ForumDenizi.Com
  • Sayfa 2 Toplam 3 Sayfadan
  • 1
  • 2
  • 3

ForumDenizi.Com (https://www.forumdenizi.com/)
-   Aşk - Şiir Dünyası (https://www.forumdenizi.com/ask-siir-dunyasi/)
-   -   Özdemir İnce Şiirleri (https://www.forumdenizi.com/ask-siir-dunyasi/54022-ozdemir-ince-siirleri.html)

Jön TüRk 09 June 2020 23:58

Cevap: Özdemir İnce Şiirleri
 
Gürlevik
Şair: Özdemir İnce


bir şeye benzetirim kendimi durmadan
tüyleri uzamış solgun kendimi
bütün kapıları açarım belki de korkumdan
o incecik kelimeler içindir bu yalnızca
kaybolur kurtarmasam uzay karanlığımda

resimler yaparım kırmızıdır sokaksızlıktan
çünkü ellerimi yaparım yüzümü yaparım
teraziler kurulur işler tatlı vücudumda
renklerini yaparım mavisi değişken sesli kara
kum gölgeli yeni balıklar geçer altından
kralların ölümünü bir onlardan anlarım
bir onları anlarım kadınlardan

bir şeye benzetirim kendimi durmadan
kervanlar geçer uzanırım ayaklarımdan
bir yerde dururum güneyde dış kapılarda
bilmem her keresinde böyle olur anlamam
bir o yüzden anarım öperim fantomayı
yeryüzünde işte kadınlar ve erkekler için
ve bir derinlik için yemyeşildir saçları

Jön TüRk 09 June 2020 23:59

Cevap: Özdemir İnce Şiirleri
 
Şubat Ayında Ankara'da
Şair: Özdemir İnce


Bu yıl erken bastırdı kış!
Yağmur yağıyor, yağmur yağdıkça seviyorum seni.
kar yağıyor, kar yağdıkça seviyorum seni.
karaya vurdukça, sular dondukça
üşüdükçe, bir şeyler yitirdikçe, umudum kırıldıkça
çıkmaza girdikçe yaşam, yüreğim sıkıştıkça,
sen değiştikçe daha çok seviyorum seni.
Donmuş suda çelik tadı var
ağzımda eski tutun ve buruk çay tadı
her sabah yaya geçiyorum butun Ankara’yı
kömür ve kükürt kokuları arasında
her aksam yaya geçiyorum bütün Ankara’yı
okuyarak bildirilerini direnen öğrencilerin
bakarak yırtık afişlere, şarkici resimlerine,
nereye gitsem içimde bir geç kalmışlık duygusu
bu yüzden bir saat erken gidiyorum gideceğim yere
ne zaman, nerede ve nasıl bilmiyorum, ama birden
yasamın korkunç bir hızla değiştiğini düşünüyorum
ve ikimizin ayni kişiler olmayacağımızı yarin.

Bu yıl erken bastıran kişi yasıyoruz
Sanki olumlu kahramanlarıyız kotu bir romanın
yeni bir dilin sözdizimine çalışıyoruz
gökyüzünü verip yüzünü alıyorum
görüntünü verip acıları siliyorum
yüzünü koyuyorum umutsuzluğun yerine

Usumda sesinin ve gövdenin
usumda sesinin ve gövdenin görkemli atlası

Jön TüRk 09 June 2020 23:59

Cevap: Özdemir İnce Şiirleri
 
Gözlem
Şair: Özdemir İnce


İnsan gövdesine dokunmak:
sonsuzun gidişine
ve gözkapaklarına belleğin

sözcüklerin yerine bir boşluk koymak
hiçliği görmek: mumları söndürmek
karanlıkta bakışmak karanlıkta
Sırat Köprüsünden geçerken

Köşeyi dön, uçurumsuz atlayış
gövdenin içindeki gövde
kırılan sırça... şamdanın sesi

Susamam onu, ne sözcüklerle
susamam onu, ne de sessizlikle,
konuşamam onu konuşmamla

Bir 'O' var sende ve bende
baştan çıkartıp onu bir şey yapacağım
çölün duvarsız gecesinde

Susamam onu, susturamam onu
ne sözcüklerle sözcüklerin içinde,
ne de sessizlikle sessizlikte

Meczup sayfaların arasında
pervane olup dönen isyankar dervişler
önce yaşamak ve sonra yaşamak için

sesim kağıt gibi yayılırken mürekkebe.

