![]() |
İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Ah Şair: İsmail Uyaroğlu -Abdülkadir Bulut’un anısına- Panayırların şairi Olarak anacak ilerde seni Lunaparkların değil çocuklar Pazar yerlerinin, karpuz sergilerinin Ona göre ayarladın gönyeni Böğürtlenlerin şairi, karamukların -Yalnızsın, duyuyorum, onlar kadar- Issızlığını beklerler patikaların Kurulalı beri dünya, siperinde hendeklerin Tek arkadaşları rüzgar Hamarat çömlekgillerin, yakışıklı testilerin Dalgıç edalı bakraçların Çalımla inerler kuyuya hani Kıskandırarak naylon kovaları Çok mu üşüyorsun, şiirine sarın Fesleğenlerin teneke kutularda Orkidelerin değil Asmalı kahvelerin, cep aynalarının Hep de taranmış olurdu bıyığın Kostak şair, işlemeli mendil Bunlar değil, dağıtırım sözü üzgünken Şeydi demek istediğim benim aslında İnsan öldüğüyle kalıyor İnsan öldüğüyle kalıyor, ah Yokluğunun hani kim farkında |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Aşk ve Şiir
Şair: İsmail Uyaroğlu Elin elimdeyken okuduğum şiir Yüzünü ışığıyla yıkayıp Kayınca ürpertilerle Boynunun saydam ipeğinden Beyaz, hülyalı göğsüne Usulca uyanır memelerin Şiir mi aşkın çocuğu Sevgilim, aşk mı şiirin? |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Bıçak
Şair: İsmail Uyaroğlu Bir bıçak edin artık kendine Bırak avutmayı bedenini Ucuz zehirlerle, alkol vb. Balkırken ölümün çelik dikeni Bir bıçak... Kromaj kaplı bir kan lekesi Parlasın üstünde ve Uğuldasın ölümün sesi Bir bıçak edinin... Önce ucunu dene İyi gelirse eğer Gömersin şehvetle etine Bir bıçak edinin artık... Bileğine bir şans tanı Eğlenirsin hem işte birkaç saniye De olsa seyrederken fışkıran kanı Bir bıçak edin artık kendine Titremeye başlamadan elin Bulamazsın sonra yaşlanınca damarı Kaçar tadı şölenin |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Cehennev
Şair: İsmail Uyaroğlu Baksan dönüp ne zaman O günlere Alev alev Tepenin eteğindeki o ev Ve oturmuş içinde bir çocuk Yaralı, mahzun Uslu uslu yanıyor Ordan kalma işte Kimse bilmiyor, o cehennevden Şiirindeki bu kor |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Çocuk ve Güneş
Şair: İsmail Uyaroğlu -Çocuk şiiri- Güneş en uslu çocuk Çıkmıyor bir gün olsun Annesinin sözünden dışarı Akşamları erken yatıp her gün Erkenden kalkıyor sabahları |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Felaketlere Gülecek Kadar
Şair: İsmail Uyaroğlu İki taksi çarpıştı az ötemizde ve biz Katıla katıla güldük Aşktı bize unutturan dünyayı Biz ki kimsesiz bir kedi görsek sokakta Alıp eve getirirdik daha dün Ey insanlık, anla ve bağışla bizi Felaketlere gülecek kadar Seviyoruz birbirimizi |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Gökyüzü ve Şiir
Şair: İsmail Uyaroğlu Bir kelime gelir, sürtünür, yoklar beni Anlarım, bir şiirin elçisidir Bırakır hemen elimdeki işi, sokağa çıkarım Bakarım, günlerdir içimi sancıtan şiir Orda, esinimi ışığından süzdüğüm Sonsuz göğün altında Bana incecik gülümsemektedir |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Kedileri Severken Ağlayınız
