ForumDenizi.Com
  • Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan
  • 1
  • 2

ForumDenizi.Com (https://www.forumdenizi.com/)
-   Aşk - Şiir Dünyası (https://www.forumdenizi.com/ask-siir-dunyasi/)
-   -   Ünlü Şairlerimizin İstanbul Şiirleri (https://www.forumdenizi.com/ask-siir-dunyasi/54103-unlu-sairlerimizin-istanbul-siirleri.html)

Zeze 10 June 2020 20:09

Ünlü Şairlerimizin İstanbul Şiirleri
 
İstanbul’dan, İlhan Berk

İşte kurşun kubbeler şehri İstanbul’dasın
Havada kaçan bulutların hışırtısı
Karaköy çarşısından geçen tramvayların camlarına yağmur yağıyor
Yeni Cami Süleymaniye arkalarını kirli bir göğe vermişler
Hiç kımıldamıyorlar
Ayasofya elleriyle yüzünü kapamış bütün iştahıyla ağlıyor

İnsanlar sokak sokak çarşı çarşı ev ev
İnsanlar sırt sırta omuz omuza verip durmuşlar
Boyunları bükük
Yorgun asabi kederli kindar
Yığın yığın olmuşlar hepsi köprünün açılmasını bekliyor
Bir anda şehrin dört bucağına akacaklar
Bir anda iki ayrı kıtadaki insanlar gibi
Fatihliyle Beşiktaşlı sarmaş dolaş olacak

Zeze 10 June 2020 20:09

Cevap: Ünlü Şairlerimizin İstanbul Şiirleri
 
Boğaziçi’nde Ayın On Dördü, Melih Cevdet Anday

Yamandır Boğaziçi’nde ayın on dördü, yaman
Çileden çıkarır adamı, dinden imandan eder
Komaz zengin fakir farkı
Kör eder, sağır eder, dilsiz eder.
Kimi der ki “Gel de inanma Allah’a, ispatı işte ortada”
Bu Şehrâyin, bu nur…
Yeter ki ruh olsun insanda.
Ruh, ruh… Üst tarafı yalan
Para, mal, mülk, han, hamam yalan
Şu karşıki koru benimdir ya
Şu yalı, Şu çayır, Şu fabrika
Ama sonra
Sonunda fakir zengin bir arada…

Zeze 10 June 2020 20:09

Cevap: Ünlü Şairlerimizin İstanbul Şiirleri
 
İstanbul Ağrısı, Attila İlhan
kanatları parça parça bu ağustos geceleri
yıldızlar kayarken
şangur şungur ayaklarımın dibine dökülen
sen eğer yine İstanbulsan
yine kan köpüklü cehennem sarmaşıkları büyüteceğim
pançak pançak şiirler tüküreceğim
demek yine ben
limandaki direkler ormanında bütün bandıralar ayaklanıyor
kapı önlerinde boyunlarını bükmüş tek tek kafiyeler
Yahudi sokaklarını aydınlatan Telaviv şarkıları
mavi asfaltlara çökmüş
diz bağlıyor
eğer sen yine İstanbulsan
kirli dudaklarını bulut bulut dudaklarıma uzatan
Sirkeci Garında tren çığlıklarıyla bıçaklanıp
intihar dumanları içindeki Haydarpaşadan
Anadolu üstlerine bakıp bakıp
ağlıyan
sen eğer yine İstanbulsan

Zeze 10 June 2020 20:09

Cevap: Ünlü Şairlerimizin İstanbul Şiirleri
 
Yedikule’de Akşam, Cevdet Kudret
Akşam, Yedikule’nin gezer sokaklarında;
Kızıl bir şerit gibi yolların ucu yandı,
Güneş, yardı başını bir kala duvarında…

Bostan korkulukları sanki bir kahramandı,
Kuşlara bahsederken büyük tasavvurundan!
Sular olduğu yerde bir defa halkalandı:

Akşam, attı kendini Yedikule surundan..

Zeze 10 June 2020 20:09

Cevap: Ünlü Şairlerimizin İstanbul Şiirleri
 
Kapalı Çarşı, Orhan Veli Kanık
Giyilmemiş çamaşırlar nasıl kokar bilirsin,
Sandık odalarında;
Senin de dükkanın öyle kokar işte.
Ablamı tanımazsın,
Hürriyette gelin olacaktı, yaşasaydı;
Bu teller onun telleri,
Bu duvak onun duvağı işte.
Ya bu çamurdaki kadınlar?
Bu mavi mavi,
Bu yeşil yeşil fistanlı…
Geceleri de ayakta mı dururlar böyle?
Ya bu pembezar gömlek?
Onun da bir hikayesi yok mu?
Kapalı Çarşı diyip geçme;
Kapalı Çarşı,
Kapalı kutu

Zeze 10 June 2020 20:10

Cevap: Ünlü Şairlerimizin İstanbul Şiirleri
 
Hayal Şehir, Yahya Kemal Beyatlı
Başkadır çünkü bu akşam bütün akşamlardan;
Güneşin vehmi saraylar yaratır camlardan;
O ilâh isteyip eğlence hayalhanesine,
Çevirir camları birden peri kâşânesine.
Som ateşten bu saraylarla bütün karşı yaka
Benzer üç bin sene evvelki mutantan şarka.
Mest olup içtiği altın şarabın zevkinden,

Elde bir kırmızı kâseyle ufuktan çekilen,
Nice yüz bin senedir şarkın ışık mîmarı
Böyle mâmûr eder ettikçe hayâl Üsküdar’ı.
O ilâhın bütün ilhâmı fakat ânîdir;
Bu ateşten yaratılmış yapılar fânîdir;
Kaybolur hepsi de bir anda kararmakla batı.

