![]() |
Sessizliğin Dili
Sessizlik, derin bir kuyuya atılan çakıltaşı gibidir. Yankısı, düşüşten çok sonraları duyulmaya başlanır. Ama mutlaka duyulur. Çünkü sessizlik, yankısıyla da olsa duyulmak, bilinmek ister. Bu yüzden olsa gerek Mevlana, dünyada susuzların aradığı sudan daha önemli bulur susuzları arayan su damlasını. Bir başka ifadeyle beklenenin de kendini bekleyenleri nasıl bulacağıdır söz konusu olan. Bu bağlamda bilinenin aksine arayanların değil de aranan, beklenen şeyin bizi nasıl bulacağına bakmamız gerekmektedir. Biz hazır mıyız? Eğer hazırsak, varlığımızı kuşatan ve zamanı gitgide yavaşlatan bekleyiş vadisinin tepelerine çıkıp bilinmezi anlayabilmek, tefrik edebilmek gibi niteliklerimizle bilmeye doğru genişleyen bir güzergâh çizebilmiş miyiz? Yok, eğer çizememişsek herhangi bir sorumlu aramak gibi gailelerle vakit kaybetmeden kendimizi hazırlama çabasına girişebilir miyiz? ... Dolayısıyla kaynağını bilebildiğimiz herhangi bir düşüncenin ortaya çıktığı sebebi bulabilirsek denize aktığı noktadaki coşkuyu daha iyi kavrayabiliriz. Bu sebeple zenginliği suyun az yahut fazla oluşuyla değil de faydalanılma ölçüsüne göre değerlendirebilirsek daha sağlam adımlar atabiliriz, demektir. Çünkü her adım, yalnızca bir zihnin değil toplumsal bir zihniyetin de ayak seslerini beraberinde getirir. Bu bağlamda doğrusu ve yanlışıyla sessizliğin bize anlatmak istediği güzellikleri ancak bütün cepheleriyle baktığımızda görebiliriz. Hayrettin Orhanoğlu |
Cevap: Sessizliğin Dili
sessizliğin de bir sesi vardır ...
ve de anlattıkları .. duymak anlamak asıl marifet orda gizlidir .. teşekkürler @Asrevya |
Cevap: Sessizliğin Dili
Alıntı:
Sukütun sessiz çığlıkları vardır ruhta.Sözlerin kifayetsizliğinde ancak yürekten duyabilenlere aşina. Galiba yaşam dönemeçlerinde en çok bizi kendimize döndüreni. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 05:06. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.