Şair: İsmail Uyaroğlu Kedim ve ben Ölüyoruz yavaş yavaş Karşılıklı, köşemizde Elenirken eleğinde sıkıntının saatler Mutad olduğu üzre Bazen o benim kucağımda Bazen ben onun Avutuyoruz birbirimizi Özlerken aynı şeyleri gizlice Nasıl tırmalardık hayatı Bir zamanlar şehvetle Gittikçe bozuluyor yazım benim Bozuluyor resmi onun gittikçe Yaptığı eskiden özenle Döşemelerine koltukların, kanepelerin Esin geldikçe pençeleriyle Derim ki ben Kedileri severken ağlayınız Beyaz değil aslında mahzundur kediler Bu şiiri okurken de ağlayınız Görüldüğü gibi Kemiriyor İsmail'i keder |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Küçük Bir Yol Şiiri
Şair: İsmail Uyaroğlu Yol nedir yol? Karlı bir kış günü, bir otobüste Tek arkadaş olarak yanında yalnızlığın Yol nedir yol? Yol umuttur çocuğum Kars'a gitsen, Kars'ın Haritada adı görünmeyen Hoçuvan'ına Kanasa da için bugünkü gibi Dostlarından, kavga arkadaşlarından ayrılışına Yol umuttur Yol umuttur Çünkü nereye giderse gitsin insan Yeni kavgaların içinde Yeni dostlar bulunur |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Oyun
Şair: İsmail Uyaroğlu (Çocuk Şiiri) Sebzelerden sevdiklerim: Havuç, domates, oyun. Meyvelerden sevdiklerim: Elma, şeftali, oyun. Bence en iyi besin oyun Çünkü Hiçbir şey yemesem bile bazen Oynarken doyuyorum. |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Şimdi Yoksun
Şair: İsmail Uyaroğlu Bir zamanlar öyleydi Diyelim duruyordun bir ağacın yanında Kış oluyordu diyelim, tek yaprak olmuyordu dallarda Şimdi kimse inanmaz buna ama Çiçekle donanıyordu ağaç bir anda Kuşu bile oluyordu hatta Değdiriyordun diyelim parmağını Hüzne yavaşça Eriyip rengârenk bir uçurtma Oluyordu o an Hüzün dokunmanla Diyelim bakıyordun ağlayan bir çocuğa Donup kalıyordu gözyaşları çocuğun Akarken yanağında Bir zamanlar öyleydi Şimdi yoksun Mevsim kış, vakit hüzün Ve bütün çocuklar ağlıyor |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Uçurum
Şair: İsmail Uyaroğlu Şiir uçurumdur Ve çiçekten bir köprü Geçer üstünden Gerçeğin kıyısına uzanan Düş kıyısından Kimi ulaşır karşıya uçar gibi Kimi ulaşamaz, düşer Kimi de boşlukta asılı kalır Düşerken tutunabilirse Bir kelimeye eğer |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Uyku
Şair: İsmail Uyaroğlu Uykum gitti nereye Yıkanmaya dereye Dön gel uyku n'olursun Vücuduma geriye |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Yeşil Yağmur
Şair: İsmail Uyaroğlu Gözlerine baktınız mı hiç uzun uzun Yeşil gözlü bir kızın Çayır çimen ferahlığı doluyor içinize Ve ipince ıslanıyorsunuz Sanki yeşil bir yağmur Yağıyor usul usul üstünüze |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
İşkenceciye Bir Soru
Şair: İsmail Uyaroğlu Çocuğun var mı ey cellat? Öpebiliyor musun onu herkes gibi sen de Yüzün gölgelenmeden, lekesiz bir sevinçle Akşamları "iş"ten eve döndüğünde? |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Ölüm Hayatı Kuşatalı Beri
Şair: İsmail Uyaroğlu Kül yağıyor gökten Kül renginde güneş İki şey örtüyor kırları Kül ve leş Neye uzatsam elimi dağılıyor Bütün eşyalarda ölümün tozu Aynı anda yakıyor genizleri Öfkenin ve göz yaşının tuzu Kimi kanla besleniyor kelimelerin Kimi kelimeler paslı Ne kadar kafiyesi varsa hayatın Hepsi de ölümle cinaslı Ve ölüm hayatı kuşatalı beri İki şey yan yana gelişiyor evlerde Babalar bıçak biliyor Analar yaslı |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Ölüm Hayatı Kuşatalıberi
