![]() |
Süreyya Berfe Şiirleri
Acele Eden Ecele Gider Şair: Süreyya Berfe Güneş açtı, uzun sürmedi gözle görülmüyor Çocuk okula başladı, uzun sürmedi bir yerde çalışıyor Rüzgar esti, uzun sürmedi yaprak kımıldamıyor Delikanlı oldu ev geçindiriyor Kar başladı, uzun sürmedi sular akıyor Karısı iyileşti, uzun sürmedi tımarhanede yatıyor Ağaç büyüdü, uzun sürmedi sobalarda yanıyor Emekli oldu, uzun sürmedi kadavrada bekliyor |
Cevap: Süreyya Berfe Şiirleri
Bazı Yaralılara
Şair: Süreyya Berfe Nereye bakıyorsun İşte yaralı insanların fotoğrafları İşte yangından çıkarılan çocuk cesetleri Bu, savaşmış bir atlının sakat kalan ayağı Bu kesik kol, önemsiz bir iş kazası Kime bakıyorsun İşte bacağından alınan üç parça kemik İşte bombardımandan sonraki yaralılar Bu, sınırı geçemeyenin aldığı yara Bu yarım adam, küçük bir işkence hatası Neye bakıyorsun Sayamazsın o ciğerdeki yaraları Kime bakıyorsun Bilemezsin geçmişindeki yaraları Nereye bebeyken nazar boncuğu Kime büyüyünce kurşun yarası Ama sen Yine de verirsin çiçeğini yaralı ağaç Uçarsın yaralı keklik Kan diner yol açılır Gün döner gece kısalır İsteyen denize isteyen kendine baksın |
Cevap: Süreyya Berfe Şiirleri
Bırakıyorum
Şair: Süreyya Berfe tahriş olsun, kanasın gökyüzü. Sersemsepelek sarıldığımız uykusuzlukta uyku, gece gibi bir çiçek açar. Buralarda haftanın her günü oralardaki Pazar gibi. Pek rastlamıyorum Pazartesi'ye Salı mı? Unuttum bile. Rüzgâr eser, hep eser. Essin, çekip alsın hevesini bildiği tepelerinden ağaçların. Şaşırtmayan bir don olsun. Bacalar sasırsın yalnız yaralansın zaman, kalsın. Sana, bana, göğe uçsun köz ve kül. Konsun doğa kuşu. Hayat, güvencede. Aşk, nasıl olsa keklik. |
Cevap: Süreyya Berfe Şiirleri
Canım Sıra Büyülü Karakimyon
Şair: Süreyya Berfe 9. Karabiber fidanları arasında dolaşsam dolansam karabiberlere gelincik değil gelinciğe rastlasam dokunmam bile özsuyu çekilmesin diye. Bakarım, koklarım, tadarım bu yaştan sonra bulduğum küçük, gizli taçyapraklı gelinciğe. Yuvalarına girmesin iri taneli karakimyonlar. Karabiber fidanları boyun eğmesin. Çekilmesin içine gelincik. 10. Gelme palmiyenin olduğu yere burada olsan da gelme. Güneş hissetti beni ertelediğini batana kadar puslandı yaslandı karşı tepelere. İşte ortalık böyle. Neden mi? Sana ne? 11. Sok elini istediğin yere dilersen arı kovanına bırak örümceğini ve hemen geri al ağını örmesin. Ömrümün sonuna kadar kırarım seni, öfkelendirir "gitme isteği" uyandırır özür bile dilemem. Ağını örmesin elin, istediğin, örümceğin. Başkalarının değil, bizim. Dolunaydan bile gizlerim. 