![]() |
Cevap: Senden daha acı bir hasret bulunmaz
gidişin, bir gün tüm bedenlerin kemik oluşu.
|
Cevap: Senden daha acı bir hasret bulunmaz
Çok eski ve uzun bir hikaye: Bir kadın, bir adamı gerçekten çok sevdi.
Zülfü Livaneli |
Cevap: Senden daha acı bir hasret bulunmaz
Kendi yaptığı onca hatayı unutup sizin tek hatanızda sizi silmeye meyilli insanları değil, o hatayı beraber çözebileceğiniz insanları sevin.
|
Cevap: Senden daha acı bir hasret bulunmaz
Ben senin pencerenden bir an olsun ayrılmadım, ama sen perdelerini çekeli bir hayli zaman oldu.
|
Cevap: Senden daha acı bir hasret bulunmaz
Tekrar aynı şeyleri yaşarım korkusuyla daha tedbirli olmak, hayatına insan almamak, mantığınla hareket etmek de bir çıkmazdır.
|
Cevap: Senden daha acı bir hasret bulunmaz
biliyorsun.
hala birine aşık olabilirim. sana hiç benzemeyen çocuklarım olur… adının hiç anılmadığı bir hayat kurarım. hayalimdeki yüzünü eskitir zaman… biliyorsun. herkes bir yolunu bulup tamamlanır aslında. herkes unutur. annenin cüzdanından çaldığın paralar gibidir bazı şeyler. belli oluncaya kadar devam edilir. biliyorsun. belli oldun! biliyorsun. unutabilirim. zaten ben kimleri unuttum. onlardan biri olur, hayatımın en kullanılmayan yerine kaldırılır suretin. tozlanırsın. üzerin örtülür… biliyorsun. seni sevdim! bir gün kör kalsaydın da severdim. ellerin olmasaydı mesela. ellerin olmasaydı, sen bile kendini sevmezdin oysa… biliyorsun. kimsenin tek bir seçeneği yok bu hayatta. hala bana seni unutturacak insanlar tanıyabilirim. başka bir ses kazınır kulaklarıma. biliyorsun herkesin kendini kurtaracak bir bahanesi vardır aslında… oysa; ölene kadar seni sevebilirdim. eğer biraz yardım etseydin bana! |
Cevap: Senden daha acı bir hasret bulunmaz
Sen gideli…
Kudurmuş bir nehir boğazımın tam kapısında Köpürmüş yalnızlıklar taşıyor ağzımdan Tüm sevdaları boğarcasına Ne sandın Deli numarası mı yapıyor kalbim ? Yanlış numara çıkıyor seni her aradığımda ! Yanlış yere yağmur yağıyor hep, bu çürüyen ekinler bizim… Bir paket sensizlikte ne kadar nikotin var ? Günde üç paket içiyorum. Bir savaşta kaç kurşun atılır ki en fazla ? Ve hepsi mi tek askere isabet eder… Ben neden sensiz ölemiyorum ? Ben kalalı Aynı sınıfı kim bilir kaç yıl okuttu hayat bana ? Hala geçemedim seni Senden bir üst sınıf bu hayatta yokmuşçasına… |
Cevap: Senden daha acı bir hasret bulunmaz
Sonra asla alışamazsın sanıyorsun.
Ne yaparsam yapayım, bu yük daima kalbimde geçmek bilmeyen bir iz gibi kalacak diye düşünüyorsun. Ama alışıyorsun zamanla. Elbette acıyı çoğu zaman en derinlerde hissediyorsun, bazen öyle bir an geliyor ki. Bu acıdan kurtulamayacağına, inandırıyorsun kendini. Ama zamanın tahmin ettiğimizden de çok güçlü olduğunu, en sevdiğiniz şarkıyı dinlerken canının eskisi gibi acımadığına şahit olduğunda anlıyorsun. Mesela gün geliyor, eskisi gibi uyanır uyanmaz aklına ve dudaklarına ilk onun adı konmuyor. Birlikte uğradığınız yerlerde dolaşırken, eskisi gibi canının çok yanmadığını hissediyorsun. Kitaplarda da ona rastlamıyorsun ve rüyalarında da artık göremiyorsun. Zamanın kollarına bırakınca her geçen gün biraz daha unutmaya başlıyorsun. Ve anlıyorsun ki sahiden de hiçbir acı sonsuza dek sürmezmiş. Meğer her yara vakti gelince kabuk bağlarmış. Zamanın güçlü kollarına teslim etmek, yapabileceğin en güzel şeydir. Ve sen temiz kalp unutamayacağını düşünme sakın. Unutulur elbet, daha önce unutamam dediğin şeylerin şimdi aklına hiç gelmemesi gibi bana inan bu acı da unutulur elbet. Yeter ki sen hep güçlü kal ve gülümse.. |
Cevap: Senden daha acı bir hasret bulunmaz
Hayatımda ilk defa ondan vazgeçmiştim.
