![]() |
|
Tahsin Saraç Şiirleri
İçerden İşıyabilmek Şair: Tahsin Saraç Senin gözlerin mavi Nerden ve ne sürem baksan Yıkanır göğün çividi. Bir filinta genç asılmış gibi acılı bir gece Bir dağ ozan öldürülmüş gibi allak bullak. Kanara kaçkını bir susku Uyusam, kirlenecek uyku. Ve yakılmış kitap külü döküklüğünde bir duygu Çiçek ezmiş pis bir pabuç gibi umursamaz, kör. Işığın kötücül bir uru Lamba, bir en deligöz namlu. Duvar delen bir bungunluk, ama içim yeşil başak Bin demire baskın işte benim evrensığmazlığım. Ak bir alın, silen korkuyu Bir sevgi, ışıyan tan boyu. Senin gözlerin kara Nerden ve ne sürem baksan Yıldız ağar karanlığa. |
Cevap: Tahsin Saraç Şiirleri
Ana Öğüdü
Şair: Tahsin Saraç Çiçekleri ezme yavrum Çiçekler bir yüreğe benzer Çiçek ezen, insan ezer. Sakın sen kuş vurma yavrum En engin bir kardeşlikte Uçar kuşlar gökyüzünde. Tüfekle oynama yavrum Şakacığı bile çirkin Bir canlıyı öldürmenin. Gel bir çiçek ol sen yavrum Kendi ülkenin renginde Şu yeryüzü demetinde. |
Cevap: Tahsin Saraç Şiirleri
Ben Ozanım
Şair: Tahsin Saraç Yıkık tapınaklara döner kimi kez içim Eski, sağır bir sızıyla balkıyan, inceden; Işıdı mı ala bir tan Ben ozanım Kaç seviden kurşun yesem Göveririm kendi külümden, yeniden. Sofrada ekmek ve su, göğüste o gül duygu Yığınların mutluluğu kavgasında hep yerim. Tanrılar karşısında, doğa doğrultusunda Ben ozanım Devrim ateşlerini sonsuz yakacak odun Toprakta kemiklerim. Al bahar, yeşil yaprak Titrerim ak yellerle dorukta kavak kavak. Ben ozanım Açlığın kan çizgisinde, ve taş dilsizliğinde Değişip olurum hemen Suskunluğum o sarı öfkesiyle Kınında bekleyen soğuk bir bıçak. Kısa çöpün uzun çöple kavgası Süre gelmiş çağlar boyu Ama şimdi son evrede, dönemeçte, yargıda. Ben ozanım Sizin yalnız kolunuz, bacağınız Oysa benim Hep yüreğim sargıda. |
Cevap: Tahsin Saraç Şiirleri
Biliyor Musun?
Şair: Tahsin Saraç biliyor musun aşk şiiri yazmaktan bıktım bir gün şöyle bir baktım yazdığım bütün şiirler öyle bir sarsılma, nedir bu bir otuz aşk şiiri daha kendimi hiç suçlamadım peki o zaman ben neden dereceler sokayım koltuğumun altına ateşim varsa zaten ey gözleri maden çünkü aşk bir suçlamadır sonuna kadar yaşanmamışsa bir bardak birada yeni bir deniz ve yağmur eski bir denizde yeni bir ada yaşanmamışsa sözgelimi Galata'dan Afrika'ya gidiyordum korsanları kralları ve bazı ülkeleri ve bütün madenleri ve kendi sonumu iyi görmüyordum sonunda her türlü madeni elimde bir sürü kağıtla hazırladım kendimi |
Cevap: Tahsin Saraç Şiirleri
Bir Ölümsüz Yalnızlığa
Şair: Tahsin Saraç Islanır bir orman yağmurunda şimdi uzak O bir suskun mavide ışıyan ilk sevimiz. Kalacak tüm karanlığıma karşın belki tek Yalnız seni uyuduğum şu ılık gece. İlk soluğunca evrenin bir serinlik Serpilir yirmi çağlar ötesinden çölümüze Kaç ölümler aştık da vardık ancak işte Bir ölümsüz yalnızlığa şimdi otağ kurduğumuz. |
Cevap: Tahsin Saraç Şiirleri
Boğuntu
Şair: Tahsin Saraç Bıkmaz mı Dağlar oturmaktan, sular akmaktan Ve güneş her gün doğrulup aynı yöne Doğudan doğup batıdan batmaktan? Bıkmaz mı Kara, kara olmaktan; ak, ak; Hep nane mi kokacak nane çiçeği Konuşmayacak mı hiç şu kayalar Evlerde mi oturacağız hep böyle Ayağımız kesilmeyecek mi topraktan? Bıkmaz mı Anlamsızlıktan şu sonsuzluk Gizi çözülmeyecek mi oluşun Hiç mi bilinmeyecek şu evren Yıldızlar sırıtacak mı hep uzaktan? Bıkmaz mı, ama hiç bıkmaz mı Yaratan, yaratılan aynı kalmaktan? |
