![]() |
Rabindranath Tagore Şiirleri
Anlat Bana Esir ( İlahi) Şair: Rabindranath Tagore "Anlat bana, esir, seni bağlayan kimdi?" Esir, "Efendimdi", dedi. "Servet ve iktidarda dünya yüzünde herkese üstün olabileceğimi sandım ve hükümdarıma ait olan paraları kendi hazine odamda biriktirdim. Uyku bastırınca, efendime hazırlanan yatağa uzandım; uyanınca kendimi kendi hazine odamda mahpus buldum". “Söyle bana esir, bu kırılmaz zinciri kim döğdü?" Mahpus, "bu zinciri ben kendi ellerimle döğdüm" dedi, "yenilmez kuvvetimin bana rahat bir serbestlik vererek, alemi tutsak edebileceğini sandım. Böylece muazzam ateşler ve insafsız, sert vuruşlarla bu zincir üzerinde gece gündüz çalıştım. Halkalar tamam ve kırılmaz olup nihayet iş bittiğinde, kendimi ona sımsıkı bağlı buldum." |
Cevap: Rabindranath Tagore Şiirleri
Ateş Böcekleri
Şair: Rabindranath Tagore Hayallerim, Canlı ışık lekecikleri, Karanlıkta gözkırpıştıran Ateş böcekleridir. O dikkati çekmeyen, Sesleri, yol kıyısı hercailerinin Mırıldanır bu gelişigüzel çizgilerde. Zihnin uykulu karanlık mağaraları içinde, Rüyalar Günün kervanından dökülen parçalarla, Yuvalarını yaparlar. Bahar, geleceğin meyveleri için değil Fakat bir anın kaprisi için Çiçeklerin petallerini saçar. Neş'e kımıltısız yerin zincirinden kurtulmuş Sayısız yapraklara doğru Koşar ve dans eder Bir gün için havada. Hiçbir önem taşımayan kelimelerim Zamanın dalgaları üstünde hafifçe dans edebilirler, Mana ile ağırlaştıkları zaman dibe çökerler. Zihnin derinliklerinde güveler İnce kanatlarını büyütürler; Ve veda ederek uçuşurlar, Gün batımı göğünde. Kelebek ayları değil, fakat an'ları sayar ve yeter zamana sahiptir. Benim düşüncelerim, kıvılcımlar gibi, kanatlanmış Sürprizler üzerinde giderler, Tek bir gülüş taşıyarak. Agaç sevgi ile bakar kendi güzel gölgesine Buna rağmen onu hiçbir vakit kucaklıyamaz. İzin ver, güneş ışığı gibi, aşkım seni sarsın Ve yine de aydınlık özgürlügü versin sana. Renklendirilmiş kabarcıklardır günler, Dipsiz gecenin yüzüne çıkan, Hatırlamanı istemek için armağanlarım çok küçüktür; Ve bunun için Onları sen hatırlamalısın. Çıkart, at ismimi armağandan; Bir yük olacaksa, Ancak şarkım kalsın. Nisan, bir çocuk gibi, Çiçeklerle tozlar üzerine hiyogralifler yazıyor. Onları siliyor ve unutuyor. Hatıra, rahibe, hali öldürüyor, Ve onun kalbini ölü geçmişin türbesine sunuyor. Mabedin kasvetli heybetinden Çocuklar tozda oynamak için dışarı koşuyorlar, Tanrı onların oyununu seyre dalıyor, Ve rahibi unutuyor. Zihnim, düşüncelerinin akışında Birdenbire yanan bir ışık gibi çalışmaya başlar, Asla tekrarlanmıyan akıcı notasıyle bir küçük ırmak gibi. Dağda, sessizlik kendi yüksekliğini bulmak için kabarmaktadır, Gölde, hareket kendi derinliğini tahayyül etmek için hareketsizleşir. Veda eden gecenin Sabahın kapalı gözlerine kondurduğu öpücük Şafak yıldızında parlıyor. Ey bakire, senin güzelliğin bir meyve gibidir, Henüz olgunlasmamış ve açılmamış bir sırla dopdolu. Onun anısını yitiren acı Kuş seslerinden uzak, Fakat yalnız ağustosböceğinin ıslığının duyulduğu sessiz karanlık saatler gibidir. Gerilik onun öldüren bir pençe ile gerçeği elinde güvenle tutmaya çalışır. Zayıf bir