Forum Düzeni
Sanatçı ve Yazarlar
Sanatçı ve yazar biyografilerinin bulunduğu bölüm.
Kullanıcı Etiket Listesi

Seçenekler
Seçenekler
Stil
Üyelik tarihi: 19 July 2018
Mesajlar: 2.675
Konular: 848
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 25 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 12 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 164
Verilen Beğeni: 0
İlişki Durumu: Yok
Burç: Koc
Takım: Turkiye
Rep Gücü: 0
Üç Tuğ is on a distinguished road

Standart Asaf Halet Çelebi

23 July 2018
# 1
ASAF HALET ÇELEBİ
29 Aralık 1907’de İstanbul’da doğdu. 15 Ekim 1958’de yine İstanbul’da öldü. Dahiliye Nezareti memurlarından Mehmet Sait Halet Bey'in oğlu. Galatasaray Lisesi’nde 8 yıl eğitim gördü. Kısa bir süre Sanayi-i Nefise Mektebi’nde öğrenim gördü. Adliye Meslek Mektebi’nden mezun oldu. Üsküdar Adliyesi Ceza Mahkemesi zabıt katipliği yaptı. Osmanlı Bankası, Devlet Deniz Yolları İşletmesi'nde çalıştı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü kitaplığında görevliyken yaşamını yitirdi. Gençlik yıllarında divan edebiyatından etkilendi. Gazeller ve rubailer yazdı. 1937'den sonra serbest ölçü kullanmaya ve Batı şiirinin tekniklerine yönelmeye başladı. Şiirlerinde dinlerden, ideolojilerden, toplumsal olaylardan çok Anadolu-İran-Hindistan çizgisi üzerinde uzanan bir yaşamın görünümlerini sesler aracılığıyla dile getirdi.

ESERLERİ

ŞİİR:

He (1942)
Lâmelif (1945)
Om Mani Padme Hum (1953, ölümünden sonra 1983)

ARAŞTIRMA:
Mevlâna (1940)
Molla Câmi (1940)
Eşrefoğlu Divanı (1944)
Naima (monografi, 1953)
Ömer Hayyam (1954)
Divan Şiirinde İstanbul (antoloji, 1953)

Çeşitli dergilerde yayınlanan düz yazılarıyla, Hint edebiyatı üzerine makalelerini de Semih Güngör, Asaf Halet Çelebi incelemesiyle birlikte yayınladı.
Konu Zeze tarafından (30 March 2020 Saat 20:15 ) değiştirilmiştir.
Üyelik tarihi: 17 July 2018
Nereden: Tam Otuzbeş
Mesajlar: 1.784
Konular: 188
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 105 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 55 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 14
Verilen Beğeni: 107
Nereden: Tam Otuzbeş
Rep Gücü: 10
Kuzey has a spectacular aura aboutKuzey has a spectacular aura about
Standart Asaf Halet Çelebi
04 August 2020
# 2
Asaf Halet Çelebi



Türk edebiyatında unutulan, kıyıda köşede kalan ama bu durumu hak etmeyen bir şairdir. Bu kenara itikliğinin nedeni ise kuşkusuz şiirinde kullandığı karmaşık ve anlaşılmaz dildir. Nitekim kendi şiirini düz yazılarında açıklamış birisidir ama elbette ki biraz zahmetli bir şair olduğu için önemsenmemiştir. Şimdi biz bu değerli şairin hayatından ve biraz da şiir dünyasından bahsedeceğiz.



Hayatı
İstanbul 1907 doğumludur. Asıl İstanbulludur. Dâhiliye Nezareti görevlilerinden Mehmet Sait Halet Beyin oğludur. İlk ve orta öğrenimini Galatarasay’da yaptı. Sanayi-i Nefise Mektebine girdiyse de kısa bir süre sonra ayrılarak Adliye Meslek Mektebine geçti. Üsküdar Asliye Ceza Mahkemesi zabit kâtipliğinde bulundu, Osmanlı Bankasında, Deniz Yolları İdaresinde çalıştı. Öldüğünde Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü kütüphane görevlisiydi. 1958 yılında 51 yaşında ölmüştür, mezarı ise Beylerbeyi Küplüce’dedir.