Şair: İsmail Uyaroğlu Kül yağıyordu gökten Kül renginde güneş İki şey örtüyor kırları Kül ve leş Nereye uzatsam elimi dağılıyor Bütün eşyalarda ölümün tozu Aynı anda yakıyor genizleri Öfkenin ve gözyaşının tuzu Kimi kanla besleniyor kelimelerin Kimi kelimeler paslı Ne kadar kafiyesi varsa hayatın Hepsi de ölümle cinaslı Ve ölüm hayatı kuşatalı beri İki şey yan yana gelişiyor evlerde Babalar bıçak biliyor Analar yaslı |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Ömrüm, Bana Bağışla Bu Şiiri
Şair: İsmail Uyaroğlu Büyük bir şiir yazmak istiyorum Patlayan bir fırtınanın ardından Kayalardan fışkıran hayat Gibi büyülü ve vahşi Ömrüm, bana bağışla bu şiiri Kumsalı döven denizlerden Nasıl beyaz ve ince Köpükler doğarsa, öyle Beyaz ve vahşi Vahşi ve ince Ömrüm, bana bağışla bu şiiri Bileğimden hışımla doğan Kelimelerin güneşi Aydınlatmalı birden yangın hızında Hayatın gölgeli, kuytu yerlerini Ömrüm, bana bağışla bu şiiri Ağlayan bir bebeğin sesi Buluşmalı vurulan bir gencin haykırışıyla Ve bir damla kan sıçramalı Bu buluşmada bebeğin alnına Sıçramalı ki... Ömrüm, bana bağışla bu şiiri Akan bir ırmak sessizce Girince o şiire Akan bir ırmak olmalı gene Ama bir farkla Kabarıp coşarak ve Sürükleyerek birlikte kayaları bile Ömrüm, bana bağışla bu şiiri Bir kelebek Küçük bir kelebek Kanatları koparılmış, ölüm renginde Uçabilir mi eski inceliğiyle Uçabilmeli o şiirde Kırlarda değil, ateşin üstünde hem de Ömrüm, bana bağışla bu şiiri Büyük bir şiir yazmak istiyorum Ağlayan bebek, vurulan genç kadar sahici Kelebek ve ölüm kadar güzel ve korkunç Hayat kadar, hayat kadar Büyülü, ince ve vahşi Ömrüm, bana bağışla bu şiiri |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Özlem
Şair: İsmail Uyaroğlu Usul, sessiz arkadaşım benim Özledik seni Susarak söylerdin çoğu şeyi Konuştuğunda da yeri gelip Usulca havalanır sözlerinden Yumuşacık konardı sohbetimize İçtenliğn sıcak kelebeği Özledik seni Ve biliyorum ki Sen de bizi özledin Kitapların ve hayatın gizini Ustalıkla çözmeyi bilen Hasan'ı Geveze ama güvenilir Nevzat'ı Yorulmak bilmez, çalışkan Musa'yı Kaytarıcı Ahmet'i, özverili Cahit'i Her işe gülümseyerek Olur diyen Süleyman'ı Hiçbir işe olur demeyen Sabahattin'i Erhan'ı, Mehmet'i, Ali'yi Bir yalnız seni, sen hepimizi, her şeyi özledin Sabahları işe giderken Köşedeki bakkala selam vermeyi İş dönüşü, bir tanıdıkla ayaküstü laflamayı Üst kattaki komşuların gürültüsünü hatta Yandaki yatalak kadının iniltisini Ve evini Akşamları bütün yorgunluğunu Eşiğinde bıraktığın Acılarını dindiren evini Evin de seni özledi Koltuğun, kitapların, terliklerin Bıraktığın gibi duruyor masan Dolapta rakın (Sahi hiç rakı İçmedik biz seninle değil mi Pek vaktimiz olmadı öyle şeylere Çık da bir gün içelim) Bıraktığın gibi duruyor tablada sigaran Sekseninci sayfadaki Gorki Ve penceredeki karın Seni bekliyorlar, dönmeni Seni bekliyoruz, dönmeni Usul, sessiz arkadaşım benim Özledik seni |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Şiirin Üç Kuralı
Şair: İsmail Uyaroğlu Hayatın bağrından Kanayarak kopan kelimelerle Kurulur şiir Bir Şiir sızlanmaz, haykırır Ama sızlayan yanını da Duyar insanın içindeki İki Ve şiir gelecek bildirir Ve gösterir gelecek kimin elinde Kimdedir güç Üç |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Sevinç
Şair: İsmail Uyaroğlu Sarılıp birbirinize çocuğunuzla Uyudunuz mu hiç? Akan uyku değil sanki aranızda Uyku hafifliğinde bir sevinç |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:23. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.