ForumDenizi.Com

ForumDenizi.Com (https://www.forumdenizi.com/)
-   Yabancı Dil (https://www.forumdenizi.com/yabanci-dil/)
-   -   İngilizce Will, Be Going to Konu Anlatımı ve Farkı (https://www.forumdenizi.com/yabanci-dil/40191-ingilizce-will-going-konu-anlatimi-ve-farki.html)

Tomris 07 December 2019 16:07

İngilizce Will, Be Going to Konu Anlatımı ve Farkı
 
İngilizce Will ve Be going to kalıpları gelecek zamanı ifade etmektedir. Ancak her ikisininde verdiği anlam geleceğe yönelik olsa da kesinlik olanağına göre farklılık göstermektedir.

Gelecek zamanda bir olay olmuş bitmiş olmadığı için bu şekilde bir ayrım söz konusu. Şimdi örnekler ile daha iyi anlayacağız.

Gelecek Zaman Will Kullanım Alanları
1)Ani karar > Sinemaya gitmeyeceğim.
2)Tahmin > Sanırım Ali gecikecek.
3)Öneri > Çay alacak mısın ?
4)Kesin olan > Yarın benim doğum günüm.

Gelecek Zaman Be Going to Kullanım Alanları
1)Gelecekteki planlar > Bu yaz köye gideceğiz.
2)Olmasını beklenen durumlar > Saat geldi.Otobüs gelecek.
3)Kanıtı olan şeyler > Trafik çok yoğun, geç kalacağım.

Aynı cümle her iki kalıpla kullanılabilir gramer olarak bir sorun teşkil etmez ancak anlam olarak farklılık ifade eder. Will ile Be going to arasındaki farkı bir örnek ile açıklayalım.

Örn/ It will rain. > Yağmur yağacak.(Hiç bir bilgisi yok sallıyor)
Örn/ It is going to rain. > Yağmur yağacak.(Bulutları görmüş.)

Will ve Be going to ile İlgili Cümleler
Olumlu Cümleler
Örn/ The sun will rise at 7. > Güneş 7’de doğacak. (Kesin)
Örn/ We will probably win. > Muhtemelen kazanacağız. (Tahmin)
Örn/ I will be twenty two in June. > Haziranda yirmi iki yaşında olacağım. (Kesin)
Örn/ I am going to attend the meeting. > Toplantıya katılacağım. (Plan)
Örn/ The computer is going to break down because it is very hot. > Bilgisayar bozulacak çünkü çok sıcak. (Olması beklenen bir durum)
Örn/ The bus is going to come soon. It is time. > Zamanı geldi otobüs yakında gelecek.(Kanıt)

Olumsuz Cümleler
Örn/ I won’t go to the theater. > Tiyatroya gitmeyeceğim. (Ani Karar)
Örn/ I think, this tree won’t die. > Bence bu ağaç ölmeyecek. (Tahmin)
Örn/ Cevdet won’t be late. > Cevdet geç kalmayacak. (Tahmin)
Örn/ You aren’t going to see Hajar aswad. There is too crowded. > Hacer Esved’i göremeyeceksin çok kalabalık. (Olması beklenen durum.)
Örn/ There isn’t any cloud. It isn’t going to rain. > Hiç bulut yok. Yağmur yağmayacak. (Kanıt)
Örn/ We aren’t going to go on holiday this summer. > Bu yaz tatile gitmeyeceğiz. (Plan)

Soru Cümleleri
Örn/ Will you marry me ? > Benimle evlenir misin ? (Teklif)
Örn/ Will you come to us ? > Bize gelecek misin ? (Teklif)
Örn/ Will you have tea ? > Çay alır mısın ? (Teklif)
Örn/ Are you going to come to my wedding ? > Düğünüme gelecek misin ? (Plan)
Örn/ What are you going to do tomorrow ? > Yarın ne yapacaksın ? (Plan)
Örn/ Is he going to go to the hospital > Hastaneye gidecek mi ? (Plan)

İngilizce’de gelecek zaman kullanımı Simple Present Tense ve Present Continuous Tense ile de kullanılabilmektedir.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:34.

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.