lambayı canlandırmayı arzulayarak uzun gece bütün yıldızlarını ışıklandırır. Hernekadar O Dünyayı -Gelini- Kollarında tutuyorsa da, Gök, Sonsuzluğa kadar Uzaktadır. Tanrı, dostlar arar ve sevgi diler, Şeytan, eserler arar ve itaat ister. Toprak hizmetine karşılık Ağacı kendisine bağlar, Gök ise hiçbir şey istemez Ve onu özgür kılar. Çocuk, tarihin tozu ile aydınlanmış Yaşı bilinmiyen zamanın gizliliği içersinde Edebi olarak oturmaktadır. Uzakta olan O, sabahleyin bana geldi, Işık tarafından alınıp götürüldüğünde daha da yakınlaştı. Beyaz ve pembe zakkumlar buluştular Ve, ayrı lehçelerde neş'e ile eğlendiler. Sessizlik Kendi kirlerini Süpürüp yürüyünce Fırtına olur. |
Cevap: Rabindranath Tagore Şiirleri
Bahçevan - 1-
Şair: Rabindranath Tagore Huzursuzum. Uzak uzak şeylerin susuzluğu var bende. Ruhum loş uzakların eteğinden tutmak iştiyakiyle çırpınıyor. Ey büyük Öte, ey flütünün tiz çağırışları. Uçacak kanatlarım olmadığını ve burada bu noktada ebediyen kalmağa mecbur bulunduğumu unutuyorum. Uyanık ve istekliyim. Garip bir ülkede bir yabancıyım. Sesin nefesin bana imkansız ümidi fısıldayarak ulaşıyor. Dilin, kalbime tıpkı kendisi gibi aşinadır. Ey Öte’yi arıyan, ey flütünün tiz çağırışları. Yolu bilmediğimi ve kanatlı atım olmadığını unutuyor, ebediyen unutuyorum. Tedirginim. Kalbimin içinde bir gezginim. Uzayan saatlerin güneşli sisinde, semanın mavilikleri içinde hayalin en engin şekiller alır. Ey en uzak son, ey flütünün tiz çağırışları. Yalnız başına oturduğum evin her tarafındaki kapılarının kapalı olduğunu unutuyor, ebediyen unutuyorum. |
Cevap: Rabindranath Tagore Şiirleri
Ateş Böcekleri -2-
Şair: Rabindranath Tagore Geçici ışıklar ve gölgeler ve bulutlardan oyuncakları arasında, Şuracıkta, göksel bir çocuk gülümsüyor. Meltem Lotüs'e fısıldar: "Senin sırrın nedir?" "Ben kendimim" diye cevap verir Lotüs, "Onu çal ve ortaklıktan kaybolayım!" Fırtınanın bağımsızlığı ve ağaç gövdesinin bağlılığı, Dalları sallama dansında elele vermişler. Yaseminin, güneşe aşkı hecelemesi, çiçekleridir. Zalim, özgürlüğü yok etmek için özgürlüğünü ilan eder, ve hala onu kendisi için saklar. Tanrılar, Cennetlerinden bıkmış, İnsana imrenirler. Bulutlar, bahar içinde tepeler; Tepeler, taş içinde bulutlar, Zamanın rüyası içinde fantezi. tanrı mabedinin aşkla kurulmasını bekler; İnsanlar taşları getirirler. Şarkımda Tanrıya dokunuyorum: Tepe şelalesi nasıl uzaktaki denize dokunuyorsa! Işık, renklerin hazinesini bulutların düşmanlğından alır. Kalbim, bugün, geçmiş gecenin gözyaşlarına gülümser, Yağmur dindikten sonra parlayan Islak bir ağaç gibi. Hayatımı meyvelendiren ağaçlara teşekkür ettim, Fakat, onu ebediyen yeşil tutan çimeni unuttum. İkincisiz birin anlamı yoktur, diğer bir onu gerçek kılar. Kendi ayrılıklarını bütün ile harmoni yapan şefkatli güzel için hayatın hataları feryad ederler. Onlar yıkılmış yuva için teşekkür beklerler - Çünkü kafesleri şekilli ve korunmaktadır. Aşkta, sana senin değerin diye, bitmeyen borcumu ödüyorum. Suların toplandığı havuz şarkılarını, zambaklar şeklinde karanlığından gönderir ve güneş, onlar güzeldir, der. Bu arz üzerinde tomurcuklanan ilk çiçek, doğmamış şarkıya bir çağrı