![]() |
|
Hz. Fatıma Sözleri
Sofranın, her Müslüman’ın bilmesi gereken on iki adabı vardır. Bunlardan dördü farz, dördü müstehap, dördü de edeptendir.
Farz (gerekli) olanlar şunlardır: Nimetin asıl sahibini tanımak, vermiş olduğu nimete razı olmak, yemekten önce onu anmak (bismillah demek), yemeğin sonunda O’na şükretmek. Müstehap olanlar da şunlardır: Yemekten önce abdest almak, sol taraf üzerine oturmak, (oturarak yemek), üç parmakla yemek. Edepten olanlar da şunlardır: Önünde olandan almak, lokmaları küçük tutmak, yemeği iyi çiğnemek, yemekte başkalarının yüzüne az bakmak. |
Cevap: Hz. Fatıma Sözleri
"Kimseyi, sizi duâsına katmayacağı kadar kırmayın...!"
- Hz.Fatıma (r.a) |
Cevap: Hz. Fatıma Sözleri
Allah, ümmetlerin kendi dininde parçalandığını, ateşgedelerde ibadete durduklarını, putlara taptıklarını ve bilirek Allah'ı inkar ettiklerini görünce babam Hz. Muhammed (sav) vesilesiyle karanlıkları aydınlattı, kalplerdeki düğümleri ve gözlerdeki şaşkınlığı giderdi.
Hz. Fatıma (r.a.) |
Cevap: Hz. Fatıma Sözleri
"Bir genç kızın ahlâktan ve namustan daha büyük çeyizi olamaz."
Hz. Fatıma |
Cevap: Hz. Fatıma Sözleri
Hz. Fâtıma, ilk îman edenlerdendi. Îmanının kuvvetini, daha küçük yaşlarında azgın müşriklere de göstermişti. Abdullah bin Mes’ud (ra) şöyle anlatmıştır: “Allah Rasûlü (sav) bir gün Harem-i Şerîf’te (Kâbe’nin Rükn-i Yemânî kısmında) namaz kılmaktaydı. Arkadaşları ile beraber oradan geçen Ebû Cehil dedi ki: “-Hanginiz filan kabilenin ölmüş olan devesinin döl yatağını alıp Muhammed (sav) secdedeyken O’nun sırtına koyabilir?” Müşriklerden habîs Ukbe bin Ebî Muayt ayağa kalktı ve pis bağırsağı getirip secdede olan Peygamber Efendimiz (sav)’in mübarek omuzlarının üzerine bıraktı. Efendimiz, işkembenin ağırlığından âdeta başını kaldıramıyordu. Müşrikler ise, sevinçlerinden katıla katıla gülüyorlardı.” Abdullah bin Mes’ud (ra) anlatmaya şöyle devam ediyor: “-Ben kendi kendime, «Âh eğer Mekke’de benim kavim ve kabilem bulunsaydı, onların himayelerine güvenerek gücüm yettiğince şu işi yapanlara gününü gösterseydim!” demiştim. Bu olanları gören birisi, hemen Peygamber Efendimizin evine gidip her şeyi anlattı. Hz. Fâtıma-i Zehrâ koşarak Kâbe’ye geldi ve Kâinât’ın en şerefli insanı, biricik Peygamber babasının sırtındaki pislikleri temizledi. Bütün masumiyeti ve cesaretiyle bunu yapan kimselere haykırarak bedduâ etti. Bu küçücük bedenden yükselen zirveleşmiş îman karşısında, habîs müşrikler susup kaldılar. Aleyhissalâtü vesselâm Efendimiz, “Ağlama kızım, Allah dinini tamamlayacaktır.” diye onu teselli ediyordu. Akraba asabiyetinin bile yetmediği bir korku karşısında, Hz. Fâtıma mertti, yiğitti. O, Allah ve Rasulü’nü her şeyden üstün tutuyor ve onları, her şeyden çok seviyordu. Bu sebeple Hz. Fatıma’ya “Ümm-i Ebîha: Babanın Annesi” adı verildi.
|
Cevap: Hz. Fatıma Sözleri
Hz. Fatıma,
- ya Ali' Hasan, Hüseyin aç, evde yiyecek yok.. gidip yiyecek birşeyler alsana" der. Hz. Ali'nin sadece altı dirhemi vardır. Yiyecek almak için evden çıkar ve giderken yolda kavga eden iki insan görür.... Hz Ali: "Niçin kavga e diyorsunuz? Şu âlemde Allah'ı düşüneceğiniz yerde niçin birbirinizle mücadele ediyorsunuz?" diye sorar. Kavga edenlerden biri, diğerinden altı dirhem alacağı olduğunu, vermediğini, söyler. Hz Ali cebindeki altı dirhemi çıkarır ve alacaklıya verir. Evine geldiğinde eli boştur, 'Cennet kadınlarının seyyidesi', "- Ya Ali, hiç mi bir şey almadın?" diye sorunca, "- Ama ara düzelttim ya Fatma" der. Hz Fatma'nın yüzünde nurlu bir gülümseme belirir. Memnundur kocasının bu güzel hareketinden. Daha sonra Hasan'la Hüseyin ağlamaya başlarlar, 'açız' diye. Bu acı manzaraya dayanamaz ve evden çıkar. Yolda bir adama rastlar. Elinde besili bir deve; "- Ya Ali bu deveyi sana satmak isterim, ucuza satacağım." "- Param yok" der Hz Ali. "- Olsun" der adam. "- Bu deveyi sana vermeyi çok istiyorum.150 dirhem bu deve. Al sonra ödersin." Alır Hz Ali o deveyi. Yolda giderken başka adama rastlar. "- Ya Ali" der, "ne güzel bir deve bu. Ben bunu 300'e alayım ne olursun reddetme beni." Hz Ali: "- Ama ben bunu 150'ye aldım" der. "- Olsun, ben çok beğendim bunu" ve deveyi satar. Hz Ali mutlu bir şekilde gider yiyecekleri alır eve döner. Sonra Peygamber'in huzuruna çıkar. Efendimiz(s.a.v.) güler, "gel" der, "ya Ali şu deve hikâyesini anlat". Anlatınca da der ki: "- Sen ki ara düzelttin. Allah Cebrail'i ile sana deveyi sattı. İsrafil'i ile de satın aldı. Her kim ki ara yapar, birleştirir, düzeltir, ikilikten insanları kurtarırsa o bendendir ya Ali." |
Cevap: Hz. Fatıma Sözleri
Seven Sevdiğinin Gönlünü Etmeden
Su Bile İçmez..! Hz.Fatıma (ra) |
Cevap: Hz. Fatıma Sözleri
Hz Fatma. . kendisine Hz Ali ile evlenirken mehir olarak ne istiyorsun diye soruldugunda..
Babam ummetinin sefaatini istemisti Allah`tan.. ben de ummetimin `kadinlarinin sefaatini istiyorum diyerek benim tuylerimi diken diken eden hanim sahabe.. |
Cevap: Hz. Fatıma Sözleri
Nefsinle eşini, şefkatinle çocuklarını,
Ruhunla ALLAH'I, kalbinle Resûlullah'ı seveceksin.. Hz. Fatıma |
Cevap: Hz. Fatıma Sözleri
Seven sevdiğinin gönlünü etmeden su bile içmez…
| Hz. Fatıma |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:39. |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.