Bir kilisenin koro yerinin altında bulunan, kutsal emanetlerin saklandığı tonoz örtülü yeraltı bölümü.

Esk. Rom. Kimi konutların ve kamu yapılarının zemin katında yapılan ve yan duvarlarının birinde açılmış bir dizi dar pencereden gün ışığı alan, bir tür dar ve uzun galeri.
Başlangıçta kripta, birçok martyr mezarının yer aldığı, çoğu kez yer altına İnşa edilmiş bir kiliseydi. Constantinus I döneminde kripta, kilisenin olağan bir öğesi haline geldi; bunun ötesinde, kilise ana yapısı içinde martyrlerin gömülmesine olanak sağlayan mekânlar olarak önem kazandı.

Bunun ilk örneklerinden biri Ravenna'daki S. Apollinare in Classe kilisesi'nin kriptasıdır (VI. yy.). Burada kripta, sunağın ve absida duvarlarının sınırladığı bir mekân büyüklüğündedir. Ancak daha sonraları kripta, tüm koroyerinin alt bölümünü kapsayacak bir genişliğe ulaştı. (Milano'daki S. Ambrogio, X. yy.)

İstanbul' dakl Myrelaion manastır kilisesi'nde (X. yy., Bodrum camisi), üst kilise ile kripta hemen hemen aynı büyüklükte ve benzer planlıdır. Roman döneminde de, kiliseler, altlarında yer alan kriptaların planına göre inşa edilmeye başlandı..
Chartres katedrali'nin kriptası, en büyük kripta örneklerinden biridir.
Gotik dönemden başlayarak, kriptalar giderek daha az yapılır oldu.
Nuve








Normal