![]() |
Chartres Katedrali (1260 Fransa)
CHARTRES KATEDRALİ (1260 FRANSA) Eure-et-Loir'un başkenti Chartres, Paris'in 88 km güneybatısında. Kilometrelerce uzanan düz araziye baskın çıkan Chartres Katedrali, gotik mimarinin ve eski Hıristiyan uygarlığının en büyük zaferlerinden. Kilise, Hıristiyanlıktan çok önce kutsanan bir alanda yükseliyor. Romalıların zamanında ve daha öncesinde burada putperest Keklerin önemli bir tapınağı bulunuyordu. Fransa'daki en büyük yeraltı türbesinin de burada olduğu sanılıyor. 18. yüzyılda katedralde tapılan, tahtadan bir İsa'ya hamile Meryem Ana figürü bulunuyordu. Bunun, putperest dönemlerden kaldığı söylenir. Keltlere ait bir ana tanrıça, sonradan Hıristiyanlaştırılmış olabilir. Figür, Fransız Devrimi sırasında yakıldı. MS 350'den itibaren buraya art arda kiliseler yapıldı. Hepsi yangında hasar gördü. 1194'te, yeraltı türbesinin batı yakası dışında tüm bina yandı. Bir kez daha küllerin arasından yükselen bu yüce kilise, 1260'da inşa edildi; bugün de gezilebiliyor. Batı yakasında göze çarpan kulelerin her ikisinin yüksekliği de 91 metrenin üzerinde. Daha alçak olan 1130'larda, daha yüksek ve detaylı işlenen ise 1513'te yapılmış. Altta, binanın batı cephesinde üç büyük kapı ve 12. yüzyıl heykeltıraşlığının zenginliğini ortaya koyan Görkemli İsa yer alıyor. Bir pencere, 'Son Karar'ı betimliyor. Kuzey ve güney girişleri 13. yüzyıl heykelleriyle donanmış. Katedral baştan aşağıya, 10 binden fazla taş ve cam figüre ev sahipliği yapıyor. Kilise özellikle, yaklaşık 2.044 metrekare büyüklüğünde olan vitray camla ünlü -Güneş ışığı vurduğunda en güzel halini alan bir mavisi vardır. Kuzey ve batıda, devasa ilgi çekici pencereler vardır. Diğer bir hazine ise, Note Dame de la Belle Verriere (Güzel Camdan Hanımefendimiz) diye bilinen 12. yüzyıldan kalma pencere. Cam, kısa bir süre önce geçirdiği tuhaf "hastalık"tan dolayı tedavi edildi. Kilisenin ortasındaki labirent, büyük olasılıkla pişman kimselerin dizlerinin üzerinde acı çekerek bir karara varmasını amaçlıyordu. İsa ile Meryem Ana'nın hayatından 40 ayrı kesit sunan büyük koro sahnesindeki oymalara 1514'te başlansa da yapımı ancak 200 yılda tamamlandı. Hacılar, yüzyıllarca düzenli olarak Chartres'a geldi. Eski ahşap Meryem dışında Meryem Ana'nın annesi St. Anne'in kafasını ve Meryem'in İsa'yı doğururken giydiği sanılan kutsal bluzu da muhafaza etti. |
Cevap: Chartres Katedrali (1260 Fransa)
Chartres Katedrali (Fransızca: La cathédrale Notre-Dame de Chartres), Paris'in 80 km güneybatısında bulunan Chartres kentinde 13. yüzyılda kurulmuş olan; Romanesk mimari teknikleri ile yapılmış olmasına rağmen Gotik mimariyi en iyi temsil eden ve günümüze kadar özgün heykelleri, vitrayları ve döşemeleri ile en çok korunmuş olan bir anıt eserdir. Bu iki mimari tarzın birbirlerinden ayrı değil, ama birbirlerinin devamı olduğunu gösteren en iyi örnektir. Günümüze kadar korunarak gelen katedral, daha önce yangınla yok olan katedralin yerine 1193 ile 1250 yılları arasında yapılmış olan ve 4. yüzyıldan itibaren aynı yerde inşa edilen beşinci katedraldir. Sanatsal açıdan Chartres Katedralini eşsiz kılan olağanüstü derecede korunmuş olması ve özgün elemanlarının günümüze