Vergilemede iki taraf bulunur. Bunlardan birisi verginin borçlusu iken diğeri ise verginin alacaklısıdır. Verginin alacaklısı, vergilendirme yetkisine sahip olan devlettir. Devlet vergilendirme yetkisini bazı kamu kuruluşlarına da devredebilir. Vergilendirme yetkisi devletçe yerel yönetimlere, bağımsız kamu kuruluşlarına ve merkezi yönetimlere tanınsa bile vergi alacaklısı yine de devlettir.

Verginin borçlusu vergiyi ödemekle yükümlü olan mükellef ve sorumlu kişilerdir. Mükellef (yükümlü), VUK'ya göre "vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettüp eden gerçek veya tüzel kişidir" (Madde 8/1) Mükellefin en önemli unsuru vergi borcunu ödemesidir. Buna maddi mükellefiyet de denir. Bunun yanında mükellefin defter tutmak, onaylatmak, işe başlamayı ve bırakmayı bildirme, beyanname verme, defter ve belgeleri saklama ve gerektiğinde gösterme gibi ödevleri vardır. Bu tür mükellefiyet de biçimsel mükellefiyet olarak adlandırılır. Mükellefi hem vergi borcunu ödeyen hem de kanunlarla kendisine verilen biçimsel görevleri yerine getiren kişi olarak ele almak gerekmektedir.

Vergi sorumlusu, gerçek mükellef olmamakla birlikte, gerçek mükelleflerle olan ilişkileri dolayısıyla vergi kanunlarının gösterdiği hallerde, verginin hesaplanarak kesilmesi ve vergi dairesine ödenmesi veya diğer bazı işlerin yapılması (defter tutma, beyanname verme vb.) mecburiyeti olan üçüncü kişilere denir.