idi. Şafak-halk ktlesi - renkli çiçek - solar, ve sonra sade ışık - meyve Güneş görünür. Kendi hikmetinden şüphelenen pazu feryat ederek sesi bastırır. Rüzgar, onu yalnız uçurmak için, fırtına haline girerek alevi tutmaya çalışır. Hayatın oyunu hızlıdır, hayatın oyuncakları biri diğerinin ardından düerler ve unutulurlar. Benim çiçeğim, bir aptalın düğme deliğinde cennetini arzulama. Çok geç yükseldin, benim büyüyen ay'ım, Fakat, benim gece kuşum seni selamlamak için hala uyanıktır. karanlık, sessizlik içersinde, sergüzeştci ışığın kucağına dönmesini bekleyen, perde ile örtülmüş bir gelindir. agaçlar, dinliyen cennet ile dünyanın konuşmak için sarfettiği sonsuz gayrettir. Kendikendime düşündüğüm zaman benliğimin yükü hafifler. Zayıf korkunç olabilir, zira kuvvetli görünebilmek için çok cür'etkar olur. Cennetin rüzgarı esiyor, demir ümitsizlikle çamura sarılıyor, ve kayığım göğsünü zincire vuruyor. Ölümün ruhu tek, hayatın ki ise çoktur, Tanrı ölünce din bir olur. Göğün mavisi arzın yeşilini özler, hir ikisi arasında rüzgar feryat eder, "Heyhat!", Günün ızdırabı kendi öz ihtişamı ile sarılmış, geceleyin yıldızlar arasında parıldar. Yıldızlar sessiz bir huşu ile asla dokunulmıyacak yalnızlık içinde bakire gecenin etrafında toplanırlar. bulut altın parıltılarının hepsini veda eden güneşe verir ve yükselen ayı solgun gülümsemeyle selamlar. |
Cevap: Rabindranath Tagore Şiirleri
Bahçevan - 2-
Şair: Rabindranath Tagore Olduğun gibi gel. Tuvalet, süsünle gecikme. Taralı saçların çözülmüş, saçlarını ayırdığın çizgi düz değil, korsanın kurdelesi daha bağlanmamış ise, aldırma. Olduğun gibi gel, süsünle gecikme. Çimenlerin üzerinden hızlı adımlarla gel. Şebnemlerden ayakların birbirine dolansa, ayak bileklerindeki halhallerin sesi azalsa, gerdanlığından inciler düşse kaybolsa bile aldırma. Çimenlerin üzerinden hızlı adımlarla gel. Göğü saran bulutları görüyor musun? Uzaktaki nehir boyundan yabani kuş sürüleri havalanıyor, çimenlerin üzerinden rüzgar kasırgaları hızlanıyor. Ürken sürüler, köydeki ağıllarına koşuyorlar. Göğü saran bulutları görüyor musun? Tuvalet lambanı boşuna yakıyorsun, rüzgarda ürperir ve söner. Kaşlarına lamba isinin sürülmediğini kim bilebilir? Zira gözlerin yağmur bulutlarından daha karadır. Tuvalet lambanı boşuna yakıyorsun. Bak söndü. Olduğun gibi gel. Tuvaletinle, süsünle gecikme. Çelenk daha örülmemiş ise, ne çıkar, bilek zinciri bağlanmamış ise, Kalsın. Gök bulutlarla doludur. Geç oldu. Olduğun gibi gel, süsünle gecikme. |
Cevap: Rabindranath Tagore Şiirleri
Beni Bağışla Seni Seviyorum
Şair: Rabindranath Tagore Beni bağışla Aşkım, aşkımı hoşgör artık Beni hoşgör, beni bağışla, Seni seviyorum. Yolsuz yordamsız bir kuş gibi öksendeyim Yüreğim tir tir, örtüsünden kurtulmuş Şimdi yoksul, şimdi çırılçıplak, şimdi soyunuk Acını esirgeme benden, ko sarınsın yüreğim Ko giyinsin, ko kuşansın, ko örtünsün. Sonra beni bağışla Aşkım, beni hoş gör, Seni Seviyorum. Eğer bir lokmacık bile sevemezsen beni, Hiç mi hiç sevemezsen eğer Acımı bağışla, beni hoşgör, Seni seviyorum. Bana öyle eğri bakma, ırak durma ellerden De, kuytuma çekilirim, de karanlığa kavuşurum Sımsıkı tutarım ellerimle utancımı Sarıp sarmalarım, dürüp bükerim O an yüzün eğ benden Aşkım, kaçır benden Beni hoşgör, beni bağışla, Seni seviyorum Gün gelir, hayalin erişir karanlık yiter Meyil verirsin bana, gün gelir Şimdi çaresizim, yalnızım, kolum kanadım kırık Beni bağışla Aşkım, beni hoşgör, Seni seviyorum Seni seviyorum, yüreğim mutluluk selinde Kapıp koyveriyor kendini gurbetlere varıyor Gülme bu korkulu gidişime, Gülme bağışla Aşkım Beni bağışla, beni hoşgör, Seni seviyorum. |