kadar gelmesidir. Özgün vitrayların hemen hemen hepsi bozulmadan durmaktadır. Yapı 13. yüzyıldan beri çok az tadilat görmüştür. Dış cephesinde, ağırlıklı olarak mimarlara pencere boyutlarını artırma olanağı sağlayan büyük dayama kemerleri görünür. Batı kanadına birbiri ile kontrast oluşturan iki çan kulesi hâkimdir. Bunların birisinin tepesi basit piramit şeklinde 105 m yüksekliğinde ve 1140'lardan kalma iken diğeri daha eski tarihli bir kulenin üzerine 16. yüzyılın başlarında inşa edilmiş 113 m'lik Gotik flamboyant tarzındadır. Ana teolojik temalarda yüzlerce heykel ve heykelcik içeren batı cephesinin üç ana kısmı da aynı derecede tanınmıştır. UNESCO tarafından 1979'da Dünya Mirasları listesine alınan ilk tarihi eserlerden biridir. 12. yüzyıldan beri Hristiyanlar için önemli bir uğrak yeri olan katedralde, İsa'nın doğumu sırasında Meryem tarafından giyildiği sanılan tunik Sancta Camisa korunmaktadır. Aynı zamanda Dünya Mirasları listesinde olması nedeniyle de birçok turist tarafından ziyaret edilmektedir. Tarihçe Sosyal ve ekonomik durum Orta Çağ'da piskoposluk merkezi olarak günümüz şehirlerinde birçok modern kurum tarafından sağlanan hizmetlerin tamamının görüldüğü, şehrin ekonomisinin merkezi olan Chartres Katedrali şehrin en önemli yapısıydı. O dönemlerde katedral, değişik kapılarında farklı pazarların kurulduğu ticari bir merkez görevini de görmekteydi. Kuzey kanadında tekstil ürünleri satılırken, güney kanadında et, sebze gibi besinler ve yakacaklar satılmaktaydı. Her şehrin ve bölgenin kendi parası olduğu dönemde önemli bir gereklilik olan para değiştiricilerinin bankları batı kanadında ve katedralin içindeydi. Şarap tacirleri işlerini katedralin içinden idare ediyordu. 13. yüzyıldan kalma fermanlarda bu tüccarların rahatsızlık vermemesi için zaman zaman kilise bodrumuna gönderildikleri yazar. Çeşitli mesleklere sahip işçiler, katedralin çevresinde belirli alanlarda toplanarak iş bulmak için beklerdi. Her ne kadar Chartres şehri, Blois Kontunun idaresi altındaysa da, katedralin yakın çevresi kilisenin kontrolü altında olan bir serbest ticaret bölgesiydi ve burada yapılan her türlü ticari aktiviteden kilise tarafından vergi alınmaktaydı. Bu durum 12 ve 13. yüzyıllarda katedralin gelirini artırmış olsa da özellikle kontluğa bağlı serfler ticaret için kilise çevresini seçtiğinde ve vergilerini katedrale verdiğinde piskoposluk ile sivil idare arasında birçok tartışmanın ve sorunun kaynağı olmuştur. 1258 yılında kontun resmî görevlileri tarafından çıkarılan kanlı kargaşalar sonucunda piskoposluk kendisine bağlı olan alanın etrafını çevirmeye ve her gece kilitli tutmaya Kral'dan izin alabilmiştir. Hristiyan hacılar ve Sancta Camisa efsanesi Daha küçük ölçekli olsa da, Gotik katedral kurulmadan önce bile Chartres Hristiyan hacıların uğrak yeriydi. Merovenj ve Karolenj dönemlerinde hacıların ana ibadet noktası, günümüzde Fulbert'in kriptinin kuzeyinde bulunan bir kuyuydu. Puits des Saints-Forts (Güçlü Azizler Kuyusu) adıyla tanınan bu kuyuya erken dönem yöresel Hristiyan azizlerin (Piat, Cheron, Modesta ve Potentianus gibi) cesetlerinin atıldığına inanılır. Katedralin Hristiyan öncesi dönemde "doğum yapacak olan bâkire"ye