![]() |
Cevap: Uçsuz bucaksız
|
Cevap: Uçsuz bucaksız
|
Cevap: Uçsuz bucaksız
Haykırmak istiyorsan bunu illa birilerinin duyacağı bir yerde değil,
aynı zaman’da hiç kimsenin duyamayacağı ve yalnızca kendi sesinde boğulacağın bir yerde de yapman senin faydanadır. Zira kendinle yüzleşmenin en iyi yolu da kendi sesinde boğulmandır. |
Cevap: Uçsuz bucaksız
Artık gitme vakti,
Unutma,dönüş biletim yok bu kez Gidiyorum, Senden çok uzaklara, Sarılmıyorum sana Sarılamıyorum Zorlaştırmanın manası yok daha fazla, Seninle birlikte, Bu şehirle birlikte, Kendime de veda ediyorum bu gece Beni kötü bilme! Ve beni asla unutma |
Cevap: Uçsuz bucaksız
Beni anlamanı beklemiyorum senden. Çünkü seni bu kadar nasıl sevdiğimi ben de bilmiyorum.
Nefes almak gibi seni sevmek. İçim o kadar seninle dolmuş ki yokluğunu düşünemiyorum. Artık düşlediğim tek bir şey var. Kalan ömrümü seninle, senin yanında geçirmek. Akşam gözlerimi yanında kapatmak, sabaha seninle ulaşmak. Çok mu uzak dersin kokunla uyumaya başlayacağım günler? Baharın kokusu sen gelince geliyor sanki, yokluğun ise kış ortasındaki ayaz gibi. Gel kokunla ömrüme baharı getir. |
Cevap: Uçsuz bucaksız
Sonra, gülüşlerimin tam ortasına düştü yalnızlığım.
Daha, mutlu olmayı bile sekerek öğrenmişken, mutsuzluğum tekleyerek geldi nefesimin sefasına. Kesik kesik çalan şarkılar, eksik kalan resimlerime kahraman oldu. Gözlerinin boncuğuna armağan ettiğim gülüşlerim, bin parçayla düştü yüzümden. Arta kalan, bana kalanlardı. Geriye, yarısı olmayan bir resim, yalnızlık avlusuna terk edilmiş masum bir çocuk kaldı. Vicdanına sağlık… |
Cevap: Uçsuz bucaksız
Sesini duymadan geçen bilmem kaçıncı gün.
Artık saymıyorum. Sayamıyorum. Ben senin aklının ucundan bile geçmezken, sen nasıl aklımı başımdan alabiliyorsun. Anlayamıyorum. Eskisi gibi anlamaya çalışmıyorum da zaten. Ben sadece özlüyorum. Sadece bekliyorum. Özlemek, zaman geçtikçe daha çok acıtıyor. Beklemek, her geçen gün daha çok bitiriyor. Ve bazı şarkılar insanın içini yakıyor. |
Cevap: Uçsuz bucaksız
Küçük üzgün bir serçeyim şimdi
Yalnız...Ve korkak.. Nereye gideceğini,kime sığınacağını bilmeyen bir serçe. Yalnız kalmış özgürlüğü Yaşanmamış bir öyküyü andırırcasına Karanlıklara uçan bir yürek. Ne ister sevdalardan, Ne bekler aşklardan. Korkmuş,soğumuş bu tadı kalmamış hayattan. Sordum birgün; Neden bu korku, Neden bu haykırış. Gözleri yaşardı önce Sustu,daldı derinlere. "Bir sevda masalı" dedi, Minicik bir sevda. Yıllarımı verdiğim, Uğrunda hayatımdan geçtiğim Sahipsiz bir sevda.. Ve işte gördüğün Yıkılmış bir ben,dedi Haklıydı belkide, Hayat deryası dediği İçinde nice aşkların eridiği bu derya Onuda sürüklemişti, Umursanmaz yalnızlığa.... |
Cevap: Uçsuz bucaksız
Önce olmaz dediklerin olur.
Sonra gitmez dediklerin gider. En son da ölmeye korktukların ölür. Sanki her acın bir öncekine nispet eder. Her biri omuzlarındaki yerini aldığında Ne zaman pes edeceğini merak eden bir düşmandan farksızdırlar. Bu; hayatın, gücünü sınama şeklidir. |
Cevap: Uçsuz bucaksız
Ey eski cihana taze can olan!
Cansız ve gönülsüz bir hale gelmiş olan tenden çıkan feryat ve figanı işit! Allah aşkına olsun,artık gülü anlatmayı bırak da gülden ayrılan bülbülün halini anlat!..’ Hz.Mevlana~Mesnevi |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:43. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.