Kötüydüm çünkü yanımda olsa çok daha güzel olurdu, ama aramızda mesafeler vardı. bu yüzden sadece sesini duymak istemiştim. kendimi kalabalıkta kaybolmuş küçük bir çocuk gibi hissediyordum, her yüz yabancı, tanıdık ses yok. öyle çaresiz öyle yapayalnız. Aramak istedim çünkü bazılarının uzakta olsa da bir yerlerde var olduklarını bilmek biraz olsun mutlu ederdi insanı. O an içinde bulunduğum durum, ne kadar berbat olursa olsun onun sesini duyduğumda, özgürlüğe kanat çırpan bir kelebek gibi hafif hissederdim kendimi. Ve hep o kelebeğin ömrü kadar kısa sürerdi mutluluğum, belki de daha kısa. Çünkü giderdi. Hayatımda ilk defa bir gece yarası vazgeçmiştim ondan. Telefonlarıma çıkmamıştı iyi olsaydım eğer çok kırılmazdım. Çünkü daha önce de çıkmazdı telefonlarıma. Ama o gün hiç olmadığım kadar dipte ve solmuş bir yaprak gibiydim, gri bir hüzün vardı üzerimde, ben kendimi o kadar berbat hissederken, belki de o gülümsüyordu veya terleri başka bir tene karışarak uyuyordu, bilemiyorum ama o gün telefonlarıma çıkmalıydı. Çünkü onunla konuşmak, sesini duymak tedavisi mümkün olmayan bir hastalığa mucize gibi gelirdi. O da bazen kendini çaresiz ve kimsesiz hissederdi, hayatında biri olmasına rağmen, telefon tuşlarına dokunup beni arardı. Saatlerce hiç bıkmadan dinler onu teselli ederdim, bazı anlar ağlayarak konuşurdu benimle, ona çok fark ettirmezdim ama ben o an iki defa acı çekerdim, hem benden uzakta oluşuna, hemde ağladığına üzülürdüm. Kıyamazdım, kılına zarar gelse dahi benim canım acılardan acılara savrulurdu. Annemden sonraki kadındı. O denli çok severdim, hiç sevilmememe rağmen. Gülüşü benim ömrümü uzatırdı. Ama her ne olursa olsun, ne kadar çok seversen sev en kötü anında, yalnızca birkaç dakika dahi sana ayıramıyorsa evet vazgeçersin. Seni vazgeçmek zorunda bırakır. Ben de öyle yaptım, bunu hiç istemediğim halde. Onu artık haram bilip vazgeçtim. Çünkü o gün kötüydüm, kötüden çok eksiktim. Aslında en mutlu günüm olurdu, sesini duyabilseydim eğer. Çünkü o gün benim doğum günümdü. Ve sesini armağan edemeyecek kadar umursamazdı. |
Cevap: Senden daha acı bir hasret bulunmaz
Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış, Kendi yolumu çizdiğimde anladım.. Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil.. Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.. Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış, Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım.. Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden, Neden hiç ağlamadığını anladım.. Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş, Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım.. Bir insanı herhangi biri kırabilir,ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş, Çok acıttığında anladım.. Fakat,hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını, Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım.. Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet, Yüreğini elime koyduğunda anladım.. ”Sana ihtiyacım var, gel ! ” diyebilmekmiş güçlü olmak, Sana ”git” dediğimde anladım.. Biri sana ”git” dediğinde, ”kalmak istiyorum” diyebilmekmiş sevmek, Git dediklerinde gittiğimde anladım.. Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan, Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım.. Özür dilemek değil, ”affet beni” diye haykırmak istemekmiş pişman olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım.. Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş, Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış, Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.. Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi, Beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım.. Sevgi emekmiş, Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş.. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:31. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.