12. Sen, sadece sen. Kuyruk sokumumdaki sancı elimdeki ağrı kafamdaki Batı fırtınası sen. Yağmurça'ya koklattığım okaliptüs dalı oarada düşündüğüm şiir çıplaklığı geçen çıplaklığımız sen. Yıllar sonra rastlamışız ikimiz de aynı yerde geçenler geçmiş, olanlar olmuş biz kalmışız, bitmemiş başlamışız doğru dürüst tutamadım ilk kez bir el aktı elimden sen, sadece sen. Nasıl deliyordu gözkapaklarını gün ışığı nasıl daha kalın bir perde çekti canın. Aklımız birbirimizde, ayaklarımız yollarda ayak tırnaklarımı kes, sırtımı sabunla, yıka beni sağalt sen, sadece sen. Şişko sevgilim benim, çiçekleri açmamış mimozam kocaman kalçalı, kocaman göbekli yârim. Hünnabım, zeytin çekirdeğim, nohut dalım. Deniz üstündeki ürpermem karşıt rüzgarım, çılgın mazbutum kadınlarla ilgili her şeyim iflas etti sen, sadece sen. 13. Bedenin adsız ve kimsesiz rüzgarlarını yaz. Bu akşam değil farz-ı mahal bir akşam benden sana esen lodos olmalı. Palmiyeye daya sırtını güneşi batır senden bana esen imbat olsun. Asla dingin olmadı. Ama sessiz. Ada'da biz... Bizde patlayan poyraz olmalı. Lodosu, imbatı, poyrazı kendilerine yaraşan ve yakışan yerlere koydun. Yıldızın da gönlünü, serinliğini alalım. Gözkyüzüne bakarken gördüğün yıldızlardı yıldızla esen yıldızlar. Karakimyonun kara büyüsü büyülü karakimyonun kara kokusu canım sıra durur canın sıra gider karayel. |
Cevap: Süreyya Berfe Şiirleri
Çiğdemler
Şair: Süreyya Berfe Kar satan adam dağdan indi Kar getirdi Ekmek verdik kar aldık Yediğimiz kar yazı serinletti Tozu tüketti Karcı nereye ben oraya Karcı nereye ben oraya -Eşeğin semerindeki çiğdemler var ya Verir misin bana bir tanesini Çeyrek ekmek vereyim Hepsini değil bir tanesini -Çiğdemler satlık değil Oğlum hasta yatıyor Çiğdem istedi benden Ona götürüyorum hepsini Elimde Ucundan yenmiş bir çeyrek ekmek Geri döndüm Yolu şaşırmışım Akşam karanlığında vardım eve Dayak yedim Ama unutmadım çiğdemleri Kimseye söyleyemedim o çiğdemleri |
Cevap: Süreyya Berfe Şiirleri
Çoban Türküleri
Şair: Süreyya Berfe Dağdan indimse kurt sanma beni Soğuk vurdu inceldi boynum Yükseklere çıktım küçüldü yaşım Ay karanlık gel beri Dudağından emzir beni Şu dağın başı da kar ile boran Emmimin sözleri tümüyle yalan Ölür mü dünyada dengini saran Ay karanlık gel beri Dudağından emzir beni Ben ta ezelden yangınım sana Tomurcuk memeler koktu burnuma Gül döşenmiş şalvarının ağına Ay karanlık gel beri Dudağından emzir beni Köyümü özledim görmeğe geldim Ağzının içini öpmeğe geldim Yorganı üstünden atmaya geldim Ay karanlık gel beri Dudağından emzir beni Gün gelecek çıkacağım dağlara Belki yem olacağım canavarlara Kanım karışacak yayla toprağına Dökmeli donlum gel beri Dudağından emzir beni |
Cevap: Süreyya Berfe Şiirleri
Duvar
Şair: Süreyya Berfe Gençliğim çevrili Atlayıp geçsem Ne taş ne tarla Kağıt mürekkep yıldız Bir adım atsam Düğün var karşıki evde Aramızda duvar Gece kolla beni Rakının hatırı için Gidip dönsem Duvarın ötesinde Kemik topluyor Yeni açılmış iki çiçek Güneşten önce düştü çöplüğe Varıp koklasam Yıkılır birgün gülerim Kağıtlar eskir Yazılar ses vermez Yıldızlar düşer Bir yel çıkar Uçup giderim |
Cevap: Süreyya Berfe Şiirleri