Jön TüRk 09 June 2020 23:59

Cevap: Özdemir İnce Şiirleri
 
Ot Hızı-1
Şair: Özdemir İnce


Cema'atül - İfna(Yok Etme Meydanı)

V.
Hep yanımdadır benim kıblem:
Uyurgezer olduğum günlerde bile
geceleyin çatılarda dolaşırken.

Yalnız bırakmaz beni kendimle,
bir kez daha yitirince dönüş yolumu,
kuzeyi sorduğumda ağaç bedenlerine.

Dönüş yolu gerekmez, der sapkın dervişler,
bir kıblegâh yolunda Golgotha çıkanlara,
tabanlarının altında gizlidir dönüş yolu.

VI.
Masamda çilekeş karıncalar!
cerre çıkmış bir düğün alayı
ekmek kırıntıları arasında.

Bir aşk dulu bulsam aralarında,
alıp evime götürsem, avunmak için,
penceremde kedi yerine koysam.

Bir ad vermem gerekecek hallerine:
Tekir ya da Karabiber, yakışık almaz;
Ezgiler Ezgisi! desem, borçlu kalmam.

VII.
Tırnaklarımı rehin bıraktım özgürlüğe,
çöl yoluna düşerken yaşlı tırnaklarımı,
otların belleği için bir limon bahçesinde.

Afrika toprağında yaşamakta şimdi
bir başka bedenimin o ilk parçası.

Belki fala bakmakta, yılan oynatmakta,
bir kervan ararken ben Cema'atül-İfna'da.

VIII.
Ne korkunç çağrıdır arayıp kendini bulmak!
Razıyım ben ateşle suyun bir çift yıkımına,
halvet ile çözemeyeceksem tenimdeki ölümü?

Yürüdükçe, önümde arı peteği uçurumlar!
Çare yok: Kendime bir dalgıç mı olsam?

Jön TüRk 09 June 2020 23:59

Cevap: Özdemir İnce Şiirleri
 
Ot Hızı-2
Şair: Özdemir İnce


Cema'atül - İfna
(Yok Etme Meydanı)

IX.

(Elias Canetti'nin "Çıkın"ı)

Alandaki her sesin içinde bir şey arıyorum,
aşinası olduğum bir şey olmalı, bir ses çıkını, -
bir başka hayattan kıyıya vurmuş bir artığım,
kayanın üzerine çömelmiş kalıntıma bakıyorum. -

("Yerde kahverengi küçük bir çıkın arıyordum;
bir sözcük bile değil, yalnızca bir ses çıkını,
pes perdeden, uzayıp giden, bir vınlamayla öten
"e-e-e-e-e-e"lerden oluşan bir kahverengi çıkın");

"Daha uzaktan kulak verip sesleri dinliyordum":

Bir yaz gecesi rüyası durmakta, kılık değiştirmiş,
dilenci halinde karşımda, bir kahverengi çıkın,
bağdaş kurup oturmuş, şaşırtıcı bir Mağribi anıtı -
taştan değildi ama bir varlıktı, kuşkusuz bir canlı,
bedeni ölmüş birkaç kez, ruhu sesiyle birleşmiş;

bir yaz gecesi rüyası olarak durmakta, karşımda,
bir yaşama denk ses ararken öteki sesler arasında.

X.

