![]() |
Cevap: Uçsuz bucaksız
Leyla değilim.. Lakin çağırırsan çöllere gelirim..
Sana yalan halde gelmem.. Toplarım özümü yalın halde gelirim.. Kapıyı çaldığımda kim o dersen ben olmam kapında sen olur gelirim.. Sen gel de yeter ki.. Yola yük olmam yol olur gelirim.. |
Cevap: Uçsuz bucaksız
Gülümsemelerimde çoğalan
Sonsuzluğum Umduğum Narinim |
Cevap: Uçsuz bucaksız
Hiçbir kadın yoktur
ki seni seviyorum sözü karşısında sessiz ve de ilgisiz kalsın... |
Cevap: Uçsuz bucaksız
Aşk öyle bir büyü kii ..
|
Cevap: Uçsuz bucaksız
Dilerim Rabbim, gönül gözlerimiz parıl parıl parlayan, gözleri ile yalnız bakmayıp, gerçekleri görebilen, beşerin değil, Rabbin kulu olanlardan eylesin.
|
Cevap: Uçsuz bucaksız
Ne yormak istedim seni, Ne de yormak kendimi. Çok çalıştım, Gitmeye de kalmaya da. ...İkisi de aynı acı, ikisi de rezil. Daha öncede gitmiştim, Ama böyle kalarak değil. [ Can Yücel ] |
Cevap: Uçsuz bucaksız
İnsanın sevdiği birini son kez görmesinden daha kötü olan tek şey; Onu son kez gördüğünü biliyor olmasıdır".
[P. Auster] |
Cevap: Uçsuz bucaksız
Yan
yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar. Ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar. Ve sırf dardı diye kafalar düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik, sarılmak yakar bizi deyip aşkı hep uzaktan sevdik |
Cevap: Uçsuz bucaksız
Seni Seviyorum..
Cemal Safi'nin yorumuyla ayrı bir anlam kazanmış olan cümle. "Seni seviyorum; 1 cümle, 2 kelime, 13 harf, 2 insan ve 1 aptal ." |
Cevap: Uçsuz bucaksız
Unutmadım,
Ben senin gibi yapmadım ! Hala bana bakmadığını yeni fark ettiğim resmini saklıyorum.. |
Cevap: Uçsuz bucaksız
Karşında saatlerce susmak istiyorum..
|
Cevap: Uçsuz bucaksız
Seni sevdiğimi kimseye söleme, çünkü ben herkese söledim..
|
Cevap: Uçsuz bucaksız
Sensiz Hayat yerin dibine batsın
|
Cevap: Uçsuz bucaksız
Senin beni unutma ihtimalini hatırlayıp çıldırıyorum
bazı günler ve bazı geceler yüzünü eskisi gibi hayal edemeyeceğimden korkup kahroluyorum. [İskender Pala] |
Cevap: Uçsuz bucaksız
"Gölgeni en yakın dost sanırsın kendine; ama bil ki, oda mecbur olduğundan gelir seninle."
|
Cevap: Uçsuz bucaksız
Sevgi Emektir...
|
Cevap: Uçsuz bucaksız
Ne zaman ki bir yahudi camide ibadet eder,imamlar kilisede pazar ayini yapar;nazi subayı yahudi gelin alır; o zaman sende beni seversin.. Elhamdüllilah çaresizim
|
Cevap: Uçsuz bucaksız
Aşığım, evet hemde dili gibi, ama sana değil, bana tanıttığın kişiye aşığım.
|
Cevap: Uçsuz bucaksız
Ben olmayınca bu güller, bu serviler yok..
Kızıl dudaklar, mis kokulu şaraplar yok.. Sabahlar, akşamlar, sevinçler, tasalar yok.. Ben düşündükçe var dünya, ben yok o da yok... |
Cevap: Uçsuz bucaksız
Evet, bilmiyordum. Bilmiyordum, kelimelerden arınmış bir cümle kurar gibi sevişmeyi. Sevişirken sözlük kullanıyordum hala.
