Forum Düzeni
Kullanıcı Etiket Listesi

Like Tree3Beğeni(ler)
  • 2 Post By AsaF
  • 1 Post By Gamer Queen

Seçenekler
Seçenekler
Stil
Üyelik tarihi: 05 August 2018
Mesajlar: 41
Konular: 3
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 13 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 8 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 0
Verilen Beğeni: 0
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 8
AsaF is on a distinguished road

Standart Kader Üzerine…

27 August 2018
# 1



Kader tarafından çepeçevre kuşatılmışızdır. Yani biz ister beğenelim ister beğenmeyelim, bu hayatta kat etmek zorunda olduğumuz yolun güzergahı bizden önce, bize sorulmadan belirlenmiş durumdadır.


Mustafa Öztürk’ün, Karar gazetesinde “Ey Pâdişah-ı Lem Yezel, cana cefa kıl ya vefa…” başlığı ile yazısını ilginize sunuyoruz:

Mutasavvıf şair İbrahim Tennûrî (ö. 887/1482) meşhur manzumelerinden birine, “Cana cefa kıl ya vefa, kahrın da hoş lütfun da hoş; ya dert gönder ya deva; kahrın da hoş lütfun da hoş…” mısralarıyla başlar. Bu manzume günümüzde ilahi olarak okunur. Ne yalan söyleyeyim, ben ilahi okumayı sevmediğim gibi dinlemekten de hoşlanmam. Ama benim ilahi sevip sevmemem bir kenara, Tennûrî’nin bu manzumesinin salt ilahi olarak icra edilmesi, gerçekten talihsizliktir. Çünkü bu manzume, her şeyden önce, hayat sahnesinde yaşadığımız iyi-kötü tecellileri nasıl anlamamız, kaderin cilveleri karşısında nasıl davranmamız gerektiği hususunda çok derin bir öğretinin veciz ifadesidir. Dolayısıyla bir ilahiye kurban edilmeyecek kadar önemli ve değerlidir.

Tennûrî, “Gelse celalinden cefa yahut cemalinden vefa, ikisi de cana safa; kahrın da hoş lütfun da hoş…” derken, bir taraftan Âmentü’deki “ve-bi’l-kaderi hayrihî ve şerrihî minellâhi teâlâ”ya gönderme yapmakta, bir taraftan da Allah’tan gelen lütfa gösterdiğimiz memnuniyet kadar yine O’ndan gelen kahrı da misafirperverlikle karşılamamız gerektiğini anlatmaktadır. Burada sergilenen tavır tam bir tevekkül, teslimiyet ve rıza tavrıdır. Bu tavır aynı zamanda Tennûrî’nin “Ey Pâdişah-ı Lem Yezel” diye hitap ettiği Cenâb-ı Hak ile hukukumuzun sadece “iyi gün dostluğu” üzerine kurulmaması gerektiğini de hatırlatır. Kaldı ki Allah bize bu âlemde dikensiz gül bahçesi vaadinde bulunmamış, bilakis hâl-i hayatımızda kimimizin payına az, kimimizin payına çok düşen birçok sıkıntıyla karşılaşacağımızı ve bu şekilde sınanmamızın kaçınılmaz olacağını beyan buyurmuştur.

Bu ilâhî beyanı içeren Bakara 2/155. ayetin başındaki “ve-leneblüvenneküm” lafzı “blv” (belâ) kökünden müştaktır. Bu kökteki temel anlam yıpratmak, hırpalamaktır. Belli ki hayatta yıpranmak ve hırpalanmak kaçınılmazdır. Hele de siz senaryosuz, oyunsuz, özellikle insani ilişkilerde maskesiz, hesapsız, ajandasız ya da kısacası saf ve düz yaşamaya çalışan bir insansanız, hayattaki yıpranma ve hırpalanma katsayınızın çok daha yüksek olması mutlak kaçınılmazdır. Hayat sahnesinde senaryosuz ve ajandasız dolaşan, senaryo yazıp kendi senaryosunu oynamayı pek başaramayan insanlar için bu hayat söz konusu ayetin sonundaki “ve-beşşiri’s-sâbirîn” ifadesinde de işaret edildiği üzere sabırla katlanılması gereken bir tecrübe olmak zorundadır. Tennûrî “Kahrın da hoş” derken, zannımca, hayatın katlanılası tarafına gönderme yapmaktadır.

Kanaatimce Âmentü’deki “ve-bi’l-kaderi hayrihî ve şerrihî” ifadesini “ve-bi’l-kaderi lütfihî ve kahrihî” diye anlayıp yorumlamakta beis olmasa gerektir. Şimdi Âmentü ve kader dedim diye birileri çıkıp, “Hocam, biz sizi Mu’tezilî meşrep bilirdik; meğer siz kadere inanıyormuşsunuz…” diyebilir. Evet, ben kadere inanan, hem de sıkı inanan biriyim. Her şeyden önce, bu âlemdeki iyilik (hayır) kadar kötülüğün de (şer) ontolojik temelinde ilahi iradeyi göremeyecek kadar kör biri değilim. Burada kaderin neliğine dair bir benzetme yapmak gerekirse, kader denen şey sizin menzile varmak için kullanmak zorunda olduğunuz tek yol güzergahıdır. İşte bu yol güzergahı, başta dünyaya gelip gelmeme meselesi olmak üzere ana babamız, milliyetimiz ve genetiğimiz hakkında hiçbir tercihte bulunmaksızın kendimizi bu dünyada bulmuş olmamızdır.