tapan druid tarikatının ibadet yeri olduğuna dair yaygın inanışın temeli yoktur ve Orta Çağ'ın sonlarına doğru uydurulmuştur. Yaklaşık 876 yılında, İsa'nın doğumu sırasında Meryem tarafından giyildiğine inanılan Sancta Camisa (Kutsal Gömlek) adı verilen tunik katedralin eline geçti. Efsaneye göre bu kutsal hazine, Kudüs'e yapılan bir Haçlı seferi sırasında İmparator VI. Konstantinos'dan hediye olarak almış olan Şarlman tarafından katedrale bağışlanmıştır. Ancak bu bilgi tamamen uydurmadır çünkü Şarlman Kutsal Topraklara hiçbir zaman ayak basmamıştır. Bu bilgi muhtemelen St. Denis Manastırında bulunan bazı kutsal hazinelerin kaynağını meşrulaştırmak amacıyla 11. yüzyılda uydurulmuştur. Aslında bu kutsal hazine katedrale Dazlak Karl tarafından bağışlanmıştır ve 12. yüzyıldan önce bu nesnenin önemli bir dini nesne olduğuna dair bir kanıt bulunmamaktadır. Ancak 12. yüzyılın sonundan itibaren katedral Avrupa'nın en önemli hacılık uğraklarından biri hâline gelmiştir. Hristiyanlığın Meryem ile ilgili dört önemli gününe denk gelen dört büyük festival düzenlenmekteydi. Festivaller kilisenin idaresi altındaki bölgede düzenlenirdi ve birçok hacı Meryem'in kutsal gömleğini görmeye gelirdi. Önemli salgın hastalıklar döneminde de hacılar ziyarete gelirdi. Çavdar mahmuzu hastalığı birçok kişiyi etkilediğinde, katedralin bodrumu hastalar için bir hastane hâline dönüştürülmüştür. Günümüzde Chartres hâlâ önemli sayıda Hristiyan hacı tarafından ziyaret edilmektedir. Tamamen günümüze ait bir ibadet olarak gelen hacılar katedralin içinde yerde bulunan labirentte yavaş yavaş başları önde yürüyerek dua ederler. Katedralin yetkilileri ayda bir defa oturma sıralarını kaldırarak bu etkinliğe izin vermektedir. Önceki yapılar ve Batı cephesi Katedralin inşa edildiği yerde, daha önceden en azından savaş ya da yangın nedeniyle yok olmuş beş ayrı katedral inşa edilmiştir. 858 yılında şehre saldıran Danlar tarafından yokedilen ilk kiliseden günümüze hiçbir şey kalmamıştır. Bunun üzerine kurulmuş olan Karolenj dönemi kiliseden tek kalan günümüzdeki yarım kubbenin merkezinin tam altında yer alan yarı dairesel odadır. Leobinus kripti (6. yüzyılın ortalarından Chartres piskoposu) adı verilen bu oda bodrumun geri kalan kısmından daha aşağıdadır ve kilisenin Meryem'e adanmasından önce yöresel bir aziz için kullanılan bir ibadet yeri olduğu düşünülmektedir. Yıllıklarda 962 yılında başka bir yangın olduğundan söz edilir ancak bunun ardından nasıl bir yapı kurulduğunun bilgisi yoktur. 1020 yılında oluşan daha önemli bir yangından sonra 1006 ila 1028 yılları arasında piskoposluk yapmış olan Piskopos Fulbert tarafından tamamen yeni bir binanın inşasına başlanır. Günümüzde Fransa'nın en geniş kilise bodrumu olan yapının bodrumu o dönemden kalmadır. Yeniden inşa süreci dönemler hâlinde yüz yıl boyunca devam etmiştir. 