![]() |
Cevap: İbrahim Sadri Şiirleri
Bir Şey Söyle
Şair: İbrahim Sadri Bir şey söyle Denizler tutuşturulduğunda Dağlar yürütüldüğünde Bir şey söyle Yıldızlar semadan bir bir döküldüğünde üstümüze Bir şey söyle Ben seni unuturum Söyle Yer başka gök başka olduğunda Sallanıp çalkalandığında uçsuz bucaksız sema Hani biz ateşin etrafını sarmış pervaneler gibi olduğumuzda Bir şey söyle Unuturum ben seni, söyle Kalplerde gizlenenler ortaya döküldüğü zaman Gök yarıldığı zaman Ne oluyor bu yere dediği zaman insan Ve kalakaldığında yüzkarası şiirlerim Ve sensiz bir zaman ve ayaklarımızın altından toprak kayıp Dümdüz eğildiği zaman Bir şey söyle Defterler açıldığında gökyüzü sıyrılıp alındığında Cehennem tutuşturulduğunda cennet yaklaştırıldığında |
Cevap: İbrahim Sadri Şiirleri
Bizim Yaşadığımız
Şair: İbrahim Sadri bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim biz de soluk alıp vermedeyiz yani her insan gibisevmekteyiz, seviecek şeyleri bir kır çiçeğini çimeni toprağı börtü böceği kurban bayramlarında kınalı koçları başları eloyasıişlemeli yemeni ile kapalı bembeyaz saçlı kırış kırış alınlı pencere kenarlarında oğullarını bekleyen anaları kalbim ağrıyorsa da kardeşim gönlüm bulanıyorsa tedirginsem kuşkuluysam kalın kitapların yazdığına bakarsan acaip suçluysam havada ihanetdışarıda sıcak duvarda yazılar kalbimizde acılar varsa da bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim mektubun geldi bugün haziran kimselere göstermediğin ak saçlarının kıvrımlarından haberin geldi haberin geldi iki damla gözyaşın kağıtta çok bakarsın yağmur yağanda ıslak ve buğulu camların ardından bilirim bilirim, acı nasıl oturur adam yüreğine ne var yani işte iyiyim diyorum ya inan olsun iyiyim anne insan gerçekten iyi oluyor, iyiyim dedikçe bak üzülme yazıyorum bir daha nolur üzülme üzülmüyor analar oğulları üzülmüyorum dedikçe bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim biz de soluk alıp vermedeyiz yani her insan gib isevmekteyiz, seviecek şeyleri bir kır çiçeğini çimeni toprağı börtü böceği kurban bayramlarında kınalı koçları başları eloyası işlemeli yemeni ile kapalı bembeyaz saçlı kırış kırış alınlı pencere kenarlarında oğullarını bekleyen anaları |
Cevap: İbrahim Sadri Şiirleri
Buyur Usta
Şair: İbrahim Sadri Oğlum, onüç-ondört anahtarı ver Al usta Oğlum, yat motorun altına Nesi var bir bakıver Olur usta Oğlum, iyi sık civatayı Sonra sahibi neder? Sıkıyorum usta Bileğim yettiğince Yüreğim yettiğince Sıkıyorum işte Oğlum, terlemişsin Akmasın terin motora Motor pas yapar sonra Olur mu be usta Ter pas yapar mı Gözyaşı pas yapar mı? Oğlum ne diyorsun bak işine Bakıyorum usta Yalnız ellerim Ellerim çatlamış be usta Ellerim acı içinde Yüreğim var ellerimde Yüreğim yanıyor usta Kan ter içinde. Hem usta Sen hiç misket oynadın mı sokakata? Sen hiç okula gittin mi okula? Okul nasıl bir şey be usta Öğretmen nasıl biri? Usta sahi Orda da motor baktırırlar mı ki? Orda da söverler mi çocuklara be usta? Orda da döverler mi? Oğlum bak işine ! kızdırma beni. Olur usta . ha usta, Senin anan da saçlarını okşar mıydı? Sana ağlar mıydı gecenin al yalazında? Sahi usta sen hiç ağladın mı bir sabah Cansız düşende anan Yavaşca gözlerinin önünde?! Oğlum bak işine ! Attırma tepemi gir motorun altına Usta dur kızma! Bak giriyorum motorun altına Dünyanın altına Giriyorum usta giriyorum Desteğe gerek yok usta Desteğe gerek yok Ben oraya yüreğimi koyuyorum İnan taşır be usta |
Cevap: İbrahim Sadri Şiirleri
Çileler