Cevap: Tahsin Saraç Şiirleri
Dudakların, Gül Şenliği
Şair: Tahsin Saraç Bir bahar kaçkını yeşil Tomurcuklar seni bende. Sarı sıcak güneşler ışır Aykırı güzel o dişlerinde. Dudakların, gül şenliği Öpüşmeye giriştiğinde. Taş uyanır, yatak kişner Ateş harmanı dişiliğinde. Soğuk bir Kars gecesinde gürül gürül Yanan bir soba gibisin içimde. |
Cevap: Tahsin Saraç Şiirleri
Güvercin Kasapları
Şair: Tahsin Saraç Yel ulur kar tozdurur bir kış Yazı yabanda şu sıra içimiz. Oysa sevmelerin ustasıyız biz Bir de alçaklıklarla kavganın. Alıcıkuş kesiliriz ve de ense kökünde Göğsümüzdeki o sıcak güvercini Kara dirgen elleriyle Boğmaya kalkışanların. Neden, güvencin kasapları, barışımıza kan bularsınız Öyle kötüsünüz ki İki gözden dört ölüm bakarsınız. Tabanca gibidir tabanca Sevgilenmemiz de vuruşmamız da Ya yürek dalında patlar Ya da bir alın çatında. Ne ki çok kez dalaşmaktansa Acıdan yükünü tam almış Güçlü bir katır gibi Vururuz yalnızlık yokuşumuza. Neden yolunuz bu denli ıramış güzellikten Öyle bataklıksınız ki Bir çiçek düşü bile geçmemiş içinizden |
Cevap: Tahsin Saraç Şiirleri
Karşıyaka'nın Üç Gülü
Şair: Tahsin Saraç Asılmış bir al umuttan Karagücün korku dalında Şu can topraktaki üç fidan ölü. Ve artık ölmezliğin son boyutundan Göverir yeşil bahar yağmurlarında Denizgülü, Yusufgülü, Hüseyingülü. Ölümdür kimileyin kavganın tek ödülü. Kançiçeği sökünü arkalarından... Açmış böğrünü, hepsine ana sıcaklığında Devrimin kankalesi Karşıyaka gömütlüğü. Ve gençlik günlerine doymamışlık dağından Bakar, alınlar mavide ve göğüs hep namluda Gezmişgülü, Aslangülü, İnangülü. İnanç bir deliçay ki yeşertir bir gün çölü. Karşıyakanın üç gülü Yürek dalıma gömülü Karşıyakanın üç gülü Tüm kançiçekleriyle Göz pınarıma gömülü. |
Cevap: Tahsin Saraç Şiirleri
Kıyıdaki Elmaya Bir Ses
Şair: Tahsin Saraç ey canımın güftesi, eylülün ikinci haftasıydı o sıra bana gülümseyerek getirdiğin bir bardak suydu o sıra hatırla denize hiç bakmadık çünkü kıyısındaydık bir elma kendi kendine büyür dururdu o sıra bir kıyı ikindisiyle bir elma öyle kendiliğinden büyürler bir öfkenin ya da bir dağın yanısıra bir kıyının beslerliği bir elmadan ayrılmaz gibi ama elma soğuk bir kış akşamında bile yenir ısıra ısıra bir öfkeyi diriler durmadan elma, ovadan gelir elbet küfelerle sandıklarla hüzünlerle ardısıra ey geçmişten gelen konuk, sonsuz düğmelerimi tut yerlerini yadırgayan sonsuz iliklerin adına ey canımın güftesi, denize hiç bakmadık, hatırla tek pencereli bir odada elma yedik ısıra ısıra elmanın topraktan süzdüğü gemilerin denizlerde gezdiği bir tatildi, bir geçiştirmeydi, yalnızlıktı bir kusura neydi, ne doğruydu, nerden vardık yakışmıyor konuşmak bize öyle barışlar okuyup yalnızlığı yaşamak kara kara ey canımın güftesi, ey penceresi bütün sıkıntılarımızın bizim babalarımız neden ölürlerdi hatırla sıra sıra bu söylediğim iyi bir şarkıdır elle bile hatırlanır yani şu, ateş ve deniz buluşurlar bir limanda arasıra yani şu, elma yenir ve balık durmaz kaçar ama yenilmezler artık buluştukları sıra |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 16:46. |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.