![]() |
Cevap: Başlangıç ve Ölüm
|
Cevap: Başlangıç ve Ölüm
|
Cevap: Başlangıç ve Ölüm
|
Cevap: Başlangıç ve Ölüm
|
Cevap: Başlangıç ve Ölüm
|
Cevap: Başlangıç ve Ölüm
|
Cevap: Başlangıç ve Ölüm
– Hasan, Seni bekliyordum.
+ Beni mi bekliyordun? – İntikalime tanık olman için. + Neden ben? Ben ölümden çok korkarım – Muhakkak. Eğer bebeğe zifiri karanlıkta Anne karnında şöyle denseydi: “Dışarıda ışığın dünyası var, Yüksek dağları, Muntazam denizleri, Engebeli düzlükleri, Çiçek açan muhteşem bahçeleri, nehirleri, Yıldızlarla dolu seması Ve parlayan güneşiyle Ve sen tüm bu ihtişama rağmen, Burada karanlıklar arasındasın… ” Doğmamış sabî, Bu ihtişam hakkında hiçbirşey bilmez, Ve hiçbirine inanmazdı. Tıpkı bizim ölümle karşılaşmamız gibi. Bunun içindir ki, korkuyoruz. + Fakat ölümün içinde nur olamaz, Çünkü o her şeyin sonudur. – Bidâyeti olmayan şeyin, Nihâyeti nasıl olur? Hasan, evladım, Zifaf gecemde mahzun durma. + Zifaf gecen mi? – Evet, ebediyet ile nikâh gecem. Vakit geldi. Şimdi beni yalnız bırak. Sonra vücudumu kumla örtmek için dön… Bab ı Aziz |
Cevap: Başlangıç ve Ölüm
Bu dünyadaki insanlar bir mum alevinin önündeki üç pervane gibidirler. İlki aleve yaklaşır ve şöyle der:
Ben aşkı biliyorum. İkincisinin kanatları yaklaşarak aleve değdi ve o dedi: ben aşkın ateşinin nasıl yaktığını bilirim. Üçüncüsü kendini hiç tereddüt etmeden ateşin kalbine attı ve ateş onu eritti. Yalnızca o bildi: Gerçek aşk nedir. Bab ı Aziz |
Cevap: Başlangıç ve Ölüm
|
Cevap: Başlangıç ve Ölüm
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:56. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.