Ama, seni seviyordum.! Ve sevdiğimi, sevgimi anlatma telaşıyla hata üstüne hata yapıyordum |
Cevap: Uçsuz bucaksız
Ben Kelimelere Cümlelere Sözlere Sığdıramazken Seni , Senin İçi Bu Duygular ''Arkadaş Kalalım'' Diyecek Kadar Basitti ; Bak Yine Bana Kaldı Aşkın Çilesi , Senlik Bişey Yok Yani ...
|
Cevap: Uçsuz bucaksız
Yalan Sevgilerin, Sahte gülüşlerin,tuzak bakışların olduğu yerde buldum seni.
Herşeyi kaybetmeye değecek kadar kıymetlisin çünkü sahte değilsin |
Cevap: Uçsuz bucaksız
Avuçlarıma kaç dua sığarsa;
Hepsisin işte... |
Cevap: Uçsuz bucaksız
Başkalarını çözmeye çalıştıkça
Kendimi düğümlemişim, Haberim yok' |
Cevap: Uçsuz bucaksız
Kokun var evimin her köşesinde
Dokunur kanıma şarkılar her hecesinde Yenilip yenilip sana her seferinde Zoruma gidiyor yaşamak her nefesimde. Her nefesimde… Her nefesimde, Her nefesimde sen, sen. |
Cevap: Uçsuz bucaksız
İçimden geleni yazmak isteyince üşenmem ben
Hergün ayrı bir kalemle geleceğimizi düzenlerim Bugüne kadar hiç kimseye sizin kadar güvenmedim Hiç kimsede zaten bana sizin kadar güvenmedi |
Cevap: Uçsuz bucaksız
Ben gölgemle konuşuyorum,
Özlemle yarışıyorum, şiirlerle avunuyorum Ben sevmekten haya edip kaçıyorumda Sonunda sana bulanan renklerimi, kuytu kenara bırakıyorum |
Cevap: Uçsuz bucaksız
Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın, Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin, Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün, Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kâr sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun. Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi, Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın. Bir gün yalan söyleyeceksen eğer; Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret, Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın. Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın, Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.. İşte budur hayat! İşte budur yaşamak, Bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir, Kuşlar ötebildiği kadar sevimli, Bebek ağladığı kadar bebektir. Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin, bunu da öğren, Sevdiğin kadar sevilirsin... |
Cevap: Uçsuz bucaksız
|
Cevap: Uçsuz bucaksız
Kimi bank ise daha şanslıdır. Kuytu bir yere yerleşmişse en çok aşıklar gelir ona. Kıskanç kavgalara, nazlanmalara, gecikmiş sevgiliye söylenen sızlanmalara rağmen şanslıdır. Aşıkların aşka dair tüm sözleri, kokuları sızar tahtalarına.
|
Cevap: Uçsuz bucaksız
Sende sevgisizliği sevdim.
İyi oldu gelmediğin". Bu yol korkaklar için değildir iyi oldu gelmediğin Bu sulardan her babayiğit içemez, Bu köprüden her benim diyen geçemez, iyi oldu gelmediğin Yumuşacık yürek gerek, sevgi kadar derin gözler, inançlı bir bilek gerek iyi oldu gelmediğin. Sen, bilindik kıyıların sığ sularından açılmadan yaşarsın Sen,okyanus mavisine uzaklardan bakarsın, Biz, yürüyemeyeceğin kadar uzak, düşleyemeyeceğin kadar renkli, ve berrak bir ülkeye birlikte gidemezdik. Sen, açık denizlerden habersiz bir balık, yalçın tepelerden uzak bir martısın. Sen, benim için korkak, herkes için heryerdeki insansın. İyi oldu gelmediğin. Alınmanı istemem, darılman üzer beni, sana yalan söyleyemem. Tabi, hep sevdim seni, sende sığ suları, sende martıları, açık denizden habersiz balıkları, sıradan insanları. Geçemeyeceğin köprüleri, düşleyemeyeceğin mavileri sende korkaklığı sevdim. Sende sevgisizliği sevdim. İyi oldu gelmediğin. |
Cevap: Uçsuz bucaksız
|
Cevap: Uçsuz bucaksız
Yüzünü öyle özledim ki, seninleyken gözlerimi kırptığım için bile pişmanlık duyuyorum.