1134 yılında başka bir yangın şehre ve muhtemelen katedralin bazı bölümlerine zarar verdi. Kuzey çan kulesi bu yangından sonra inşa edilmeye başlanmıştır. Güney çan kulesi ise daha sonra inşa edilmiştir. İnşaatın başlangıcından itibaren bu iki çan kulesinin bir çeşit merkezi bir cephenin ve narteksin yanlarında olması hedeflenmiştir. Kuzey kulenin inşaatı ikinci kata geldiğinde güney kulenin inşasına başlanmıştır. İki kule arasında birinci katta Aziz Michel adına bir şapel kurulmuştur. Bu şapeli destekleyen tonoz ve sütunların izleri batı tarafında hâlâ görülebilmektedir. Tonozlu olarak inşa edilen bu şapel sayesinde batı camı korunabilmiştir. Ana kapıların üzerinde bulunan üç vitray 1145 ila 1155 tarihleri arasında yapılmıştır. 103 metre yüksekliğinde olan Güney kulesi ise 1155 yılında ya da daha sonra tamamlanmıştır. Kraliyet Kapısı ile güney lentosunda çalışma 1136 yılı civarında başladı ve tüm heykeller 1141 yılına kadar tamamlandı. Heykel figürlerinin boyutları ve tarzları farklılık gösterdiği için farklı görüşler bulunmaktadır. Özellikle sağ kapı kanadı üzerinde bulunan lentonun uygun boşluğa oturtulabilmek için küçültüldüğü belli olmaktadır. Heykeller bu kapılar için tasarlanmış olsa da yerleşimi çeşitli ustalar tarafından değiştirilmiştir. John James'in heykeller üzerinde yaptığı litik analiz bunu göstermektedir. Yapılan heykellerin o döneme ait olan yüksek standarda uyduğu ve gotik kapı tasarımının gelişimine çok etkisi olduğu görülür. Günümüz katedral yapısının inşaatı 10 Haziran 1194'te meydana gelen yangın Fulbert'in katedraline çok büyük zarar verdi. Zararın gerçek boyutları bilinmemekle birlikte, batı cephesi vitraylarında camları tutan kurşun iskeletin zarar görmeden günümüze kadar gelmiş olması oluşan zararın boyutunu anlatanların olayı abartmış olabileceğini göstermektedir. Gene de bu sayede kilisenin ortası ve koro bölgesinin en son mimari tarzda yeniden yapılmasına olanak vermiştir. Zarar görmemiş batı kanadı kuleleri ve cephesi ile bodrumun yeni yapılan inşaata entegre edilmesi mimarların eski katedrallerin planını korumasını gerektirmiştir. Aslında yeni katedral, Fulbert'in katedralinden çok az büyüktür. Chartres Katedralinin olağandışı özelliklerinden biri de inşaat süresinin kısalığıdır. Bu sayede tasarımında tutarlılık korunabilmiştir. Her ne kadar detaylarda sayısız değişiklik yapılmış olsa da ana plan dikkat çekici şekilde tutarlı kalmıştır. Ana değişiklik inşaata başladıktan altı yıl sonra koro bölgesinin çevresinde tek bir kemerli koridora açılan derin gömmeli yedi şapelin yerine kemerli çift koridora açılan dar çıkıntılı şapellere dönüştürülmüştür. Katedral üzerine detaylı bir araştırma yapmış olan Avustralyalı mimari tarihçisi John James'e göre inşaatta aynı anda 300 kişi çalışmaktaydı ancak o dönemin çalışma koşulları hakkında çok kısıtlı bilgi bulunmaktadır. Normalde Orta Çağ kiliseleri doğudan batıya doğru inşa edilirdi, dolayısıyla koro bölümü ilk olarak tamamlanır ve hizmete açılırdı. Diğer kısımlar tamamlanana kadar geçici bir duvar örülürdü. Canon Delaporte katedralin inşaatına orta bölümden başlandığını ve dışarıya doğru ilerlendiğini savunmuştur. Taş yapı üzerinde yapılan dendrokronoloji analizler ile kilisenin ortasında triforyum düzeyinde bulunan taşların koronun çevresindeki kemerli koridordan daha eski olduğu kanıtlanmıştır. İnşaatı yapanların boş bir arazi üzerinde çalışmadığı, inşaatı ilerletebilmek için öncelikle eski yıkıntıların temizlenmesi gerektiğini unutmamak gerekir. Buna rağmen inşaat hızla ilerlemiştir. Güney sundurma, üzerindeki heykellerin tamamına yakınıyla birlikte 1210 yılında yerleştirildi. 