Cevap: Rabindranath Tagore Şiirleri
Beni Bu Yeryüzünde
Şair: Rabindranath Tagore Beni hep severler bu yeryüzünde Severler, tutarlar elimden beni korurlar. Sen başkasın aşkım, Sen onlar değilsin Sen büyüksün, yücelten büyüten aşkındır Sensin beni özgür tutan onlar değil. 'Ya unutursa...' derler, 'Ya unutursa bizi' 'Bir unutursa bizi...'derler, yakamdan düşmezler Bunu yapmazlar bir türlü, beni bırakmazlar. An geçer bir dolu, gün geçer ay geçer Geçen geçer ardı sıra, bir sen geçmezsin Adın yok dudaklarımda, seni çağırmıyorum Seni yüreğimden söküp atıyorum usulca. Bir bakıyorum aşkın bekliyor eşikte Aşkın elpençe divan durmuş Bir bakıyorum aşkımı bekliyor |
Cevap: Rabindranath Tagore Şiirleri
Benim Gölüme Gel Testini Dolduracak
Şair: Rabindranath Tagore Ben hep ayaktayım seni bekliyorum Benim gölüme gel testini dolduracaksan Göreceksin sularım ayaklarını öpecek Aşkımı anlatacak, göreceksin Bu gölgesi kumlara vuran yağmur bulutudur. Siyah zülfün üstüne kaşın, gözün üstüne Bu bir tutamlık yağmur bulutudur vuran Ben hep ayaktayım seni gözlüyorum Benim gölüme gel testini dolduracaksan Tüm bayırı yaban çiçekleri sardı Taze çime otur, yüzüne peçeni vurma Sularım seni bekliyor bakıp düşe dalacaksan Ben hep ayaktayım seni bekliyorum |
Cevap: Rabindranath Tagore Şiirleri
Bir Öpüyorsun Ağzın Şaraplaşıyor
Şair: Rabindranath Tagore Aç kapını aç - sabahın eri girsin Bu ıtır kokusunu kaldır yüreğimi dağlıyor Aç kapını aç - bırak yakamı gideyim Yeter bunca öptüğün Bunca sarıldığın yeter Bir öpüyorsun ağzın şaraplaşıyor Eriyip kendimi yitiriyorum Aç kapını aç - bırak yakamı gideyim Geri ver beni - herşey senin olsun Senin olsun - özgür kıl yüreğimi |
Cevap: Rabindranath Tagore Şiirleri
Çağırış
Şair: Rabindranath Tagore Onu aramakla çok dolaştım, Birtek seni çağırabilir... O, kadın lambasını yüzüme kaldırdı Ve bana bilinmiş oldu.... Sen o semavi kıvılcımsın Ey taktis olunmuş tek varlık Cennet haberini sen getirdin Bu dünyevi eve... Senin uzak adımlarının sesi için Ey gizli dost... Sessiz bekleyiş içinde uyanığım Bahçemdeki tenha köşkün içinde. Lambam ateşini arzuluyor, Lirim parmak dokunuşunu hayal ediyor. Benim aç arzum yıldızlara bakıyor Seninle birleşmek için Uykusuz ızdırapta rüya görüyorum. Beni çağıracağın anı Kalbimle biliyorum Benim şarkım tam değildir Senin dokunuşun olmaksızın. Ah! ... Neredesin sen, Ah Kadın! ... Ufukların gerisinde sessizce oturan! ... İlah Siva'nın gürlemesinden Sen aydınlatıcı şuleyi getir Siyah kara gözlerinde Kesif bulutlardaki ateşi tutuştur. Kalbimdeki Sağnaklari dökülüşe istekli Oh! ... Benliğimi al! .. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 05:49. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.