Asaf Halet Çelebi’nin soy ismi aslında Çelebi değildir, Mevlana’ya duyduğu sevgi ile soy ismini Çelebi olarak almıştır. Herhangi bir akrabalık ilişkisi yoktur Mevlana ile.

Asaf Haleti nevi şahsına münhasır birisidir. Özelikle giyim tarzı ile çok dikkat çekmiş hatta mahallenin çocukları tarafından alay konusu olmuştur. Sürekli cebinde taze bir karanfil taşır ve bu karanfili canlı tutmak için de cebinde, karanfilin olduğu cebinde, ufak bir su kesesi tutar. Üstelik üstüne bir – iki beden dar gelen şeyleri giydiği için de oldukça fazla şakaya maruz kalmıştır.

Şairimizin bir diğer bilinmeyen yönü ise Türk müziğini çok iyi biliyor olmasıdır. Hatta Türk sanat müziğindeki bazı hataları ortaya çıkarmış ve bunun hakkında birçok makale yazmıştır. Bu makaleleri Hakan Sazyek tarafından derlenmiştir.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi hayatının bir kısmında hatta büyük bir kısmında kütüphane memuru olarak çalışmıştır. Yani okuyacak çok zamanı olmuş ve aslında şiirlerinin temelini de bu okudukları oluşturmuştur. Birçok şiirinde de dünyayı etkileyen felsefe sistemleri (Budizm gibi ) konu edilmiştir. Hatta bu felsefe sistemlerinin özel adlandırılmalarını da – Sidharta, Mara gibi- şiirinde işlemiş ve belki de bu yüzden anlaşılamaz hale gelmiştir. Her ne kadar düz yazılarında şiirini ne üzerine inşa ettiğini açıklasa da yine de pek duyulmamıştır sesi.

Şiir Macerası
Gençlik yıllarında yazdığı gazel ve rubaîleri yayınlamayan Asaf Halet Çelebi, Ses dergisinde 1938 yılında çıkan serbest vezinli şiirleri ile tanındı. Daha sonra Hamle, Sokak, Servet-i Fünun – Uyanış dergilerinde ve Gün gazetelerinde yayımlanan şiirleriyle dikkat çekti. Bu şiirlerde bir yandan Doğu kültürünün egzotik, mistik ve sıcak yapısı varken bir yandan da Batı’nın serbest şiir anlayışı vardı. Şiirleri soyuttu ve döneminde soyut şiirinin tek temsilcisi oldu.

Şiirleri “ ...Yapı bakımından, çoğu masallardan, dinlerden veya şairin rüya ve hayallerinden gelme sembollerine dayanır.” Mehmet Kaplan’ın bakış açısına göre ki bu bakış açısı tamamen doğrudur. Ayrıca yine Mehmet Kaplan’a göre şiirinde ahenkten çok psikolojik muhteva ile hayal ve masal unsurları vardır. Onun şiirlerinde bir bağ vardır, bir tümevarım.

Gerçekten de Asaf Halet bütüncül bir yaklaşım sunar şiire karşı. Şiirde bir gazete kupüründen alınma haber de olabilir şair için ama şair bunu öyle bir işlemelidir ki şiirin bütününde bu fark edilmemelidir. Bu bakımdan Kaplan ona uyumsuzluğun şairi demiş olabilir. O, tek tek mısralarla hatta dörtlüklerle uğraşmaz; bütün ile uğraşır ve şair bu yönü ile Yahya Kemal ve takipçilerinden ayrılır.

Asaf Halet’i Yahya Kemal ve takipçilerinden ayırma gereği duyduk çünkü Asaf Halet bir Saf Şiir taraftarıdır. Saf Şiir’in o zamanki çekirdek kadrosunun başı Yahya Kemal’dir. Ayrıca Asaf Halet’in ilk makalesi de Saf Şiir anlayışı üzerine ve aslında bir Sembolist tanıtım yapılmıştır. Hatta şiirin uğraşarak yapılabileceğini söylüyor, çalışma ile inşa edilebileceğini söylüyor. Yani; Yahya Kemal’in mükemmeliyetçi anlayışı ile tamamen uyuşuyor ki bizde onu Yahya Kemal’den ayırmanın gerekliliğini duyduk. Ayrıca Asaf Çelebi, şiir ile hikâyecik ilişkisini de bir kenara atar ve böylece Garip akımından da ayrılır.