1215 yılına gelindiğinde kuzey sundurma ve batı gülü yerine konmuştu. Ortadaki yüksek tonozlar 1220'de dikildi. Koro bölgesi üzerinde bulunan yüksek tonozlar 1250'lerin sonuna kadar dikilmemiştir. Kilisenin her bir kanadı ilk olarak ikişer kuleyi desteklemek üzere yapılmıştır. Kilisenin tam ortasında da merkezi bir kule olacak ve toplam çan kulesi sayısı dokuz olacaktı. Merkezi kule planları 1221 yılında terkedilmiştir. Diğer kulelerde çalışma uzunca süre yavaş da olsa devam etmiş daha sonra bu kulelerin çatılarının yapılmamasına karar verilmiştir. Katedral Fransa Kralı IX. Louis'nin huzurunda 1260 yılında kutsanmıştır. Diğer Orta Çağ katedralleriyle karşılaştırıldığında Chartres Katedralinin kutsandığından beri çok az tadilat geçirdiği görülmektedir. 1323 yılında koro bölmesinin doğu ucuna iki katlı bir ekleme yapılarak merdivenle ulaşılan üst katta Aziz Piat'a adanan bir şapel kurulmuştur. 1417 yılından hemen sonra kilisenin ortasının hemen güneyinde payandalar arasında Vendôme Kontu için küçük bir şapel yapılmıştır. Aynı zamanda orta koridorda yapılan küçük org triforyuma çıkarılmıştır. 16. yüzyılda bir dönem binanın batı ucunda bir platform üzerine daha büyük bir org yapılmıştır. 1506 yılında yıldırım düşmesi sonucu zarar gören kuzey kule çatısı, yerel usta Jehan de Beauce tarafından Gotik flamboyant tarzda yeniden yapılmıştır. 113 m uzunluğundaki çan kulesinin inşası yedi yıl sürmüştür. Kulenin tamamlanmasından sonra Jehan koro bölmesinin çevresindeki anıtsal paravanı yapmaya başlamıştır. Bu paravan ancak 18. yüzyılın başlarında tamamlanabilmiştir. 1757 yılında, değişen dini göreneklere göre ana ayinin görünürlüğünü artırmak için içeride değişiklikler yapılmıştır. Koroyu kilisenin ortasından ayıran paravan yıkılmış ve günümüzdeki sıralar yapılmıştır. Aynı zamanda üst tarafata bulunan vitrayların yerine ızgaralı pencereler konularak altarın aydınlatması artırılmıştır. 1836 yılında kereste destekleriyle birlikte kurşun çatı bir yangınla yok olmuştur. Yerine Charpente de fer adı verilen dökme demir desteklerle desteklenen bakır kaplı bir çatı yapılmıştır. Yapıldığı zaman, kilisenin ortasındaki uzay yapı demir çerçeveli yapılar arasında en geniş açıklığa sahip yapıydı. Fransız Devrimi Chartres Katedrali, Fransız Devrimi sırasında ne yağmalanmış ne de büyük bir zarar görmüştür. Yapılan sayısız restorasyona rağmen Gotik sanatın şaheserlerinden biri olarak kalmaya devam etmiştir. Avrupa'da meydana gelen din savaşları ve Fransız Devrimi sırasında katedralin, diğer birçok kilise ve yapı gibi hasar almaması çok şanslı bir hadisedir. Ancak kurşun tavan sökülüp eritilerek kurşun yapımında kullanılmıştır. II. Dünya Savaşı Almanlar Fransa'yı işgal etmeden önce, 1939 yılında katedralin tüm vitrayları söküldü. Savaş bittikten sonra vitraylar temizlenerek tekrar kurşunlandı ve takıldı. II. Dünya Savaşı sırasında şehir bombardımanlar sırasında büyük hasar görmesine karşın katedral bir Amerikan subayının emirleri sorgulaması sayesinde kurtulmuştur. Albay Welborn Barton Griffith, Jr. katedralin yok edilmesi stratejisini sorgulayarak düşman