Gurbet
Şair: Süreyya Berfe Ayışığı unuttu karları Nerdeyse tipi çıkar Yaralı bir keklik Uçtu önümden Bende kaldı kanadı |
Cevap: Süreyya Berfe Şiirleri
Hepsi O Kadar
Şair: Süreyya Berfe Gidilir gelinir. Belki sağsalim dönülür, hepsi o kadar. Günler geceler çabuk geçer. Çabuk geçmez şaşkın bir çocuğun hüznü Vapurlar, arabalar, karlar çabuk geçer. Ayrılık da özlem de herşey... Herşey çabuk geçer Ve birden gün ağarır. Hepsi o kadar. Gidilir herhalde gelinir. Bütün gün denize bakmak kadar. Belki ayvalar çürür. Birşeyler kurur, atılır. Nedir ki uzakta olmak Ardahan'da boş duran bir ev Hiçbir zaman suyu olmayacak bir kuyu Unutulur, kalır. Hepsi o kadar. O kadar anlayabilmek O kadar acemi O kadar toy O kadar ilk O kadar yeni Ey uğursuz yolculuklar Ey yıldızsız samanyolu Bir daha hiç olmayacaksınız. Çünkü yarım ve yaralı kalan Bir akşam, yemin etmiyorum ama En az günlerce, günlerce kanar. Gidilir, gelinse de gidildiği gibi değildir. Hepsi o kadar. |
Cevap: Süreyya Berfe Şiirleri
Kış ve Dolunay Şiirleri
Şair: Süreyya Berfe Küçük yerlerde daha kendine özgü kış sıkıntısı. * Bıraksam yükselecek Dolunay hızla. Bırak, kalsın biriksin tortusu içime, hızla. * Karlı tellerdeki saksağanlardan başka hiçbir yere uğramaz bu tren. * Kapattım ışığı. Seviyorsam kalbim ve dolunay ışıtır odayı. * Buz gibi ortalık saçaklardan sarkıyor soğuk. Nasıl güzel bir şeymiş şu yalnızlık |
Cevap: Süreyya Berfe Şiirleri
Nedircik Yavrusu
Şair: Süreyya Berfe Nedir aydınlığı yaratan, günü güne benzeten hayatı yaşanır kılan, insanı insan eden? Nedir yarına inanmalar, inanmamalar geçmişteki gül bahçesi, gelecekti diken? Nedir azgınları, kaçkınları yola getiren iyileştiren, yaşama gücü veren? Nedir sevecenlik aşılayan, sıcaklık saçan destek, dayanak, merdiven? |
Cevap: Süreyya Berfe Şiirleri
Nöbetçi
Şair: Süreyya Berfe Dağ başından bir ışık geliyor Yansıyor gözlerimden şehre Bozkıra köy evlerine Yorgun değilim seninle buluştum Bir mendil sevinç yolladım sana askerden Sevdamın nöbetini tuttum bütün gece |
Cevap: Süreyya Berfe Şiirleri
Sevgili Arkadaşım
Şair: Süreyya Berfe 1. Gözlerinin rengi gibi Yüreğinin rengi gibi Saçların da kendi renginde Ama ben, ellerini gördüm önce Toplayan, düzelten, onaran ellerini Dokunduğuna soluk aldıran Telâşlı, usta, sevecen ellerini Geç anladım ve inandım Her gün daha çok inanıyorum Ellerin, güzel işlerin karıncası Ellerin, ellerden bıkmış ellerime sığınak 2. Yüzünün rengi gibi Dudaklarının rengi gibi Saçların da kendi renginde Ama ben, özverini gördüm önce İçinden çavlan gibi dökülen özverini Hep koşan, yürümeyi bilmeyen Hesapsız, gücendirmeyen, saydam özverini Neye uzansa dirilten Susan, hüzünlenen, sıcak özverini Geç anladım ve inandım Gün gün daha çok inanıyorum Özverin, güzel işlerin arısı Özverin, sözcüklerden yılmış kafama barınak 3. Derinin rengi gibi Sesinin rengi gibi Saçların da