Bir iş fikrinin en basit kaynağı, pazarın bizzat kendisidir. Biri, bir restoran, kırtasiye dükkanı ya da butik açmışsa, siz de bir restoran, kırtasiye dükkanı ya da butik açmayı düşünebilirsiniz. Pazarda gördüğünüz her türlü işyeri, kopyalanabilir girişim fikirleridir. Bunun biraz daha yenilikçi şekli, var olan bir iş fikrini bir yerden alıp başka bir yere taşımaktır. Örneğin, New York’ta manikür-pedikür hizmeti veren mağaza zincirleri var. Avrupa’da yok (En azından benim gezdiğim yerlerde dikkatimi çekmedi.) Bu fikir Avrupa’ya taşınabilir.
İş fikirlerinin bir başka basit kaynağı, olmayanları bulabilen gözlerdir. Belirli bir yerde kitapçı mı yok ya da kuruyemişçi mi, anahtarcı mı yok; bunu görebilen bir kişi, eğer o yönde istekliyse bir girişim geliştirebilir.
İş fikirleriyle ilgili ana kaynaklardan bir tanesi de, günlük yaşamdaki sorunlardır. İnsanlar, gün boyu onlarca sorunla boğuşuyorlar. Sabah yataktan kalkarken sorunlar başlıyor. Uyanma sorunu, diş fırçalama sorunu, klozetin kapağının soğuk olması sorunu, kahvaltı masasının kurulması sorunu, çayın yapılması sorunu, poşet çayın poşetinin atılması sorunu, çayın bazıları için içilecek sıcaklığa doğru geç soğuması sorunu.
Bu sorun listesi gün boyu devam eder gider. Her sorun kendi içinde onlarca yeni iş fikri saklıyordur. Örneğin, bu yazıyı İstanbul’dan Ankara’ya giderken bir otobüste yazıyorum. Otobüste cep telefonu kullanmak yasak. Hatta bir dönem bu şirket diz üstü bilgisayarların da kullanılmasını yasaklamıştı. İletişim kurmak isteyenler açısından bu bir sorun. Bu sorundan hareketle ne yapılabilir? Örneğin, bir otobüs alacak kadar dahi paranız varsa, otobüsü İstanbul - Ankara arasında her yerden İnternet’e bağlanabilir hale getirebilirsiniz, diz üstü bilgisayarlar için her koltuğa özel fiş yerleri ilave edebilirsiniz. Böylece İstanbul-Ankara arasında yolculuk yapan ve bilgisayarını yolculuk sırasında kullanmak isteyen insanlara yeni ve pahalı bir seçenek sunarsınız.
İş fikirleri bulmanın harika yollarından biri de, tersine düşünmektir. İnsan aklı, aslına bakarsanız bir şeylerin tersini sorguladığında düşünmeye başlar. Örneğin, yelkovanı ve akrebi olan kadranlı saatler, neden “saat yönü” dediğimiz yönde dönerler? Neden “saat yönünün tersine dönmezler?”
Örneğin, biz meyve suyu ya da süt paketlerinden sıvıları, paketin üstüne doğru içmeye çalışırız. Yerçekimi, sıvıyı paketin altına doğru çekse de biz bir kamışla çekerek içmeye çalışırız. Kamışla sıvı içmek, aslına bakarsanız bir takım sorunlar içerir. Özellikle paketteki sıvı miktarı azaldığında en dipteki bölümdeki meyve suyunu ya da sütü içmek zorlaşabilir. Son birkaç yudum içilmese de olabilir diyebilirsiniz; ama bir girişimci adayı, bu soruna bir çözüm getirmeyi tercih edebilir.
Neden pipetler ayaklı bir paketin altına bağlanmasınlar? Dört ayaklı bir su deposu düşünün. Bu su deposunun alt bölümü huni gibi olsun ve huninin ucuna da bir hortum bağlansın. Su gerek kendi basıncı, gerekse yerçekiminin yardımıyla son damlasına kadar hortumun gittiği yöne doğru gidecektir. Şimdi böyle bir paketi tasarlayacak bir öğrenci, sadece tasarımıyla bile, para kazanabilir. Eğer sermaye bulabilirse, dünya içecek pazarında önemli bir yer edinebilir.
Tersine düşünmeyle ilgili ilginç bir örnek de sandalyelerle ilgili olabilir. Turistik yerlerde kafeteryalar sandalye ve masalarını açık alanda bırakırlar. Bazen kısa bir yağmur yağar ve bütün sandalye ve masalar ıslanır. Yağmurdan sonra gelen müşteriler kuru bir masa ve sandalye arar dururlar. Ne kadar bir bezle silinse de, belirli ölçüde yağmurun nemi kalır. Bu sorunu, tersine düşünme yöntemiyle çözmek mümkün olabilir. Eğer sandalyelerin oturulan bölümü, ayakların bağlandığı kare bölümü, kolayca çıkarılabilir olsaydı, hemen tersine çevrilebilirdi. Sandalyenin altı kuru olduğundan tüm müşteriler isterlerse kendileri, isterlerse kendilerine yardım edecek garson yardımıyla sandalyelerine oturabilirdi. Aynı fikir masaya da uygulanabilir.
Mevcudu sorgulamak da, benzer şekilde işe yarayabilir. Doğa çok önemli ölçüde onlu sisteme uygun kurulmuş ve insanlar da hemen her şeylerini onlu sisteme göre ayarlamıştır. Örneğin, ellerimizde ve ayaklarımızda onar parmak vardır. Para bildiğim kadarıyla tüm dünyada 10’luk sistemdedir. Diğer bir deyişle 120 dolar ya da 120 YTL yoktur. Bununla birlikte neden saat 12’li sistemdedir ya da aylar 12’li sistemdedir? Halbuki gün, 10 saat ve yıl, 10 ay olabilirdi.
Bir sigara şirketi, son tüketicilerin sigarayı bakkaldan ya da marketten almasına alışmıştır. Tersine düşünme, mevcut bir önermeyi tersi ile sorgulamayı içermektedir. Örneğin, müşteriler sigarayı, marketten, bakkaldan ya da büfeden almasın. Peki nasıl satılacak bu sigaralar o zaman? Sigaralar, İnternet’ten satılabilir. Ama daha iyisi, sigara abonelikleri olabilir. Birçok sigara bağımlısı, günlük gazete okur gibi, günlük belirli oranda sigara tüketmektedir. Öyleyse, neden sigara, gazete abonelerine gazetenin dağıtıldığı gibi, evlere ya da iş yerlerine dağıtılmamaktadır? Eğer bu şekilde bir dağıtım gerçekleşse idi, sigara tüketicileri, büfelerde, marketlerde sigara reyonuna bakmayacaklarından rakip markalardan uzak tutulmuş olurlardı. Örneğin, bunu ayrıntılı bir proje haline getirecek bir öğrenci ya da yeni mezun bu projenin altyapı hizmetlerini satmayı sigara üreticilerine teklif edebilir.
To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Güzel günler yakın.
To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.