hatlarının gerisine geçip Alman Ordusu'nun katedrali işgal edip gözlem noktası olarak kullanıp kullanmadığını kontrol etmek için gönüllü olmuştur. Yanında tek bir askerle katedrale gidip Almanların burayı kullanmadığını kanıtlamıştır. Döndüğünde bu bilgiyi verdikten sonra katedralin yok edilme emri geri çekilmiştir. Griffith 16 Ağustos 1944'te Chartres yakınında Leves kasabası yakınlarında çatışma sırasında ölmüştür. Günümüz Chartres Katedrali, UNESCO'nun Dünya Mirasları listesine 1979'da alınmıştır. Geçen son on yılda düzenli bir temizleme ve restorasyon programı uygulanmıştır. Koro bölgesinin ve orta bölmenin taş tonozlarını temizleme ve 13. yüzyıldaki gibi tekrar boyama projesi başlatılmıştır. Katedral hâlâ Chartres Piskoposunun resmî ikâmetidir. Özellikleri Bina ölçüleri ve özellikleri
Katedral haç şeklindedir. Batı ucunda iki bölmeli bir narteks yedi bölmeli iç kısma açılır. Haçın ortasında kuzeye ve güneye doğru üçer bölme uzanır. Haçın ortasından doğuya doğru dört dikdörtgen bölme yarım daire bir kubbeyle bağlanır. Doğu bölüme kadar olan bölümlerin çevresinde tek bir koridor bulunur ve koro ile yarım kubbe çevresinde iki koridor hâline gelir. Doğu ucunda üç gömme şapel bulunur. Girişten ortaya kadar olan kısım üç katlıdır. Erken dönem Gotik kiliselerde görülen dört katlı düzen yerine üç katlı düzenin kullanılması ilk ve son katları daha süslü ve gösterişli yapmaya olanak sağlamıştır. Bu tasarım değişikliğinin ilk örneği olmasa da başarılı bir uygulamasıdır. Bu şekilde çok daha büyük pencereler kurulabilmiştir. Pencereler koyu renkli camlarla kapatılmıştır; bu nedenle içerisi karanlık sayılabilir ama camlardan süzülen renkli ışık ortama ayrı bir güzellik katmaktadır. Pencerelerin büyütülmesi ancak duvar alanının azaltılmasıyla mümkün olmuştur. Bunu yapabilmek için de dışarıda oldukça çok sayıda dayama kemeri kullanılmıştır. Bu dayama kemerleri, Fransa'da o tarihe kadar denenmemiş kadar yüksek olan 34 m'lik yüksek taş tonozlardan gelen yan itme kuvvetlerini desteklemektedir. Bu tonozlar iki çapraz kiriş ile ayrılan dört parçalıdır. Erken dönem Gotik katedraller ise altı parçalı tonozlara sahiptir. Pencereler Chartres Katedralinin en göze batan özelliklerinden biri de vitrayın gerekliliklerine uymak için mimari yapının tasarımında yapılmış olan değişikliklerdir. Üç katlı tasarım ile dıştan payandalama tekniklerinin kullanımıyla daha önceki yapılara nazaran daha geniş pencere alanı elde edilmiştir. O dönemde katedrallerin çoğunda hem normal camlı hem de vitraylı pencereler bulunmaktaydı ki bu vitrayın yarattığı etkiyi azaltmaktaydı. Chartres Katedrali'nde ise 176 pencerenin tamamına yakını koyu renkli vitraylar ile döşenmiştir. İçerisi görece karanlık ama zengin renkli bir atmosfere sahiptir. 12. yüzyıl pencereleriAna kapılar Katedralin üç büyük cephesi ve bu cephelerde batıdan giriş bölümüne, kuzey ve güneyden yan kollara açılan üç büyük ana kapısı vardır. Her cephenin orta kapısı büyüktür ve yalnızca özel seremonilerde kullanılır. Küçük yan kapılar ise gündelik olarak kullanılır. Batı cephesi: Portail Royale |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:09. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.