|
Cevap: Uçsuz bucaksız
Ne çok yalan söyleniyordu yeryüzünde; sözle, yazıyla, resimle veya susarak.
|
Cevap: Uçsuz bucaksız
Yemin ederim şu ana kadar hiç kimse tarafından özlenmedim, konuşulmak istenen olmadım. Hep ben özledim ve özlediğimle kaldım.
|
Cevap: Uçsuz bucaksız
Belki de bir gün yeniden karşılaşırız, olamaz mı?
Yıllar geçmiş olabilir üzerinden; biraz yorulmuş olabiliriz ya da alışmış... Unutmuş gibi yaparız, hiç kızmamış, hiç ağlamamış gibi bakar gözlerimiz, en azından öyle görünmeye çalışırız... Olur ya bir gün karşılaşırsak bir yerlerde yeniden, hiç konuşmadan birbirimizi bir daha kandırırız... Açtığımız yarayı öpüyormuş gibi sanki. Gülümseyelim o zaman olur mu, 'acımadı ki' der gibi... |
Cevap: Uçsuz bucaksız
Özledim' demek yetmiyor bazen, yanında olmasını istediğin ama ondan eksik olduğun bir şeyi anlatırken... Tarifi yok, olmayan bir şeyi nasıl ifade edebilirsin ki?
Yoksun ve özlüyorum. Kulağa ne kadar da basit geliyor değil mi? |
Cevap: Uçsuz bucaksız
Biz ayrıldık ya şimdi; son buldu mu endişelerin, tükendi mi korkuların?
'Seninle de olmuyor, sensiz de olmuyor' derdin, şimdi rahat mı vicdanın, huzurlu mu için? Benim hiç rahat değil, senin de olmasın... Çünkü gülmeyi unuttum ben, sevinçleri unuttum, mutluluğu unuttum... Bir zamanlar seni özlerken büyürdü sevgim, artık özlerken ölüyorum... Anlamıyorsun değil mi beni? Bir kere olsun, yalnızca bir kereye mahsus yerime koymuyorsun kendini. Görmüyorsun, hissetmiyorsun bendeki yerini. Sen beni göz göre göre, bile bile öldürüyorsun! Gitmek değil senin bu yaptığın, cinayet işliyorsun... Git... Geride ne bıraktığının bir önemi yok nasılsa. Çoktan hazırlamışsın kendini zaten. Kimbilir kaç kere gözlerimin içine baka baka 'seni seviyorum' derken ayrılmayı düşündün. Kaç kere kandırdın beni, kaç kere inandırdın kim bilir.... Her şeye rağmen yokluğuna da alıştı gönlüm. Gelmesen de olur artık, keyfin bilir... |
Cevap: Uçsuz bucaksız
Dönüşmek toprağa, yekpare bir sancıyla...
Solmak, eflatunun can yakan ihtişamında... Ne güzeldi seni anmak, dün gece, bu gece, yarın gece... |
Cevap: Uçsuz bucaksız
Hep olmayanlar için sızlanmaz insan.
Gün gelir var olan her şey için Bir damla gözyaşıyla büyütür içinde yeşeren çiçeklerini. Bazı şeylerin varlığına da yakar insan sigarasını... Eli titreye titreye, gözlerinden akan yaşla şahlanır acılar Hep bir ağızdan bağırıverir yüzüne. "Ben içindeyim!" diye. Küçük bir çocuğun bağışlanmak isterken Yüzünde oluşan masum tavırların Emildiği şu dünyada, lütufkarlığıyla baş edemez, Ezim ezim ezilir insan. Sesi çıkmaz, içine içine bağırır da, El uzatanı olmaz. Ah! acılar... Yine mi akıyorsun içime, ciğerime. Yine büyüyorsun içimde, acı çiçeğim? |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:10. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.