Az sürer gerçi fakîr Üsküdar’ın saltanatı;
Esef etmez güneşin şimdi neler yıktığına;
Serviler şehri dalar kendi iç aydınlığına,
Ezelî mağrifetin böyle bir iklîminde
Altının göz boyamaz kalpı kadar hâlisi de.
Halkının hilkati her semtini bir cennet eden
Karşı sâhilde, karanlıkta kalan her tepeden,
Gece, birçok fıkara evlerinin lambaları
En sahih aynadan aksettiriyor Üsküdar’ı

Zeze 10 June 2020 20:10

Cevap: Ünlü Şairlerimizin İstanbul Şiirleri
 
Hayatımı Düşündüm, Oktay Rifat Horozcu
Beni deli mi edeceksin İstanbul
Dilini tut biraz, hem hatırlatma
Akşam karanlığında düşündüğüm yeter
Ölmüş anamı, hasta karımı
Karım daha dün girdi hayatıma
Bugün herkesten çok bana yakın
Ne Melih ne Cahit işte yalnızım
Tenha iskelesinde Üsküdar’ın
Binsem bir vapura da açılsam
Beşiktaş mı olur, Ortaköy mü olur
Kadıköy baştanbaşa çocukluğum
Kuzguncuk’u içim götürmüyor
Ben böyle adam değildim
Boynum büküldü doğrusu
Hayatımı düşündüm deniz kenarında
On sekiz mart cuma gecesi

Zeze 10 June 2020 20:10

Cevap: Ünlü Şairlerimizin İstanbul Şiirleri
 
Beşiktaş Tramvayı, A. Kadir (Abdülkadir Meriçboyu)
Çemberlitaş, Şehzadebaşı, Saraçhane.
Almışım parmaklarını ellerime,
Beşiktaş tramvayında giderim yane yane.
Terzi Adem, berber Ali,
dikimaneden Emine teyze
ve Makbule.
Üç sarışın birader,
Kapalıçarşı terlikçileri.
Bir küçücük simitçi çocuk,
levent bir hizmet eri.

Hep iyi insanlar bunlar.
Dert yüzü görmesinler.
Eksik olmasınlar.
Vatman ağabeyimiz de eksik olmasın.
Her akşam böyle götürsünler seni evine,
bir elinde gönlüm benim,
bir elimde sefertasın.

Zeze 10 June 2020 20:10

Cevap: Ünlü Şairlerimizin İstanbul Şiirleri
 
Tuna Üstüne Söylenmiştir, Nazım Hikmet
Gökte bulut yok,
Söğütler yağmurlu,
Tuna’ya rastladım,
Akıyor çamurlu çamurlu..
Hey Hikmet’in oğlu, Hikmet’in oğlu!
Tuna’nın suyu olaydın,

Mavileşeydin, mavileşeydin, mavileşeydin..
Geçeydin Boğaziçi’nden,
Başında İstanbul havası,
Çarpaydın Kadıköy İskelesi ne,
Çarpaydın, çırpınaydın,

Zeze 10 June 2020 20:11

Cevap: Ünlü Şairlerimizin İstanbul Şiirleri
 
İstanbul Kışa Hazırlanıyor, Necati Cumalı
Dün, köprünün korkuluğuna dayadım elimi
Buz gibi
Artık denize bakmak
Serinletmiyor içimi
Ne çare üşütüyor

İşten çıkınca karanlık basıyor
İnsanların hali daha telaşlı
Taşıtlar daha çabuk geçiyor
Böyle günler kısaldıkça sanıyorum ki
Kış daha çabuk geliyor

Tophane’nin önünde
Odun boşaltan kayıklar var
Sabahları gittikçe sis artıyor
Herkesin dilinde aynı şey
Odun derdi
Kömür derdi

Serseri bir çocuk
Üç aylık bir suç tasarlıyor
Ne güzel ağaçları denizi sevmeye başlamıştık
Şimdi olan bitene sebepsiz sıkılıyoruz
Lokanta her akşam daha dumanlı
Kahve her akşam daha kalabalık

Bir şey daha var
Bütün yaz aklımdaydı
Nedense bir türlü hatırlayamıyorum

İstanbul buzlu fotoğraf camlarında gibi donuk
Gene pembesi pembe, mavisi mavi ama
Ellerimizle eşya arasına bir şey girdi
Fakat düşünüyorum da sen hiç değişmedin
Sesin hep öyle sıcak, yüzün aydınlık


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:18.
  • Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan
  • 1
  • 2

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.