Şairimiz vezin ve kafiyeyi de gereksiz buluyor. Vuzuh yani ölçüyü kabul edecek olsa bile vuzuhun tanımının yapılamayacağını söylüyor düz yazılarında.

Asaf Halet her ne kadar Saf Şiir anlayışını savunsa da benzetme sanatlarını çok kullanmaz. Bu sanatları laf cambazlığı olarak niteler ve iyi bir şairin bu tür şeylere gerek duymadığını vurgular.

Asaf Halet’in şiir formu da tamamen şekilsiz değildir. Aslında şiirlerinin formsuz oluşunu kendisi kabul etmez. O zaten formsuzluğun değil yeni bir formun peşindedir. Bugünkü çağdaş sanatların çerçevesine şiirler ortaya koyar aslında ama bu dehası kendi zamanında maalesef göz ardı edilmiştir.

Asaf Halet Çelebi, Doğu uygarlıkları ve Fars edebiyatı üzerine yazılar yazmış, Divan edebiyatıyla ilgili incelemeler yapmıştır. Şairliğinin oluşumunda felsefe ve müzik bilgisinin yanında Osmanlı kültürünün, Fars kültürü birikiminin ve Fransız şiir terbiyesinin önemli bir yeri vardır.

Nitekim Asaf Halet’in kendisi de anlaşılan şiirler yazmadığını anlaşılan şiirlerin vasat şairlerin işi olduğunu vurgular. Bu bakımdan eğer bir Asaf Halet Çelebi şiiri okuyacaksınız ve bu şiiri anlamak istiyorsanız şiiri bir ön hazırlığınızın bulunması şart. Ancak o zaman bir dahi şairin ne anlatmak istediğini anlayabilir ve onun şiirlerinden tat alabilirsiniz.

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 misafir)
 
Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevap
Son Mesaj
Neoma
Anne ve Çocuk
0
16 November 2019 15:33
Asrevya
Tasavvuf
0
02 January 2019 23:27
Gamer Queen
Aşk - Şiir Dünyası
0
12 July 2018 00:28
Tomris
Aşk - Şiir Dünyası
13
14 December 2017 18:05



Ticarî amaç gütmeden, maddî bir menfaat elde etmeden internet yayınlarına olanak sağlayan global bir paylaşım ağı olan ForumDenizi, adından ve vasfından da anlaşılabileceği üzere bir forum sitesidir. Forum siteleri, tıpkı sosyal medya ve interaktif sözlükler gibi 5651 sayılı kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının "m" bendine göre Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermekte olan, hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten platformdur.
5651 sayılı kanunun 5. maddesine göre yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Başka bir deyişle ForumDenizi üzerinden yapılan yazılı, görsel ya da işitsel paylaşımlardan doğabilecek yasal sorumluluk, mezkur içeriği paylaşan ForumDenizi üyesi gerçek kişilere aittir. İlgili kanunun anılan maddesinin 2. fıkrasında da çok açık bir biçimde öngörüldüğü üzere; yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içerikten, ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak imkân bulunduğu ölçüde hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlüdür.
Açıklanan hukuki dayanaklar temelinde, hak ihlâli iddiasında bulunan hak sahipleri İLETİŞİM linkinden yer sağlayıcı ForumDenizi yöneticilerine ihtarda bulunarak bahse konu hususu tebliğ etmeleri halinde incelemeler yapılıp, en geç 2 gün içerisinde gerekli işlemler tesis edilecektir.
5101 sayılı yasayla degişik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince ForumDenizi üzerinde telif hakkı bulunan MP3, video vb. eserlerin paylaşımı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hak sahipliği verilmiş olan MÜ-YAP tarafindan yasaklanmış olup, yasal işlem olması halinde, paylaşan kişi ya da kişilerin bilgileri gerekli kuruma verilecektir.