Şair: İbrahim Sadri Minibüslerin arkasına seni ben yazdım Gözlerimin nasıl sev dediğini Sensiz bu dünyanın batması gerektiğini Hor görsende garibi Bir teselli vermeni ben istedim Bahtıma takılan bir karaçalı gibi Gönlümü tozduman bıraktığımı Bağrımdaki ateşi yakıp gittiğin günden beri Batıyor gönlümde bir akşam güneşi Minibüslerin arkasına seni ben yazdım Ben yazdım sevrek ayrılalım Ben yazdım Cennet gözlüm ben yazdım Ben sabahsız gecelerin kucağında bir çilekeş Gönlüme vazgeç demişim Vazgeçmemiş bu aşktan Kabahat seni sevende biliyorum Elimde bir kandil dolanıyorum Eğer aşka bir ceza verebilseydim Onun da benim gibi sevmesini isterdim Minibüslerin arkasına seni ben yazdım Bunca yıl habersiz yaşadım seninle Hep seninle yaşadım öldü deselerde Aşkından öldüğümü bilmesende Belki biraz üzülüp kim desende Gel gör şu halimi bir teselli ver Sevenler mesud olmaz derlerdi inanmazdım Şimdi mesud değilim bilseydim bağlanmazdım Biliyorum ben eski halimle daha mesuddum Dediğin gibi olsun hadi severek ayrılalım Ama otur son kez masaya göğsümüzü yumruklayalım. Bitmedi mi bitmedi mi çekilen işkence? Volkan misali tüten parçalanan gönlümle Ekilen biçilmezken kısacık ömrümüzde Değer verdiklerimiz gülerken halimize Hangi gaye Hangi amaç hangi ümit yaşatır? Katmerlenmiş çilelere Hangi vücut dayansın? |
Cevap: İbrahim Sadri Şiirleri
Geriye Dönen Adam
Şair: İbrahim Sadri Yağmur yağıyordu Benim saçlarımda kırağılar vardı omuz omuza konmuş bir gül Kapıyı açtım,elinde eski bir bavul Yüzünde daha da eski bir hikaye Geldim dedi, geldim işte Sana kendimi getirdim,belki unutmuşsundur Birlikte söylediğimiz şarkıları getirdim Bir kaç gömlek bir pijama attı Tuttuğum notları,serin volta boylarında adımları sayıp susuşlarımı Elimle büyüttüğüm nazlı bir menekşeyi Gökyüzüne verdiğim dualarımı Çakmağımı,sigaramı,tabakamı ve kitaplarımı getirdim Döndüm dedi,döndüm işte İçeri girdi aksıyordu bir ayağı Oysa nasılda akardı bayrak gibi önümüzde Nasılda oynardı saçları rüzgarı bulanda Bir ceylan gibi nasıl da koşardı Ayağım dedi,derin bir nefes aldı İçerde dedi,bir bakır tas bıraktım bir kehribar tesbih Birkaç kitap,birkaç iyi arkadaş Tüketilmiş bir çeza ve bir ayak,güldü sonra Dedemin yemen çölünde bıraktığı ayağı ben içerde bıraktım Kurban olsun ikimizinki de memlekete Oturduk,uzun uzun baktık kendimize Onüç yıl sonra yeniden karşı karşıya Bir deli gençliği birlikte düşürmüştük yollara Bir yüreğimiz vardı ve onu koymuştuk ortaya Ben başımı onun omuzuna yaslardım O taleal okurdu kulağıma Ben bazı geceler oturup ağlardım O dua ederdi hepimiz adına Ve pis bir sonbahar akşamında ayrılmıştık Caddelerde arabalar akıyordu yağmur yağıyordu Babalar ekmekleri saklamış çeketlerinin altına Korkuyla evlerine koşuyordu Düdükler çalıyordu,sirenler çalıyordu,şehri kimler çalıyordu? Oysa biz onunla yüreğimizi koymuştuk ortaya Arkasından baktım,elinde tahta bir bavul,cebinde ikimizin yüreği Şifadan ayrılık,rahmetten yoksulluk Şen olasın mahpusluk Kaldır gözlerini yerden,onüç yıl dediğin ne ki? Bana mektup yaz,bir de menekşe resmi yap Ve bir gül gönder anama Kaldır gözlerini yerden,onüç yıl dediğin ne ki? Ve yürüdü Yusuf Yanıp sönen mavi ışıklar düştü gölgesine Ben onüç yıl bekleyecektim onüç yıl kavuşmak için Çebinde rehin götürdü yüreğimi |
Cevap: İbrahim Sadri Şiirleri
Haysiyetimiz Var
