Kendimi bildim bileli rüyalar yaşamımın en önemli parçalarından biri olmuştur. Sabah kalkar kalkmaz gördüğüm enteresan rüyaları anneme, kardeşime, daha doğrusu etrafımda kimi bulursam ona anlatarak geçti çocukluğum. Anneannemin ‘hayrolsun’ veya ‘akşam akşam rüya anlatılmaz’ sözleri dün gibi aklımda.

Zaman içinde çevremdekileri rüyalarımla daraltmayı bırakıp enteresan olanlarını yazmayı tercih ettim. Hepsini yazmaya kalksam bütün gün kalem kağıt elimde 3. rüyam, 5. rüyam diye işi gücü bırakıp rüyalarla uğraşmam gerekecekti. Ben her gece en az 3, 5 rüya görmeyi normal olarak kabullendim, tıpkı rüyalarımda rüya olduğunu anladığım anlar gibi. Sonra farkettim ki bu çok da yaygın bir olgu değil, bırakın rüya gördüğünü farketmeyi çoğu insan rüya görmediğini iddia ediyor, görse de hatırlamıyor aslında.


Bu rüya işi bir enteresan, bu deneyime değer verdiğiniz anda işin rengi değişiyor, zaman içinde küçük adımlarla ilerliyorsunuz. Rüya gördüğüm zamanlarda bunun bir rüya olduğunu anlamam (ki buna lucid dreaming diyorlar) birinci önemli adım, ikinci ve en önemlisi ise rüyalarımı istediğim şekilde yönlendirmeye başlamamdı benim için. Bu deneyim pek tabii ki hergece gerçekleşmiyor, ayda bir bazen iki kez, sanırım kafamın rahat, içimin huzurlu olduğu zamanlarda yaşanıyor.


Lucid dreaming demek rüyalarınızı kontrol edebileceğiniz anlamına gelmiyor. Sadece somut dünya dışında bir deneyim yaşadığınız hissiyatına vardığınız anlar için kullanılan bir terminoloji. Rüya kontrolü ise ‘olayların gidişatını değiştirebildiğiniz’ deneyimler için geçerli bir terim. Bu kontrol sizin isteğiniz doğrultusunda veya istemdışı olabiliyor.


Rüyaları kontrol edebilmenin bir yolunun önceden şartlanma yani göreceğiniz rüyayı ve mekanı uykuya dalmadan önce karar vermeniz olduğu söyleniyor ama ben şahsen böyle bir deneyim yaşamadım. Bu metodu daha çok yaşadıkları bir probleme, sıkıntıya çözüm bulmak arayışında olanların kullandığı söyleniyor, ki bu eskilerin deyimiyle ‘istiareye yatmak’ (bilmem doğru mu yazdım!!) bir şekilde. Ama bu metodla istediği rüyayı görmeyi başaranların rüyanın akışını da kontrol edebileceği gibi bir şart yok pek tabii.

Gerçek rüya kontrolü ise rüyayı gördüğünüz eşzamanda, yani oluşumu esnasında istediğiniz mekanlar, kişiler ve olayların gidişatı doğrultusunda bilinçli yönlendirme ile mümkün oluyor. Bunun mümkün olduğunu yaşayarak deneyimleyenler zaten rüyanın bilinçli bir süreç olduğunu (state of consciousness) kendi kendilerine kanıtlıyorlar. Yani onlar için rüyalar bilinçaltının suyüzüne çıktığı istemsiz bir görüntü yaratımı olmaktan çıkıyor.


‘Rüya Yogası’nın yaratıcıları olan Tibetli budistler rüyanın her anının kontrol edilebileceğini söylüyorlar ve bunu herkesin öğrenebileceğini iddia ediyorlar. Öncelikle lucid dreamingi yaşamak için temel prensiplerinden birkaçtanesini sizlele paylaşmalıyım.

1. Rüyalarınızı hatırlamak için bir çaba gösterin, rüyalarınızı yazın ve onlara değer verin
2. Gerçeklik Testi uygulayın


a. gerçek hayatta bir süreç esansında rüya gördüğünüz fikrine konsantre olun

b. bir sonraki rüyanızda ne görmek istediğinizi düşünün (mesela uçmak vs.)

3. Rüyalarınız üstünde kafa yorun, sizin için taşıdıkları anlamı düşünün
4. Napping : sabah uyanmanız gerekenden bir saat önce uyanın, yarım saat ayakta kaldıktan sonra yarım saatliğine tekrar uykuya dalın

Aslında bu yöntemlerin hiçbirini uygulamadığım için işe yarayıp yaramadıkları konusunda bir fikrim yok ama lucid dreaming ve rüya kontrolü bence herkesin yaşaması gereken mucizevi deneyimler, belki de işinize yararlar.

İstediğiniz rüyaları yaşayabileceğiniz, mutlu gün ve gecelerle dolu bir hayat dileğiyle