![]() |
Ney Nedir? | Üflemeli Çalgı
https://i.imgur.com/t5tjl1N.jpg Kamış çalgılar sınıfındandır. Türkiye dışında İran ve Arap ülkelerinde de yaygın olarak kullanılan üflemeli bir çalgıdır. Ney çalan sanatçıya "neyzen" denir. Ney yapımında kullanılan kamışın boğumlu, özellikle de dokuz boğumlu olması gerekir. Yarım açılan en üstteki boğum dışında, öbür yedi boğum yeri tümüyle açılır. Altısı önyüzde, biri arka yüzde olan perde deliklerini açmak için neyin toplam boyunun 26'da biri ölçü olarak alınır. Arkadaki delik tam ortadadır. Ön delikler üçerli iki grup halindedir. İki grup arasında iki birim uzaklık bulunur. Her iki grubun delikleri arasında da birer birim uzaklık vardır. Şah, dâvut, man-sur, kızneyi, sipürde, müstahsen, yıldız, bolahenk gibi, her biri değişik adla anılan çeşitli boylarda birçok ney türü vardır. Neyin boyu ne olursa olsun, delikler arasında aynı orantı bulunur. Çalgının üflenen ucuna boynuz, fildişi gibi maddelerden yapılan ve "başpare" denen, koni biçiminde bir ağızlık takılır. Çatlamasını önlemek amacıyla kamışın iki ucuna da, "parazvane" denen ve çoğu kez gümüşten yapılan birer bilezik geçirilir. Gerçekte, her birinin temel sesi gamın yedi sesinden biri olan yedi ana ney türü bulunur. Temel sesi fa diyez, do diyez, la diyez gibi bir ara ses olan neyler de vardır. Bunlar genel olarak "mabeyn neyler" olarak adlandırılmışlardır.. Her mabeyn ney, temel sesi kendisininkinden yaklaşık yarım ton daha pes olan ana neyin adıyla birlikte anılır (şah mabeyni, mansur mabeyni gibi). Neyin perde delikleri, her iki elin ilk üç parmağıyla (başparmak dışında) kapatılır, serçeparmaklar hiç kullanılmaz. Arka delik ise, sağ elin başparmağıyla kapatılır. Sol el, sol dize hafifçe dayanır; böylece ney yaklaşık 45 derecelik bir açıyla ağza yanaşmış olur. Bu durumu rahatça sağlamak için ney genel olarak oturarak çalınır. Dudaklar başpareye yandan bastırılır. Doğu müziğine özgü ara sesler, bazı deliklerin yarım ya da çeyrek açılmasıyla elde edilir. Ana sesler ise belli deliklerin tam açık ya da tam kapalı olmasıyla çıkar. Mevleviler'ce kutsal sayılan ve bu tarikatın ayinlerinde en önemli çalgı olarak yer alan ney, hemen hemen her dönemde, dindışı klasik Türk müziğinin de başlıca üflemeli çalgısı olmuştur. Ana neylerden ve mabeyn neylerden başka, bir de "nısfiye" denen neyler vardır. Bunların boyu asıl neylerinkinin yarısı kadardır ve nısfiyeler neylerden bir oktav daha tiz ses verirler. Ney gibi boğumlu kamıştan yapılan, ama deliklerinin düzeni değişik olduğundan, çalma yöntemi de farklı olan bir üflemeli çalgı daha vardır. "Girift" denen bu çalgı, cepte taşınabilecek ölçüde küçük boyutluydu. Girift 20. yüzyılın başlarında, unutulan çalgılar arasına girmiştir. Girift çalana "giriftzen" denirdi. |
Cevap: Ney Nedir? | Üflemeli Çalgı
https://i.imgur.com/Ehp0nRK.jpg Neyin Yapısal Özellikleri 1) Kamış Ney yapımında kullanılan kamış, iklimin sıcak olduğu bölgelerde ve sulak alanlarda yetişir. Neye uygun olacak kamış, ney yapımcısı tarafından tespit edilerek yılın belirli zamanlarında kesilir. Ülkemizde en çok tercih edilen kamış bölgesi ise Hatay ilimizdeki Asi Nehri kıyısıdır. 2) Başpare Ortadoğu ülkelerinde kullanılan ney sazından, Anadolu’da kullanılan ney sazını ayırt eden önemli bir bölümdür başpare. Genellikle manda boynuzundan yapılır. Fakat harici olarak fildişi, abanoz, şimşir gibi malzemelerden de yapılmaktadır. Neyin üflenen üst kısmına takılır. Sesin daha gür ve temiz çıkmasını sağlar. 3) Parazvane Parazvane, neyin en hassas kısımları olan üst ve alt kesim yerlerine yerleştirilir. Ki bu sayede üstte baş parenin takılmasıyla oluşacak hasarlar ortadan kaldırılır, alt tarafta ise çatlamalara karşı önlem alınmış olur. Gümüş, bakır gibi çeşitli metallerden üretilir. Ney sazının, bu bölümlerinin haricinde 6 önde ve bir arkada olmak üzere 7 deliği vardır. Ses bu deliklerden birinden çıkarak, üflemenin şiddetine göre de ayrı notaları açığa çıkartır. |
Cevap: Ney Nedir? | Üflemeli Çalgı
https://i.imgur.com/YjYxL1q.jpg Neyin Kelime Kökeni, Tarihi ve Tasavvufta ki Yeri Sümerce' den Farsça' ya geçen " nâ " veya " nay ", kamis, kargi anlamlarına da gelen bu çalgının en eski adidir. Arap toplumunda üflemeli çalgıların hemen tümü için kullanılan " mizmâr " sözcüğü, (nefes borusu, ses organı anlamında) ney için de kullanılmıştır. Türkçe' de ise hemen her zaman " ney " olarak anılmıştır. Sümer toplumunda MÖ 5000 yıllarından itibaren kullanıldığı sanılan bu çalgıya ait elimizdeki en eski bulgu, MÖ 2800-3000 yıllarından kalan bugün Amerika'da Phledelphia Üniversitesi Müzesinde sergilenen neydir. Çalgının o dönemlerde de dinsel törenlerde kullanıldığı sanılmaktadır. Assomption rahiplerinden Thibaut' un "esrarengiz, cezbedici, tatlı ve âhenkli bir ses" diye tanımladığı ve şu şekilde şiirleştirdiği ney sadâsı, her dönemde insanları derinden etkilemiş, özellikle dinsel duyguları çağrıştırmıştır. Hz. Mevlânâ' ya göre mûsikî Allah' in lisânıdır. Mûsikî ile temizlenmeyen rûh yükselemez, aksine yerdeki bayağı ihtiraslara bulaşarak kirlenir ve körelir. Gerçek mûsikî insana hayvani hisleri hatırlatmak söyle dursun, ona "sonsuz varlığı hissettirir, sezdirir. Bu sezgiyle onu O' na yaklaştırır ve nihâyete ulaştırır. Bunda en etkili ses ise ney sadâsıdır. Hz. Mevlânâ'nın felsefesinde ney, "insan-i kâmil" in (yani bir takım merhalelerden geçerek olgunlaşmış insanın) sembolüdür ve ask derdini anlatmadadır. Benzi sararmış, içi boşalmış, bağrı dağlanarak delikler açılmış, ancak Yüce Yaratıcının üflediği nefesle hayat bulan, tıpkı insan gibi geldiği yere özlem duyan ve delik deşik olmuş sinesinden çıkan feryat ve iniltileri ile insanlara sırlar fısıldayan bir dosttur. Bu sebeple ney, mevlevîlerce kutsanmış ve " nây-i serîf " diye anılmıştır. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:34. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.