![]() |
Cevap: Umut Mavisi
Her şey o kadar güzeldi ki. Çok saf, temiz, masum.. Koca iki sene sadece uzaktan uzaktan dokunamadan hayallerimi yaşayamadan geçirdim. Başka kollara gitmesini, hayatına yeni insanlar alıp mutlu olmalarını diledim. Bir gün aniden geliverdi. Yanındayken mutlu gibiydi, seviyor gibiydi. Yalanmış. Kendine alıştırıp gittiği gün sızladı sol yanım. Bir gün tekrar çıkageldi. Özlemiş gibiydi. Sesinde özlem vardı sanki. İnandım. İnanmak istedim. Yalanmış. Kalpten istemedi hiç. Bedeni benim yanımdayken aklı başka kadınlarla birlikteymiş. 7 ay görmedim. Özledim dedim çok özledim. Tekrar geldi. Seviyorum çok dedi. İnandım. Yalanmış. Söylediği her şey, yaşadıklarımız her şey, her şey yalanmış. Aradan bir sene geçti ben hala bir ölünün ardından yas tutar gibi kalbim kapkara bir şekilde bıraktığı yerden kımıldayamıyorum. Hayat mı? Yaşıyorum da kim ne biliyor. Sizce de yaşamanın vakti gelmedi mi? Kozadan çıkmaya hazır kelebek gibiyim sanki.
|
Cevap: Umut Mavisi
Dönüşmek toprağa, yekpare bir sancıyla...
Solmak, eflatunun can yakan ihtişamında... Ne güzeldi seni anmak, dün gece, bu gece, yarın gece... |
Cevap: Umut Mavisi
Her Şey Geçer
Yabancılaşmak birine, sevda sözcüklerinin en kiyafetsiz kaldığı o rutubetli numunelik duygu kalıntısı. Telafisi olmayan hazımsızlık birikintisi bir nevi. Sevmek kolay kalır bu duygunun yanında. Hani demiştik ya birinin görüntüsüne aşık olabilirsiniz diye. Mevzu burada başlıyor işte. En zor olanı yabancılaşmaktır. Nasıl mı? Adı geçse kalbiniz titrer, iki kelam edemezdiniz. Eliniz eline değse irkilir, gözlerine bakamazdınız. Bir şekilde utanıp siz olmanın dışına çıkardınız işte. Velhasıl... Zaman geçtikçe, birtakım eksikliklerin olduğunu farkedersiniz. Siz Onu severken kendinizden geçmişsinizdir. Göremezsiniz bazı şeyleri. Dersiniz ben bu adamı/kadını mı sevmişim diye. Kendinize yüklenir de yüklenirsiniz. Sonuç alamazsınız. Dinlediğiniz müzikten tutun da baktığınız boşlukta bile Onu görürsünüz. 'Sonralar' birikir boğazınızda. O gitmeyi tercih edecek ve siz o gün dünyanın ne kadar karanlık bir yer olduğunu göreceksiniz. Daha doğrusu, gecenin sonsuzluğunu tadacak ve artık lanet bir uyuşturucu gibi tüm benliğinizi etkisi altına alacak. Sonra bir kukla gibi yönetileceksiniz. Tüm bunları yaşamayı göze aldığınız o insan hayatına kaldığı yerden devam ederken her dakika kemiklerinizin sızladığını farkedeceksiniz. Ölümün faniliğini göreceksiniz. Karşınızdan her gelişinde sol yanınızı teğet geçecek. Arkanıza dönüp bakmamak için direneceksiniz. Baksanız ağlayacaksınız çünkü. Gün geçtikçe tekrara düşeceksiniz. Kendinize gelmeye çalışacaksınız ama nafile. Battıkça batacaksınız. Ara ara bilinciniz yerine gelecek ve farkedeceksiniz ki artık iki yabancıya terfi etmişsiniz. Kör bir bıçakla yaranızın oyulduğunu hissedeceksiniz. O acıyı emdikçe bedeniniz, yaranızın zamanla iyileştiğini göreceksiniz. Siz şimdi zannediyorsunuz ki; "Unutamam, başkasını sevemem, yapamam, edemem bla bla bla..." her şey geçiyor arkadaşlar. Geçecek, geçiyor derken bir bakmışsınız her şey geçmiş. Zamanınız çok kıymetli. Hiç kimse sizden önemli değil. Bencil olmanız gerekiyorsa olun. Sevmek istiyorsanız sevin ama asla dönmeyecek biri için kıymetliniz olan zamanınıza kıymayın. Unutmayın, her şey geçer, geçecek. |
Cevap: Umut Mavisi
ACI ÇİÇEĞİ
