Manicilik (Manihæism Manihaism) III. yüz yılın son yarısında Mani tarafından kurulmuş bir dindir. O güne dek bilinen tüm dinsel sistemlerin gerçek senaaai olduğu ileri sürülmüştür. Manicilik aslında Zerdüşt Düalizmi Babilonya folkloru Buddhist ahlâk ilkeleri ve Hıristiyan unsurların bir karışımından oluşmaktadır. Bu bileşimde önde gelen anlayış iki ezelî ilkeniniyi ve kötünün çatışmasıdır. Bu bakımdan din tarihi araştırmaları Maniciliği bir tür dinsel Düalizm (ikicilik) olarak sınıflandırmışlardır. Bu din hem Doğu´ya hem de Batı´ya doğru olağanüstü bir hızla yayılmış; Kuzey Afrika İspanya FransaKuzey İtalya ve Balkanlar´da bin yıl süre ile dağınık ve süreksiz biçimde varlığını devam ettirmiştir. Oysa asıl gelişimini doğduğu topraklar olan Mezopotamya Babilonya ve İran´da gerçekleştirmiş ve Doğu´da etkisini X. yüz yıldan sonralara kadar sürdürdüğü TürkistanKuzey Hindistan Batı Çin ve Tibet´e kadar yayılmayı başarmıştır.
Mani´nin Yaşamı
Mani (Manys Manytos Manentos ManouManichios Manes Manetis Manichæus) özel bir isim değil bir saygı ifadesi ya da bir unvandır. Mani sözcüğünün Aramîce kökeni olan "Mânâ" ışık anlamına gelmektedir. Mandeen (Sâbiîlik) inancında bir cin olan "Mânâ Rabba" ise "Işık Kralı" demektir. Bu bakımdan Mani sözcüğünün tam anlamının "aydınlatan" olduğu genelde kabul edilmiştir.
Mani´nin gerçek adinin bilinmemesine karşınbabası ve ailesi hakkında kesin bilgiler mevcuttur. Babasının adi Fâtâk Bâbâk (Patekios Patticius Paftig Arapça Futtűk) idi ve eski Med başkenti olan Ecbatana (Hamadan) kökenli bir aileden geliyordu. Karısı yani Mani´nin annesi ise soylu Arsakî hanedanı ile akraba olan Marmarjam´dı.
Mani 14 Nisan 216 tarihinde Babilonya´ya bağlı Mardinu kentinde (Mardin) dünyaya geldi. Fâtâk güçlü dinsel eğilimlere sahip bir kişi olmalıydızira bir süre sonra Ecbatana´yi terk ederekGüney Babilonya´da bulunan "Menakkede" (Arapça Mugtasıla) adli bir Mandeen tarikatına katıldı ve küçük oğlunu bu inançlara göre yetiştirdi. Mani´nin babası da din reformu taraftarı olarak önemli etkinliklerde bulunmuş ve adeta oğluna öncülük etmiştir Mani dinsel eğitiminin yanı sıra gençlik yıllarını nakkaşlık öğrenerek geçirmiştir. Mani´nin içinde büyüdüğü bu tarîkat hakkında pek ayrıntılı bir bilgi mevcut değildir. Bir tür su ile arınma yani "vaftiz" uygulamasına sadık oldukları biliniyor. Tarîkat üyeleri günahlarından arınmak için her gün abdest alıyorlar ve yiyeceklerini de su ile temizliyorlardı. Ayrıca et yemiyorlar ve şarap içmiyorlardı. Her üye kendine ayrılmış bulunan tarlada çalışmak zorundaydı. Tarîkat´ın yerleşik ve tarımsal görünümü bir Yahudi tarîkatı olan Esseneler´i andırıyor. Bu benzeşimi güçlendiren diğer bir öğe de kendi dinsel inançlarını tıpkı Esseneler gibi "Yasa" (Nomos) olarak adlandırmalarıdır. diğer önemli bir unsur da bu tarîkatın bir Yahudi uygulaması olan "Sabbat" gününe riayet etmesidir.
Mani 20 Mart 242 günü Gundesapûr kentinde I. Şahpur´un tahta geçme törenleri için ülkenin her yanından toplanmış bulunan kalabalığa öğretisini ilk kez ilân etti. "Nasıl Buddha Hindistan´a Zerdüşt İran ´a ve Isa Batı topraklarına geldiyse iste simdi ben ManiBabilonya topraklarında Gerçek Tanrı´nın habercisi olarak peygamberliğimi duyuruyorum." Mani´nin bir süre sonra ülaaai terk etmek zorunda kalmış olması önceleri pek basarili olamadığını kanıtlıyor.
Mani uzun yıllar süresince çeşitli ülkeleri gezerek öğretisini yaydı Türkistan ve Kuzey Hindistan´da Manici topluluklar kurdu. Nihayet İran ´a geri döndüğüce Sah I. Şahpur´un kardeşi Perviz´i kendi inancına çekmeyi basardı. Manien önemli yapıtlarından biri olan "Şahpurikan"ı Perviz´e ithaf etti. Perviz Mani´nin Şahın huzuruna kabul edilmesini sağladı ve böylece Mani I. Şahpur´a dinsel mesajını aktarma fırsatını buldu.
Ancak bir süre sonra Mani tekrar bir kaçak olarak yollara düştü. Farklı yörelerde kendi inancını yayma çabasını sürdürdü. Bu geziler sırasında öğretisini yayan ve güçlendiren uzun mektuplar kaleme aldı. Bu dönemin sonunda yakalanarak hapse atıldı ve ancak 274 yılında I. Şahpur´un ölümü üzerine özgürlüğe kavuşabildi.
I. Şahpur´un yerine geçen oğlu I. Hürmüz Mani´ye destek oldu. Ne var ki I. Hürmüz´ün saltanatı yalnızca bir yıl sürebildi. 274 yılında Şahpur´un diğer oğlu Behram tahtı ele geçirdi. Bu saltanat değişimi Mani´nin sonunu hazırladızira Mazdeizm´e bağlı olan yeni Sah her türlü yabancı inancın koyu bir düşmanıydı. Yeni Sah I. Behram Mani´yi çarmıha gerdirdi. Mani yandaşlarını yıldırmak amacıyla cesedi parçalandı derisi yüzüldü içine saman doldurularak kent kapısına asıldı. Mani´nin ölüm tarihi 276-277 yılları olarak biliniyor.








Normal