Şair: İbrahim Sadri Dünya dediğiniz abiler aha benim şu yüreğim kadar Hayat dediğiniz ne kadar gülebiliyorsak o kadar Boşverin gerisini sallayın gitsin dünyayı Paramız yoksa da haysiyetimiz var Canımdan öte ve de çok kıymetli sevdiğim arkadaşlar Durumum ortadadır Hayat bana da sağlamına harbi bi çelme takmıştır Nevrim dönmüş midem bulanmış gözlerim kararmıştır Cümlenize olan cümle borç edavatım Üç vakte kadar askıya alınmıştır Biraz idare edebilirseniz eğer Ya bide kahveci nuriden rica edebilirseniz Kesmesse tavşan kanı günde üç bardak çayı Elbet bu feleğin paslı çarkı bi gün benim içinde döner Düşeş gelmese de Gelirse eğer zarımız bi dubara ve hele dört cahar O zaman işi düzelttik sayın abiler Ve inanınki paramız yoksa da haysiyetimiz var Dalgalan bakalım kız kulesi önündeki dalgalar gibi kalbim Hayıflan bakalım hiç kimselere belli etmeden Geceleri yorganın altında Yazıklan bakalım bu da revamıdır hayatının baharında Bi delikanlıya Hep kısa çöpü ben mi çekicem Hep banamı denk düşücek çarkıfeleğin iflası Hep ben bilicem başkaları mı kapıcak beşyüz milyarı Hep ben sevip eller mi alıcak aslıyı leylayı Batsın bu dünya sende mi leyla İtirazım var yalana dolana Ben böyle dolana dolana ellerim cebimde Dudağımda ıslığım başımda eski alemlerin sarhoşluğu Orhan veli tadında basıp voleyi yürüycem Hayatın sonuna kadar Hiç tasalanmayın abiler Paramız yoksada haysiyetimiz var Vallahi öpmek geliyor içimden en kral arkadaşlarımı Ayhan ışığı, sadri alışığı, erol taşı Adamın gönlü şarkılar söyleyip unutmak istiyor garibanlığı Adamın canı hesapsız dostlarını çekiyor Dalgasız dümensiz yoldaşlığı Mahalle arasında gazozuna maç yapıp yenilmek çekiyor Komşunun kızına mektup yazıp Çarşamba pazarında el altından vermek çekiyor Bazen sıcak ekmek Bazen seyyardan sabah poğaçası çekiyor Adamın gönlü bağıra bağıra ağlamak çekiyor Gece mehtaba karşı Langadan hıyar beyoğlundan adam çekiyor Ne yalan söyliyim biraz kırgınlıkta var Ama hiç tasalanmayın abiler Paramız yoksa da haysiyetimiz var |
Cevap: İbrahim Sadri Şiirleri
Hazıran
Şair: İbrahim Sadri mektubun geldi arkadaşım haziran da geldi şimdi sen, denizi de yazmışsındır beni beter edeceksin ya martılarını ve simidini İstanbul'un göznurum suyun çiçeğe çimene yürüdüğü bir mevsimde bana umudu yazmana ne hacet hadi biraz şehrin şarkısından ve arkadaşlarından bahset mektubun geldi arkadaşım haziran da geldi gönderdiğin gibi duruyorum burada hiç ağlama ağlamak yakışmıyor haziranda adama iyi yanları da yok değil ama bak erken kalkıyorum mesela gökyüzüne bakabiliyorum arada sırada arada sırada koymuyor değil koyuyor hasretlik onca kahrıyla, ama arada hadi çocuklardan bahset herkes iyi diye bir yalan yaz mesela pazar günleri onları güneşe çıkar ellerinden tut götür uzak bir limana sevgili karıma da bir gül diziyorum boncuktan mahsus selam ediyorum bütün arkadaşlara mektubun geldi arkadaşım haziran da geldi kimin aklına gelirdi ki aşkın ve sevdanın hatrına bir menekşe büyüteceğim iki ranza arasında sonra türküler öğreneceğim zulümün, ayrılığın ve turnaların adına gönderdiğin kitapları da okuyorum elin değerse ve zor değilse biraz çimen taze bir gül yaprağı karımın sesinden ve çocuklarımın gülüşünden de koy bir daha ki mektuba arkadaşların yüreğini de unutma mektubun geldi arkadaşım haziran da geldi yağmur da yağıyor mu ıslanıyor musunuz eskisi gibi eskisi gibi anıyor musunuz arkadaşınızı hiç unutmadığım adlarınızı adımın yanına yazıyor musunuz bu pazar açık görüş var çocuklarımı, karımı ve arkadaşlarımı istiyorum konuşuruz ordan burdan elleriniz elime yüreğiniz yüreğime dokunur tamam, biraz da ağlarız ağlarız işte n'olur mapusluk mevsiminde o kadar olur mektubun geldi arkadaşım haziran da geldi gönderdiğin gibi duruyorum burada hiç ağlama ağlamak yakışmıyor haziranda adama iyi yanları da yok değil ama bak erken kalkıyorum mesela gökyüzüne bakabiliyorum arada sırada arada sırada koymuyor değil koyuyor hasretlik onca kahrıyla, ama arada hadi