Hep olmayanlar için sızlanmaz insan. Gün gelir var olan her şey için Bir damla gözyaşıyla büyütür içinde yeşeren çiçeklerini. Bazı şeylerin varlığına da yakar insan sigarasını... Eli titreye titreye, gözlerinden akan yaşla şahlanır acılar Hep bir ağızdan bağırıverir yüzüne. "Ben içindeyim!" diye. Küçük bir çocuğun bağışlanmak isterken Yüzünde oluşan masum tavırların Emildiği şu dünyada, lütufkarlığıyla baş edemez, Ezim ezim ezilir insan. Sesi çıkmaz, içine içine bağırır da, El uzatanı olmaz. Ah! acılar... Yine mi akıyorsun içime, ciğerime. Yine büyüyorsun içimde, acı çiçeğim? |
Cevap: Umut Mavisi
Kapalı kutu
Boğuluyor gibiyim. Sanki bir kutunun içindeyim ve o kutunun kapağını ellerimle kapatmış gibi. Dışarı çıkmak istedikçe kutuya daha çok sarılan kapağını sımsıkı tutan ben değilmişim gibi. Boğuluyorum. Düşünüyorum saatlerce. Neden? Bunu yaşamak kendi tercihim miydi ? yoksa rüzgara kapılıp bir anda kendimi o kutunun içinde mi buldum? Düşünüyorum. Düşündükçe ben küçülüyorum kutu büyüyor. Bir şarkı çalıyor fonda en acıklısından en ağırından. Dinliyorum, defalarca. Düşünüyorum, uzun uzun.. Milyonlarca karakterle mesaj yazıp siliyorum. Yazdıkça daha da acıyor kalbim. Sildikçe daha da büyüyor o sızı. Her sabah bir umutla uyanıp açtığım o kapağı gece daha sert kapatıyorum sanki. Her güne daha ağır kalkıyor kapak sanki bir gün hiç açılmayacak gibi. Sahi, ya bir sabah açılmazsa o kutu? |
Cevap: Umut Mavisi
Bir omuz lazım, biraz sessizlik, biraz da deniz..
|
Cevap: Umut Mavisi
Elimi uzatsam ulaşabileceğim insanlara bir anda asla ulaşamayacak hale gelmek hayatın bize yaptığı en büyük oyunlarından biri.
|
Cevap: Umut Mavisi
ben bulut oluyorum senin dağlarına yağmur oluyorum sonra,her bir damlam akıyor avuçlarına,yağmur oluyorum senin kurak topraklarına ve ben hergün sana yağıyorum...
ben bahar oluyorum senin hazanına yapraklarım sana kanıyor sürekli,bahar oluyorum senin kırılgan iklimine ve ben hergün sana açıyorum... güneş oluyorum sendeki karanlığa parçalı bulutlu maviliklere açan güneşli cumartesiler gibi,gökkuşağı oluyorum yüzündeki yedi renge ve ben hergün sana doğuyorum... ateş oluyorum işte böyle en çok kendimi yakıyorum bir kıvılcımın yetiyor parlamama,alev alev kıyamet oluyorum ne ferhat ne mecnunum,kerem olmuşum ben hergün sana yanıyorum... |
Cevap: Umut Mavisi
-Bir şiir yaz bana içinde aIabiIdiğince mutIuIuk oIsun ayın göIgesinde unutuIan sevgi tohumIarıyIa yeşere dursun veya bir şarkı söyIe özIemimdeki sevgiIiyi anIatsın yağan yağmurIarIa ısIanan bedenimi parIayan gözIeriyIe kuruIasın.
|
Cevap: Umut Mavisi
YOK...
Kaç şarkıdan vazgeçtim bir bilsen üstadım. Kaç şarkıda takılıp kaldı kalbim. Ritimsiz duyguların esiri olmuşum meğer. Ölüme kavuşan bir cesedin, Yaşam makinesinden çıkan o düz çizginin sesi gibi Müdahalesi, telafisi mümkün olmayan bir his bu. Suçlamıyorum kimseyi. Kızgınlığım var çok... Beylik laflarım banadır üstadım. Kendi kendime sıktım ben o kurşunu. Hislerimden, canımdan astım kendimi. Küskünüm çok. "Neden?" bekleyen o gözlerle bakma bana hemen öyle. İzahını yapamam kırılır kemiklerim. Küser ağlamaktan feri kaybolan gözlerim. Neden peki üstadım? Neden tutup kaldıranım olmadı ayaklarımdan? Neden idam sehpasında, hislerimin mundarı oldum ben? Neden sevilmedim diye sormuyorum sana hiç! Artık beklemiyorum. Gelmesin hiç gelecek olan zat. Çünkü gelse sunacak bir kalbim yok, Çünkü gücüm yok. Eksilmekten tükendim ben. Gelmesin gelecek olan. Çünkü korkuyorum. Karanlık bir zindana düşmüş de çırpınıyor gibiyim. Yönüm yok. Gelmesin hiç, gelecek olan. Çünkü sevecek bir kalbim yok. Ya da öyle bir şey. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:54. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.