kendi renginde Ama ben, seni gördüm önce Gülen, yaşayan, bilen seni Körpe bir söğüt dalı gibi çırpınan Durduğu yere can veren Gönüllü, duyan, seven seni Geç anladım ve inandım Şimdi daha çok inanıyorum Sen, hayatın ablası Saf olan her şeyin mayası Sen, eşyalardan usanmış kalbime dayanak 4. Sevgili arkadaşım benim Sana "sevgili arkadaşım" diyorum Budur, bizim anladığımız sevdanın tanımı İşte sana bir aşk şiiri İçinde "sevgilim" sözcüğü geçmiyorsa Suçun yarısı senin Çünkü, ben de bize yaraşanların sözcüğünü değil Kendisini seviyorum senin gibi |
Cevap: Süreyya Berfe Şiirleri
Son Ayların Şiiri
Şair: Süreyya Berfe Ben sevince yeryüzü arınır Yüzüme vurur gölgesi Yüreğim aşkla beslenen başaktır Açılır Soymak ister kabuğundan bedeni Ben ağlayınca serçeler uçar Dünya küçülür gözümde Durur önümde bir hüzün serpintisi Yayılır Yıkmak ister acıdan kuleleri Ben gidince öfkem ayaklanır Dindiremez onu çocuklar bile Köpürür taşar ama yalnız kalır Morarır Yalnızlığın verdiği sessizlikle |
Cevap: Süreyya Berfe Şiirleri
Şiir Çalışmaları
Şair: Süreyya Berfe 20. Olduğum yerden başlasam yaşamağa; olduğumu sandığım yerden. 22. Her geçen yıl eşyasızlığa alıştırıyor eşyasızlığı bana. Soğuyoruz günümüzün gözdelerinden ısınıyoruz yalına, yalınlığa. 23. Sordum yeni doğmuş bir bebeğe: -Boş zamanlarını nasıl değerlendiriyorsun? -Annemin sütünü düşleyerek. Bir mezarlıktan geçerken sordum ölülere: -Affedersiniz. Boş zamanlarınızı nasıl değerlendirirsiniz? -"Gelecek"leri düşünerek. |
Cevap: Süreyya Berfe Şiirleri
Soru
Şair: Süreyya Berfe Nedir bu aşk Bu öteki önceki Olmayan sürüklenen örtülü Parçaları mı bir göktaşının Zakkum ağaçları mı Girilmesi yasak bir bahçedeki |
Cevap: Süreyya Berfe Şiirleri
Susuz
Şair: Süreyya Berfe İkin onlar sezer sarı bulutu Göğün kuru çeşmesini anlar Doğulular Sabahçılar Keserler yolumu - Neden kalkmaz bu kalın yorgan Ölü toprağı mıdır gece Tarla susuz bir yalak mı Söylerim - Karanlık uzun Sızar ağzından su kurtları |
Cevap: Süreyya Berfe Şiirleri
Terazi
Şair: Süreyya Berfe Değişmeye başladı Çayın yanında unuttuğun bakışların. Biliyor musun kaç gün kaldın orada? Bir yanda ölümler, bir yanda sen. Hanginiz uzak, hanginiz yakın? |
Cevap: Süreyya Berfe Şiirleri
Tersine Müslüman
Şair: Süreyya Berfe Bulanık bir sabah Güneş çoktan doğmuş ama parlamıyor Metropolümüzün dışına - varsa - yürüyorum Yanımdan arabalı, çoluklu çocuklu aileler geçiyor İmanına kadar dolu trenler, vapurlar, minibüsler geçiyor Herkes o yana gidiyor Ben eve dönüyorum |
Cevap: Süreyya Berfe Şiirleri
Uzaktan
Şair: Süreyya Berfe İkimizin olduğu ahşap bir ev nasıl gizlenmiş ağaçların içine akşama dönmüş yüzünü ne bize bakıyor, ne denize Andırıyor gelecek günlerin uzaklığını merakla bekliyor güzü ılık yaz gecelerini bırakmış geride yaşlı bir emekli geçiyor aklından olmazsa hayalleri karışık bir sevgili Rahat mı bakımlı mı kimsesiz mi umurunda değil yaslanmış karşı tepeye masallardaki gibi puslu bulanık gri |