Bu noktada kader tarafından çepeçevre kuşatılmışızdır. Yani biz ister beğenelim ister beğenmeyelim, bu hayatta kat etmek zorunda olduğumuz yolun güzergahı bizden önce, bize sorulmadan belirlenmiş durumdadır. Bu belirlenmişlik içinde bize tanınan özgürlük imkânı yol güzergahındaki işaret levhalarını ve trafik kurallarını dikkate alarak araç kullanmaktır. Lakin yola çıktığınız an itibariyle kaza bela riski yine de hep vardır. Siz yolda ne kadar dikkatli olursanız olun, kurallara ne kadar uyarsanız uyun, kimi zaman başka birinin dikkatsizliği veya kurallara riayetsizliği ne yazık ki “geliyorum” demeden gelen bir kazaya sizi maruz bırakır. Çünkü kader yazılımında bu da vardır. Sonuçta yaşadığınız şey sizin kaderiniz ve/veya kazanızdır. Gerçi kader kelimesinin semantiğinde matematiksel hesap manası da vardır; ama bilindik anlamıyla kaderde matematik hesaplamaya yer yoktur. Zira hayat sahnesinde yaşadığımız kaderde iki kere ikinin herkes için dört ettiğine dair bir gerçeklik yoktur. Hâsılı, kimi arkadaşlar her ne kadar bizim Âmentü’deki “kader”i Mu’tezile kabristanlığına gömmeye çalışsalar da kader ve kazamız hep hayattadır ve anbean bizimle birlikte dolaşmaktadır. Vallâhu a’lem.
Gamer Queen and Qasem bunu beğendi
Üyelik tarihi: 27 November 2017
Mesajlar: 10.321
Konular: 1691
Cinsiyet:Bayan
Seslenenler: 709 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 80 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 0
Verilen Beğeni: 0
İlişki Durumu: Yok
Burç: Koc
Takım: Besiktas
Rep Gücü: 25
Gamer Queen is a name known to allGamer Queen is a name known to allGamer Queen is a name known to allGamer Queen is a name known to allGamer Queen is a name known to allGamer Queen is a name known to all
Standart Cevap: Kader Üzerine…
28 August 2018
# 2
Çok güzel bir yazıydı.
Hele de burası.

"..Hele de siz senaryosuz, oyunsuz, özellikle insani ilişkilerde maskesiz, hesapsız, ajandasız ya da kısacası saf ve düz yaşamaya çalışan bir insansanız, hayattaki yıpranma ve hırpalanma katsayınızın çok daha yüksek olması mutlak kaçınılmazdır.."
Qasem bunu beğendin
Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 misafir)
 
Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevap
Son Mesaj
Asrevya
İslamiyet
0
21 August 2018 03:34
Asrevya
İslamiyet
0
21 August 2018 03:21
Asrevya
Dini Şiir ve Yazılar
0
28 July 2018 02:16
Regex
Kendi Kaleminizden
3
27 July 2018 22:47
Arthur
Psikoloji
1
17 July 2018 22:52



Ticarî amaç gütmeden, maddî bir menfaat elde etmeden internet yayınlarına olanak sağlayan global bir paylaşım ağı olan ForumDenizi, adından ve vasfından da anlaşılabileceği üzere bir forum sitesidir. Forum siteleri, tıpkı sosyal medya ve interaktif sözlükler gibi 5651 sayılı kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının "m" bendine göre Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermekte olan, hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten platformdur.
5651 sayılı kanunun 5. maddesine göre yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Başka bir deyişle ForumDenizi üzerinden yapılan yazılı, görsel ya da işitsel paylaşımlardan doğabilecek yasal sorumluluk, mezkur içeriği paylaşan ForumDenizi üyesi gerçek kişilere aittir. İlgili kanunun anılan maddesinin 2. fıkrasında da çok açık bir biçimde öngörüldüğü üzere; yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içerikten, ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak imkân bulunduğu ölçüde hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlüdür.
Açıklanan hukuki dayanaklar temelinde, hak ihlâli iddiasında bulunan hak sahipleri İLETİŞİM linkinden yer sağlayıcı ForumDenizi yöneticilerine ihtarda bulunarak bahse konu hususu tebliğ etmeleri halinde incelemeler yapılıp, en geç 2 gün içerisinde gerekli işlemler tesis edilecektir.
5101 sayılı yasayla degişik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince ForumDenizi üzerinde telif hakkı bulunan MP3, video vb. eserlerin paylaşımı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hak sahipliği verilmiş olan MÜ-YAP tarafindan yasaklanmış olup, yasal işlem olması halinde, paylaşan kişi ya da kişilerin bilgileri gerekli kuruma verilecektir.