![]() |
Nebiyyi Zişanın Bir Başka Cömertliği
O nun ikramı, O”nun cömertliği, O’nun güzel ahlâkı anlatmakla bitmez ki… O tamâmiyle cömertlik deniziydi. Onun denizine dalıp da inci almadan giden olmamıştır…
Nasıl mı? Şöyle: Bir gün bir kadın dokuduğu bürdeyi koltuğunun altına sıkıştırıp Peygamberler İmamının yüksek huzuruna geldi: — Ey Âlemin Efendisi, dedi, bunu kendi elimle size giydirmek için dokumuştum, kabul buyurunuz!… Gerçekten güzel bir emek eseri olan kumaşı Nebiler Serrverinin önüne koydu… Allahın Sevgilisi o kumaşı aldı, çünkü ona ihtiyâcı vardı… Saâdethanelerine gidip onu i”zâr olarak giydi, az sonra tekrar sahabUeıinin yanma döndü… Sahabîlerden biri gözlerini o kumaşa dikti: — Ey Allahın Resulü, dedi, ne güzel kumaş, onu bana verseniz ya!… ‘ O şeker huylu Peygamber yanağına tombul bir gülücük kondurup dediler ki: — Olur, sana vereyim!… Bir müddet oturduktan sonra evine döndü, o kumaşı dürüp isteyen zâta gönderdi… Sahabîler bu hâle üzüldüler ve o zâta dediler ki: _Ey iş bilmez kişi, iyi yapmadın!. Nebiyyi Zîşan buna ihtiyacı olduğundan giymişti… Hem sen onun kendisinden bir şey isteyenleri boş çevirmediğini de bildiğin halde o kumaşı istedin… O sahabinin gönlünde ise bir başka sevdâ dalgalanıyordu. Kendisini muâhaze edenlere dönüp de dedi ki: — Sizin bir şeyden haberiniz yok!… Ben onu giymek için değil, kendime kefen yapmak için istedim ve murâdı-ma erdim!… (*) Gerçekten mezkûr kumaş o zâtın kefeni olmuştur… Ve Nebiler Sultanının ne kadar cömert olduğu bir kere daha gözler önünde pınldamıştır… |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:22. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.