Şap ve kalay kokusu! Bıçakcı ustanın
bir fidye borcudur kutsal ocak hazretlerine,
tuzla demlenir çünkü aşığın cömert kalbi.

Gündüzün yüzlerce, gecenin bir adı var!

Bir çocukluk çağı yangını, tütmekte hâlâ,
Ashâb-ı Kehf'i anlatırken kör nakkaş,
su içmekte bir geyik ailesi, iki yanımda.

Gündüzün yüzlerce, gecenin bir adı var!

Ocağın başında harf sırrına ermiş bir usta,
alnında batıl zamanların sapkın vahiy teri;
bir Hızır görmüş, yıkandığı ateşin suyunda.

Gündüzün yüzlerce, gecenin bir adı var!

"Aşık ve maşuk benim!" diyor dilsiz meddah,
"Diyeti ödenmiştir dinsiz ocağın, ateşe,
bıçak sapı olacak kurbanlarımızın boynuzu!"

Gündüzün yüzlerce, gecenin bir adı var!

XI.

Bir binek taşı tanıdı beni, sefernamemde,
görüp tırnağı dökülmüş başparmağımı,
(çıkarmıştım demir çarıklarımı, yorgun)
kılık değiştirmiş emanet halimle bir vahada
nişanemden tanıdı beni. Ah, yolum kırıldı!

Sıçrayarak uyandım bir bedevi uykumdan
ve baktım : Sığdığım sahranın ucu bucağı yok;
gördüm ki suretimi gizlemekte bütün taşlar.

Bilemezdim, kimse söylememişti nedense bana:",;
"Bir cehennemdir kendinden haberli olmak!"

XII.

Bir Alan'dayım! Hiçbir yerde!
Bir aşkla, sığışıyoruz birbirimize.

Çekip gölgemi mıknatıs gölgesiyle
kalabalığın içinden
gezdiriyor beni bana doğru
içine alıyor beni
içime alıyorum onu
geziyor beni
bir aşkla, sığışıyoruz birbirimize
taşıyoruz birbirimizi
taşıyoruz birbirimizden

(0 ve ben!)
dağları akarsuları denizleri geçerek
bir çöldeymiş gibi, bana doğru,
bir çöldeymiş gibi, ona doğru
çile yollarımdan birinde
ne gönül ne fitil ne ateş. ..

Mum ışığında olmuştu son gelişim,
ispermeçet açmayacak dönüş yolumu.

*
Çıplak ayakla durdum güneşin huzurunda,
Duydum : "Lambada titreyen alev üşüyor"

Bedenim çıplak, durdum, güneşin arkasında,
rüzgârın bir tarağını kırdı fildişi saç telim.

Tez olun, kırk haramiler el koydu uykuma,
benim, bir eksik yaşamlı, bu zamansız kafirin.

*
Doğdukları evlerde ecelle ölen kadınlar!..
Adak çiçekleri toplamadan, bir kez olsun,
bir hasret ırmağına fırlatmadan onları, aşkla.

Hiç sitem etmezler günün doğuşuna, hiç,
bu yas onlar için, diyor, bu heyula düğün,
onlar içindir, diyor, bu zındık şeb-i yelda.

Kıl torbasına koyuyor aşık kemiğini, sonra,
dar zamanlarda büyü bozan efsane bekçisi.

*
Uykusuz gecelere bir sor bulmak istiyorsan kendini,
ama ne korkunçtur, dayanabilir misin, kendini bulmak.

Aklın varsa yitirirsin kendini bulduğun bir anda,
sarp yolunda gidersin, müşrik yatırlar selamlar seni.

Kendine kıyar bir gün bir şey olmak isterse tuğla.

Jön TüRk 09 June 2020 23:59

Cevap: Özdemir İnce Şiirleri
 
Pay
Şair: Özdemir İnce


Ev kurmak için bir zaman
tarla açmak için bir zaman
sevişmek için bir zaman

bakmak için bir zaman
görmek için bir zaman
anlamak için bir zaman

duymak için bir zaman
ayaklanmak için bir zaman
konuşmak için bir zaman

ekim için bir zaman
bağbozumu için bir zaman
kalmak için bir zaman

doğmak için bir zaman
yaşamak için bir zaman
çalışmak için bir zaman.

