Hepimiz bu sözün doğruluğunu biliyoruz. Ama oluşturduğumuz ilk izlenimi doğru yönetebilmek için ne yapıyoruz? İlk adım, bilinçlenmekten geçiyor.
İşteki ilk gününüzde içeri girdiniz, çevrenize baktınız... O andan itibaren mesai arkadaşlarınız olacak kişilere... İçlerinden biri dikkatinizi çekti; asık bir yüz, çatılmış kaşlar ve sert bir ses tonuyla karşısındaki kişiyle konuşuyor. Aksi, sert ve sıkıcı biri olduğunu düşünürdünüz muhtemelen. Aynı eski iş yerinizde diğer departmanda çalışan yönetici Metin Bey gibi...
Daha sonraki günlerde, o kişiye çok fazla yaklaşmamaya çalışır, hatta arkadaşlık etmekten kaçınırsınız büyük bir ihtimalle. Çevrenizdekiler size onun ne kadar harika ve sıcak bir insan olduğunu söylemesi, sizin o kişiyle ilgili duygularınızı, düşüncelerinizi değiştirmez. Oysa belki o kişi o anda çok zor bir durumdaydı ve birtakım problemler yaşıyordu. Belki de yıllardır ilk defa o kadar gergin, o kadar sinirliydi. Onun yerinde olsanız sizin de rahatlıkla verebileceğiniz bir takım tepkiler veriyordu. Belki o gün o şeklide davrandığı için sonradan pişman oldu. Ama ne yazık ki eskilerden günümüze gelen söz çok doğru: “İlk izlenim yaratmak için ikinci bir şansınız yoktur.”
İlk fark ettiklerimiz: Irk, cinsiyet, yaş, boy, kilo, yüz ifadesi, gözler ve saç, giysiler, hareket ve duruş
Ardından: Çekicilik düzeyi, kişilik ve yaratılış, eğitim düzeyi, başarı derecesi, mali durumu, kıdem düzeyi, sosyal ve ahlaki değerleri, sosyal konumuyla ilgili ipuçları
Son olarak: Güvenip güvenmediğimiz, hoşlanıp hoşlanmadığımız, iş yapıp yapmayacağımız hakkında yargılar
To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Güzel günler yakın.
To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.