Cevap: Süreyya Berfe Şiirleri
Uçurum, Su, Kırlangıç
Şair: Süreyya Berfe Alnın bir uçurum önce gözlerimin sonra dudaklarımın düştüğü ve her seferinde saçlarına takılıp kaldığı bir uçurum Serin bir su alnının kokusu Bu çok sıcak şehirde birdenbire önüne çıkan yenileyen dirilten serin bir su Gözlerin yükü ağır iki kırlangıç Bana doğru kalbime doğru uçan uçan iki kırlangıç Kimi zaman değip geçen kimi zaman çarpıp kalan karanlık şeylerden aydınlıklar taşıyan sevinçle kederi aşkla çileyi bugünle yarını yansıtan iki kırlangıç |
Cevap: Süreyya Berfe Şiirleri
Yangın Yılı
Şair: Süreyya Berfe Öldürmüşler babamı Yangın yılında Dokunmadı kimseye Yelim yağmurum Yıllarca uyudum Kara dağlarda Ağaç mavzer yine Ot kurşun bugün Yeryüzü zulüm Gökyüzü işkence Yürüdüler mavzerler Kan döktüler önümde Yüreğime erik kurusu Bastım uyudum |
Cevap: Süreyya Berfe Şiirleri
Yaşanmış
Şair: Süreyya Berfe Sana alacakaranlıkta bile bakarım Saçını okşarım gözyaşını silerim Kokun duman olur durur üstümde Adını söylerim içimden Yalnız adını söylerim Bir de belini örterim Gözlerinin ışığında yaparım bütün bunları Gözlerinin ışığındaki alacakaranlıkta Sana alacakaranlıkta bile varım Pek konuşmam Oturur seni dinlerim Sesin cıvıldar durur önümde Adını söylerim içimden Yalnız adını söylerim Bir de ateşe değermiş gibi öperim Acılarının ışığında yaparım bunları Acılarının ışığındaki alacakaranlıkta |
Cevap: Süreyya Berfe Şiirleri
Yeni Aşk
Şair: Süreyya Berfe Yanında oturan ben değilim Zamanla dirilen anılar Sorular soran ben değilim Pişman eden merak Geçmişi kabartan ben değilim Yeni biten maceralar Seninle yaşayan ben değilim Yere düşen yaprak Duygularını şaşırtan ben değilim Gelip geçen acımalar Kolunda uyuyan ben değilim Uzaktan gülen aşk Karşında ağlayan ben değilim Yürekte esen rüzgâr |
Cevap: Süreyya Berfe Şiirleri
Yeni Güveyi
Şair: Süreyya Berfe Davullar zurnalar arasındaki şaşkın güveyi Yürümek isterim son yolunu Uyumak son geceni Görmek isterim düşünü Erginliğinde tanıdığın hayvanlarla boğuşmanı Ah toy güveyi Gelin geliyor gelin İç biraz daha Bir kurşun daha sık Gelin geliyor gelin Tayını tanıdığın atla |
Cevap: Süreyya Berfe Şiirleri
İskele Babası
Şair: Süreyya Berfe Nasıl başlayabilirim bu şiire Sen geleceğin içinde gizliyken Yavrum benim korkulu umudum Baban sözüm ona bir şairken Utanır bakamaz yüzüne Bilmem eski günleri anar mısın Rahat verir mi sana kanlı yıllar Yavrum benim merak ettiğim Ola ki vereceklerim az gelir sana Bana ve anana boşver. Hayat var Fazla yazamayacağım bağışla beni Çekmeni istemediğim acılarla boğuşmam gerek Yavrum benim çabuk büyü Düşüncen bile hız katıyor kalbime Parçalanmış hiçbir şey seninle sürmeyecek |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:36. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.