çocuklardan bahset herkes iyi diye bir yalan yaz mesela pazar günleri onları güneşe çıkar ellerinden tut götür uzak bir limana sevgili karıma da bir gül diziyorum boncuktan mahsus selam ediyorum bütün arkadaşlara mektubun geldi arkadaşım haziran da geldi gönderdiğin gibi duruyorum burada hiç ağlama ağlamak yakışmıyor haziranda adama iyi yanları da yok değil ama bak erken kalkıyorum mesela gökyüzüne bakabiliyorum arada sırada arada sırada koymuyor değil koyuyor hasretlik onca kahrıyla, ama arada mektubun geldi arkadaşım haziran da geldi |
Cevap: İbrahim Sadri Şiirleri
Şaşkın Ateş
Şair: İbrahim Sadri dönemem geriye .yorgunum sevgisizliğe. ne olur anla beni. |
Cevap: İbrahim Sadri Şiirleri
Kaç , Gizlen , Sus
Şair: İbrahim Sadri Ben ölmek için doğmadım.. Her gece yürüyüşlerimde Bir yıldız kayar gökten Ama hiç dilek tutmadım, Kehribar tesbih misal Hep yıldızlar saydım, Yalnızlıktan kaçıp, ayın mehtabında dolaştım, Kendimi gizledim vefasız aynalarda, Kamufle olup sessizliğe sustum, Ben kaçtım, ben gizlendim, ben sustum.. Ben ayrı dünya çocuğu.. Her gece ayın doğuşunda Sancısını çekerim yalnızlığın, Sonra firari fikirle yıldızlar sayarım, Kaçarım esaretine düşmekten yalnızlığın, Gök kubbesi altında gizlenirim karanlığın, Yürürüm gecenin kucağına susarım, Benim adıma doğan Her Gündüz için, her güneş için “To be or not be” önemli değil, Her ne kadar asil bir eylem olmasa da Ben kaçarım, ben gizlenirim, ben susarım.. Ben ölmek için doğmadım.. Her gece yürüyüşlerimde Bir yıldız kayar gökten Ama hiç dilek tutmadım, Kehribar tespih misal Hep yıldızlar saydım, Ben kaçtım, ben gizlendim, ben sustum.. Ben ölmek için doğmadım Ben ebedi yaşamak için öleceğim… |
Cevap: İbrahim Sadri Şiirleri
Karahazer Çiçeğim
Şair: İbrahim Sadri Ah bir dağda bırakıp bir dağda bulacağım Leyla menekşesi Olursa bir yağlı kurşundan birde senin elinden olur ölümüm Bir seherde açsınlar bağrımı En deli rüzgarlar essin Ne yiğitti desinler, ne filinta, ne hercai fiyaka Dönüp baktıkları zaman bir oltu tesbihi Bir gümüş tabaka Bitlis tütününden yarım kalmış bir sarma cigara Şeyh izzetttinin dünyanın bütütn çokcuklarına, Yaptığı muska Ve Sevda adına kurutulmuş bir karanfil bulsunlar Mintanımın altında Ah yaban gülü ah Karahazer çiçeği Ah gurbetin şıvan yıldızı, leyla menekşesi Yağmurlu bir akşam üstünde duldada Dedemden öğrendiğim ilk duam gibi Yeşil ceviz altında koşturan karınca Harran üstünde her gece parlayan süreyya Emek gibi, toprak gibi, kan gibi, hoyrat gibi Adilcevaz fırtınası, yedi dağın eşkiyası gibi Yasak gibi, bayrak gibi, baskın gibi Erişilmez birşeydi seni sevmek Ah leyla menekşesi, ah yaban gülü Ah karahazer çiçeği, ah yaktığım o içli türkü Hani o zalım deyen hani o hayın Şu üç kuruşluk daru dünyada Göysüme şifasız ecza sürdler Ve yürüdüler geçliğimin üstünde Yağmur yağıyordu kuşlarda vardı Uzandım yıldızlara tutamadım Saçlarım ağardı şehir zındanlarında Alem uykudaydı Adilcevaz uykudaydı Sevdam, menekşem memleket gülüm Kuyudaydım, saçlarım ağarmıştı Sahtiyan uykudaydı.. Çıplaktı üzerim, mintanım kana bulanmıştı Ah karahazer çiçeğim sen uykudaydın Yıldızlar ve memleket uzaktaydı Sen böyle gideceksen memleket böyle ağlayacaksa Ben kabuslarına tabir düzeceksem şehir eşkiyalarının Kıyamet düzeceksem ve seni bekleyeceksem Bütün kuyulara bütün suna boyunlu dağlara Adını haykıracaksam Yırtılan mintanım, akan kanım, ağaran saçlarım Ve Memleket için dön diyeceksem; dön Dön yaban gülüm Dön Karahazer çiçeğim Memleket gülüm |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:32. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.