslak,
bırakılmış dehlizde.
Biliyorum kimse yok şimdi
evde, sokakta, acı kentte.
Bir mahkûmum açık kapısının önünde,
açık dünyanın önünde,
akşam alacasında şaşkın, gamlı bir öğrenciyim,
çıkıyorum işte o zaman şehriye çorbasına,
iniyorum ardından yatağa ve yarına.

Jön TüRk 04 June 2020 16:35

Cevap: Pablo Neruda Şiirleri
 
Matılde İçin Sone
Şair: Pablo Neruda


Seni sevdiğimi göreceksin sevmediğim zaman,
çünkü iki yüzüyle çıkar karşına hayat.
Bir sözcük sessizliğin kanadı olur bakarsın
ateş de pay alır kendine soğuktan.

Seni sevmeye başlamak için seviyorum seni,
sana olan sevgimi sonsuzlaştıracak
bir yolculuğa yeniden başlamak için:
bu yüzden şimdilik sevmiyorum seni.

Sanki ellerimdeymiş gibi mutluluğun
ve hüzün dolu belirsiz bir yarının anahtarları
hem seviyorum, hem de sevmiyorum seni.

Sevgimin iki canı var seni sevmeye.
Bu yüzden sevmezken seviyorum seni
ve bu yüzden severken seviyorum seni.

Jön TüRk 04 June 2020 16:35

Cevap: Pablo Neruda Şiirleri
 
Mücevher
Şair: Pablo Neruda


Gözden geçirmelisiniz kendinizi, efendim
arkadaşım, gözden geçir kendini,
söylediler bana bunu tek tek,
kaç kez,
kendimi kaybedene kadar
ve kaybettim kendimi hepten,
kuşkularım silik
ve uzak görünene dek,
inatçı her şeye karşın,
saçma ve inatçı,
ama kendimden geçerek
unutacağım her şeyi.

Gezmek için uygun bir ırmakta
yolculuk ettim kuğular gibi
kayığımı tehlikeye atarak,
devinen dizelerimle
öyle büyük dalgalar yaptım ki
suya düştük hepimiz.
Orada, inceledi beni balıklar
soğuk, azarlayan gözleriyle,
bu arada alaycı bir kerevit
gövde gösterisi yaptı.

Başka bir kez, katıldığımda
büyük bir cenazeye,
öldürücü söylevler söylenirken
uyuya kaldım gömütte
ve orada, bilinçli bir kayıtsızlıkla
toprakla kapladılar beni, beni gömdüler:
bu kara günlerde
çürümüş kasımpatıları çelenkleriyle beslendim.
Ve tekrar canlandığımda
fark etmedi beni kimse.

İlginç bir serüvenim var
güzel bir kadınla.
Mücevher derdik ona
ince bir kiraza benziyordu,
sanki bir yürek tasarımı,
küçük bir kristal kutu.
Beni gördüğünde, doğal olarak
hayran oldu burnuma,
uzun, sıcak, tatlı öpücükler kondurdu.

Sonra çözüldüm zincirlerimden
uygunsuz ısrarlarım
ve doymak bilmez benliğim
neden oldu birçok hatalara:

Yuvarlanarak
bir filin gövdesine dönüşene dek
kıvırmaya çalışıyorum burnumu.
Elçabukluğunu
o derece ilerlettim ki
kiraz ağacına çıkardım
Mücevher'i.

Yüz vermedi o kadın
benim aşırı övgülerime
ve asla inmedi dallardan:
terk etti beni. Sonra anladım ki
azar azar,
bir kiraza dönüşmüştü o.

Çare yok böyle hastalar için
beni hüzünlendirip neşelendirenlere
ve üzerek mutlu edenlere:
gururlu olmamalıyız asla,
ama gerçeği söylemek gerekirse
onsuz da yapamayız.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:18.
  • Sayfa 2 Toplam 3 Sayfadan
  • 1
  • 2
  • 3

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.