-Ölüm mü? demiştin?
Ölüme yer yok ülkemizde,
ölüme zaman yok.

Jön TüRk 09 June 2020 23:59

Cevap: Özdemir İnce Şiirleri
 
Sandıklı Pazarında
Şair: Özdemir İnce


Birden anımsadın bunca yıl sonra
o gördüğün badem gözlü
çingene kadını
tam yirmi beş yıl önce
Sandıklı pazarında.

Şimdiye kadar hiçbir kadın
öyle bakmadı
meydan okumadı sana;
gözlerini gördün
bir anda sevişip ayrıldınız.

Gökyüzüyle birlikte bakmıştı sana,
çaktırmadan arasta esnafında.

Jön TüRk 09 June 2020 23:59

Cevap: Özdemir İnce Şiirleri
 
Seviyorsanız Eğer
Şair: Özdemir İnce


Seviyorsanız eğer;
Geç kalmayın sakın aşkınızı
söylemeye
telgraf çekin, telefon edin,
mektup yazın...
Uçaklara, trenlere
tüm taşıtlara binin...
Koşun, arayın, bulun,
haber gönderin, birine anlatın...
Duvarlara yazın, ağaçlara kazıyın...
Yani deneyin bütün olanakları,
hiç olmazsa; iki yaprak
samanlı kağıda yazın...
Ama sakın geç kalmayın!

AŞKINIZI SÖYLEMEYE...

Jön TüRk 10 June 2020 00:00

Cevap: Özdemir İnce Şiirleri
 
Yakarı
Şair: Özdemir İnce


İdris peygamber, terzilerin pîri,
izin ver güzel bir şiir yazayım ben de,
yaşım kırkı geçti yaşlanıyorum artık,
izin ver güzel bir şiir yazayım ben de,
"ozan" desinler bir kez ölmeden önce.

İdris peygamber, terzilerin pîri,
el ver artık kendi dükkânımı açayım,
bir kaftan keseyim kendime ben de,
astarı sözcüklerden dikişi ibrişimden.

Ben de güzel bir şiir yazayım artık,
okudukça kıskanıyorum öteki kalfaları,
şarapları bol, ilham perileri oturaklı,
biliyorlar geceler kaç saat sürer
günler kaç fersah. El vermiş ustaları.

Ben de güzel bir şiir yazayım artık,
cebine kuş üzümü, sarı leblebi doldurayım,
parklara götürüp simitler alayım ona
kıvırcık saçlarını rüzgârla tarayayım.
Ben de güzel bir şiir yazayım artık,
son günlerimde yalnız kalmayayım.

İdris peygamber, terzilerin pîri,
ey bütün pîrleri bütün mesleklerin,
izin verin bir tek dize yazayım, tek bir dize,
bir kez "oldu" desinler ölmeden önce.

Jön TüRk 10 June 2020 00:00

Cevap: Özdemir İnce Şiirleri
 
Yorgun Değilim
Şair: Özdemir İnce


Yorgun değilim,
seni beklemekten,seni düşlemekten,geçen günlerden,
yeniden başlasam da bir başka yenilgiye.

Yorgun değilim,
ne aşktan,ne dostluktan,ne de ölümden,
geceye gözlerimi açarak bakıyorum.

Yorgun değilim,
ne acıdan,ne umuttan,ne de korkudan,
sonbaharla birlikte kazıya başlıyorum.

Yorgun değilim,
ne geçmişten,ne şimdiden,ne de gelecekten;
bir yanlızlığım vardı,gittikçe aşıyorum.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:14.
  • Sayfa 2 Toplam 3 Sayfadan
  • 1
  • 2
  • 3

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.